bugün
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı7
- lahmacunu elle yiyen kız18
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- bugün de meme atan olmaması5
- evlilikteki en büyük sorun4
- olduğundan genç göstermek10
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır8
- köyde gece tuvalete gitmek7
- sözlük kadınları5
- ez te hezdikim6
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- dünya kupasından banane diyen erkek7
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- üniversite sınavına geç kalmak7
- bütün kapalılar imha edilsin diyen kadın2
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı2
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- balkonu camla kaplatmak7
- alevilerde muhammed ismi5
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- istanbul6
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- milli takımımızın balonu patladı7
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- 22 haziran 20262
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- bir gün ölecek olmak7
- yazarların en sevdiği meyve9
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- 2026 dünya kupası14
- paris te son tango2
- güne bir şarkı bırak18
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler6
- opel omega b2
- futbol12
- pornoyu bırakmak5
- akıllarını kadın analiziyle yitiren erkek yazarlar2
- red bull2
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- sigaranın içinde 4 bin çeşit zehir olması2
- asosyal olmanın sebepleri7
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
GEVHER NESiBE'NiN AŞKI
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gevher Nesibe Selçuklu Hükümdarlarından II.Kılıçaslan'ın kızıdır.
Selçuklu soyundan gelen kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı, ak yüzlü Türk kızı, Selçuklu ordusunun komutanlarından bir sipahiye gönlünü kaptırır. Lakin, Nesibe'nin ağabeyi 1. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka karşı çıkmıştır. Sipahiyi, Kayseri'den uzak tutmanın yollarını arar ve onu muharebeden muharebeye gönderir. Nihayet böyle kanlı savaşların birinde sipahi şehit olur.
Bunu öğrenen Nesibe Hatun, üzüntüsünden vereme yakalanır ve hasta yatağına mahkum olur. Kız kardeşinin derdine doktorların çare bulamadığını öğrenen Gıyaseddin, onu ölüm döşeğinde ziyaret eder. Artık ne söylese bir anlamı yoktur. Ondan son dileğinin ne olduğunu sorar.
Gevher Nesibe:
- Benim derdimin çaresi yok, ben son yolculuğuma çıkıyorum. Benim mal varlığımla benim adıma bir şifahane (hastane) yaptırır mısın? Der.
Gıyaseddin, derin acılar içinde bu sözleri dinler, ona söz verir ve kardeşinin ölümünü çaresizce seyreder. Onun bu dileğini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya başlar. 1204 yılında hastanenin yapımına başlanır ve iki yılda bitirilir. Gıyaseddin, kız kardeşinin türbesini de hastanenin içine inşa ettirir. Gıyaseddin'den sonra Gevher Nesibe'nin diğer kardeşi izzeddin de hastanenin doğusuna bir tıp okulu yaptırır. Bu okulun yapımına, 1210 yılında başlanmış ve dört yılda tamamlanmıştır. Ve dile kolay, bu hastane ve okul 1890 yılına kadar kullanılmış ve insanların dertlerine deva olmuş. Hatta burada akıl hastalarını müzikle tedavi eden ya da ruhlarına dinginlik veren hekimler görev yapmışlar.
Bu güzel Selçuklu kızının acıklı hikayesi, böyle bir muhteşem bir binanın yapılmasına vesile olurken Kayseri şehri de bugün Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan büyük bir Selçuklu eserine kavuşmuştur.
1206 yılında tamamlanan hastanenin bu yıl yapılışının 801. yılıdır. Düşünebiliyor musunuz, tam 800 yıl öncedir bu anlatılan şeyler. Öyleyse bu 801 yıllık hikayeyi, Gevher Nesibe'nin aşkını herkes öğrenmelidir. Öğrensinler ki aşkın nelere kadir olduğunu anlasınlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar