bugün
- mazotun litresi 101 lira29
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler6
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak4
- bitmeyen kriz5
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- chpli biriyle siyaset tartışmak3
- akp li yazarlar4
- asansör aynasıyla flört etmek4
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu3
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek3
- iltica7
- claudian clouds2
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- otobüste uyuyup tam kendi durağında uyanmak3
- kural bağımlılığı ve otorite arzusu3
- eski fotoğraflardaki saç modelleri2
- akp iktidarı3
- akp nin iktidardan düştüğü gün2
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- akp nin gerçek yüzü2
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı3
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- iki zıt karaktere sahip olmak normal midir2
- israil3
- yazarların fobileri15
- ismet gürbüz6
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yeşil beyaz turuncu3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- yapay zekanın kod yazması4
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- sözlüğün reisi kim anketi19
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- seçil erzan2
- çalar saat sadakati2
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- 174 kaslı mühendis9
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- 195 kaslı pilot10
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
(bkz: 31+69)
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
sonu bok olan yer.
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
(bkz: kenef)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar