bugün
- favlayan yazarın asıl amacı13
- iskilipli atıf hoca21
- robert de niro denince akla gelen ilk film6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması6
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- togg3
- camfrog sönmez küfürleri2
- ahmet nazif zorlu8
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- ismail kartal17
- atatürk düşmanı değilim2
- iş yerinde atletle çalışmak4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- fon vurgunu3
- evli bir kadını sikmek4
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- otel odasında yalnız kalmak4
- millette manyak para var21
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- sözlük kürdü54
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü31
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- pazarama com3
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- boşandığı eşine araba alan adam8
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- kale3112 tarzı entry girmek2
- osmanlı hanedanı3
- casino2
- 693
- zenci kadın poposu2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- nar tanelemek5
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- red flag sözlük yazarları2
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
absürdizm, herhangi bir yaratıcı olmadığından insanlığın evrende bir anlam bulmasına yönelik uğraşlarının boşa bir çaba olduğunu ve eninde sonunda bu anlam uğraşının başarısız olacağını söyleyen felsefi düşünce akımıdır
kelime anlami 'sacma' olan absurd kavrami, varolusculuk akimindan sonra ortaya konulan bir kavramdir. insan - evren iliskisi ve kavramsallik ile yakindan ilintili olan kavram, ozellikle albert camus tarafından ayrintilandirilmistir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
(bkz: saçma)
(bkz: albert camus)
Aslında çoğumuz Albert camus'nün "yabancı" sındaki meursault gibi, farkında olmadan absurd duygusunu yaşarız.
"albert camus ve başkaldırma felsefesi" -ali osman gündoğan-
Absurd duygusu'nu çok detaylı anlatan bir kitap.
"albert camus ve başkaldırma felsefesi" -ali osman gündoğan-
Absurd duygusu'nu çok detaylı anlatan bir kitap.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar