bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- kaç gammaz var7
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- sözlük açacak olsanız8
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek9
- münafık7
- yapay zekanın çok yapay olması9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- camilerdeki ayak kokusu7
- ciddiye alınmamak4
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek2
- menekşe dizisi2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- eteği açan kadına bakmayan erkek3
- kendi kendini iyi ve ahlaklı ilan eden insan2
- türkiye hariç hangi ülkeye gitmek isterdiniz2
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- alexander nübel14
- şiş kebabı2
- damla sakızlı muhallebi9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- kartoncu kardeştir2
- seri katilin özellikleri3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- terhis oluyorum sözlük3
- daha 17 dizisi4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- sicilya kizlari4
- uludağ'ın artık facebook olma isteği2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- iyi menemenin sırrı22
- her şeyi bilen halk4
- fatma betülüm yapmaz9
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- masklavi felsefesi5
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- allah ne muradın varsa versin2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
geniş aile'de duyulan bir küfür ya da hakaret. orta anadolu kültürüne ait olması yüksek ihtimal.
yanlış bilmiyorsam tokat a ait bir söz.
haritada bulamadigim yer.
Andavallı kelimesinin Kayseri ile Niğde arasındaki Andaval kasabasından geldiğine dair bir hikaye vardır. Son derece misafirperver olan Andavallılar, şehirlerinden geçen yolculara ikramda kusur etmezler, yedirir, içirir, ağırlarlarmış. Önce Kayserili yolcular, sonra Niğdeliler, Andavaldan geçerken hastalandıklarını söyleyerek Andavalda kalırlar, kendilerini kasaba halkına baktırırlarmış. Nihayet büyük bir imarethaneye dönen Ahdavalda yaşayamayacaklarını anlayan Andaval halkı, bir bir şehri terk etmez zorunda kalmış. O gündür bugündür saf, bön ve herşeye çabuk kananlara andavallı demek âdet olmuş.
- niğde merkez ilçe'nin 12km kuzeybatısı'nda bulunan 'aktaş ilçesi'nin eski adı.
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
-andaval olarak yanlış yazılan ve ahmak, bön, avanak anlamlarını betimleyen sözcüğün doğru yazımı.
mübadele sırasında, selanik'e göçen yöre halkı, gittikleri yere yine aynı adı verirlerken, boşalttıkları andaval'a yeni yerleşen vatandaşlar, müracaatla bu adı değiştirmiş ve yaşadıkları yeri 'aktaş' olarak adlandırmışlardır. bölgenin antik çağdaki adı da 'andabalis'dir.
tdk'da makam işgal eden ve araştırmanın gereğine inanmayan kimi 'andavallı'lar; 'Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın' sözcüklerine karşılık olarak 'andaval' sözcüğünü vermişler. oysa, 'andaval' bir yerleşim yeri ismidir ve bizler, bir yerleşim yerinin bu nitelikleri taşımasını genellikle beklemeyiz. bu niteliklere haiz olanlar, o yerleşim bölgesindende yaşayanlar, yani 'andavallı' ya da 'andavallılar' olabilir.
sözcüğün geliş yerini ve biçimini de bizlere öğreten üstat reşat nuri güntekin'in sıkça kullandığı 'andavallı' sözcüğünün hikayelerinde kullandığı biçimine dikkat ettiğimizde de bu husus açıkça görülecektir;
" Niğde'den epeyce uzaklaştıktan sonra yol arkadaşlarımdan birine:
- Buralarda bir Andaval olacak, dedim, acaba ne vakit geleceğiz?
O eliyle yolun sağındaki bir tepeyi gösterdi:
- Nah işte... Biraz evvel geçtik, dedi.
- Neye durmadık ya?
- Andaval'da duracak ne var ki?"
ve hüseyin rahmi gürpınar'dan başka bir örnekle durumu pekiştirelim;
" Ulan andavallı*, dolap beygiri misin?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com