bugün
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek11
- ölümden korkuyor musunuz12
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- hava su ateş toprak2
- zalbert ramstein5
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- anneanne2
- queen feristah15
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ghost rider2
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- melatonin3
- işiniz gücünüz yok mu11
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükten korkmak5
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- apo'nun villası11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kürdü sevin21
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- uludağ itiraf15
- bir kadından hoşlanmak3
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ sözlük evreni8
- mazotun litresi 101 lira35
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
kelime anlami 'sacma' olan absurd kavrami, varolusculuk akimindan sonra ortaya konulan bir kavramdir. insan - evren iliskisi ve kavramsallik ile yakindan ilintili olan kavram, ozellikle albert camus tarafından ayrintilandirilmistir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
orhan hancerlioglu, dusunce tarihi isimli kitabinda absurd kavramini camus'nun goruslerinden orneklerle anlatmistir. camus'ye gore evren sacmadir, uyumsuzdur, akla aykiridir, bilinemezdir. bilim yoluyla evren degil sadece olgular kavranabilir. camus'ye gore, evrenin en buyuk sacmaliklarindan biri olum kavramidir. varolusculugun acikca savundugu fikirlerden biri, varolusun icinde toplumsalligi da barindiran 'oz'den once geldigi ve evrenin insan icin varoldugudur. bu durumda insan icin varolan evrenin insani yok etmesi son derece sacma bir durumdur.
camus, insanin evrenin sacmaligi ve olumle bitisi karsisinda ilk bakista secmeye meyilli oldugu iki yoldan bahseder; bunlardan biri evrenin otesini umut etmek, digeri ise kendini oldurmektir. aslinda bu iki yol da sacmadir. camus tam bu noktada nihilistlerden ayri bir yol tutar: "ruhum, olumsuz hayati isteme, mumkun olani tuket." diyerek olumu ya da umudu degil, yasami savunur. olum ya da umudu kacamak olarak nitelendirir; onemli olan yarini dusunmeden dunya uzerinde mumkun oldugu kadar cok kalarak evrene direnmektir. bu yasam surecinde evrene bir anlam yuklemeye kalkismaz, sadece yasar:
"dunyanin kendisini asan bir anlami var midir bilmiyorum; ama bu anlami bilmedigimi, ogrenmemin de benim icin simdilik imkansiz oldugunu biliyorum. durumumun disinda olan bir anlamin benim icin anlami ne? ben ancak insan terimleriyle anlayabilirim. dokundugum sey bana karsi direnen sey, iste budur benim anladigim. oyleyse anladigimi birakmamaliyim. bana acik goruneni, bana karsi bile olsa, tutmaliyim."
camus'ye gore evren insana karsidir ve insan evrenle uyumsuzdur. eskiden evrende yasamaya deger bir anlam olup olmadigi sorgulanirken bu dusunceyle birlikte ne kadar anlamsiz olursa o kadar iyi yasanacagini soyler. yasamak uyumsuzu yasatmaktır ve uyumsuzla birlikte sonsuz ozgurluk gelmektedir. kisi uyumsuzlukla birlikte herhangi bir amaca hizmet etme zorunlulugunun ortadan kalkisini da kazanmistir; tek yapabilecegi her seyle birlikte kendisini de tuketmektir. bu yuzden uyumsuz:
1. meydan okur.
2. hayat disindaki her seye ilgisiz kalir.
hayat disindaki her seye ilgisiz kalmayla birlikte kisinin deger siralamasi da ortadan kalkar; ama bu her seyi degersizlestirdigi anlamina da gelmez. oncelikle kisi, olumu degil yasami secerek hayata belli bir deger biçer; dolayisiyla da uyumsuzun benimseyebilecegi tek erdem kendini -zorunlu- kilan erdemdir.
bu durumda kisi yaptiklarindan sadece sorumlu bulunabilir. bir marifet ya da sucdurumu soz konusu degildir. camus'ye gore tanrilar tarafindan tepeye varmadan asagiya yuvarlanan bir kayayi sonsuza kadar tepeye cikarmaya calismaya mahkum edilen sisyphos mutludur; cunku kaderi kendisinindir; biliyor ve umut etmiyordur. bilmeyen ve umut edenler mutsuzluga mahkumdur.
camus, uyumsuza uc nitelik bicer: kafa tutma, ozgurluk ve cesitlilik. dusuncenin kaderi imgeler halinde sicramaktir ve hayatin uyumsuzlugunu gormek kisiye her turlü asiriliga kucak acma hakkini verir. kisinin sacma olan evrene karsi durabilmek icin yapabilecegi en iyi sey sacmalamaktir.
iste sacmalamanın bu varolussal savunusu, kavramsal muzikte de oldugu gibi kendisini koruyarak yerini bulmaktadir. sese uyumlu ya da uyumsuz gibi bir deger bicme durumu ortadan kalkmis ve tipki hayata da uygulanmasi gerektigi gibi notr bir bakis acisiyla ele alinmaya baslanmistir. ayrica son derece yumusak ve 'uyumlu' bir parcayi soyleyen sarkici, parcanin ortasinda bagirip cagirma ve kufretme hakkini kendisinde gormeye baslamistir.
camus'nun absurd bakisina gore, dunyanin yuce bir anlami olmamasina ragmen onda bir sey vardir ve bu insandir; cunku sadece insan anlam arar. dunyanin insandan baska bir anlami yoktur. insanin kazanabilecegi en buyuk zafer, mutlulugudur ve kisi bu zaferi kaderine karsi kazanir. kisinin zaferi, yani mutluluk, dunyayı ondan hicbir sey beklemeden sevmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar