bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- silik sayınız7
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- terhis oluyorum sözlük21
- gece gelen yemek yapma isteği6
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- amerika birleşik devletleri3
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- fatma betül sayan kaya28
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- ihsan oktay anar2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- akıllı telefon kullanan erkek9
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- nasıl açık oylarız4
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- camilerdeki ayak kokusu11
- fon vurgunu nedir3
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- league of legends2
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gecenin şarkısı4
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- ne bu fon vurgunu3
- victor osimhen9
- münafık11
- 20078
- acıktım ne yesem3
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- fatma betülüm yapmaz13
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
GEVHER NESiBE'NiN AŞKI
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com