bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- iskilipli atıf hoca8
- handjob3
- millette manyak para var21
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- anın görüntüsü32
- yere düşen araba anahtarı3
- nar tanelemek5
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- nar2
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- erken uyanmak4
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- kardeşlik2
- boşandığı eşine araba alan adam7
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- sözlük kürdü54
- kuzey buz denizi3
- birader de biraderilyö3
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- yazılımcının flört edememesi2
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- 007 tarzı entry girmek4
- ismail kartal19
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- 20075
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
hint ahlakının ana ilkelerinden birisi. kısaca kötülüğe sevgi ile mukabele etmek olarak tanımlanabilir...dahası; (bkz: satyagraha)
Sanskrit dilinde zarar vermeme anlamına gelen sözcük, Cavnacılıkta temel erdem, bütün davranışların temel ölçütüdür.
zarar vermeme ilkesi üzerine kurulu uzak doğu heterodoks felsefi akımlarından biridir. tabi ki menşei yine buda'dır. genel olarak caynacılıkta temel ilke olarak ele alınan ahimsa felsefesi, Hindular ve Budacılar da yüzyıllardır kutsal sayılmış bir düşünce akımıdır. o kadar ki mahatma gandhi bu ilkeyi temel manifesto olarak belirlemişti. ilkeleri arasında, hayvan öldürmemek, vejeteryenlik gibi unsurlar bulunduran ahimsa; hindular nazarında yaygın şekilde etkili olmamakla birlikte, janizm/caynacılıkta önem arz eden bir öğretidir.
ahimsa felsefesinin ilginç olan kısmı şudur ki, ''ilahi dinler'' kategorisine aldığımız dinlerin tümünde bu semboller, kişiler nazarında hayat bulmuştur. yahudi ve müslüman kültüründe hamsa olarak bilinen bu anlayış, dinlerin sembolü olarak sunulan kadınlar üzerinden bu kültürlerde canlı tutulmuştur; yalnız bir farkla. cavnacılıkta olduğu gibi hümanist bir anlayışla değil, daha çok eski pagan adetlerini çağrıştıran biçimde, kötülüklerden arındırma, nazardan koruma şeklindeki göstergelerle ele alınmış; miryam'ın eli,fatıma nın eli şeklinde bu ilahi kategoriye aldığımız kültürlere sirayet etmiştir. tıpa tıp yapılan geçişler o kadar birbirine benzemektedir ki; jainizm, janizm/caynacılık gibi kültürlerde ahimsa felsefesinin sembolü olan ''ahimsa eli'' şu şekilde olup;
görsel
islam kültüründe fatıma'nin eli olarak bilinen sembol ise;
görsel
şeklinde resmedilmiş, alınmış, aktarılmıştır.
ve yahudilik, yani hameş eli ise;
görsel
olarak ''intihal'' edilmiştir.
genel olarak dinler arasındaki sembolik, foklorik ve ritüel bağlamındaki ''intihaller'', geçişler bizleri hep heyecanlandırmıştır. çünkü bir kültürde bir şeyi anlatan sembol, diğer kültürde mutlak surette o kültürün bilinen kişisel kültleri üzerine bina edilmiştir. mesela ahimsa eli'nin islam kültürüne ''fatıma ana eli'' olarak monte ettirilmesi gibi. bilinen bir gerçektir ki, bugün hurafe olduğunu bildiğimiz halde, islami kültür havzasına kattığımız birden fazla unsurun islam öncesi kültürler yakından ilişkisi bulunmaktadır. ahimsa/hamsa ise onlardan biridir.
ahimsa felsefesinin ilginç olan kısmı şudur ki, ''ilahi dinler'' kategorisine aldığımız dinlerin tümünde bu semboller, kişiler nazarında hayat bulmuştur. yahudi ve müslüman kültüründe hamsa olarak bilinen bu anlayış, dinlerin sembolü olarak sunulan kadınlar üzerinden bu kültürlerde canlı tutulmuştur; yalnız bir farkla. cavnacılıkta olduğu gibi hümanist bir anlayışla değil, daha çok eski pagan adetlerini çağrıştıran biçimde, kötülüklerden arındırma, nazardan koruma şeklindeki göstergelerle ele alınmış; miryam'ın eli,fatıma nın eli şeklinde bu ilahi kategoriye aldığımız kültürlere sirayet etmiştir. tıpa tıp yapılan geçişler o kadar birbirine benzemektedir ki; jainizm, janizm/caynacılık gibi kültürlerde ahimsa felsefesinin sembolü olan ''ahimsa eli'' şu şekilde olup;
görsel
islam kültüründe fatıma'nin eli olarak bilinen sembol ise;
görsel
şeklinde resmedilmiş, alınmış, aktarılmıştır.
ve yahudilik, yani hameş eli ise;
görsel
olarak ''intihal'' edilmiştir.
genel olarak dinler arasındaki sembolik, foklorik ve ritüel bağlamındaki ''intihaller'', geçişler bizleri hep heyecanlandırmıştır. çünkü bir kültürde bir şeyi anlatan sembol, diğer kültürde mutlak surette o kültürün bilinen kişisel kültleri üzerine bina edilmiştir. mesela ahimsa eli'nin islam kültürüne ''fatıma ana eli'' olarak monte ettirilmesi gibi. bilinen bir gerçektir ki, bugün hurafe olduğunu bildiğimiz halde, islami kültür havzasına kattığımız birden fazla unsurun islam öncesi kültürler yakından ilişkisi bulunmaktadır. ahimsa/hamsa ise onlardan biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar