bugün
- 186 boyundaki erkek16
- kabak yemeği vs hamburger5
- alevi erkek5
- erzincanlı erkekler5
- bursalı erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- kürt erkek4
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- geceye bir tavsiye bırak3
- izmirli kızlar4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- antalyalı erkekler4
- gocu27
- kadının kadından hoşlanması3
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- din tartışması7
- nervio'ya aşık olmak5
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- ölüm2
- seat leon fr2
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- abla deme lazım olur3
- 32 yaşına girmek12
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- g'i l d'e d l'i l y20
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- doların düşmesi3
- en büyük korkunuz4
- terlik giyen erkek5
- ciguli kral7
- zengin olsanız ne yapardınız9
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
- konyalı erkekler2
- nevriye binti gammaz3
- üç kedi bir dilek3
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- ilk buluşmada tavuk döner ısmarlayan 1 86lık erkek2
- nervio'nun kedisi3
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- pavlov un köpeğine isim önerileri3
- nervionun merak ettiği yazar19
- rizeli erkekler2
GEVHER NESiBE'NiN AŞKI
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar