bugün
- evde kalmış 30 yaşında kız9
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- 14 mart 20115
- amedspor22
- çare ismail kartal4
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- asgari ücret3
- sözlükteki zengin yazarlar2
- havaların erken kararmaya başlaması3
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- müzik haram mıdır3
- belediye işçisinin 162 bin tl maaş alması2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı17
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- dursun adında spor kulübü başkanı olmaz2
- ibo show orkestrası3
- anın görüntüsü26
- pazar günü yapılacak en iyi şey3
- futbol17
- azerbaycan5
- yaran twitter iletileri3
- süper lig9
- herr domdom2
- o paraya mercedes bmw audi var5
- imranlı3
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- eyüpspor3
- arabam nasıl arkadaşlar4
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- avm tuvaleti2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- burhan bayar2
- antu forum dan yorumlar2
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- gocu aslında influncer8
- 6 ocak 20122
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- doğum günü kutlamayan adam2
- 1 kasım3
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- dışarıda yemek yemek4
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
(bkz: 31+69)
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
sonu bok olan yer.
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
(bkz: kenef)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar