bugün
- kabak tatlısını sevenler8
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- nervio'nun gerçek yüzü6
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- kafanın çok büyük olması8
- bafra pidesi3
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- anın görüntüsü23
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- 2019 tasarımı4
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- tarcanlar oto ekspertiz2
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali5
- nerdesiniz3
- emre aydın dinlemek2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- kabak tatlısını sevmeyenler2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- duygu özaslan6
- bu koyden olsam ne olacak3
- mercedese binen memur2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı24
- 30 kasım 20262
- 29 kasım 20262
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- kabak tatlısının üzerine tahin dökmek2
- 27 kasım 20262
- ismet gurbuz 20242
- mesibaglari2
- 19 kasım 20262
- timsah yürüyüşü4
- cop317
- özel ders vermek4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- ya şeytan haklıysa5
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- 8 kasım 20264
- askerde özlenen şeyler9
istanbul'da 1901 yılında doğdu. Fenerbahçe Kulübü'nün kurucularından Nasuhi Baydar'ın kardeşiydi. Lakabı "Ala"ydı. 1921-1931 arasında Fenerbahçe'de oynadı ve istanbul Ligi'nde üç şampiyonluk yaşadı. Orta alanın sağında görev yaptı, golcü bir futbolcuydu. 1922-1923 sezonunda hiç gol yemeden kazanılan şampiyonlukta büyük payı vardı. 362 gol atarak Fenerbahçe formasıyla en çok gol atan üçüncü futbolcu oldu. Galatasaray'a 24 gol atarak Sarı-Kırmızılılar'a en çok gol atan ikinci futbolcu unvanını elde etti. 16 kez milli oldu. 1986 yılında vefat etti. *
Futbolcu. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kurucularından ve ilk futbolcularından, yazar ve milletvekili Nasuhi Esat Baydar'ın kardeşidir. Futbola St. Joseph Fransız Mektebi'nde öğrenciyken Kadıköy Cevizlik Çayırı'nda başladı. Daha sonra çocuk yaşta Fenerbahçe'ye girdi ve kulübün küçük takımlarında yetişti.
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com