bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- nervionun mavi gözleri11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- teselli vermek5
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- ofis pornosu3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- iffet2
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek2
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak3
- sineklikle sinek öldürmek3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- diksiyon2
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- arda güler2
- etek tıraşı2
- mesihin inişi4
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- bik bik'in kraliçe olması10
- fransa11
- cep telefonu22
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayağı olan kadının amacı4
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sarı tekerin yazar olamaması8
Allah, iyilik yapanları sever:
"... iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever." (Bakara Suresi, 195)
Allah, adaletle hükmedenleri sever
"... (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah adil olanları sever." (Hucurat Suresi,9)
Allah sakınanları sever
"Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever." (Al-i imran Suresi, 76)
Allah sabredenleri sever
"... Allah sabredenleri sever." (Al-i imran Suresi, 146)
Allah tevekkül edenleri sever
"... Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever." (Al-i imran Suresi, 159)
Allah arınanları sever
"... Allah arınanları sever." (Tevbe Suresi, 108)
Allah muttaki olanları sever
"... Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever." (Tevbe Suresi, 7)
Allah, Kendi yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever
"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmişbir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4)
"... iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever." (Bakara Suresi, 195)
Allah, adaletle hükmedenleri sever
"... (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah adil olanları sever." (Hucurat Suresi,9)
Allah sakınanları sever
"Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever." (Al-i imran Suresi, 76)
Allah sabredenleri sever
"... Allah sabredenleri sever." (Al-i imran Suresi, 146)
Allah tevekkül edenleri sever
"... Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever." (Al-i imran Suresi, 159)
Allah arınanları sever
"... Allah arınanları sever." (Tevbe Suresi, 108)
Allah muttaki olanları sever
"... Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever." (Tevbe Suresi, 7)
Allah, Kendi yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever
"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmişbir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4)
arapça konuşanları.
(bkz: scurtel)
sevgisi ve nurundan yarattığı tüm varlıkları sever sevmesine de, sik kadar aklı olmayan bazı yaratıkları bunun farkında değildir. ıslah olmaları temennisiyle...
bütün yaratıklarını ve kullarını.
(bkz: beni sevmeyeceği kesin) diye yanıtlanabilecek soru.
doğrumu yanlış mı bilmemekle beraber "insanların sizi ne kadar sevdiğine bakın, büyük ihitimalle allah ın sizi ne kadar sevdiği ile ilgili bir tahmin yapmanıza yardımcı olur bu bakış" der ve susarım.
hz. ali radiyallahu anh'tan rivayetle resûl-ü ekrem aleyhissalâtü vesselâm şöyle buyurdular:
allah (c.c.), kulunun "rabbiğfirli" demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "kulum benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (ben de onun günahlarını affettim.)"
(bkz: ahmed bin hanbel)
allah (c.c.), kulunun "rabbiğfirli" demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "kulum benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (ben de onun günahlarını affettim.)"
(bkz: ahmed bin hanbel)
(bkz: bazıları sıcak sever)
(bkz: allah kimleri sevmez)
din kisvesi altında insanları sömürmeyenleri sever.
yılını 365 günü, hiçbir ayrım yapmadan, sürekli Allah'ın rızasını arayan,
harama girmek için özel gün kollamayan,
Allah'ın kendisini her an gördüğünü, işittiğini unutmayan,
küçük büyük tüm yaptıklarından dolayı hesap vereceğini unutmayan,
öldüğü zaman tek başına, yalın olarak, yapayalnız bir şekilde hesaba çekileceğini aklından çıkarmayıp din ahlakından uzak yaşayıp fütursuzca günah peşinde koşan kişilerin sayısının fazla oluşundan etkilenmeyen kişiyi sever.
harama girmek için özel gün kollamayan,
Allah'ın kendisini her an gördüğünü, işittiğini unutmayan,
küçük büyük tüm yaptıklarından dolayı hesap vereceğini unutmayan,
öldüğü zaman tek başına, yalın olarak, yapayalnız bir şekilde hesaba çekileceğini aklından çıkarmayıp din ahlakından uzak yaşayıp fütursuzca günah peşinde koşan kişilerin sayısının fazla oluşundan etkilenmeyen kişiyi sever.
