bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar38
- mazotun litresi 101 lira4
- yeşil beyaz turuncu3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları27
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- seçil erzan2
- yazarların fobileri15
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kuzey makedonya2
- kosova2
- karadağ2
- sırbistan2
- bosna hersek2
- hırvatistan2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- slovenya2
- yugoslavya2
- iltica4
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- sözlüğün reisi kim anketi19
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- 174 kaslı mühendis9
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- 195 kaslı pilot10
- ioçk'nın müziği7
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- sözlük yazarlarının saatleri14
- nick vermeden bir yazara seslen10
- gelecekteki sevgiliye not6
- almanya da yaşayan yazarlar8
- şeftali11
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- sözlüğün reisi kim14
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- çağla idi21
- yapay zekanın kod yazması3
(bkz: kenef)
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
sonu bok olan yer.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
(bkz: 31+69)
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar