bugün
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması10
- sarapci koala66
- biraderlerin vurduyor olması8
- günün sözü16
- rafael leao14
- en son ne zaman namaz kıldın13
- erkeklerin istediği tek şey14
- bir yazarı savunmak4
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- yavşak koala5
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- yediğiniz eriğin bile bilinci var4
- biraderlerin mafyalaşması3
- aylık 666 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- birader baylar birader beyefendilerdir4
- sarapci diye nick alan akpli17
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- teröristlerin konuşma yapabilmesi3
- beşiktaş'ın uefa kupasını kazanacağı gerçeği3
- bir yazarı 1 saat içinde 6 kez eksileyebilmek2
- namaz kılmayan erkekle evlenir misiniz3
- manifest11
- 26 mart 2000 galatasaray fenerbahçe maçı4
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız4
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- google yapay zeka2
- mutlu bey birader birader beydir4
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- hiç çalışası olmamak5
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- 28 ağustos 2026 gençlerbirliği erzurumspor maçı4
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak5
- şarapçı koala niye akp'li oldu sorunsalı4
- sözlükten kaç sevgili edindiniz6
- dine inanmak isteyip inanamamak5
- kapadokya23
- helva süt ile mi yapılır su ile mi3
- lancome idole parfüm4
- masa başı iş vs ayakta iş6
- ölmüş helvasının çok lezzetli olması3
- game of thrones taki kerhaneci16
- dindar ile muhazakar arasındaki fark3
- öbür partiden biriyle evlenir misiniz5
- 28 ağustos 2026 uefa avrupa ligi kura çekimi5
- fatih tekke6
- türk bayraklı kolye2
yakup kadri karaosmanoğlu'nun yaban adlı romanının kahramanı olan subayımız ahmet celal paşa oğludur ve kemalist görüşü savunur. ötekileşme, yabancılaşma, dışlanma izlekleri türk edebiyatında ilk bu karakter üzerinden okura sunulmuştur.
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
Yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevli olduğu sırada gördükleri öyle acıydı ki, satırlara bu şekilde döküldü. Ahmet Celal de bu anılardan, yaşanılanlardan kitaplaşan Yaban'ın kahramanıydı. 1922 yılında kolunu savaşta kaybetmiş gazi Ahmet Celal Porsuk Çayı yakınlarındaki bir köye sığınır. Uğruna pek çok şeyi feda ettiği vatanın bu çorak köşesinde, topalı, kamburu, körü, meczubu ve cüceleriyle adeta bir "illet ve sakatlık yuvasıdır. Onlar, Ahmet Celal'e yaban derler. Ahmet Celal kimliğindeki aydın ile köylü arasındaki yabancılık ve uyuşmazlık anlatılır eserde. "Milletin efendisi" sandığı köylülerin maddi ve manevi sefaleti karşısında sarsılır. Kitap oldukça acımasız eleştirilere maruz kalsa da aslında Türk aydınının ruh haline yansıtan umutsuz bir haykırışıydı aslında.
yaban romanının ana karakteri.
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar