bugün
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı7
- fener balı12
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz7
- masa başı iş vs ayakta iş4
- sarapci diye nick alan akpli11
- gammaz çeteleri6
- manifest8
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan10
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- fenerin şl de ziki tutacak olması13
- iş yerinde sözlükte takılmak9
- hasidik yahudilik6
- şampiyonlar liginde bir tarafınızdan kan çekerler6
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz8
- kavga eden iki yazarı ayırmak5
- uludağ sözlük kışlası4
- rafael leao8
- özür dilemeyi bilmek9
- fenerbahçe yarım düzine gol atıyor3
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar8
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması8
- akıl yürütme2
- fenerbahçe vs galatasaray26
- hoşlanılan kızın ilk buluşmada abi demesi2
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- benim ak partili arkadaşlarım da var3
- sözlükten kaç sevgili edindiniz2
- 0 0 7 ile samiyende maç izlemek5
- ebrar karakurt4
- nutella dondurması4
- hepimiz dünyada kiracıyız3
- zorunlu eğitim14
- arkadaşlar öğlen ne yesem4
- nickini görünce eksiyi yapıştırdığınız üyeler4
- ioçk5
- bir sözlük yazarıyla evlenir misiniz2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- sürekli silik atıp utanmadan dönen yazarlar5
- meloş çay koyar mısın4
- akın gürlek alparslan kuytul açıklaması4
- koala görünce eksiyi basmak6
- psg'nin galatasaray'a atacağı gol sayısı2
- olay yerinde çay bardağının hala sıcak olması2
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri11
- nervio vs imamoğlu2
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak5
- bir gecede cahil kalabilen mal2
- ateistlerin yaşama amacı24
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
yakup kadri karaosmanoğlu'nun yaban adlı romanının kahramanı olan subayımız ahmet celal paşa oğludur ve kemalist görüşü savunur. ötekileşme, yabancılaşma, dışlanma izlekleri türk edebiyatında ilk bu karakter üzerinden okura sunulmuştur.
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
ahmet celal köylüler için bir şeyler yapmak ister onlar adına üzülen lakin onların seviyesine bir türlü inemeyen bir aydındır. yabancılaşma, dışlanma gibi izleklere sahip romanları seviyorsanız ahmet celal'i çok seversiniz.
ve her şeyden önemlisi 1932 yılında nobel sahibi albert camus'nün yabancı romanından 10 yıl önce böyle bir kitap yazdığı için yakup kadri ile gurur duyarsınız.
--spoiler--
"geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. durup bakmıştım. bu kutu amerika'dan gelmiş bir kutu idi ve üstünde ingilizce bir şeyin adı yazılı idi. bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? kimbilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım ve adeta bir eski aşinayı görür gibi oldum.
ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim"
--spoiler--
Yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevli olduğu sırada gördükleri öyle acıydı ki, satırlara bu şekilde döküldü. Ahmet Celal de bu anılardan, yaşanılanlardan kitaplaşan Yaban'ın kahramanıydı. 1922 yılında kolunu savaşta kaybetmiş gazi Ahmet Celal Porsuk Çayı yakınlarındaki bir köye sığınır. Uğruna pek çok şeyi feda ettiği vatanın bu çorak köşesinde, topalı, kamburu, körü, meczubu ve cüceleriyle adeta bir "illet ve sakatlık yuvasıdır. Onlar, Ahmet Celal'e yaban derler. Ahmet Celal kimliğindeki aydın ile köylü arasındaki yabancılık ve uyuşmazlık anlatılır eserde. "Milletin efendisi" sandığı köylülerin maddi ve manevi sefaleti karşısında sarsılır. Kitap oldukça acımasız eleştirilere maruz kalsa da aslında Türk aydınının ruh haline yansıtan umutsuz bir haykırışıydı aslında.
yaban romanının ana karakteri.
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
--spoiler--
“Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu’nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli ve bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendime itiraf etmek, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar