bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı7
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- sözluk kız ayarlama yeri değildir10
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler9
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- kemal derviş3
- alternatif sözlük arayışı4
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- sokaktaki çocuk sesleri3
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bir gün ölecek olmak6
- leblebi şekeri3
- en iyi yanık kremi3
- en iyi terapi6
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması4
- ismail kartal9
- uludağ sözlük ai3
- bugün ne yedin10
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- kapitalizmin gerekliliği2
- insanların kötü kalpli olması2
- kızları etkileme taktiklerini başaramayan erkek3
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- kaos show2
- müzik dinlemenin felsefesi5
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- herkesin sevdiği saydığı sempatik bir yazar olmak2
- güne bir şarkı bırak14
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- sistem patlamış3
- şu anda ne yapıyorsun19
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- yalancı insanların en büyük özellikleri2
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- chp'nin marka değeri düştü3
- anın görüntüsü20
- 18 haziran 2026 özbekistan kolombiya maçı2
- arda güler egosu6
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- futbol13
- sözlükte kendini kadın yapan erkekler3
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- 30 lu yaşlar14
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt2
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe5
- fokur fokur lubunya kaynaması6
- evlenmek için gereken minimum para5
bir adım attığım yerde
ne vardı ki
gitmemle kayboldu
her adımımda
sonsuz ben'leri koyuyorum
boşluğa
ve yine ben dolmuyorum
geçip gittiğim yerlerden
iç içe
öne
ve arkaya bakan
bir sürü
ben
ler
koymuşumdur
eskileri çocuk
şimdikiler ihtiyar
(bkz: asaf halet çelebi)
ne vardı ki
gitmemle kayboldu
her adımımda
sonsuz ben'leri koyuyorum
boşluğa
ve yine ben dolmuyorum
geçip gittiğim yerlerden
iç içe
öne
ve arkaya bakan
bir sürü
ben
ler
koymuşumdur
eskileri çocuk
şimdikiler ihtiyar
(bkz: asaf halet çelebi)
Jerzy kosinski'nin sapkın ilişki tasvirleriyle dolu kitabı. beyenmedim.
mütefekkir salih mirzabeyoğlu'nun ilk baskısı 1997 yılında çıkan ''adımlar'' adlı eseridir.
bu eserde 1984’den 1996’ya kadar kendisiyle yapılmış röportajlara yer veriyor.
bu röportajlardan en çok dikkat çekeni “bütün yönleriyle kürt meselesi”…
bunun dışında çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan 12 röportaj…
takdim:
bu eser, günün şartlarına uygun ve günün hakkını verici "tamamlıklar" haline birbirine eklenen çizgimizin tutarlılığına bir kere daha şahitlik edici bir tarihçe hükmündedir.
bu eser, çeşitli gazeteler ve dergilerde yayınlanan, yayınlanmayan veya mücbir sebeblerle yayınlanamayan mülâkatlardan ve yazılı olarak verilmiş soru ve cevablardan oluşuyor; bu hâliyle bir albüm olması gerekirdi...
oysa öyle değil; "günün hakkını vererek yarını hedeflemek" şiarımız gereği, ne olmak ve ne yapmak istediğini bilen bir fikir ve aksiyon bünyesinin ifşâı hâlinde, içyüz bütünlüğü ve dışyüz sergisini gösteren bir tarihçe ve kitaplık bir oluşum belirtiyor. göreceksiniz!..
bu eserde 1984’den 1996’ya kadar kendisiyle yapılmış röportajlara yer veriyor.
bu röportajlardan en çok dikkat çekeni “bütün yönleriyle kürt meselesi”…
bunun dışında çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan 12 röportaj…
takdim:
bu eser, günün şartlarına uygun ve günün hakkını verici "tamamlıklar" haline birbirine eklenen çizgimizin tutarlılığına bir kere daha şahitlik edici bir tarihçe hükmündedir.
bu eser, çeşitli gazeteler ve dergilerde yayınlanan, yayınlanmayan veya mücbir sebeblerle yayınlanamayan mülâkatlardan ve yazılı olarak verilmiş soru ve cevablardan oluşuyor; bu hâliyle bir albüm olması gerekirdi...
oysa öyle değil; "günün hakkını vererek yarını hedeflemek" şiarımız gereği, ne olmak ve ne yapmak istediğini bilen bir fikir ve aksiyon bünyesinin ifşâı hâlinde, içyüz bütünlüğü ve dışyüz sergisini gösteren bir tarihçe ve kitaplık bir oluşum belirtiyor. göreceksiniz!..
pek çok şey ezbere bilindiği için, esasına vakıf olunmadan ezbere cinsinden konuşuluyor...
bu yüzden de, imam-ı gazali hazretlerinin söylediği,
“insan bilmediği şeyin düşmanıdır!”
hikmeti çerçevesinde bir nevi hakikat ve hikmet düşmanlığı tecelli ediyor...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
bu yüzden de, imam-ı gazali hazretlerinin söylediği,
“insan bilmediği şeyin düşmanıdır!”
hikmeti çerçevesinde bir nevi hakikat ve hikmet düşmanlığı tecelli ediyor...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
hani bazı ahmakların gaflet derecesini gösteren bir söz vardır: : "dünya'ya bir kere geldik!"... hazcılığın dövizi bir söz!..
oysa adam, dünya'ya bir kere gelmekten dolayı "zaman israfı" içinde olunmaması gerektiğini anlamaz!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar sf:11
oysa adam, dünya'ya bir kere gelmekten dolayı "zaman israfı" içinde olunmaması gerektiğini anlamaz!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar sf:11
küçük politik esnaflıkların dışında, dünya bütün küçük ve ruhi desteksiz hayalleri eritici bir büyük hesaplaşmanın kaosuna, büyük değişimlere gebe bir yere geldi!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar
salih mirzabeyoğlu - adımlar
bir adamın zıtlarını muhasebeye çekemeyişinin mazur görülebilecek tarafı vardır; gücü yetmiyordur, aklı ermiyordur vesaire...
ama bu halin müdafaacısı olmak, muhasebe edebilene düşmanlık, tek kelimeyle hainliktir!..
salih mirzabeyoğlu -adımlar
ama bu halin müdafaacısı olmak, muhasebe edebilene düşmanlık, tek kelimeyle hainliktir!..
salih mirzabeyoğlu -adımlar
merhamet avcılığı değil, hakkını söke söke almanın manâ ve madde şartlarına erme davası!...bu şuur oldu mu, gerisi talime girer!...
dikkat edin: talim...
bu işin kâr hanesi de bu olur!...
salih mirzabeyoğlu -adımlar
dikkat edin: talim...
bu işin kâr hanesi de bu olur!...
salih mirzabeyoğlu -adımlar
bizim, insanları rahatsız edici bir tarafımız var:
sahte dengeleri, çerezlik doyumları ucuz tesellilerini yıkıyoruz...
çoğu, bizim haklı olduğumuzu bile bile kaçıyor; kaçışını mazur göstermek için de, muhalif olmak için mazeret tedariki gibi hallere düşüyor...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
sahte dengeleri, çerezlik doyumları ucuz tesellilerini yıkıyoruz...
çoğu, bizim haklı olduğumuzu bile bile kaçıyor; kaçışını mazur göstermek için de, muhalif olmak için mazeret tedariki gibi hallere düşüyor...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
küçük politik esnaflıkların dışında, dünya bütün küçük ve ruhi desteksiz hayalleri eritici bir büyük hesaplaşmanın kaosuna, büyük değişimlere gebe bir yere geldi!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar
salih mirzabeyoğlu - adımlar
şimdi bir mesele:
adam ortaya çıkıyor, ''tasarruf yapalım, kemer sıkalım, çok iyidir'' filan...imkânım olduktan sonra niçin kemer sıkayım?..
imkânım yoksa, niçin senin gibi kemer sıkma ihtiyacında olmayanlardan olmayayım ve bunu istemeyeyim?..
senin de bir ömrün var, benim de...
benimki kemer sıkma ile geçecek ve sen zevk ve sefa içindeki idareci, üstelik sırtımdan muvaffak olmuş bir tip çizeceksin!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar
adam ortaya çıkıyor, ''tasarruf yapalım, kemer sıkalım, çok iyidir'' filan...imkânım olduktan sonra niçin kemer sıkayım?..
imkânım yoksa, niçin senin gibi kemer sıkma ihtiyacında olmayanlardan olmayayım ve bunu istemeyeyim?..
senin de bir ömrün var, benim de...
benimki kemer sıkma ile geçecek ve sen zevk ve sefa içindeki idareci, üstelik sırtımdan muvaffak olmuş bir tip çizeceksin!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar
antiemperyalist mücadeleden bahseden bazı ilerici(!) çevrelerin, bugün halâ islâm düşmanlığı sözkonusu olurolmaz düzenin gönüllü maşası rolüne bürünmeleri, ibrete değer ayrı bir mevzudur!..
salih mirzabeyoğlu - adımlar
salih mirzabeyoğlu - adımlar
bizim Müslüman olarak türk, kürt veya arab diye hiç kimseye sadece kavminden dolayı bir dalkavukluk tavrımız yoktur ve müslüman hangi kavimden olursa olsun, kavim üstü "ümmet" esasına nisbetle kardeşimizdir.
salih mirzabeyoğlu - adımlar
salih mirzabeyoğlu - adımlar
islâm'da siyaset olup olmaması tartışılamaz; tartışılabilecek olan, doğru siyasetin ne olduğudur ki, bu da lâikleri enterese etmez...
Son olarak bir pişkinliğe daha temas etmek istiyorum: Adam liberal demokrat, sosyal demokrat, yahut yalnızca demokrat, yahut "milliyetçi" yaftalı, veya laik, falan, filân, filân..
islâm safinda duran muhatabına, "müslümanlık yalnız sizin tekelinizde mi?" demez mi...
hiçbir mezvu hiçkimsenin tekelinde değildir ama, namus iddia ederken pezevenklik yapanı da aslî karakteriyle tanımak zor olmasa gerek; islâm
pazarlıksız teslimiyettir ve taksitli, çekinceli imân olmaz...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
Son olarak bir pişkinliğe daha temas etmek istiyorum: Adam liberal demokrat, sosyal demokrat, yahut yalnızca demokrat, yahut "milliyetçi" yaftalı, veya laik, falan, filân, filân..
islâm safinda duran muhatabına, "müslümanlık yalnız sizin tekelinizde mi?" demez mi...
hiçbir mezvu hiçkimsenin tekelinde değildir ama, namus iddia ederken pezevenklik yapanı da aslî karakteriyle tanımak zor olmasa gerek; islâm
pazarlıksız teslimiyettir ve taksitli, çekinceli imân olmaz...
salih mirzabeyoğlu - adımlar
kafa kâğıdında "Müslüman" yazılı nice ahmağın Şeriat'a ve tarikata karşı olduğunu söylemesini de dikkate alarak, hiçbir gerçek müslümanın ne hakikatiyle tarikatın yasaklanmasını (zaten yasaklanamaz, çünkü ruhtan ruha bir davadır)
(...)
salih mirzabeyoğlu - adımlar
(...)
salih mirzabeyoğlu - adımlar
Salih Mirzabeyoğlu ile yapılan röportajların yer aldığı kitap… Ondan bir bölüm:
«DEDi— Bize ne tavsiye ediyorsunuz?
DEDiM [S.M.] — Tavsiye filân etmiyorum, istiyorum!.. i
islâm inkılâbı bir çeşit “aydınlar aristokrasisi”dir… Bu sınıfı temin, bunun önderliği, bu zemini teminin siyaseti… Gaye, esas, usûl, hedef buna nisbetle!..
Küfür yobazlarını, din yobazlarını tasfiye gayesine bağlı bir hareket… Benden isteneni istiyorum: Muazzam bir kadro… Sizin en büyük rolünüz şu: Gençlik, toplumda maya tutturan dinamik kısımdır…
Bunun çok büyük bir kısmını hayat yutar; sonra arkadan gelen gençliğin itici gücü… işin ideali, pörsümeden hep genç kalmak, kalabilmek ve hayatını davasına nisbetle tanzim etmek…
Çevreye şöyle bir bakın: Yaşı 30’u bulan adamların çoğunda dava, hayat sofrasındaki tuzluk gibidir… Çilesiz, rizikosuz, çöpten tatminler!.. imân, dünyalık telâşe sofrasının tuzluğu gibi değil ki!.. imân için yaşamak lâzım!.. Bu nasıl bir mükellefiyettir?.. Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nden söyleyeyim: Şehitlik şuuru… Bu nimetten kaçınıcı bir tavırla imân davası olmaz… Dikkat edin: Herkesin gûya iyi niyetle, “o da çalışıyor, bu da çalışıyor!” diye birbirine avans vermesi, kendisini riziko getirecek bir tertibten sıyırmak içindir… Nemelâzımcı da, ahmak da, bu başıbozukluk zeminine bayılır…
Böyle bir zeminde tezahür eden heyecan da, futbol seyircisinin “bizim takım” ruhiyatından farklı değildir… “islâm’a muhatab anlayış”ı temsil eden bir ideolocyaya bağlı, gerektiği yerde gerekeni yapacak insanlar; bu lâzım…
Bizim, insanları rahatsız edici bir tarafımız var: Sahte dengeleri, çerezlik doyumları, ucuz tesellilerini yıkıyoruz… Çoğu, bizim haklı olduğumuzu bile bile kaçıyor; kaçışını mazur göstermek için de, muhalif olmak için mazeret tedariki gibi hâllere düşüyor… Bu tesbitler çerçevesinde siz, kendinize âit iltifatları görebilirsiniz…» [*]
Salih Mirzabeyoğlu - Adımlar sf:45-46
«DEDi— Bize ne tavsiye ediyorsunuz?
DEDiM [S.M.] — Tavsiye filân etmiyorum, istiyorum!.. i
islâm inkılâbı bir çeşit “aydınlar aristokrasisi”dir… Bu sınıfı temin, bunun önderliği, bu zemini teminin siyaseti… Gaye, esas, usûl, hedef buna nisbetle!..
Küfür yobazlarını, din yobazlarını tasfiye gayesine bağlı bir hareket… Benden isteneni istiyorum: Muazzam bir kadro… Sizin en büyük rolünüz şu: Gençlik, toplumda maya tutturan dinamik kısımdır…
Bunun çok büyük bir kısmını hayat yutar; sonra arkadan gelen gençliğin itici gücü… işin ideali, pörsümeden hep genç kalmak, kalabilmek ve hayatını davasına nisbetle tanzim etmek…
Çevreye şöyle bir bakın: Yaşı 30’u bulan adamların çoğunda dava, hayat sofrasındaki tuzluk gibidir… Çilesiz, rizikosuz, çöpten tatminler!.. imân, dünyalık telâşe sofrasının tuzluğu gibi değil ki!.. imân için yaşamak lâzım!.. Bu nasıl bir mükellefiyettir?.. Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nden söyleyeyim: Şehitlik şuuru… Bu nimetten kaçınıcı bir tavırla imân davası olmaz… Dikkat edin: Herkesin gûya iyi niyetle, “o da çalışıyor, bu da çalışıyor!” diye birbirine avans vermesi, kendisini riziko getirecek bir tertibten sıyırmak içindir… Nemelâzımcı da, ahmak da, bu başıbozukluk zeminine bayılır…
Böyle bir zeminde tezahür eden heyecan da, futbol seyircisinin “bizim takım” ruhiyatından farklı değildir… “islâm’a muhatab anlayış”ı temsil eden bir ideolocyaya bağlı, gerektiği yerde gerekeni yapacak insanlar; bu lâzım…
Bizim, insanları rahatsız edici bir tarafımız var: Sahte dengeleri, çerezlik doyumları, ucuz tesellilerini yıkıyoruz… Çoğu, bizim haklı olduğumuzu bile bile kaçıyor; kaçışını mazur göstermek için de, muhalif olmak için mazeret tedariki gibi hâllere düşüyor… Bu tesbitler çerçevesinde siz, kendinize âit iltifatları görebilirsiniz…» [*]
Salih Mirzabeyoğlu - Adımlar sf:45-46
yani Kürt, Türk veya Arab, ilkel bir psikoloji içinde kavmiyle kuru kuru böbürlenen değil, islâm'ın hakikatini yaşatandır...
insan veya kavim, bu hakikate yaklaştığı kadar azizleşir, uzaklaştıkça da süflileşir...
Anlaşılıyor ki değer keyfiyettedir; şu veya bu kavme mensub olmak kimsenin kendi elinde değildir ve insan ancak kendi emeği derecesinde şereflenir...
bizim Müslüman olarak Türk, Kürt veya Arab diye hiç kimseye sadece kavminden dolayı bir dalkavukluk tavrımız yoktur ve Müslüman hangi kavimden olursa olsun, kavim üstü "Ümmet" esasına nisbetle kardeşimizdir..."
salih mirzabeyoğlu - adımlar
insan veya kavim, bu hakikate yaklaştığı kadar azizleşir, uzaklaştıkça da süflileşir...
Anlaşılıyor ki değer keyfiyettedir; şu veya bu kavme mensub olmak kimsenin kendi elinde değildir ve insan ancak kendi emeği derecesinde şereflenir...
bizim Müslüman olarak Türk, Kürt veya Arab diye hiç kimseye sadece kavminden dolayı bir dalkavukluk tavrımız yoktur ve Müslüman hangi kavimden olursa olsun, kavim üstü "Ümmet" esasına nisbetle kardeşimizdir..."
salih mirzabeyoğlu - adımlar
Çevreye şöyle bir bakın: Yaşı 30’u bulan adamların çoğunda dava, hayat sofrasındaki tuzluk gibidir…
Çilesiz, rizikosuz, çöpten tatminler!..
imân, dünyalık telâşe sofrasının tuzluğu gibi değil ki!.. imân için yaşamak lâzım!..
Bu nasıl bir mükellefiyettir?.. Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nden söyleyeyim:
Şehitlik şuuru…
Bu nimetten kaçınıcı bir tavırla imân davası olmaz…
Dikkat edin:
Herkesin gûya iyi niyetle, “o da çalışıyor, bu da çalışıyor!” diye birbirine avans vermesi, kendisini riziko getirecek bir tertibten sıyırmak içindir…
salih mirzabeyoğlu - adımlar
Çilesiz, rizikosuz, çöpten tatminler!..
imân, dünyalık telâşe sofrasının tuzluğu gibi değil ki!.. imân için yaşamak lâzım!..
Bu nasıl bir mükellefiyettir?.. Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nden söyleyeyim:
Şehitlik şuuru…
Bu nimetten kaçınıcı bir tavırla imân davası olmaz…
Dikkat edin:
Herkesin gûya iyi niyetle, “o da çalışıyor, bu da çalışıyor!” diye birbirine avans vermesi, kendisini riziko getirecek bir tertibten sıyırmak içindir…
salih mirzabeyoğlu - adımlar
yıllarca söve söve bitiremediği akp'lilere kul köle olan ibdacıların yayın organlarından birisi.
çok şanslısın keko, çünkü beynin yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar