bugün
- arkadaşlar bakar mısınız10
- hep kendini suçlamak12
- yeni biriyle tanışmak5
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması6
- son 20 yılın en gıcık lafı14
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- hangi manifest kızısın10
- winamp msn messenger half life windows 983
- havalar da ısındı9
- ona bir şey söyle18
- çocuğa yabancı isimler vermek2
- hazır mantı6
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- yks'ye öylesine girmek2
- yalnız yaşamak12
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek3
- güne bir şarkı bırak6
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey2
- sigarayı tersten yakmak4
- true'ya arkadan sahip olmak16
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- devlet bahçeli4
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- araplaşmış türkler3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- ergenlikten kişilik analizi2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- türkçe ezana kuduran türk3
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- götü büyük kadın3
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- baygın koku2
- şapka2
- kuran-ı kerim2
- güne bir söz bırak2
- sadece bayan entrylerini okumak4
- pizzanın kenarını yememek4
- paşa gönlüm bilir2
- çelenk2
- vazgeçmek3
- namus takıntısı olan erkek17
Sıvı veya çok ince taneli katı maddelerin bir yerden başka bir yere doğru gitmesi.*
kokmak kelimesinin kankası.
son dönemde disko, bar ve benzeri eğlence mekanlarına topluluk olarak gitmek manasında kullanılır. argo bir terimdir.
örnek:
akşam hep beraber nalansulara akıcaz.*
örnek:
akşam hep beraber nalansulara akıcaz.*
(bkz: ortamlara akmak)
Sana böyle akmaktan çok korktuğum için
oldu herşey
şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni
dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve
samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan
aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip
canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğumamı alışıyordum
seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum..
daha fazla parçalanacak parçam yoktu..
neyse,
sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu.
Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum
siz yine de ikiz bardakları kırmayın
bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna
inanıyordum,
aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince
divaneliği söylüyordum
sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi
şelalenin sinirini bozdum az önce
ordan geliyorum
II
elveda ırmak hoşçakal alacakaranlık
geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan
silahlar ve bellek gerektiren aşkın seramik
teninden, itinalı ve alıngan
yüzümün gürültüsünü unuttum
şüpheci ve med-cezir aşkından oldu böyle
acemi düştüm, yüzünün kayganlığından utanıp,
saçlarının ritminden kaçacak kadar.
şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar
ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenmiş yaprakların
üzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir
vakit eve dönüyordum, yüzümü Heidiye ısmarlamıştım,
annem lastik tokalarımı yakıyor,
annem beni rüzgara bırakıyor bu yüzden’ gibi olmayacak
şeyler söylerim sana
anımsadıklarımın yanlış olduklarını, yine de hepsinin
bir deprem olduğunu kim bilebilir?ikimizin arasında
duran şuboydan boya ırmak, şu boydan boya alacakaranlık
ikimizin arasındaki şu depremin bir bellek uykusu
olduğunu kim bilecek?
eskiden olsaydı tuzlu düşler anımsardım
ağzımda eriyip yokolan tadını güneşin, alevin ipekle
savaşını, saçlarının altında akan ırmaklarda
yıkandığım sabahları anımsardım.
tenine dokundukça bıçak sırtı bir nefeste susan,
felç olan sözleri anımsardım.
elveda ırmak,
hoşçakal alacakaranlık.
oldu herşey
şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni
dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve
samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan
aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip
canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğumamı alışıyordum
seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum..
daha fazla parçalanacak parçam yoktu..
neyse,
sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu.
Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum
siz yine de ikiz bardakları kırmayın
bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna
inanıyordum,
aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince
divaneliği söylüyordum
sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi
şelalenin sinirini bozdum az önce
ordan geliyorum
II
elveda ırmak hoşçakal alacakaranlık
geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan
silahlar ve bellek gerektiren aşkın seramik
teninden, itinalı ve alıngan
yüzümün gürültüsünü unuttum
şüpheci ve med-cezir aşkından oldu böyle
acemi düştüm, yüzünün kayganlığından utanıp,
saçlarının ritminden kaçacak kadar.
şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar
ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenmiş yaprakların
üzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir
vakit eve dönüyordum, yüzümü Heidiye ısmarlamıştım,
annem lastik tokalarımı yakıyor,
annem beni rüzgara bırakıyor bu yüzden’ gibi olmayacak
şeyler söylerim sana
anımsadıklarımın yanlış olduklarını, yine de hepsinin
bir deprem olduğunu kim bilebilir?ikimizin arasında
duran şuboydan boya ırmak, şu boydan boya alacakaranlık
ikimizin arasındaki şu depremin bir bellek uykusu
olduğunu kim bilecek?
eskiden olsaydı tuzlu düşler anımsardım
ağzımda eriyip yokolan tadını güneşin, alevin ipekle
savaşını, saçlarının altında akan ırmaklarda
yıkandığım sabahları anımsardım.
tenine dokundukça bıçak sırtı bir nefeste susan,
felç olan sözleri anımsardım.
elveda ırmak,
hoşçakal alacakaranlık.
(bkz: acme)
zamanin cabuk gecmesi anlaminda da kullanilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar