bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi20
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- mazotun litresi 90 lira14
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- parti tüzüğü okumak8
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- s'i l v'e r m'i s t25
- kahve yemek4
- şizofrenik hikayeler5
- ecevit ekonomisi4
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- eylülde tatil yapmak7
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek2
- türkiye iran savaşı7
- sarı torba10
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- ama yeni parti tüzüğü13
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir4
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- eğitimde fırsat eşitliği3
- ahmet davutoğlu4
- türkiye iran'a bedel ödetmemize yardımcı oluyor3
- afd'ye oy veren türkler3
- yalancı su böreği10
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları4
- kargalar4
- biraderin koşturmaya başlaması2
- yeni türkiye yi bir görselle özetle4
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- 4 eylül 20262
- kapadokya8
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı3
- avanos2
- 20322
- jd vance3
- prednol2
- bu koyden olsam ne olacak21
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi3
- yaprak dökümü ayşe3
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- münafıklık nedir nasıl anlarız2
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- tulumba tatlısı6
- ey insan3
bitmesi başlamasından pek hayırlı olgu.
aşk tüm imkansızlıklara rağmen sevdiğinizin sizi sevdiğine kendini inandırabilme yeteneğidir.
a$k.. sonucunu bile bile oyun oynamaktir.
kaynak: $ipsevdi
kaynak: $ipsevdi
aşk,tek kişilik duygu yoğunluğudur.duygusal olursa veya iki kişilk olursa sevda olur..
aliskanlık yapan bir cesit duygusal uyusturucu madde.
" salâ'm okunuyor bakı$larında "
küçük iskender..
küçük iskender..
a$k; yastiga o diye sarilip uyumak.
a, $ ve k harflerinin yan yana gelmesiyle olusan kelime...
herkesin hakkında bir tanımlama yapabileceğini, ama yapılan en iyi tanımlamalarda bile hep bir şeylerin eksik kalacağını düşünmemden dolayı alfabeyle sınırlı harflerle tanımlayamadığım duygusal tepkimedir.
uzun lafın kısası, aşk; ^+4&/?é!2")(;:ş_?=)((/&%%+%%/%%+^$#££){[]}`´ææß@€i¨~´ßæ-2*3@'!^+%+&/()=?_ 怀ßi´\|\}][{½$#£)!'^+%&/()=?
budur.
uzun lafın kısası, aşk; ^+4&/?é!2")(;:ş_?=)((/&%%+%%/%%+^$#££){[]}`´ææß@€i¨~´ßæ-2*3@'!^+%+&/()=?_ 怀ßi´\|\}][{½$#£)!'^+%&/()=?
budur.
herkesin kendince baska yorumlar yaptigi ama bilimsel olarak bile hala aciklama getirelemeyen tek duygu..
işte hikâyemiz böyle dostlarım
Şu parasız yapılan alışveriş
işte borç kartımız, çakıverin imzayı
Yorgan daima kısa gelirmiş
Bu uç, şu uca ulaşamazmış
Diyebilir misiniz amma da iş
Aramak onu ufukların ardında
Arada düşmüş yaprakları tekmelemek
Ovmak bir çıplak ayağı
Bütün yürekleri kiraya vermek
Ya da bir aynalı odada
Bir otomobilde
Kaporta aya doğru dikilmiş
Masumluk, duruversin istediği yerde
Nerede başlatırsa başlatsın cümbüşünü
Sesler tiz perdeden kadıncıl ve sonsuz
Bir başkalık belirir her seferinde
Gişelerin önünde, henüz açılmamış
Kenetlenmiş eller durmadan çıtırdar
Kuyrukta süngüsü düşmüş bir adam
Bir zayıf yaşlı bayan
Ve sinemadaki filim
Bir büyük aşkı ilân eder neonlu ışıklar
Çarşaf gibi reklamlarda
Senaristin de garantisi var. *
Şu parasız yapılan alışveriş
işte borç kartımız, çakıverin imzayı
Yorgan daima kısa gelirmiş
Bu uç, şu uca ulaşamazmış
Diyebilir misiniz amma da iş
Aramak onu ufukların ardında
Arada düşmüş yaprakları tekmelemek
Ovmak bir çıplak ayağı
Bütün yürekleri kiraya vermek
Ya da bir aynalı odada
Bir otomobilde
Kaporta aya doğru dikilmiş
Masumluk, duruversin istediği yerde
Nerede başlatırsa başlatsın cümbüşünü
Sesler tiz perdeden kadıncıl ve sonsuz
Bir başkalık belirir her seferinde
Gişelerin önünde, henüz açılmamış
Kenetlenmiş eller durmadan çıtırdar
Kuyrukta süngüsü düşmüş bir adam
Bir zayıf yaşlı bayan
Ve sinemadaki filim
Bir büyük aşkı ilân eder neonlu ışıklar
Çarşaf gibi reklamlarda
Senaristin de garantisi var. *
aşk kalplerin cenaze törenidir.
iki kişiden birinin, şanslıysalar her ikisinin birden diğerini ömür boyu ayrılmayı istemeyecek kadar sevmesidir.
türkçe'deki tek heceli, en uzun kelimedir. *
(bkz: ne desem boş şimdi)
karnının ağırması başının dönmesi ayrıca sevdiğinin yanında aşırı derecede heycanlanmaktır...
yüksek sesle müzik dinlerken kendi sesinizi duymadan müziğe eşlik etmek ve bundan mutlu olmaktır.
sabahlara kadar ağlamak, tarifsiz bir acı yaşamak...
np:tony martin - why love;
herkese kendi "film noir" ini yapma imkanı veren dolayısıyla dünya'nın en yaratıcı, herkesin kendine göre tanımlayabileceği, dolayısıyla sonsuza kadar zentrilyonlarca anlamı olacak bir başyapıt. zaman zaman, taşları yerine koyma oyunu. kusursuz sevgi, 100% gaz etkili bir fabrika, "örnekler ile çoğaltılabilir" bir yaşam döngüsü, kafa yapıcı, dağınık, vesaire.
"back where i belong in your arms again
wishing i was back where i belong
in your arms again"
np:guns'n roses - november rain ;
ilk tanışma anı. anlam verememe, idrak kapasitesinin bad sector vermesi. akabinde; cümle kuramama, soğukluk. şaşkınlığa mütakip farkına varma durumu. ilginç, enteresan, yersiz bir kargaşanın nedeni olan aptal nöronların yer değiştirmesi gelir ardından. zoraki durgunluk. salaklık.
"if we could take the time to lay it on the line
i could rest my head just knowin' that you were mine
all mine
so if you want to love me then darlin' don't refrain
or i'll just end up walkin' in the cold november rain"
np:scorpions - fly to the rainbow;
hoşlanma. çarpılma. hala gerçek, inanması zor. eşine az rastlanır bir sıcaklık. gülümsediğinde, için cız etmesi çok güzel. uçuş, analog sentezleyici eşliğinde, gök kuşaklarının üzerindeyim. yağmur yeni yağmış.
"rain in the sky , make the world fly,
into time, beg me your time."
np:queen - rain must fall;
söyleyemiyorum ağzımı açıp iki cümle. "tanıştığıma memnun oldum" un çok ötelerindeyim. otobüsün puslu camına yaslıyorum kafamı. nedeni bilinmez birden gözlerim yaşarıyor. burnum akmış, zerre sikimde değil. yağmur yağsın istiyorum. bir yerlerde yağıyorsa eğer, o insanlar dünyanın en şanslı insanları oluveriyor birden. burada da yağacak, biliyorum.
"life is so exciting
acting so bizzare
your world is so inviting
playing really cool
and looking so mysterious honey
your every day is full of sunshine
but into every life a little rain must fall"
eve gelince de ağzımdan direk şunlar çıkıyor: "kötü oldum ben ya"
moriybund sez.
moriybund diez..
herkese kendi "film noir" ini yapma imkanı veren dolayısıyla dünya'nın en yaratıcı, herkesin kendine göre tanımlayabileceği, dolayısıyla sonsuza kadar zentrilyonlarca anlamı olacak bir başyapıt. zaman zaman, taşları yerine koyma oyunu. kusursuz sevgi, 100% gaz etkili bir fabrika, "örnekler ile çoğaltılabilir" bir yaşam döngüsü, kafa yapıcı, dağınık, vesaire.
"back where i belong in your arms again
wishing i was back where i belong
in your arms again"
np:guns'n roses - november rain ;
ilk tanışma anı. anlam verememe, idrak kapasitesinin bad sector vermesi. akabinde; cümle kuramama, soğukluk. şaşkınlığa mütakip farkına varma durumu. ilginç, enteresan, yersiz bir kargaşanın nedeni olan aptal nöronların yer değiştirmesi gelir ardından. zoraki durgunluk. salaklık.
"if we could take the time to lay it on the line
i could rest my head just knowin' that you were mine
all mine
so if you want to love me then darlin' don't refrain
or i'll just end up walkin' in the cold november rain"
np:scorpions - fly to the rainbow;
hoşlanma. çarpılma. hala gerçek, inanması zor. eşine az rastlanır bir sıcaklık. gülümsediğinde, için cız etmesi çok güzel. uçuş, analog sentezleyici eşliğinde, gök kuşaklarının üzerindeyim. yağmur yeni yağmış.
"rain in the sky , make the world fly,
into time, beg me your time."
np:queen - rain must fall;
söyleyemiyorum ağzımı açıp iki cümle. "tanıştığıma memnun oldum" un çok ötelerindeyim. otobüsün puslu camına yaslıyorum kafamı. nedeni bilinmez birden gözlerim yaşarıyor. burnum akmış, zerre sikimde değil. yağmur yağsın istiyorum. bir yerlerde yağıyorsa eğer, o insanlar dünyanın en şanslı insanları oluveriyor birden. burada da yağacak, biliyorum.
"life is so exciting
acting so bizzare
your world is so inviting
playing really cool
and looking so mysterious honey
your every day is full of sunshine
but into every life a little rain must fall"
eve gelince de ağzımdan direk şunlar çıkıyor: "kötü oldum ben ya"
moriybund sez.
moriybund diez..
yilin ilk gunune onsuz girdigini sanip ogle vakti gece sinirlenip kapattigin telefonunda 12:00 de yollanmis onun msjini gorup gozyalarinin sicakligini hisssetmektir.
gözün hiçbirşeyi görmemesi,kulağının karşı cinsin sesinden başka sesi algılamaması,her anını başbaşa geçirmeyi istemek onunla ağlamak,gülmek herşeyiyle kabullenmek.
aşk, onsuz düşlerde o var sanmaktır. Onun olmadığını anladığın zaman kendini kandırmaktır. Kendini kandırmaktan yorulduğun an hiç susmayacakmış gibi ağlamaktır. Eğer pençesinden kurtulunulursa ömür boyunca geçmeyecek bir iz bırakan hastalıktır. bedene değil ruha ait olandır. Bir çok duygu gibi sadece kalbi değil tüm ruhu kapsayandır. Sessizliklerin efendisi, yalnızlıkların yoldaşıdır. velhasılkelam aşk öyle bir şeydir ki ne elle tutulur ne gözle görülür ne de kalple varlığı kanıtlanabilir. sadece ruhla varlığı sezilir, dille olduğu anımsatılır ama ne aşkı yaşayan ne de aşka ait olan aşkın varlığından emin olamaz. olsa bile bunun farkında olmaz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar