bugün
- ota boka devşirme diyen hırto23
- true nickli namussuz yazar10
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- fetö nün siyasi ayağı19
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak14
- köylü olan ailemden utanıyorum4
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- ateistlerin nursuz olması12
- ahbap18
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak4
- fabrikadan çıkmış yazarlar3
- uysaljakoben15
- kemalim yapmaz öyle şey7
- testo taylan true ziyareti5
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri7
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- ankara da su sıkıntısı2
- külyutmazlıkla enayilik arasında dengede olmak3
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu4
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- kendini görebilenlerin ayrıcalığı2
- mmm gocu kelebek dövmesi kocaman kafam kadar4
- aşırı mühendislik vs planlı eskitme4
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- libidosu coşmuş kulların günah çıkardığı papaz3
- karışık kızartma10
- köpekten daha murdar yuzır2
- defne joy foster3
- kezolara duyduğum ateşli ilgi2
- bilgeden az azizden fazla yuzır2
- insanın varoluşu3
- ona bir şey söyle12
- müslüman ahlakı3
- abır nerede sorunsalı3
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu11
- yavudi yuzır8
- yoldaş benjamin franklin5
- 500 pkk leşi2
- mobilet almak2
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- türkan saylan2
- arkadaşlar bu nedir8
- true'nun yetkili olması3
- 16 temmuz 2026 gece selası9
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak9
- haluk levent in tutuklanması8
- bağırarak telefonla konuşan garip varlıklar3
- bulgara gitmek8
- vahidettin hainse neden yargılanmadı3
geniş aile'de duyulan bir küfür ya da hakaret. orta anadolu kültürüne ait olması yüksek ihtimal.
yanlış bilmiyorsam tokat a ait bir söz.
haritada bulamadigim yer.
Andavallı kelimesinin Kayseri ile Niğde arasındaki Andaval kasabasından geldiğine dair bir hikaye vardır. Son derece misafirperver olan Andavallılar, şehirlerinden geçen yolculara ikramda kusur etmezler, yedirir, içirir, ağırlarlarmış. Önce Kayserili yolcular, sonra Niğdeliler, Andavaldan geçerken hastalandıklarını söyleyerek Andavalda kalırlar, kendilerini kasaba halkına baktırırlarmış. Nihayet büyük bir imarethaneye dönen Ahdavalda yaşayamayacaklarını anlayan Andaval halkı, bir bir şehri terk etmez zorunda kalmış. O gündür bugündür saf, bön ve herşeye çabuk kananlara andavallı demek âdet olmuş.
- niğde merkez ilçe'nin 12km kuzeybatısı'nda bulunan 'aktaş ilçesi'nin eski adı.
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar