bugün
- gammazlık5
- dhalsim8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak3
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- uysaljakoben15
- lionel messi12
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- ona bir şeyler söyle2
- futbol13
- dünya18
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- sütlü buz2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- korku evi2
- slavko vincic4
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- aşk hayatı4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- sapık7
- kemal kılıçdaroğlu7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- ilk torun olmak2
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- allah varsa beni milli yapsın7
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- muşlettin amca bey birader bey3
bir kaç hafta önce bitirdiğim kitap. okuyun.
başarılı bir korku ütopyası. orjinal adı aslında "the last men ın europe" olmasına rağmen pazarlanması zor olunduğundan sonradan 1984 ismini almıştır. okuyun, okutturun.
Eski basım çevirilerini merak ettiğim eser. celal üster çevirisinden şikayetim yok ama insan bu "yenisöylem" kısaltmalarını nasıl yapmıilardır acaba diye merak etmiyor değil. Aslında orijinal dilde okunabilir *.Kafa ağrıtır diye gözüm korkuyor.
Kesinlikle orijinalinden okunması gereken kitap. Celal Üster iyi hoş çevirmiş lakin yok abicim Son ek kısımda yani yenisöylem bölümündeki kısımlar kesinlikle olmamış.
Mesela bu dilde irregular fiiller ve isimler yok. Her fiilin geçmiş zaman hali sonuna -ed getirilerek oluşturuluyor diyor kitapta ama örnek verirken ona 'gitti' diye verirsen olmaz, onun türkçe kullanımı zaten öyledir. Bunu Türkçe'de nasıl verebilirdi... Mesela bizde sert sessizlerin benzeşmesi ve yumuşaması durumu var. Burada gitti değil de gitdi olarak verebilirdi; yani öyle benzeşme gibi durumlara gerek kalmadığını belli etmek açısından.
Bir de ben çevireyim şu kitabı bari.
Mesela bu dilde irregular fiiller ve isimler yok. Her fiilin geçmiş zaman hali sonuna -ed getirilerek oluşturuluyor diyor kitapta ama örnek verirken ona 'gitti' diye verirsen olmaz, onun türkçe kullanımı zaten öyledir. Bunu Türkçe'de nasıl verebilirdi... Mesela bizde sert sessizlerin benzeşmesi ve yumuşaması durumu var. Burada gitti değil de gitdi olarak verebilirdi; yani öyle benzeşme gibi durumlara gerek kalmadığını belli etmek açısından.
Bir de ben çevireyim şu kitabı bari.
Merak ettiğim kitap.
hayatımda okuduğum en iyi distopik roman.
1984 olarak düzeltilmesi gerekendir.
ne demiştir mavi Winston S. ''Ah! Kötü, gereksiz anlaşmazlık! Ah! '' söze bak söze.
Ülkede ne haltlar döndüğünü, dönebileceğini öğrenmek isteyenlerin okuması gereken distopik George Orwell romanı. Okurken içiniz ürperecek.
harika bir kitaptır. gerçek dünyayı en iyi anlatandır.
insanın ufkunu açan, kendini ve içinde bulunduğu toplumu yeniden gözden geçirmesini sağlayan, uydurulan sahte tarihi ve empoze edilen -küresel- yalan düzeni düşünmeye sevk eden (bkz: kehanet) kitabıdır.
distopik bir roman.
en etkileyici ve gerçekçi kısmı ise nefret saatleridir. günümüze uyarlayıp, toplumu yönetmek ne kadar kolaymış dersiniz.
en etkileyici ve gerçekçi kısmı ise nefret saatleridir. günümüze uyarlayıp, toplumu yönetmek ne kadar kolaymış dersiniz.
Ah ulan ahh
işte kilit tarih;
Bu doğumdu, gebelikti işleri hep bitmeli, son döllenmiş yumurtalar ile embriyolar da dünyaya salınıp daha da uğraşılmamalıydı,
Nur topu gibi 90 doğumlularımız ile umarım yaptığınızı beğenmişsinizdir. Zira biz hiç beğenmedik.
Bu çocuk hiç olmadı.
işte kilit tarih;
Bu doğumdu, gebelikti işleri hep bitmeli, son döllenmiş yumurtalar ile embriyolar da dünyaya salınıp daha da uğraşılmamalıydı,
Nur topu gibi 90 doğumlularımız ile umarım yaptığınızı beğenmişsinizdir. Zira biz hiç beğenmedik.
Bu çocuk hiç olmadı.
Guzel kitaptir. Ayni yazarin aspidistra ve hayvan ciftligini oneririm.
cahillik mutluluktur.
sloganı ile kırmış geçirmiş kitaptır.
sloganı ile kırmış geçirmiş kitaptır.
Orwel'ın 1948 de yazdığı ve son iki rakamın yerini değiştirerek ismini elde ettiği bir karşı ötopya kitabıdır.
Ayrıca;
(bkz: Animal Farm)
Ayrıca;
(bkz: Animal Farm)
ignorance is bliss..
Herkesin okuması gereken güzel bir kitap. Doğrusu kitaptaki dünyanın birebir aynısı şuanda yaşanmamaktadır, hatta muhtemelende yaşanmayacaktır fakat kitapta bugün birçok partinin yaptıklarının aynıları görülebilir: halkın bilinciyle oynamak, yalan söylemek, sahtecilik, halka istediği yalanları söylemek, halkın inançlarını çıkarları için kullanmak.... okuması zevkli kaliteli bir kitaptır. Özellikle son 75 sayfası mükemmeldir fakat son 75 sayfadan önce gelen 15-20 sayfalık bazı bilgiler sıkıcı olabilir.
seneler evvel üniversitede okuduğum bir kitap. yaklaşık 20 sene var. açık ve net.
Kesinlikle ama kesinlikle yeni baskılarını değil 80'li yıllarda Armağan ilgin'in çevirisiyle yayınlanmış versiyonunun bulunup okunması gereken kitaptır.
yaklaşık 1-2 aydır kitap hakkında yazacağım fakat denk gelmedi. hazır sol frame'de görmüşken müthiş sol elimnen yabıştırayım dedim.
aslında öyle çok ayrıntılı bir yazı da yazmayacağım. çünkü gerek yok yazmaya. eleştiriye açık bir kitap değil. öyle bir kitap ki hikayeyi, betimlenen ortamları zihninizde canlandırırken yorgun düşebiliyorsunuz bazen. kurgusu, karakterleri ve özellikle gerçekliğiyle apayrı bir dünya.
kitap içeriğinden ziyade bu yazıyı sırf okumamış olanlara bir tavsiye niteliğinde yazmak istiyordum ki entrynin bundan sonrası öyle olacak. okumamış olanlara tavsiyem; bu kitabı özellikle günümüz türkiye'sinde okumalarıdır. bu cümlem anlamsız gibi durabilir şu an ama okumaya başlayınca ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. hatta öyle iyi anlayacaksınız ki kitabın bazı bölümlerinde "oha"lar havada uçuşacak. günümüz türkiyesi kitabın anlaşılmasında, benimsenmesinde, sevilmesinde, yalanıp yutulmasında muazzam bir etkiye sahip oluyor. yavaş yavaş, sindire sindire okuyun. bu kitabı yaşayarak okuyun.
filmi hakkında da 1-2 cümle yazayım. okumamış olanlar filmi kesinlikle ama kesinlikle izlemesin. hem hiçbir şey anlamazsınız hem sizi kitaptan soğutur. okumuş olanların bile izlemesine gerek yok aslında çünkü gerçekten yüzeysel geçilmiş, alakasız ayrıntılara yer verilmiş, yer verilmesi gereken ayrıntılar atlanmış, sahnelerin birbirinden kopukluğu net biçimde ortada olan dandik bir film olmuş. ama işte kitabı okuyan çoğu insan okurken zihinlerinde yarattıkları dünyanın ve özellikle winston'ın' filmdeki ile uyuşup uyuşmadığını merak ediyor benim gibi. filmi izlediğim sitede bir izleyicinin de yaptığı yorumda dediği gibi "film boktan olsa da winston'ı görmek paha biçilemezdi". yani kitap bittiğinde benimle aynı hissiyatta olursanız harcadığınız saate değiyor diyebilirim.
ha unutmadan george orwell'in kim olduğunu da tam anlamıyla bu kitap ile anlayabilirsiniz. böyle bir dünya yaratabilmek inanılmaz bir yetenek ve inanılmaz bir akıl gerektirir. neyse. okuyun ve aklı oturmuş her insana okutturun.
aslında öyle çok ayrıntılı bir yazı da yazmayacağım. çünkü gerek yok yazmaya. eleştiriye açık bir kitap değil. öyle bir kitap ki hikayeyi, betimlenen ortamları zihninizde canlandırırken yorgun düşebiliyorsunuz bazen. kurgusu, karakterleri ve özellikle gerçekliğiyle apayrı bir dünya.
kitap içeriğinden ziyade bu yazıyı sırf okumamış olanlara bir tavsiye niteliğinde yazmak istiyordum ki entrynin bundan sonrası öyle olacak. okumamış olanlara tavsiyem; bu kitabı özellikle günümüz türkiye'sinde okumalarıdır. bu cümlem anlamsız gibi durabilir şu an ama okumaya başlayınca ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. hatta öyle iyi anlayacaksınız ki kitabın bazı bölümlerinde "oha"lar havada uçuşacak. günümüz türkiyesi kitabın anlaşılmasında, benimsenmesinde, sevilmesinde, yalanıp yutulmasında muazzam bir etkiye sahip oluyor. yavaş yavaş, sindire sindire okuyun. bu kitabı yaşayarak okuyun.
filmi hakkında da 1-2 cümle yazayım. okumamış olanlar filmi kesinlikle ama kesinlikle izlemesin. hem hiçbir şey anlamazsınız hem sizi kitaptan soğutur. okumuş olanların bile izlemesine gerek yok aslında çünkü gerçekten yüzeysel geçilmiş, alakasız ayrıntılara yer verilmiş, yer verilmesi gereken ayrıntılar atlanmış, sahnelerin birbirinden kopukluğu net biçimde ortada olan dandik bir film olmuş. ama işte kitabı okuyan çoğu insan okurken zihinlerinde yarattıkları dünyanın ve özellikle winston'ın' filmdeki ile uyuşup uyuşmadığını merak ediyor benim gibi. filmi izlediğim sitede bir izleyicinin de yaptığı yorumda dediği gibi "film boktan olsa da winston'ı görmek paha biçilemezdi". yani kitap bittiğinde benimle aynı hissiyatta olursanız harcadığınız saate değiyor diyebilirim.
ha unutmadan george orwell'in kim olduğunu da tam anlamıyla bu kitap ile anlayabilirsiniz. böyle bir dünya yaratabilmek inanılmaz bir yetenek ve inanılmaz bir akıl gerektirir. neyse. okuyun ve aklı oturmuş her insana okutturun.
(bkz: ronnie james dio) (bkz: the last in line)
kitap ateş ediyor. Oku
Öncelikle o nasıl bir ileri görüştür be orwell allasen?
insanın mutlak acizliğinden tut, her hareketin zulmüyle geldiğine kadar gerçekleri bağıra bağıra anlatan, geçmiş noelden gelen bir hayalettir bu kitap.
O'brien de aklımda Sherlock dizisindeki magnussen'i canlandırdı gözümde ne yalan söyleyeyim.
Biz var oldukça goldstein ve kardeşlik de var olacak lafı manidardır kardeşlerim;tezin varlığı ancak antitezle mümkündür ya da kainatta her şey zıttıyla kaimdir; günümüz için ne kadar da doğru bir laf.
Yasal uyarı, bu kitap dünyayı değiştireceğine inananlar için hayalkırıklığı yaratabilir.
insanın mutlak acizliğinden tut, her hareketin zulmüyle geldiğine kadar gerçekleri bağıra bağıra anlatan, geçmiş noelden gelen bir hayalettir bu kitap.
O'brien de aklımda Sherlock dizisindeki magnussen'i canlandırdı gözümde ne yalan söyleyeyim.
Biz var oldukça goldstein ve kardeşlik de var olacak lafı manidardır kardeşlerim;tezin varlığı ancak antitezle mümkündür ya da kainatta her şey zıttıyla kaimdir; günümüz için ne kadar da doğru bir laf.
Yasal uyarı, bu kitap dünyayı değiştireceğine inananlar için hayalkırıklığı yaratabilir.
Diktatörlüğü ve totaliter rejimle yönetilen ülkeleri dolaylı yollardan sembolizmle eleştiren George Orwell ütopyası, romanı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar