bugün
- alzheimer günlüğü6
- escort taş mı yesin10
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- ısparta nokulu6
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur5
- sözlük yazarlarının çayları6
- gocu'nun sözlüğe vedası4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı3
- cumhuriyet bayramı14
- muhtaç olduğun kudret3
- kumaş2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı12
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark7
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır4
- opel vectra a2
- eskorta gitmenin hijyenik olmaması2
- haftanın gammazları listesi3
- münihte tavuk döner yedim2
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler5
- maymuna fındık atmak2
- sözlüğün artık kapanacak hale gelmesi2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek11
- apo piçtir piç kalacak3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- ben sana inanıyorum2
- vegan yaşam2
- akın gürlek3
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- uefa şampiyonlar ligi6
- yuzırların ekşiye kaçması3
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı65
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez3
- kedilerle uyumak9
- ne mutlu türküm diyene2
- rafine zevkleri olan erkek11
- acil durumda aranacak kişi6
- eski sevgilinin 29 ekim bayramını kutlamak2
- insan aklıyla açıklanamayan konular6
- gecenin şarkısı9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan10
- şiir yazmak4
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- fırında tavuk10
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- istanbul11
Bademin dehset verici tatlılıktaki sarkısinin ismi.Mutlaka dinleyin.
Benim icin anneanne degil anaane'dir.
20 000. entryimdir.
kim için yazayım diye düşündüm, hatta nikaltıma, isteyen varsa onun için yazayım diye not bıraktım. kimse ıştınmadı. sebebi varmış.
bugün çakırımın hakk ın rahmetine kavuşmasının yıldönümü, onu anacakmışım, tekrar.
annelerin annesidir, diye de ekleyelim de tanım olsun.
kim için yazayım diye düşündüm, hatta nikaltıma, isteyen varsa onun için yazayım diye not bıraktım. kimse ıştınmadı. sebebi varmış.
bugün çakırımın hakk ın rahmetine kavuşmasının yıldönümü, onu anacakmışım, tekrar.
annelerin annesidir, diye de ekleyelim de tanım olsun.
Melek oldu gitti be sözlük cok Üzgünüm. Aglamayacagim çok çekiyor huzura ersin artik derdim ama o huzura erdi ve ben agladim. Sanki evin direklerinden biri bi guvence yıkıldı. Onu en iyi anlarla hatirlayacagim son anda yaninda olamadim ya offff. Tanimsal olarak ise evin ana direklerindendir.
annenin annesidir. genellikle mükemmel yemek yaparlar.
Her şeyi rüyasında görendir.
(bkz: `rüyamda da görmüştüm zaten')
(bkz: balık burcu kadını)
Severim ama, canım benim.
(bkz: `rüyamda da görmüştüm zaten')
(bkz: balık burcu kadını)
Severim ama, canım benim.
Dedem gibi olmasın rüyalarima gelsin diye umdugum melek.
Ebeyvnim gibi sevdigim insan.
Anlayamaz bunu kimse. Sevemezde benim gibi.
Sol yanim öldü benim onunla birlikte.
Anlayamaz bunu kimse. Sevemezde benim gibi.
Sol yanim öldü benim onunla birlikte.
Dünyanin en tatli insanidir. Sadece benimki degil bütün tonton ananeler öyledir. Elinde büyüdügüm bitanecik dünya tatlisi kadindir.
benim gibi itin birini nedensizce çok seven sevimli insan.
dunyanin en sakin insani. en azindan benimki oyle.
ailemin maddi olarak zor gunler gecirdigi donemde beni dersaneye gonderen ve taksitlerimi odeyen, bugunlere gelmemi saglayan melek. aksi ve huysuz zaman zaman ama artik yaslandin be hayatm.
ananem kanserdi. ve kanser yüzünden öldü. ondan daha güzel ölümünü bekleyen bir insan olabilecegini sanmıyorum.
"Nasılsın anane? " ( biliriz ki cok acısı sancısı vardır. )
" daha iyi olacagım inşallah. "
Bir kere bile " kötüyüm hastayım basım agrıyor vs " dedigini duymadım.
Ölmesinden 1 hafta öncesine kadar bizlere hep nasihatlar verdi bilinci kapanana kadar.
Tam anlamıyla umut dolu hayat dolu bir kadındı. saçları döküldü kendisine bere ördü ucunda püskülleri vardı beresinin. kendisiyle dalga geçerek giyerdi onu cin ali derdi kendisine. dişlerini takamamaya başladı yine kendisiyle eğlenirdi. doğum gününde ben yeni doğdum bakın ne sacım var ne dişim derdi.
Canım benim melek ananem.. rahat uyu..
seni çok seviyorum.
"Nasılsın anane? " ( biliriz ki cok acısı sancısı vardır. )
" daha iyi olacagım inşallah. "
Bir kere bile " kötüyüm hastayım basım agrıyor vs " dedigini duymadım.
Ölmesinden 1 hafta öncesine kadar bizlere hep nasihatlar verdi bilinci kapanana kadar.
Tam anlamıyla umut dolu hayat dolu bir kadındı. saçları döküldü kendisine bere ördü ucunda püskülleri vardı beresinin. kendisiyle dalga geçerek giyerdi onu cin ali derdi kendisine. dişlerini takamamaya başladı yine kendisiyle eğlenirdi. doğum gününde ben yeni doğdum bakın ne sacım var ne dişim derdi.
Canım benim melek ananem.. rahat uyu..
seni çok seviyorum.
hiç görmedim anneannemi. Annem dokuz kardeşin sekizincisi, o yüzden annemin babası da benim doğumumdan önce vefat etmiş. En büyük teyzem vefat ettiğinde ise beş yaşındaymışım.
Siz hiç tanımadığınız birini özlediniz mi? Elbette ben tek değilimdir. Ama ne zarar? Madem ki bu dünya bir rüyadır ve madem ki rüyadan uyanmak vardır günü gelince!
Siz hiç tanımadığınız birini özlediniz mi? Elbette ben tek değilimdir. Ama ne zarar? Madem ki bu dünya bir rüyadır ve madem ki rüyadan uyanmak vardır günü gelince!
şayet 70'li yaşlarında ise dünyanın en cefakar, en sabırlı insanlarıdır genelde.
Daha genç ise mesela 50'li yaşlarda ise o kadar sabırlı olmazlar, ayrılanları çoktur.
* Kendi dizleri tutmasa da, sabahın köründe kalkan kocasına kahvaltı için uyanır.
* Kızsa da söylense de 40-50 yıldır hayat arkadaşının başına bir şey gelsin istemez.
* Alzheimer olmadıysa size annenizin çocukluğunu daha dün yaşamış gibi anlatabilir.
* Kanaatkardır lüx peşinde koşmaz, evdeki huzurun binanın dış cephesinin yeni olmasından önemli olduğunu bilir.
* Kimsenin kalbini kırmaz, yaşı ilerlediği için değil; kırılan kalbin onarılması için gereken zamana erişemeyebileceğimizi bilir.
Daha genç ise mesela 50'li yaşlarda ise o kadar sabırlı olmazlar, ayrılanları çoktur.
* Kendi dizleri tutmasa da, sabahın köründe kalkan kocasına kahvaltı için uyanır.
* Kızsa da söylense de 40-50 yıldır hayat arkadaşının başına bir şey gelsin istemez.
* Alzheimer olmadıysa size annenizin çocukluğunu daha dün yaşamış gibi anlatabilir.
* Kanaatkardır lüx peşinde koşmaz, evdeki huzurun binanın dış cephesinin yeni olmasından önemli olduğunu bilir.
* Kimsenin kalbini kırmaz, yaşı ilerlediği için değil; kırılan kalbin onarılması için gereken zamana erişemeyebileceğimizi bilir.
ailenin meleği.
on beş gün önce hastalığına derman bulma umuduyla götürdük seni hastahaneye, kalan ömrünü daha ferah geçirmen için. giderken her zaman gülümseyen o nur yüzün hastalığın da etkisiyle sararıp solmuştu ama sen yine de pozitiftin, umutluydun. umutluyduk. gittin, günler geçti ameliyat günü geldi çattı. hepimiz ürküyorduk çünkü yaşın bu ameliyatı atlatabilmek için pek de uygun değildi. doktor da biliyordu bunu ama elden gelen başka bir şey kalmamıştı. ya kaldıramazsa düşüncesi değil de ya iyileşirse düşüncesiyle götürmüştü zaten evlatların seni. bir saat iki saat üç saat beş saat derken çıktı dediler. umutlar çoğalmıştı çünkü sağ salim çıkabilmeyi başarmıştın, buna direnmiştin. sıra o geçmek bilmeyen yoğun bakım devresine geldi. üç gün orada gözetim altında tutulmalıydın, belki de daha fazla. bir gün geçti iyiydin. iki gün geçti yine iyiydin. canın yanıyordu belki ama hayattaydın. nefes alıyordun bir kere. üç gün yoğun bakımda tutulman gerekiyorken beş gün çıkarmadılar seni oradan. yolunda gitmeyen bir şeyler vardı çünkü. ama kimse haberdar değildi. birkaç gün sonra taburcu olup kurtulacak artık gözüyle senden haber beklerken hiç beklemediğimiz bir anda gittin. kalbin bunu kaldıramadı. iki kez kalp krizi geçirdin. ikisini de atlattın ama üçüncüye vücudun direnci kalmadı, pes ettin. ters giden bir şeyler olduğunu öğrenmenin şokunu atlatamamışken bizden ayrılışının şoku geldi. umutlarımız çürüdü. dedem seni almaya giderken bütün sevenlerin toplanmış seni bekliyorduk, seni son yolculuğuna uğurlamak için. o kadar geniş kalpli bir insandın ki aklına gelebilecek herkes oradaydı. seni uğurlarken herkes berbattı. berbattık. ama metanetli olmak zorundaydım. çünkü annem senin haberini aldığından beri kendine gelemedi. feryatlar içinde ağlıyordu sürekli ve ben ona destek olmalıydım. çünkü zaten o da milyon çeşit rahatsızlığı olan biriydi ve farkında olmadan kendine zarar verebilirdi bu yüzden metanetli olmak zorundaydım sen de böyle olmasını isterdin zaten. kabullenmek istemiyordu ki gidişini. kimse istemiyordu. annesiz kalmanın ne demek olduğunu sen de biliyordun zaten. ama hepimiz öylece izledik sen giderken. sadece izledik. başın sağ olsun cümlesini belki yüzlerce kez duyduk hepimiz. bu cümle öyle bir cümle ki söyleyenin vicdanını rahatlatır duyan kişinin ise acısına tuz biber olur. ama elden ne gelir ki.
sen çok güzel bir hayat sürdün. iyi dostlar kazandın. ben sanmıyorum ki senin arandan tek kötü kelime edecek biri olsun. aramızdan ayrıldığın için değil, daha önce de böyleydi bu. senin adın geçtiği zaman pozitif şeyler duyardık hep. belki bizim için bu günleri atlatmak zorlayıcı olacak ama sen kurtuldun. ne olursa olsun kurtuldun sen. acıların dindi. eğer bu iyileşme şansın olan ameliyatı denememiş olsan zaten bugün yine aramızda olamayacaktın, en azından doktorlar böyle söylüyor. sen denemiş oldun. yaşamak için ufak da olsa bir umut varken buna direnmeye çalıştın. ama olmadı be anneanneciğim. 84 sene biçilmiş ömrün, elden gelen hiçbir şey yok malesef. dedem çocuklarına emanet. huzur içinde uyu sen. aramızdasın.
on beş gün önce hastalığına derman bulma umuduyla götürdük seni hastahaneye, kalan ömrünü daha ferah geçirmen için. giderken her zaman gülümseyen o nur yüzün hastalığın da etkisiyle sararıp solmuştu ama sen yine de pozitiftin, umutluydun. umutluyduk. gittin, günler geçti ameliyat günü geldi çattı. hepimiz ürküyorduk çünkü yaşın bu ameliyatı atlatabilmek için pek de uygun değildi. doktor da biliyordu bunu ama elden gelen başka bir şey kalmamıştı. ya kaldıramazsa düşüncesi değil de ya iyileşirse düşüncesiyle götürmüştü zaten evlatların seni. bir saat iki saat üç saat beş saat derken çıktı dediler. umutlar çoğalmıştı çünkü sağ salim çıkabilmeyi başarmıştın, buna direnmiştin. sıra o geçmek bilmeyen yoğun bakım devresine geldi. üç gün orada gözetim altında tutulmalıydın, belki de daha fazla. bir gün geçti iyiydin. iki gün geçti yine iyiydin. canın yanıyordu belki ama hayattaydın. nefes alıyordun bir kere. üç gün yoğun bakımda tutulman gerekiyorken beş gün çıkarmadılar seni oradan. yolunda gitmeyen bir şeyler vardı çünkü. ama kimse haberdar değildi. birkaç gün sonra taburcu olup kurtulacak artık gözüyle senden haber beklerken hiç beklemediğimiz bir anda gittin. kalbin bunu kaldıramadı. iki kez kalp krizi geçirdin. ikisini de atlattın ama üçüncüye vücudun direnci kalmadı, pes ettin. ters giden bir şeyler olduğunu öğrenmenin şokunu atlatamamışken bizden ayrılışının şoku geldi. umutlarımız çürüdü. dedem seni almaya giderken bütün sevenlerin toplanmış seni bekliyorduk, seni son yolculuğuna uğurlamak için. o kadar geniş kalpli bir insandın ki aklına gelebilecek herkes oradaydı. seni uğurlarken herkes berbattı. berbattık. ama metanetli olmak zorundaydım. çünkü annem senin haberini aldığından beri kendine gelemedi. feryatlar içinde ağlıyordu sürekli ve ben ona destek olmalıydım. çünkü zaten o da milyon çeşit rahatsızlığı olan biriydi ve farkında olmadan kendine zarar verebilirdi bu yüzden metanetli olmak zorundaydım sen de böyle olmasını isterdin zaten. kabullenmek istemiyordu ki gidişini. kimse istemiyordu. annesiz kalmanın ne demek olduğunu sen de biliyordun zaten. ama hepimiz öylece izledik sen giderken. sadece izledik. başın sağ olsun cümlesini belki yüzlerce kez duyduk hepimiz. bu cümle öyle bir cümle ki söyleyenin vicdanını rahatlatır duyan kişinin ise acısına tuz biber olur. ama elden ne gelir ki.
sen çok güzel bir hayat sürdün. iyi dostlar kazandın. ben sanmıyorum ki senin arandan tek kötü kelime edecek biri olsun. aramızdan ayrıldığın için değil, daha önce de böyleydi bu. senin adın geçtiği zaman pozitif şeyler duyardık hep. belki bizim için bu günleri atlatmak zorlayıcı olacak ama sen kurtuldun. ne olursa olsun kurtuldun sen. acıların dindi. eğer bu iyileşme şansın olan ameliyatı denememiş olsan zaten bugün yine aramızda olamayacaktın, en azından doktorlar böyle söylüyor. sen denemiş oldun. yaşamak için ufak da olsa bir umut varken buna direnmeye çalıştın. ama olmadı be anneanneciğim. 84 sene biçilmiş ömrün, elden gelen hiçbir şey yok malesef. dedem çocuklarına emanet. huzur içinde uyu sen. aramızdasın.
annemin bile görmeye zaman bulamadığı, benim o koca annem daha bebeyken dünyadan göçmüş, iyi olduğuna inandığım kişidir.
üç sene önce bir 30 ağustos günü gömdük aneannemi.. atatürk'ü iki kere görmüş tam bir osmanlı kadınıydı, askerlere hayrandı ve bir 30 ağustosta ebediyete kavuştu..
bazıları için hiç tanışılmaya fırsat bulunamayandır. siz doğarsınız, o toprağa gider.
başınıza gelen olaylara daha objektif bakar. anneden daha soğukkanlıdır.
hiç göremediğim kişidir. iyi biriymiş derler hep. iyiler zaten hep erken gider, diye söylenirim ben de hep.
bütün torunlarını sırtında taşıyıp oynattığı günlerin çok geride kaldığını yorgunluğundan gösteren, torunlarının her dediğine evet deyip onlarla tartışmayı dahi istemeyen sülalenin en iyi büyüğü olmaya aday çok çok sevdiğim kişilik.
yokluğu insana ağır gelen aile bireyidir. ne de olsa annenin annesidir. anne yokluğu nasıl çok ağır geliyorsa onunki de ağır gelir.
aynı kelimeyi iki kez yanyana yazıp bir birleşik kelime elde edilmesi halidir.
hiç görülmediği halde çok özlenen.
Gündemdeki Haberler