Allah, güzellik sergileyenleri sever. (Bakara, 195)
buradan hareketle birşeyler yazmak icab ederse, müminin temel vasıflarından birisini oluşturan güzel ahlak kavramı yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı üzere bir görev, karşı tarafa karşı bir sorumluluk, melekleşmiş insanların yerine getirmesi gereken ve Allahın rızasını kazanmak için mücadele eden her neferin olmazsa olmaz düsturlarından birisidir. tabi bunun birde şeytani/nefsi yönü vardır ki, mümin kul buna karşı son derece dikkatli, tedbirli olmak zorundadır. o da şudur; yapılan güzelliklerin tamamen allaha olan saygıdan dolayı yapılması gerektiği, başkalarının o kişiyi övmesi maksadıyla yapılmaması gayretinde olunması lazımdır. yoksa insanların gözüne girmek için yapılan güzelliklerin sevap getirmeyeceği bilinmelidir. sevaba girmek isteyenlerin karşı taraftan hiçbir beklentisi, onun hoşnutluğunu kazanma gibi bir derdinin olmaması lazımdır. Allahtan korkan insanların güzel ahlak sahibi olmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunun bilinmesi gerekir. hayatlarını güzellikler üzerine kurmaya çalışanların hem bu dünyasının hem de sonsuz ahiret yurdunun büyük sevinçlerle yaşanılacağını ümid edebiliriz.
buradan hareketle birşeyler yazmak icab ederse, müminin temel vasıflarından birisini oluşturan güzel ahlak kavramı yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı üzere bir görev, karşı tarafa karşı bir sorumluluk, melekleşmiş insanların yerine getirmesi gereken ve Allahın rızasını kazanmak için mücadele eden her neferin olmazsa olmaz düsturlarından birisidir. tabi bunun birde şeytani/nefsi yönü vardır ki, mümin kul buna karşı son derece dikkatli, tedbirli olmak zorundadır. o da şudur; yapılan güzelliklerin tamamen allaha olan saygıdan dolayı yapılması gerektiği, başkalarının o kişiyi övmesi maksadıyla yapılmaması gayretinde olunması lazımdır. yoksa insanların gözüne girmek için yapılan güzelliklerin sevap getirmeyeceği bilinmelidir. sevaba girmek isteyenlerin karşı taraftan hiçbir beklentisi, onun hoşnutluğunu kazanma gibi bir derdinin olmaması lazımdır. Allahtan korkan insanların güzel ahlak sahibi olmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunun bilinmesi gerekir. hayatlarını güzellikler üzerine kurmaya çalışanların hem bu dünyasının hem de sonsuz ahiret yurdunun büyük sevinçlerle yaşanılacağını ümid edebiliriz.
Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever. (Bakara, 222)
kulun dünyaya geliş gayesinin malikini tanımak, onu tanıdığını bilmek, onu yoktan var eden rabbisine karşı sonsuz saygı ile itaatkar bir kul olduğunu şu kısa ömürde göstermekle mükelleftir. dünya hayatında yapılan hataların nasuh tevbe ile silinip tertemiz olacağını bilen mümin için tevbe kavramı çok hayati bir önem taşır. eğer allah işlenen günahlardan dolayı kullarına merhametiyle değilde adaletiyle mukabelede bulunsaydı, şu an yeryüzünde tek bir canlı dahi kalmazdı. enfal suresi ayet 33 de "Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azab edecek değildi. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azab edici değildi. buyurularak tevbe etmeye devam edenlerin azabtan uzak olacağı müjdesini de çıkartabiliriz. tevbe etmeye devam edenlerin en zor koşullarda bile rabbisinin yardımıyla bir çıkış kapısına sevkedileceğinin de bilinmesi gereklidir. Allah rasulü (s.a.s) şöyle buyuruyor ; Allahın kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, birinizin çölde kaybetmiş olduğu devesini bulmasından dolayı duyduğu sevinçten daha fazladır. (Müslim, Tirmizî) anlaşılacağı üzere dünya ve ahiret saadetinin yolu tevbe etmekten geçer.
kulun dünyaya geliş gayesinin malikini tanımak, onu tanıdığını bilmek, onu yoktan var eden rabbisine karşı sonsuz saygı ile itaatkar bir kul olduğunu şu kısa ömürde göstermekle mükelleftir. dünya hayatında yapılan hataların nasuh tevbe ile silinip tertemiz olacağını bilen mümin için tevbe kavramı çok hayati bir önem taşır. eğer allah işlenen günahlardan dolayı kullarına merhametiyle değilde adaletiyle mukabelede bulunsaydı, şu an yeryüzünde tek bir canlı dahi kalmazdı. enfal suresi ayet 33 de "Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azab edecek değildi. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azab edici değildi. buyurularak tevbe etmeye devam edenlerin azabtan uzak olacağı müjdesini de çıkartabiliriz. tevbe etmeye devam edenlerin en zor koşullarda bile rabbisinin yardımıyla bir çıkış kapısına sevkedileceğinin de bilinmesi gereklidir. Allah rasulü (s.a.s) şöyle buyuruyor ; Allahın kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, birinizin çölde kaybetmiş olduğu devesini bulmasından dolayı duyduğu sevinçten daha fazladır. (Müslim, Tirmizî) anlaşılacağı üzere dünya ve ahiret saadetinin yolu tevbe etmekten geçer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar