bugün
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması5
- evlenmekten korkmak4
- seks yapmayı zevkli sanmak8
- ela rumeysa cebeci3
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- amcığın tadını unutmak3
- herkes uyudu mu4
- sabah olmuş2
- sevgiliyi bağırtmak4
- kova burcu erkeği2
- sevgiliyle ilk sevişme3
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme3
- flörtün strapon hediye etmesi6
- a milli takım da psikolog sorunu2
- ekşi sözlük14
- tai lung24
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- salma hayek seksiliği8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- ctrlx6
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- fusya semsiyeli yabanci10
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- pandela28
- güvenilir2
- spor yapmayan erkek13
- 2026 dünya kupası37
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- ctrlx benimle evlenir misin5
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- kazak erkekleri5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- babam hiç dövmezdi insanı11
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- gerdek namazı3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- futbol30
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- gürsel tekin7
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
tüm insanlığın üzerinde birleştiği bir tanımının yapılması zordur. özellikle farklı ideolojiler farklı tanımlar yapmıştır. özlemdir.
Yaygın ve geniş anlamı ile, insanların bütün haklarına saygı göstermek ver herkese hakkını verme fazileti. Adalet, bu bakımdan insan cemiyetlerinin temelidir. Ahlâk ve hukukun gelişmesinde, insanların kültürce yükselmesinde kılavuzluk etmiş en yüksek prensiplerden biridir.
bir elde tutulmuş iki tarafı tabaklı tartı şekildeki terazi ile simgelenir.
gözleri bağlı, elinde terazi tutan bir kadın tarafından sembolize edilmiş kavramdır.
türkiye'de artık kime göre, neye göre bakış açıları ile değerlendirilen kavram. adalete artık bir futbol fanatiği tadında bakıyoruz. kendi görüşlerimize uygun kararlarda gol diye seviniyoruz, bize ters gelen kararlarda tribün terörü estiryoruz.
dünya adalet liginde küme düşüyoruz, haberimiz yok. hepimize yazık. hepimize...
dünya adalet liginde küme düşüyoruz, haberimiz yok. hepimize yazık. hepimize...
söylenince ilk olarak hz.ömer'i akıllara getiren kavramdır... ama bir isimden daha söz etmek gerekir bu kavram çerçevesinde: Nuşirevan...Sasani ailesinden adaletiyle nam salmış bir hükümdardır Nuşirevan...hz. peygamber, onun hükümdarlığının son yıllarında doğmuştur. Adalet arayanların sığınağı olan Nuşirevan'ın çok geniş, çok yüsek bir "tâk" yaptırdığı, bu tâka bir zincir taktırdığı ve ucuna da bir çan bağlattığı rivayet edilir. Bu çan aracılığıyla zulme uğrayanlar Nuşirevan'a ulaşmmışlar adaletine sığınmışlardır.
kendisini gören olursa selamımı söylesin...
onca hukuk okuyan gence acıyorum. satılık dünyada adelette satılık tabi. zaten hiçbir sistem adeleti insan yaptırımlarıyla saglayamaz. cünkü insanın milyonlarca istismar edilecek zaafı var.
aşk'ta hiç bir işlevseliği olmayan mekanizma.
hukuk'un allahı.
maalesef ülkemizde varlığından şüphe ettiğim kavram.
ayrıca herkese eşit davranmak değil herkese hakkettiğini vermektir.
ayrıca herkese eşit davranmak değil herkese hakkettiğini vermektir.
türk insanının artık yokluğunu, ve hayatta elde edemeyeceğini kabullendiği ütopya.
elinde fırsat olan herkesin, o anda ikinci kez düşünmeden sağlaması gereken şeydir. adalet uğruna resmi ya da gayri resmi olarak öldürülebilir, ölebilirsiniz.
tüm kalbinizle inandığınız o kişisel adaletinizi sağladıktan sonra "adalet" ibresi size döner; daha güçlü olanlar sizi alt eder.
tüm kalbinizle inandığınız o kişisel adaletinizi sağladıktan sonra "adalet" ibresi size döner; daha güçlü olanlar sizi alt eder.
"demek ki adalet yeterince adil değil"
-ferhan şensoy
-ferhan şensoy
delilere bırakılması gereken kutsal olgudur. çünkü delilerin adaleti iradelerinin açlığını doyurmaktan uzaktır, mantıksız ama objektiftir. bir insanınki gibi; tek bir yöne odaklı değildir.
7 kıta 7 iklimin sultanı kanuni sultan süleymanın topkapı sarayına diktirdiği ağaçlara,
karıncalar tarafından zarar verilmektedir. çözüm basittir. karıncaların telef edilmesi.
Fakat bir adalet devletinde bu bile adalet organlarına danışılmalıdır. şeyhülislam ebussuud efendi ye
bir mektup yollanır:
dırahta ger ziyan etse karınca
zarar varmıdır anı kırınca
(dıraht:ağaç anı:onu)
bu şairane isteğe şairane bir cevap gelir:
yarın hakkın divanına varınca
süleymandan hakkın alır karınca
insanın tüylerini diken diken eder bu kıssadan hisse kısa hikaye.
olay şudur:
padişah karıncaya dava açmıştır fakat kazanan karınca olmuştur.
osmanlı torunu; *"karınca için dahi adalet"diyen bir medeniyetin torunusun sen.
halinden utan! yerin dibine gir!
adalet nedir? hepsi boş adalet işte budur.
karıncalar tarafından zarar verilmektedir. çözüm basittir. karıncaların telef edilmesi.
Fakat bir adalet devletinde bu bile adalet organlarına danışılmalıdır. şeyhülislam ebussuud efendi ye
bir mektup yollanır:
dırahta ger ziyan etse karınca
zarar varmıdır anı kırınca
(dıraht:ağaç anı:onu)
bu şairane isteğe şairane bir cevap gelir:
yarın hakkın divanına varınca
süleymandan hakkın alır karınca
insanın tüylerini diken diken eder bu kıssadan hisse kısa hikaye.
olay şudur:
padişah karıncaya dava açmıştır fakat kazanan karınca olmuştur.
osmanlı torunu; *"karınca için dahi adalet"diyen bir medeniyetin torunusun sen.
halinden utan! yerin dibine gir!
adalet nedir? hepsi boş adalet işte budur.
(bkz: adalet bakanlığı)
-hakkımı ver gideyim adalet-
kavram olarak yücedir.
sıfat olarak adil, paha biçilemezdir.
peki bu nasıl sağlanabilir?
esas mesele adaletin tesis edilmesinde izlenecek yolun bulunmasıyla alakalıdır. adaletin tesisi için yapay yollardan kaçınılması gerektiği ise burda vurgulanmak istenen noktadır.
yapay adalet nedir?
yapay adalet, bir kuralın bize adaleti sağlayabileceği yanılgısıdır.
burada ayrım noktasına geldiğimiz şey yasa ve adaletin birbirini karşılamadığı gerçeğidir.
varolan normlarla, ideal hukuk dediğimiz 'olması gereken hukuk' bu noktada birbirinden ayrılmaktadır.
her yasa adil olanı sağlamayacaktır.
yasa dediğimiz şey sadece yürürlükte olan demektir. ideal bir yapı içermez. gayet tabi adaletsizliği barındırabilecektir.
örnek verelim gözümüz gönlümüz açılsın:
pek tabi ki bir dikdatör yasa koyucu olabilir. hatta yasa koyarken hukukçuları da kullanabilir.
bu yasanın adaletini, bize adalet sağlamasını gerektirmez.
yani adaletsizliğini bildiğimiz şeyden, 'ee kanun var kural var' diye yırtmaya çalışmak hiç anlamlı
değildir, olamayacaktır.
yasalar arkasına saklanmamız için paravan değildir, olmamalıdır.
bunları neden anlattım, şuraya gelmek için:
şunu düşünebiliriz; yarın bir gün adaletsizliğinden emin olduğumuz bir yasayla aleyhimize bir şekilde
karşılaştığımızda boyun eğmeyeceksek, rahat edemeyeceksek eğer; bu gün için adaletsizliği bildiğimiz
yasalara başkaları aleyhine arka çıkmak haksızlığına düşmeyelim.
bu gün bizden yana olan, yarın değişebilir.
değişmeyen tek şey değişimin kendisi değil, adalettir.
adalaletin temsilcisi ne hakimler, ne savcılar, ne avukatlar, ne de mahkemelerdir.
adaleti sadece yastık sağlayabilir.
başını akşam oraya koyduğunda seni rahat ettirebilecek şeyleri hayatında tatbik etmişsen işte o
zaman adalet sağlanmış olur.
düşünürün dediği gibi: iyi bir vicdan en rahat yastıktır.
kalbi taşlaşmış, beyni bulanıklaşmış adaletin ad'ını bilmeyen adamlara hidayet dilemek de her adil için vazifedir.
kavram olarak yücedir.
sıfat olarak adil, paha biçilemezdir.
peki bu nasıl sağlanabilir?
esas mesele adaletin tesis edilmesinde izlenecek yolun bulunmasıyla alakalıdır. adaletin tesisi için yapay yollardan kaçınılması gerektiği ise burda vurgulanmak istenen noktadır.
yapay adalet nedir?
yapay adalet, bir kuralın bize adaleti sağlayabileceği yanılgısıdır.
burada ayrım noktasına geldiğimiz şey yasa ve adaletin birbirini karşılamadığı gerçeğidir.
varolan normlarla, ideal hukuk dediğimiz 'olması gereken hukuk' bu noktada birbirinden ayrılmaktadır.
her yasa adil olanı sağlamayacaktır.
yasa dediğimiz şey sadece yürürlükte olan demektir. ideal bir yapı içermez. gayet tabi adaletsizliği barındırabilecektir.
örnek verelim gözümüz gönlümüz açılsın:
pek tabi ki bir dikdatör yasa koyucu olabilir. hatta yasa koyarken hukukçuları da kullanabilir.
bu yasanın adaletini, bize adalet sağlamasını gerektirmez.
yani adaletsizliğini bildiğimiz şeyden, 'ee kanun var kural var' diye yırtmaya çalışmak hiç anlamlı
değildir, olamayacaktır.
yasalar arkasına saklanmamız için paravan değildir, olmamalıdır.
bunları neden anlattım, şuraya gelmek için:
şunu düşünebiliriz; yarın bir gün adaletsizliğinden emin olduğumuz bir yasayla aleyhimize bir şekilde
karşılaştığımızda boyun eğmeyeceksek, rahat edemeyeceksek eğer; bu gün için adaletsizliği bildiğimiz
yasalara başkaları aleyhine arka çıkmak haksızlığına düşmeyelim.
bu gün bizden yana olan, yarın değişebilir.
değişmeyen tek şey değişimin kendisi değil, adalettir.
adalaletin temsilcisi ne hakimler, ne savcılar, ne avukatlar, ne de mahkemelerdir.
adaleti sadece yastık sağlayabilir.
başını akşam oraya koyduğunda seni rahat ettirebilecek şeyleri hayatında tatbik etmişsen işte o
zaman adalet sağlanmış olur.
düşünürün dediği gibi: iyi bir vicdan en rahat yastıktır.
kalbi taşlaşmış, beyni bulanıklaşmış adaletin ad'ını bilmeyen adamlara hidayet dilemek de her adil için vazifedir.
hak edenin, hak ettiğini almasıdır. (ilahi adalet).
hukukun tatbikidir.
adalet topaldır, ağır yürür. fakat gideceği yere er geç varır.
(bkz: mirabeau)
(bkz: mirabeau)
ekmek teknesi medet'e göre, ağaca su vermektir.
günümüz ülke koşullarında az rastlanan şey. hakim amcanın insafına, dürüstlüğüne kalmıştır adalet anlayışı.
(bkz: themis)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar