bugün
- sözlüğün en kötü yazarları12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- 50 tl vs true ile bir gün6
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- abd iran ateşkesinin sınanması2
- vadesini doldurmuş kibir7
- uslu durursanız vajinamı görebilirsiniz2
- büyük meme varoşluğu2
- kolye6
- beşiktaş3
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek4
- 6 haziran 20265
- evli bir kadınla birlikte olmak2
- kadınları itici yapan detaylar10
- büyük meme gören erkeklerin daha uzun yaşaması2
- araba ön camına güneşte ne konulur4
- boş kategoriler kullanan toplum4
- 2026 haziran ayının cumartesi günleri2
- küçük memedeki hayat doluluk6
- kul hakkı yemek4
- yasemin sakallıoğlu7
- görünme arzusu ve bilinme korkusu arasındaki araf4
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- güne bir söz bırak4
- kırmızı5
- sevişmek istediğiniz ünlüler3
- bilgili yazarlar2
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın5
- musa anter'i nasıl bilirdiniz3
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kürtçe ıslık çaldığı için hapsi istenen kürt3
- meyveli soda içen erkek2
- erkekler neye aşık olur sorunsalı4
- degersiz hissettirmek3
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- tanrının insana verdiği en büyük ceza3
- rümeysa eker11
- taşkınlığı keşfeden zihin4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- homeros devrinde yüce dangalak olmak2
- flört uygulamalarında algoritma hatası3
- modern felsefede tefekkür olmaması3
- beyaz tenli olmak6
- ortamın enerjisini düşüren insan5
- birader hedesi3
- nefreti kusarken çıkarılan ses2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
kelime anlami 'sacma' olan absurd kavrami, varolusculuk akimindan sonra ortaya konulan bir kavramdir. insan - evren iliskisi ve kavramsallik ile yakindan ilintili olan kavram, ozellikle albert camus tarafından ayrintilandirilmistir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
