bugün
- oğlak burcu kadını11
- gececi tayfa kezosu10
- en çok sevdiğiniz yazar19
- yalnız yaşayan kadın karizması7
- ikizler burcu ve bipolar adam5
- kızlar gelin gofret yiyelim6
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- bana 1 hafta süre ver diyen partner4
- sözlük yazarlarının numaraları12
- yüzbin lira giren ev4
- bir erkeğin unutamadığı kadın olmak4
- gocu29
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları5
- sigara içsem mi lan eşiği7
- hayatın güzel olması8
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- kadınların zeki erkek takıntısı3
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- chatgpt ile sohbet etmek5
- insan olmaya çeyrek kala5
- ne güzel sözlük saçmala dur4
- bir gün öleceğini unutmak7
- raif efendi'nin resim yeteneği4
- haluk levent18
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- tuzak radar sistemi kaldırıldı3
- sözlüğün tanrıçası olmak19
- kadınların erkekleri bilerek sinirlendirmesi3
- 3 gün aç kalsan ismet'in çiğ köftesini yer misin3
- alkolün faydaları4
- antipanik5
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek4
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- her şey stresten diyen alim2
- bihruz bey'in periveş hanıma fazla olması3
- kendi ağzına vermek11
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması4
- has maça silinmiş3
- müstehcen şarkılar5
- kadın cinayetlerinin abartılması6
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- savcı sayan3
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- yalnız yaşayan erkek evi2
- otobanda arabayı ismet'e vermek2
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- raskolnikov'un kürek cezası2
- canımın sucuklu tost çekmesi9
geniş aile'de duyulan bir küfür ya da hakaret. orta anadolu kültürüne ait olması yüksek ihtimal.
yanlış bilmiyorsam tokat a ait bir söz.
haritada bulamadigim yer.
Andavallı kelimesinin Kayseri ile Niğde arasındaki Andaval kasabasından geldiğine dair bir hikaye vardır. Son derece misafirperver olan Andavallılar, şehirlerinden geçen yolculara ikramda kusur etmezler, yedirir, içirir, ağırlarlarmış. Önce Kayserili yolcular, sonra Niğdeliler, Andavaldan geçerken hastalandıklarını söyleyerek Andavalda kalırlar, kendilerini kasaba halkına baktırırlarmış. Nihayet büyük bir imarethaneye dönen Ahdavalda yaşayamayacaklarını anlayan Andaval halkı, bir bir şehri terk etmez zorunda kalmış. O gündür bugündür saf, bön ve herşeye çabuk kananlara andavallı demek âdet olmuş.
- niğde merkez ilçe'nin 12km kuzeybatısı'nda bulunan 'aktaş ilçesi'nin eski adı.
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar