bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- badelenmiş sözlük yazarları6
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler6
- fal ve büyüden genelde kadınların medet umması2
- namus takıntısı olan erkek17
- hangi manifest kızısın7
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- tanga neden giyilir2
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın2
- kadınların en büyük düşmanı5
- evli kadınlara asılmak4
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak2
- ruhu iyileştiren şeyler6
- kurdun dişine alkol değmesi5
- kızımın adı 15 temmuz olsun4
- aktroller7
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- en büyük pişmanlığınız6
- dunyanin en guvenli ulkesi3
- panik atak olan psikolog3
- yanık tekerlek kokusu3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı3
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi6
- kavurmalı yumurta7
- aylık 350 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ece irtem6
- hala çok güzelsin2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek12
- nesrin cavadzade4
- türkiye avustralya maçı8
- sözlük yazarlarının suları5
- futbol8
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar7
- şirin babanın sakalı rahmani mi şeytani mi sorunu3
- kadınsı erkek4
- şu an en yakınınızda bulunan cinayet aleti2
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- namus5
- dizilerde devamlılık sorunu2
- güzel kızların isimleri9
- buddy dude21
- avokadoya yumuşaması için yalvarmak2
- regl dönemi çirkinliği5
(bkz: kenef)
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
sonu bok olan yer.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
(bkz: 31+69)
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar