bugün
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi9
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı38
- enayimiknatisi ile kavga etmek9
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi5
- evde lahmacun yapmak2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- zeki olmanın avantajları8
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki2
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- osuruktan şiirler47
- ekşi sözlük13
- barış alper yılmaz6
- her şeyi hatırlayan insan6
- stack overflow kopyala yapıştır3
- ona bir şey söyle5
- en son ne aldınız2
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- kavga yok mu ya5
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- online yazarlar3
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- aleksey batrakov15
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- vedat muriqi6
- dinci ve müslüman kavramları8
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- ben geldim kerkenezler19
- putin türkmüş11
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- anın görüntüsü30
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- fenerbahçe17
- yenilgisiz tek şampiyon5
- claudian clouds22
- twin peaks3
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- türk vatandaşları türktür9
- trileçe7
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- true'nin acile kaldırılması9
dünyadaki iyi oturtulmuş ve uygulanabilirliği en yüksek olan eğitim sistemlerinden biridir. "kişiye özgü eğitim modeli" benimsenmiştir ve "mesleki eğitim" denen önemli olguya türkiye'deki gibi kasımpaşa muamelesi yapılmamaktadır.
alman usulüdür. herkez kendi kendini eğitir. kimse kimsenin eğitimine karışmaz.*
ortaya, ne yaptığını bilen bir insan modelini çıkaran bir sistemdir. onlarca bisikleti çalıp kapıya dizen, arabayla giderken yediği elmanın çöpünü, içtiği kolanın şişesini camdan dışarı atan bir cahil insan modeli üretmez.
Eyaletlere bırakılmış sistemdir. Zira, almanya'da federal bir eğitim bakanlığı yoktur. Fakat genel olarak şöyle özetlenebilir:
1-)Bütün öğrenciler ilkokulda (bkz: grundschule) herhangi bir ayrıma tabii olmaksızın devam eder.
2-)ilkolulu bitiren öğrenciler, ortaöğterimde 4 e ayrılır.
(bkz: gymnasium)
(bkz: realschule)
(bkz: hauptschule)
(bkz: förderschulen)
Bu okulların hepsinin ayrı bir "bitirme sınavı" vardır. Örneğin gymnasium öğrencileri "abitur"a girerler. Bu sınavi geçmeden üniversiteye gidemezler. Ayrıca bu sistem küçük değişikliklerde olsa, 17. yüzyılın başından itibaren uygulanmaktadır.
1-)Bütün öğrenciler ilkokulda (bkz: grundschule) herhangi bir ayrıma tabii olmaksızın devam eder.
2-)ilkolulu bitiren öğrenciler, ortaöğterimde 4 e ayrılır.
(bkz: gymnasium)
(bkz: realschule)
(bkz: hauptschule)
(bkz: förderschulen)
Bu okulların hepsinin ayrı bir "bitirme sınavı" vardır. Örneğin gymnasium öğrencileri "abitur"a girerler. Bu sınavi geçmeden üniversiteye gidemezler. Ayrıca bu sistem küçük değişikliklerde olsa, 17. yüzyılın başından itibaren uygulanmaktadır.
pisa araştırmalarinda dökülmeye başlasada yapısal olarak güçlü bir eğitim sistemidir. yabancıların göz ardı edildiği bu nedenle milliyetçi alman öğretmenler tarafından sistematik olarak almanyaya düşman yetiştiren sistemdir.
öss gibi bir sınav olmadığı için yetiştirilmesi gereken bir müfredat , atlatılan bir konu kalmıyor . konuyu anlamayan öğrenciye anlayana kadar o konu anlatılıyor ,öğretmenler her yola başvuruyor .okumak istemeyen bir çocuğu meslek liselerine yönlendirip , 18 yaşındaki bir gence kendi parasını kazandırıp , kendi evinde oturtup , kendi arabasını aldırıyor. üniversite okumak isteyen gençlerle öss gibi kesinlikle seçici olmayan bir sistemle değil onu birebir takip ederek , yeteneklerini hem fark edip hem fark ettirip alıyorlar. öğretmenler tek branş hocası olmuyor kesinlikle iki branş hocası oluyor. kpss diye bir abukluk yok öğretmen adaylarının ders anlatma performansları birebir takip ediliyor .
gerçekten de mükemmel diyebileceğimiz bir eğitimleri var . ee yani elli yıllık olupta dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip olmak kolay değil.
gerçekten de mükemmel diyebileceğimiz bir eğitimleri var . ee yani elli yıllık olupta dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip olmak kolay değil.
"Okumak istemeyen" öğrenciyi meslek lisesine yani realschule'ye değil hauptschule'ye gönderen sistemdir. Hauptschule'nin karşılığı türkiye'de "düz lise"dir. dolayısıyla akademik anlamda sıralarsak; gymnasium - realschule - hauptschule - förderschulen dir.
ayrıca bu sistemde herkes üniversiteye gitmez. nitekim almanya'da üniversiteye gitme oranı çoğu avrupa ülkesinden düşüktür. bu sistem özellikle makine teknik alanında kabiliyetli eleman ve girişimci yetiştirmye çalışır. dolayısıyla, meslek mezunu birisi mezun olduğu alanda çoğu mühendisten çok pratik bilgiye sahip olur, iş hayatına daha önce atılmış olur ve daha önde olabilir.
ayrıca bu sistemde herkes üniversiteye gitmez. nitekim almanya'da üniversiteye gitme oranı çoğu avrupa ülkesinden düşüktür. bu sistem özellikle makine teknik alanında kabiliyetli eleman ve girişimci yetiştirmye çalışır. dolayısıyla, meslek mezunu birisi mezun olduğu alanda çoğu mühendisten çok pratik bilgiye sahip olur, iş hayatına daha önce atılmış olur ve daha önde olabilir.
kast sistemine benzer bir uygulama vardır.
çocuk üç yaşında anaokuluna başlar. burada almanca ve temel toplum kurallarını öğrenir.
yedi yaşında dört yıllık ilkokula devam eder. burada ise almanca dilbilgisi ve matematikten dört işlemi öğrenir. çevresini ve kendi sınırlarını, yeteneklerini keşfeder.
bundan sonra öğrenciler Bilgi, yetenek ve zekalarına göre üç farklı okula dağılırlar. azınlık olan üst kısmı üniversite yolunda yardırıken orta kısım mesleki eğitim yapar. alt kısım ise ilkokulla beraber sekiz yılı bitirip amelelik yapar. okullar arasında geçiş bir dereceye Kadar mümkündür. üniversite yolunda yardıran herkes de üniversiteli olamaz.
mantıklı bir sistem. çünkü insan ne beden ne de zihin olarak eşittir.
bunların ilkokullarında olan imkanlar bizim çoğu üniversitede yok. o Kadar diyeyim. adeta kampüs her biri. köylerdekiler bile.
ayrıca özellikle ilkokulda her önüne geleni öğretmen yapmıyorlar. bir okulun öğretmenlerinden biri hangi branşta iyiyse ilgili derse o öğretmen giriyor. çocuklar ilkokulda derslerde yüzme, bisiklet tamiri bile öğreniyor. ayrıca el becerileri, müzik aletleri, resim, spor, (hem de ne spor kız futbolu bile var okulda) dil, Allah ne verdiyse öğrenme şansına sahipler. kendi bölgelerini mutlaka tanıyorlar. bölgenin kültürü derslere giriyor. ilkokulda il dışına kampa gidiyorlar bir hafta yatılı. lisede ise yurtdışı sınıf gezileri oluyor. prag'a, paris'e gidiyorlar mesela.
sonra niye Üstün alman teknolojisi...
alman eğitim sistemimin yarısını biz uygulasak çoşarız. bak yarısını diyorum sadece.
çocuk üç yaşında anaokuluna başlar. burada almanca ve temel toplum kurallarını öğrenir.
yedi yaşında dört yıllık ilkokula devam eder. burada ise almanca dilbilgisi ve matematikten dört işlemi öğrenir. çevresini ve kendi sınırlarını, yeteneklerini keşfeder.
bundan sonra öğrenciler Bilgi, yetenek ve zekalarına göre üç farklı okula dağılırlar. azınlık olan üst kısmı üniversite yolunda yardırıken orta kısım mesleki eğitim yapar. alt kısım ise ilkokulla beraber sekiz yılı bitirip amelelik yapar. okullar arasında geçiş bir dereceye Kadar mümkündür. üniversite yolunda yardıran herkes de üniversiteli olamaz.
mantıklı bir sistem. çünkü insan ne beden ne de zihin olarak eşittir.
bunların ilkokullarında olan imkanlar bizim çoğu üniversitede yok. o Kadar diyeyim. adeta kampüs her biri. köylerdekiler bile.
ayrıca özellikle ilkokulda her önüne geleni öğretmen yapmıyorlar. bir okulun öğretmenlerinden biri hangi branşta iyiyse ilgili derse o öğretmen giriyor. çocuklar ilkokulda derslerde yüzme, bisiklet tamiri bile öğreniyor. ayrıca el becerileri, müzik aletleri, resim, spor, (hem de ne spor kız futbolu bile var okulda) dil, Allah ne verdiyse öğrenme şansına sahipler. kendi bölgelerini mutlaka tanıyorlar. bölgenin kültürü derslere giriyor. ilkokulda il dışına kampa gidiyorlar bir hafta yatılı. lisede ise yurtdışı sınıf gezileri oluyor. prag'a, paris'e gidiyorlar mesela.
sonra niye Üstün alman teknolojisi...
alman eğitim sistemimin yarısını biz uygulasak çoşarız. bak yarısını diyorum sadece.
Mesleki egitim adi altinda en basit meslek gruplarinda bile profesyonelligi hedefleyen bir egitim sistemi. Ve bu konuda da cok basarili. Insanoglunun sadece bilimle ugrasarak degil, yaptigi is ile de kendini gelisterebilecegine, gelistirmesi gerektigine inanilir. Bu Basit bir tezgahtar da olsa.
Almanyada ögretmen olayim da, memur olurum, bol bol tatil yaparim düsüncesine sahip, bu ise gönül vermeyen ögretmen bulamazsiniz. Cünkü ögretmen olana kadar ananiz aglar. Ögretmen olmak icin Master yapma zorunlulugu vardir. Uzun Ve zor bir üniversite egitimini gectiniz diyelim. Stajyer ögretmenlik adi altinda 1 bucuk sene ananizi aglatirlar. Ders verirken ki ses tonunuzdan, durusunuza, soru sorma seklinizden, kurdugunuz cümlere kadar her seyinizi elestirir Ve „Profesyonellistermeye“ calisirlar. Uygun olmadiginizi düsünürlerse de hic gözünün yasina bakmadan tekmeyi basarlar. Sonuc olarak sirf isini Iyi yapanlar ögretmen olur.
Aslina bakarsaniz öyle sanildigi gibi cok lüks okullar falan da Yoktur. Sirf zengin gözüksün diye her ögrenciye bilgisayar, tablet alalim mantigi da yok.
Stajyer ögretmen olaral verdigim ilk dersimde, henüz ders baslamadan aldigim ilk elestiri; „neden ders kagitlarinda önlü arkali fotokopi cekmedin?“ oldu. Ve bunun müthis bir kagit israfi oldugundan bir daha o sekilde yapmam istendi. Demem o ki; adamlar cok imkan oldugundan veya cok zengin olduklarindan degil. Islerini Iyi yaptiklari icin egitim konusunda da iyiler.
Almanyada ögretmen olayim da, memur olurum, bol bol tatil yaparim düsüncesine sahip, bu ise gönül vermeyen ögretmen bulamazsiniz. Cünkü ögretmen olana kadar ananiz aglar. Ögretmen olmak icin Master yapma zorunlulugu vardir. Uzun Ve zor bir üniversite egitimini gectiniz diyelim. Stajyer ögretmenlik adi altinda 1 bucuk sene ananizi aglatirlar. Ders verirken ki ses tonunuzdan, durusunuza, soru sorma seklinizden, kurdugunuz cümlere kadar her seyinizi elestirir Ve „Profesyonellistermeye“ calisirlar. Uygun olmadiginizi düsünürlerse de hic gözünün yasina bakmadan tekmeyi basarlar. Sonuc olarak sirf isini Iyi yapanlar ögretmen olur.
Aslina bakarsaniz öyle sanildigi gibi cok lüks okullar falan da Yoktur. Sirf zengin gözüksün diye her ögrenciye bilgisayar, tablet alalim mantigi da yok.
Stajyer ögretmen olaral verdigim ilk dersimde, henüz ders baslamadan aldigim ilk elestiri; „neden ders kagitlarinda önlü arkali fotokopi cekmedin?“ oldu. Ve bunun müthis bir kagit israfi oldugundan bir daha o sekilde yapmam istendi. Demem o ki; adamlar cok imkan oldugundan veya cok zengin olduklarindan degil. Islerini Iyi yaptiklari icin egitim konusunda da iyiler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar