bugün
- en son aldığınız iltifat11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin21
- sevişirken video çekmek5
- adalet ve kalkınma partisi4
- dekolteye bakar mısınız15
- yunanistan24
- nebiye salat ve resule itaat2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- ben uyuyorum ulan var mı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- evli bir kadın neden süslenir3
- irmik helvası vs un helvası18
- daş göprü sarmsağ geldih4
- hayvan gibi acı salça yemek5
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- meme çapını ölçmek3
- mazot2
- aşka düşmek4
- 80 dogumlu olmak2
- üşüyen erkek12
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- japonya23
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- gays for gaza2
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- gocu12
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- gotcu jeans2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- zenginlik hayatı3
- memati baş2
- özgür özel2
- fırın poşetinde tavuk patates4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- bizim derdimiz kimseyle uğraşmak değil2
- aylık 416 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- neyse arkadaşlar3
- erleg han3
Allah, iyilik yapanları sever:
"... iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever." (Bakara Suresi, 195)
Allah, adaletle hükmedenleri sever
"... (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah adil olanları sever." (Hucurat Suresi,9)
Allah sakınanları sever
"Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever." (Al-i imran Suresi, 76)
Allah sabredenleri sever
"... Allah sabredenleri sever." (Al-i imran Suresi, 146)
Allah tevekkül edenleri sever
"... Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever." (Al-i imran Suresi, 159)
Allah arınanları sever
"... Allah arınanları sever." (Tevbe Suresi, 108)
Allah muttaki olanları sever
"... Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever." (Tevbe Suresi, 7)
Allah, Kendi yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever
"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmişbir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4)
"... iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever." (Bakara Suresi, 195)
Allah, adaletle hükmedenleri sever
"... (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah adil olanları sever." (Hucurat Suresi,9)
Allah sakınanları sever
"Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever." (Al-i imran Suresi, 76)
Allah sabredenleri sever
"... Allah sabredenleri sever." (Al-i imran Suresi, 146)
Allah tevekkül edenleri sever
"... Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever." (Al-i imran Suresi, 159)
Allah arınanları sever
"... Allah arınanları sever." (Tevbe Suresi, 108)
Allah muttaki olanları sever
"... Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever." (Tevbe Suresi, 7)
Allah, Kendi yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever
"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmişbir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4)
arapça konuşanları.
(bkz: scurtel)
sevgisi ve nurundan yarattığı tüm varlıkları sever sevmesine de, sik kadar aklı olmayan bazı yaratıkları bunun farkında değildir. ıslah olmaları temennisiyle...
bütün yaratıklarını ve kullarını.
(bkz: beni sevmeyeceği kesin) diye yanıtlanabilecek soru.
doğrumu yanlış mı bilmemekle beraber "insanların sizi ne kadar sevdiğine bakın, büyük ihitimalle allah ın sizi ne kadar sevdiği ile ilgili bir tahmin yapmanıza yardımcı olur bu bakış" der ve susarım.
hz. ali radiyallahu anh'tan rivayetle resûl-ü ekrem aleyhissalâtü vesselâm şöyle buyurdular:
allah (c.c.), kulunun "rabbiğfirli" demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "kulum benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (ben de onun günahlarını affettim.)"
(bkz: ahmed bin hanbel)
allah (c.c.), kulunun "rabbiğfirli" demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "kulum benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (ben de onun günahlarını affettim.)"
(bkz: ahmed bin hanbel)
(bkz: bazıları sıcak sever)
(bkz: allah kimleri sevmez)
din kisvesi altında insanları sömürmeyenleri sever.
yılını 365 günü, hiçbir ayrım yapmadan, sürekli Allah'ın rızasını arayan,
harama girmek için özel gün kollamayan,
Allah'ın kendisini her an gördüğünü, işittiğini unutmayan,
küçük büyük tüm yaptıklarından dolayı hesap vereceğini unutmayan,
öldüğü zaman tek başına, yalın olarak, yapayalnız bir şekilde hesaba çekileceğini aklından çıkarmayıp din ahlakından uzak yaşayıp fütursuzca günah peşinde koşan kişilerin sayısının fazla oluşundan etkilenmeyen kişiyi sever.
harama girmek için özel gün kollamayan,
Allah'ın kendisini her an gördüğünü, işittiğini unutmayan,
küçük büyük tüm yaptıklarından dolayı hesap vereceğini unutmayan,
öldüğü zaman tek başına, yalın olarak, yapayalnız bir şekilde hesaba çekileceğini aklından çıkarmayıp din ahlakından uzak yaşayıp fütursuzca günah peşinde koşan kişilerin sayısının fazla oluşundan etkilenmeyen kişiyi sever.
Allah, güzellik sergileyenleri sever. (Bakara, 195)
buradan hareketle birşeyler yazmak icab ederse, müminin temel vasıflarından birisini oluşturan güzel ahlak kavramı yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı üzere bir görev, karşı tarafa karşı bir sorumluluk, melekleşmiş insanların yerine getirmesi gereken ve Allahın rızasını kazanmak için mücadele eden her neferin olmazsa olmaz düsturlarından birisidir. tabi bunun birde şeytani/nefsi yönü vardır ki, mümin kul buna karşı son derece dikkatli, tedbirli olmak zorundadır. o da şudur; yapılan güzelliklerin tamamen allaha olan saygıdan dolayı yapılması gerektiği, başkalarının o kişiyi övmesi maksadıyla yapılmaması gayretinde olunması lazımdır. yoksa insanların gözüne girmek için yapılan güzelliklerin sevap getirmeyeceği bilinmelidir. sevaba girmek isteyenlerin karşı taraftan hiçbir beklentisi, onun hoşnutluğunu kazanma gibi bir derdinin olmaması lazımdır. Allahtan korkan insanların güzel ahlak sahibi olmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunun bilinmesi gerekir. hayatlarını güzellikler üzerine kurmaya çalışanların hem bu dünyasının hem de sonsuz ahiret yurdunun büyük sevinçlerle yaşanılacağını ümid edebiliriz.
buradan hareketle birşeyler yazmak icab ederse, müminin temel vasıflarından birisini oluşturan güzel ahlak kavramı yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı üzere bir görev, karşı tarafa karşı bir sorumluluk, melekleşmiş insanların yerine getirmesi gereken ve Allahın rızasını kazanmak için mücadele eden her neferin olmazsa olmaz düsturlarından birisidir. tabi bunun birde şeytani/nefsi yönü vardır ki, mümin kul buna karşı son derece dikkatli, tedbirli olmak zorundadır. o da şudur; yapılan güzelliklerin tamamen allaha olan saygıdan dolayı yapılması gerektiği, başkalarının o kişiyi övmesi maksadıyla yapılmaması gayretinde olunması lazımdır. yoksa insanların gözüne girmek için yapılan güzelliklerin sevap getirmeyeceği bilinmelidir. sevaba girmek isteyenlerin karşı taraftan hiçbir beklentisi, onun hoşnutluğunu kazanma gibi bir derdinin olmaması lazımdır. Allahtan korkan insanların güzel ahlak sahibi olmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunun bilinmesi gerekir. hayatlarını güzellikler üzerine kurmaya çalışanların hem bu dünyasının hem de sonsuz ahiret yurdunun büyük sevinçlerle yaşanılacağını ümid edebiliriz.
Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever. (Bakara, 222)
kulun dünyaya geliş gayesinin malikini tanımak, onu tanıdığını bilmek, onu yoktan var eden rabbisine karşı sonsuz saygı ile itaatkar bir kul olduğunu şu kısa ömürde göstermekle mükelleftir. dünya hayatında yapılan hataların nasuh tevbe ile silinip tertemiz olacağını bilen mümin için tevbe kavramı çok hayati bir önem taşır. eğer allah işlenen günahlardan dolayı kullarına merhametiyle değilde adaletiyle mukabelede bulunsaydı, şu an yeryüzünde tek bir canlı dahi kalmazdı. enfal suresi ayet 33 de "Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azab edecek değildi. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azab edici değildi. buyurularak tevbe etmeye devam edenlerin azabtan uzak olacağı müjdesini de çıkartabiliriz. tevbe etmeye devam edenlerin en zor koşullarda bile rabbisinin yardımıyla bir çıkış kapısına sevkedileceğinin de bilinmesi gereklidir. Allah rasulü (s.a.s) şöyle buyuruyor ; Allahın kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, birinizin çölde kaybetmiş olduğu devesini bulmasından dolayı duyduğu sevinçten daha fazladır. (Müslim, Tirmizî) anlaşılacağı üzere dünya ve ahiret saadetinin yolu tevbe etmekten geçer.
kulun dünyaya geliş gayesinin malikini tanımak, onu tanıdığını bilmek, onu yoktan var eden rabbisine karşı sonsuz saygı ile itaatkar bir kul olduğunu şu kısa ömürde göstermekle mükelleftir. dünya hayatında yapılan hataların nasuh tevbe ile silinip tertemiz olacağını bilen mümin için tevbe kavramı çok hayati bir önem taşır. eğer allah işlenen günahlardan dolayı kullarına merhametiyle değilde adaletiyle mukabelede bulunsaydı, şu an yeryüzünde tek bir canlı dahi kalmazdı. enfal suresi ayet 33 de "Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azab edecek değildi. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azab edici değildi. buyurularak tevbe etmeye devam edenlerin azabtan uzak olacağı müjdesini de çıkartabiliriz. tevbe etmeye devam edenlerin en zor koşullarda bile rabbisinin yardımıyla bir çıkış kapısına sevkedileceğinin de bilinmesi gereklidir. Allah rasulü (s.a.s) şöyle buyuruyor ; Allahın kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, birinizin çölde kaybetmiş olduğu devesini bulmasından dolayı duyduğu sevinçten daha fazladır. (Müslim, Tirmizî) anlaşılacağı üzere dünya ve ahiret saadetinin yolu tevbe etmekten geçer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar