bugün
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- sözlük kızlarının kombinleri45
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası13
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- kendini türk hisseden arap artığı24
- manisalı erkekler8
- 45 adet kurabiye11
- son okunan kitap7
- uludede'ye sorulacak sorular8
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı13
- sözlükteki ilişki skandalı37
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- kesik at kafası7
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- ilham aliyev8
- firavun haklıydı12
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
- sonbaharda dinlenecek şarkılar5
- gammaz sözlük kızları15
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- yavuz sultan selim3
- simülasyondayız ve para için hile kodu girebiliriz2
- sahte motor yağı8
- eyüpspor 0 göztepe 43
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- göztepe4
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- filistin57
- nervio7
- uludede'nin z kuşağı olması4
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- içtim şarabı siktim arabı7
- gaydırı gubbak cemilem3
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- artık kürt sorunu yoktur14
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- hanginiz yaptı bunu6
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu2
yakup kadri karaosmanoğlu'nun yaban adlı romanının kahramanı olan subayımız ahmet celal paşa oğludur ve kemalist görüşü savunur. ötekileşme, yabancılaşma, dışlanma izlekleri türk edebiyatında ilk bu karakter üzerinden okura sunulmuştur.
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
Yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevli olduğu sırada gördükleri öyle acıydı ki, satırlara bu şekilde döküldü. Ahmet Celal de bu anılardan, yaşanılanlardan kitaplaşan Yaban'ın kahramanıydı. 1922 yılında kolunu savaşta kaybetmiş gazi Ahmet Celal Porsuk Çayı yakınlarındaki bir köye sığınır. Uğruna pek çok şeyi feda ettiği vatanın bu çorak köşesinde, topalı, kamburu, körü, meczubu ve cüceleriyle adeta bir "illet ve sakatlık yuvasıdır. Onlar, Ahmet Celal'e yaban derler. Ahmet Celal kimliğindeki aydın ile köylü arasındaki yabancılık ve uyuşmazlık anlatılır eserde. "Milletin efendisi" sandığı köylülerin maddi ve manevi sefaleti karşısında sarsılır. Kitap oldukça acımasız eleştirilere maruz kalsa da aslında Türk aydınının ruh haline yansıtan umutsuz bir haykırışıydı aslında.
yaban romanının ana karakteri.
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar