bugün
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi7
- sinek küçüktür ama mide bulandırır5
- sözluk kız ayarlama yeri değildir6
- chp'nin marka değeri düştü3
- ismail kartal9
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- güne bir şarkı bırak14
- müzik dinlemenin felsefesi4
- bugün ne yedin10
- sözlükte kendini kadın yapan erkekler4
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- sıla gençoğlu2
- kızların evlenmek için 150 gram altın istemesi2
- arda güler egosu6
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız3
- şu anda ne yapıyorsun19
- 17 haziran 2026 gökyüzünde ay yıldız olması3
- iş verenlerin aç gözlü olması8
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe5
- evlenmek için gereken minimum para5
- fokur fokur lubunya kaynaması6
- en iyi terapi2
- kocasına tatlı yapan kadın2
- intihar etmek10
- 30 lu yaşlar14
- sürekli yorgun olan yeni gelin5
- tepkiselbiri3
- eşim ateist olsa 10 çocuğum da olsa onu boşarım5
- sultani bezelye2
- tutunacak tek dalı uludağ sözlük olan tip5
- evlenmek yerine tek başına dünyayı gezmek3
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta7
- arap emperyalizmi5
- sedat pekmez8
- g72
- günlüğüne ağlayarak çaylak olduğunu yazmak2
- cristiano ronaldo3
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi5
- insanların gözlem yapmaması9
- hdp'yi meclise sokan hainler3
- cristiano ronaldo vs lionel messi5
- bir şeyler söyle12
- kürtlük2
- kilo verme günlüğü2
- hamburger fiyatlarının iyice çığırından çıkması3
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım2
Sıvı veya çok ince taneli katı maddelerin bir yerden başka bir yere doğru gitmesi.*
kokmak kelimesinin kankası.
son dönemde disko, bar ve benzeri eğlence mekanlarına topluluk olarak gitmek manasında kullanılır. argo bir terimdir.
örnek:
akşam hep beraber nalansulara akıcaz.*
örnek:
akşam hep beraber nalansulara akıcaz.*
(bkz: ortamlara akmak)
Sana böyle akmaktan çok korktuğum için
oldu herşey
şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni
dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve
samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan
aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip
canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğumamı alışıyordum
seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum..
daha fazla parçalanacak parçam yoktu..
neyse,
sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu.
Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum
siz yine de ikiz bardakları kırmayın
bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna
inanıyordum,
aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince
divaneliği söylüyordum
sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi
şelalenin sinirini bozdum az önce
ordan geliyorum
II
elveda ırmak hoşçakal alacakaranlık
geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan
silahlar ve bellek gerektiren aşkın seramik
teninden, itinalı ve alıngan
yüzümün gürültüsünü unuttum
şüpheci ve med-cezir aşkından oldu böyle
acemi düştüm, yüzünün kayganlığından utanıp,
saçlarının ritminden kaçacak kadar.
şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar
ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenmiş yaprakların
üzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir
vakit eve dönüyordum, yüzümü Heidiye ısmarlamıştım,
annem lastik tokalarımı yakıyor,
annem beni rüzgara bırakıyor bu yüzden’ gibi olmayacak
şeyler söylerim sana
anımsadıklarımın yanlış olduklarını, yine de hepsinin
bir deprem olduğunu kim bilebilir?ikimizin arasında
duran şuboydan boya ırmak, şu boydan boya alacakaranlık
ikimizin arasındaki şu depremin bir bellek uykusu
olduğunu kim bilecek?
eskiden olsaydı tuzlu düşler anımsardım
ağzımda eriyip yokolan tadını güneşin, alevin ipekle
savaşını, saçlarının altında akan ırmaklarda
yıkandığım sabahları anımsardım.
tenine dokundukça bıçak sırtı bir nefeste susan,
felç olan sözleri anımsardım.
elveda ırmak,
hoşçakal alacakaranlık.
oldu herşey
şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni
dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve
samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan
aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip
canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğumamı alışıyordum
seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum..
daha fazla parçalanacak parçam yoktu..
neyse,
sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu.
Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum
siz yine de ikiz bardakları kırmayın
bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna
inanıyordum,
aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince
divaneliği söylüyordum
sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi
şelalenin sinirini bozdum az önce
ordan geliyorum
II
elveda ırmak hoşçakal alacakaranlık
geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan
silahlar ve bellek gerektiren aşkın seramik
teninden, itinalı ve alıngan
yüzümün gürültüsünü unuttum
şüpheci ve med-cezir aşkından oldu böyle
acemi düştüm, yüzünün kayganlığından utanıp,
saçlarının ritminden kaçacak kadar.
şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar
ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenmiş yaprakların
üzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir
vakit eve dönüyordum, yüzümü Heidiye ısmarlamıştım,
annem lastik tokalarımı yakıyor,
annem beni rüzgara bırakıyor bu yüzden’ gibi olmayacak
şeyler söylerim sana
anımsadıklarımın yanlış olduklarını, yine de hepsinin
bir deprem olduğunu kim bilebilir?ikimizin arasında
duran şuboydan boya ırmak, şu boydan boya alacakaranlık
ikimizin arasındaki şu depremin bir bellek uykusu
olduğunu kim bilecek?
eskiden olsaydı tuzlu düşler anımsardım
ağzımda eriyip yokolan tadını güneşin, alevin ipekle
savaşını, saçlarının altında akan ırmaklarda
yıkandığım sabahları anımsardım.
tenine dokundukça bıçak sırtı bir nefeste susan,
felç olan sözleri anımsardım.
elveda ırmak,
hoşçakal alacakaranlık.
(bkz: acme)
zamanin cabuk gecmesi anlaminda da kullanilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar