bugün
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- ben işe gidiyorum4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- türkiye parçalansa kurulacak devletler4
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- hediye olarak bir kavanoz turşu3
- sonbaharda yapılacak en iyi şey12
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- aponun piçleri yıldıramaz bizleri3
- kovboy şekerlemesi6
- taş gibi hatunun memesini öpmek5
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- meloş meloş gibsoş8
- bir erkeğe nazar değmesi4
- gocunun elleri11
- urik hai kılıklı sevgiliye elf değeri vermek2
- 1 euro 56 12 tl3
- chatgpt'nin ahlakını bozmak4
- kimin ahını aldım acaba4
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- anonimlik yarak kürek bir şey2
- gocu34
- ai otomatik silme2
- sarapci koala hatayi20
- nick vermeden bir yazara seslen4
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler5
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- muhtar gocu8
- aşk ile yap4
- tahammül2
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- 1 galatasaray 2 beşiktaş 3 öcalanspor4
- 20 eylül 2026 erzurumspor samsunspor maçı4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya7
- iremga13
- nervio hamferdi9
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- benimle çok uğraşılması7
- eylül ayından beklentiniz5
- ikizlere takke diye bağıran pazarcı5
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- s'i l v'e r m'i s t23
- 20 ilde yeni nesil suç örgütü 155 gözaltı8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri37
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
sözlükte geçerli olmayan hede. (bkz: dön de götüne bak)
dinlerin, ideolojilerin ve tüm paradigmaların temelini oluşturması gereken hayatın en temel kavramı.
adalet yorumlarımız saatlerimize benzer; çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat eder.
hak ve cezanin dosdogru, eksiksiz tezahur etmesidir
Haksızın haksız,haklının haklı olduğu ama hiçbiryerde uygulanmayan bir kavram.Cennetle cehennemde varmı acaba?
toplumsal barış açısından, ferdin hukuku toplum hukukuna feda edilmez.
tam tersine toplum hukuku, ferdi haklar üzerine oturtulmalıdır. işte adelet böyle bir şey.
tam tersine toplum hukuku, ferdi haklar üzerine oturtulmalıdır. işte adelet böyle bir şey.
Türkiye'de ve hatta dünyada pekte adil olmayan hededir hödödür, terbiyesizdir.
ne ülkemize ne de dünyaya pek uğramayan bi kavram. hep bahsedilir ama hiç bir zaman layığıyla uygulanmaz.
her zaman merhametten önce gelmelidir.
kendine yapılmasını istemediğin birşeyi başkasına yapamamaktır... (1)
o hava gibidir.. var olduğu zaman pek öneminin anlaşılmadığı, var olmadığında en önemli ihtiyacımızdır... (2)
adalet mülkün temelidir(adalet devletin temelidir), hukukun amacı ve özüdür...
o hava gibidir.. var olduğu zaman pek öneminin anlaşılmadığı, var olmadığında en önemli ihtiyacımızdır... (2)
adalet mülkün temelidir(adalet devletin temelidir), hukukun amacı ve özüdür...
adalet duygusu merhametten de önde ve ileridir. hak edene hak ettiği verilir. çöllere yağmurları, çürümüşlüğe güneşleri getirendir.
merhametiniz bazı vakitler sevdiğinizi, ilginizi, zamanınızı, emeğinizi kayıracağından ve sizden çok onlara sadık kalacağından, haksızlık olarak nitelendirilebilecek amma ve lakin daha çok sevilen, ezilen için elzem gibi duran o gayeleri, hibe edebilir.
daha aç varken, sevdiğinizi tok olduğu halde doyurabilir.
ya adalet?
bir öpücük için sevgi yahut merhamet ölümü göze alabilecekken, adalet için busenin kıvamında bir eylemdir sadece. yahut bir amaç.
en çok, en mühim olanda zorluk çıkartır içtihatlarımızdaki adalet duygusu bize.
sevilenlerin adalet kefesine koyulması güç iştir. kavgalarda incinir diye düşünür yürek, yahut yağmurlarda ıslanır, soğuklarda üşür
koruma içgüdüsü, sevginin imgeleşmiş etten kemikten ahvaline ve kulaklarımızla bütünleşen merhametin sesli harflerinden karalanmış betimlerine sarılır sımsıkı, olanca gücüyle.
bu hissiyatları söküp atmak, daha fazla eksilmemize vesile olacakmış gibi, çaresizliğe sürükler bizi. öfkeleniriz, yeriliriz kimi zaman.
ısırır emrivakiliği seven naçarlık sivri dişleriyle, kaşır. kanatır. adı çaresizlik olan. her şey. her hançer, saplanır bize.
adalet, tüm kaygı ve kayırmaları görmezden gelir. sizin zihninizde takılı duran ve zamanlarınızda asılan, sizden önce elzemliğiyle size yaranmış, yar olmuş sevgileri dahi, süzgeçten geçirip, elemesiyle bilinir.
çengilerin, boğumlarla boğulmuş, yutağında huzursuzlukların, emsallerin ve esrarengiz olayların dizildiği şarkılarında, çığlıklarında ve çığırtkanlıklarında bile saklı hüznü, ensesinden tutarak çıkartabilir.
yalnızlık daha çok katlanılır ve dürüst olur o vakit.
merhametiniz bazı vakitler sevdiğinizi, ilginizi, zamanınızı, emeğinizi kayıracağından ve sizden çok onlara sadık kalacağından, haksızlık olarak nitelendirilebilecek amma ve lakin daha çok sevilen, ezilen için elzem gibi duran o gayeleri, hibe edebilir.
daha aç varken, sevdiğinizi tok olduğu halde doyurabilir.
ya adalet?
bir öpücük için sevgi yahut merhamet ölümü göze alabilecekken, adalet için busenin kıvamında bir eylemdir sadece. yahut bir amaç.
en çok, en mühim olanda zorluk çıkartır içtihatlarımızdaki adalet duygusu bize.
sevilenlerin adalet kefesine koyulması güç iştir. kavgalarda incinir diye düşünür yürek, yahut yağmurlarda ıslanır, soğuklarda üşür
koruma içgüdüsü, sevginin imgeleşmiş etten kemikten ahvaline ve kulaklarımızla bütünleşen merhametin sesli harflerinden karalanmış betimlerine sarılır sımsıkı, olanca gücüyle.
bu hissiyatları söküp atmak, daha fazla eksilmemize vesile olacakmış gibi, çaresizliğe sürükler bizi. öfkeleniriz, yeriliriz kimi zaman.
ısırır emrivakiliği seven naçarlık sivri dişleriyle, kaşır. kanatır. adı çaresizlik olan. her şey. her hançer, saplanır bize.
adalet, tüm kaygı ve kayırmaları görmezden gelir. sizin zihninizde takılı duran ve zamanlarınızda asılan, sizden önce elzemliğiyle size yaranmış, yar olmuş sevgileri dahi, süzgeçten geçirip, elemesiyle bilinir.
çengilerin, boğumlarla boğulmuş, yutağında huzursuzlukların, emsallerin ve esrarengiz olayların dizildiği şarkılarında, çığlıklarında ve çığırtkanlıklarında bile saklı hüznü, ensesinden tutarak çıkartabilir.
yalnızlık daha çok katlanılır ve dürüst olur o vakit.
insanlar tarafından toplumsal hayatla birlikte üretildiğine inandığım olmayan hadise.
Yok işte adalet diye bi şey yok kardeşim..
Adaleti belirleyen koşullar nedir ki? Milyonarca koşuldan hangisini seçip adaletli yada adaletsiz denilebilinir?
Yok işte adalet diye bi şey yok kardeşim..
Adaleti belirleyen koşullar nedir ki? Milyonarca koşuldan hangisini seçip adaletli yada adaletsiz denilebilinir?
(bkz: themis)
günümüz ülke koşullarında az rastlanan şey. hakim amcanın insafına, dürüstlüğüne kalmıştır adalet anlayışı.
ekmek teknesi medet'e göre, ağaca su vermektir.
adalet topaldır, ağır yürür. fakat gideceği yere er geç varır.
(bkz: mirabeau)
(bkz: mirabeau)
hukukun tatbikidir.
hak edenin, hak ettiğini almasıdır. (ilahi adalet).
-hakkımı ver gideyim adalet-
kavram olarak yücedir.
sıfat olarak adil, paha biçilemezdir.
peki bu nasıl sağlanabilir?
esas mesele adaletin tesis edilmesinde izlenecek yolun bulunmasıyla alakalıdır. adaletin tesisi için yapay yollardan kaçınılması gerektiği ise burda vurgulanmak istenen noktadır.
yapay adalet nedir?
yapay adalet, bir kuralın bize adaleti sağlayabileceği yanılgısıdır.
burada ayrım noktasına geldiğimiz şey yasa ve adaletin birbirini karşılamadığı gerçeğidir.
varolan normlarla, ideal hukuk dediğimiz 'olması gereken hukuk' bu noktada birbirinden ayrılmaktadır.
her yasa adil olanı sağlamayacaktır.
yasa dediğimiz şey sadece yürürlükte olan demektir. ideal bir yapı içermez. gayet tabi adaletsizliği barındırabilecektir.
örnek verelim gözümüz gönlümüz açılsın:
pek tabi ki bir dikdatör yasa koyucu olabilir. hatta yasa koyarken hukukçuları da kullanabilir.
bu yasanın adaletini, bize adalet sağlamasını gerektirmez.
yani adaletsizliğini bildiğimiz şeyden, 'ee kanun var kural var' diye yırtmaya çalışmak hiç anlamlı
değildir, olamayacaktır.
yasalar arkasına saklanmamız için paravan değildir, olmamalıdır.
bunları neden anlattım, şuraya gelmek için:
şunu düşünebiliriz; yarın bir gün adaletsizliğinden emin olduğumuz bir yasayla aleyhimize bir şekilde
karşılaştığımızda boyun eğmeyeceksek, rahat edemeyeceksek eğer; bu gün için adaletsizliği bildiğimiz
yasalara başkaları aleyhine arka çıkmak haksızlığına düşmeyelim.
bu gün bizden yana olan, yarın değişebilir.
değişmeyen tek şey değişimin kendisi değil, adalettir.
adalaletin temsilcisi ne hakimler, ne savcılar, ne avukatlar, ne de mahkemelerdir.
adaleti sadece yastık sağlayabilir.
başını akşam oraya koyduğunda seni rahat ettirebilecek şeyleri hayatında tatbik etmişsen işte o
zaman adalet sağlanmış olur.
düşünürün dediği gibi: iyi bir vicdan en rahat yastıktır.
kalbi taşlaşmış, beyni bulanıklaşmış adaletin ad'ını bilmeyen adamlara hidayet dilemek de her adil için vazifedir.
kavram olarak yücedir.
sıfat olarak adil, paha biçilemezdir.
peki bu nasıl sağlanabilir?
esas mesele adaletin tesis edilmesinde izlenecek yolun bulunmasıyla alakalıdır. adaletin tesisi için yapay yollardan kaçınılması gerektiği ise burda vurgulanmak istenen noktadır.
yapay adalet nedir?
yapay adalet, bir kuralın bize adaleti sağlayabileceği yanılgısıdır.
burada ayrım noktasına geldiğimiz şey yasa ve adaletin birbirini karşılamadığı gerçeğidir.
varolan normlarla, ideal hukuk dediğimiz 'olması gereken hukuk' bu noktada birbirinden ayrılmaktadır.
her yasa adil olanı sağlamayacaktır.
yasa dediğimiz şey sadece yürürlükte olan demektir. ideal bir yapı içermez. gayet tabi adaletsizliği barındırabilecektir.
örnek verelim gözümüz gönlümüz açılsın:
pek tabi ki bir dikdatör yasa koyucu olabilir. hatta yasa koyarken hukukçuları da kullanabilir.
bu yasanın adaletini, bize adalet sağlamasını gerektirmez.
yani adaletsizliğini bildiğimiz şeyden, 'ee kanun var kural var' diye yırtmaya çalışmak hiç anlamlı
değildir, olamayacaktır.
yasalar arkasına saklanmamız için paravan değildir, olmamalıdır.
bunları neden anlattım, şuraya gelmek için:
şunu düşünebiliriz; yarın bir gün adaletsizliğinden emin olduğumuz bir yasayla aleyhimize bir şekilde
karşılaştığımızda boyun eğmeyeceksek, rahat edemeyeceksek eğer; bu gün için adaletsizliği bildiğimiz
yasalara başkaları aleyhine arka çıkmak haksızlığına düşmeyelim.
bu gün bizden yana olan, yarın değişebilir.
değişmeyen tek şey değişimin kendisi değil, adalettir.
adalaletin temsilcisi ne hakimler, ne savcılar, ne avukatlar, ne de mahkemelerdir.
adaleti sadece yastık sağlayabilir.
başını akşam oraya koyduğunda seni rahat ettirebilecek şeyleri hayatında tatbik etmişsen işte o
zaman adalet sağlanmış olur.
düşünürün dediği gibi: iyi bir vicdan en rahat yastıktır.
kalbi taşlaşmış, beyni bulanıklaşmış adaletin ad'ını bilmeyen adamlara hidayet dilemek de her adil için vazifedir.
(bkz: adalet bakanlığı)
7 kıta 7 iklimin sultanı kanuni sultan süleymanın topkapı sarayına diktirdiği ağaçlara,
karıncalar tarafından zarar verilmektedir. çözüm basittir. karıncaların telef edilmesi.
Fakat bir adalet devletinde bu bile adalet organlarına danışılmalıdır. şeyhülislam ebussuud efendi ye
bir mektup yollanır:
dırahta ger ziyan etse karınca
zarar varmıdır anı kırınca
(dıraht:ağaç anı:onu)
bu şairane isteğe şairane bir cevap gelir:
yarın hakkın divanına varınca
süleymandan hakkın alır karınca
insanın tüylerini diken diken eder bu kıssadan hisse kısa hikaye.
olay şudur:
padişah karıncaya dava açmıştır fakat kazanan karınca olmuştur.
osmanlı torunu; *"karınca için dahi adalet"diyen bir medeniyetin torunusun sen.
halinden utan! yerin dibine gir!
adalet nedir? hepsi boş adalet işte budur.
karıncalar tarafından zarar verilmektedir. çözüm basittir. karıncaların telef edilmesi.
Fakat bir adalet devletinde bu bile adalet organlarına danışılmalıdır. şeyhülislam ebussuud efendi ye
bir mektup yollanır:
dırahta ger ziyan etse karınca
zarar varmıdır anı kırınca
(dıraht:ağaç anı:onu)
bu şairane isteğe şairane bir cevap gelir:
yarın hakkın divanına varınca
süleymandan hakkın alır karınca
insanın tüylerini diken diken eder bu kıssadan hisse kısa hikaye.
olay şudur:
padişah karıncaya dava açmıştır fakat kazanan karınca olmuştur.
osmanlı torunu; *"karınca için dahi adalet"diyen bir medeniyetin torunusun sen.
halinden utan! yerin dibine gir!
adalet nedir? hepsi boş adalet işte budur.
delilere bırakılması gereken kutsal olgudur. çünkü delilerin adaleti iradelerinin açlığını doyurmaktan uzaktır, mantıksız ama objektiftir. bir insanınki gibi; tek bir yöne odaklı değildir.
"demek ki adalet yeterince adil değil"
-ferhan şensoy
-ferhan şensoy
elinde fırsat olan herkesin, o anda ikinci kez düşünmeden sağlaması gereken şeydir. adalet uğruna resmi ya da gayri resmi olarak öldürülebilir, ölebilirsiniz.
tüm kalbinizle inandığınız o kişisel adaletinizi sağladıktan sonra "adalet" ibresi size döner; daha güçlü olanlar sizi alt eder.
tüm kalbinizle inandığınız o kişisel adaletinizi sağladıktan sonra "adalet" ibresi size döner; daha güçlü olanlar sizi alt eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar