bugün
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek8
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- çocuğa yabancı isimler vermek6
- numb2
- anın görüntüsü17
- hangi manifest kızısın11
- yeni biriyle tanışmak6
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması2
- son 20 yılın en gıcık lafı15
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- yaşadım demek için ne yapmalı2
- daha 172
- hep kendini suçlamak12
- istanbul şu an 26 derece2
- havalar da ısındı10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak7
- ona bir şey söyle19
- futbol12
- dünya kupasında takımları karıştıran spiker2
- winamp msn messenger half life windows 984
- yayını geren padişaha ok mu nok mu diyen yeniçeri3
- 2026 dünya kupası8
- arkadaşlar bakar mısınız10
- aipac'tan iran müzakelerinde israil saldırı hakkı3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı11
- obsesif kompülsif kişilik bozukluğu2
- kuran-ı kerim3
- yalnız yaşamak12
- eşekistan2
- abd'nin b52 bombardıman uçağının düşmesi2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi2
- günün şiiri6
- hazır mantı6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- true'ya arkadan sahip olmak15
- en iyi süper kahraman dizisi2
- güne bir şarkı bırak6
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- sigarayı tersten yakmak4
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- yks'ye öylesine girmek2
(bkz: kenef)
Fransa'da otellerde eskiden her odanın bir numarası bulunur sadece tuvaletin numarası bulunmazdı.Yani "sans numero" yani "numarasız" anlamına gelirdi.Fransızca 100 sayısı " cent" dır."sans" ve "cent" (san gibi çıkıyor)kelimelerinin okunuşları neredeyse aynı.Yani bazı vatandaşlarımızın bu numarasız anlamına gelen cümleyi 100 numara olarak anlamasıyla,bizlerede 100 numara'yı tuvalet olarak anlatmışlardır.Argo filan değil yani..
sonu bok olan yer.
(bkz: sınavlardaki imkansızlık)
annennelerin tuvalet için kullandıkları kelime.
99 numara ile 101 numara arasinda olan numarayi belirtmek için kullanilan ibare.
ilk oturduğumuz evin kapı numarası.Adres verirken gerçekten kötü oluyordu.
anlamsız bir şekilde tuvaletle özdeşleşmiş tabir.
ayak yoludur. Dünyanın en rahatlatıcı yeridir.
içinizdeki pislikleri boşalttığınız mekan. bir fazlası da aynı işi görüyor.
ingilizcede "loo" tuvalet anlamına gelir. aklıevvel birisi de bunu "100" olarak okumuştur ve adı "100 numara" olarak kalmıştır.
(bkz: 31+69)
insanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorsa, onlar da öyle yaptılar. işlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça, tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler alma zamanının geldiği bilincini oluşturdu.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
binlerce yıl önce sümerler, mısırlılar ve hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yere döküyorlardı. 2000 yıl önce romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladı. atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.
çiftçilerin, açık arazide yaşayanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. tarlanın bir köşesine çukur kazıyor , çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir kazıyorlardı. geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı.
ortaçağda kale ve şatolarda atık, bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak kraliçe 1. elizabet zamanında 1589 yılında john harrington'dan geldi. ancak o zamanlar ingilteredeki evlerde ne böyle bir tankı dolduracak ne de atığı alıp götürecek bir su sistemi vardı.
günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüz yıl sonra 1778'de ingilterede bir saat yapıcısı olan alexender cumming tarafından tasarlandı ve joseph bramah tarafından geliştirildi. tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında stephen gren'in u şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına monte etmesiyle son buldu.
tuvaletlerin ve günümüzde lavoboların da altında bulunan bu u şeklindeki bu boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. tabi o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. sonra düzgün yüzeylerin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlandı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, wc, 00, yüz numara gibi birçok isim kullanılır. wc ingilizce isimdeki water closet'in baş harfleridir. 100 numaranın hikayesi ise değişik. eskiden fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. odaların her birine numara verilirken tuvaletlere numarasız demişler ve 00 olarak işaretlemişlerdi. fransızcadaki numarasız kelimesi ile 100 numara kelimesi hemen hemen aynı telafuz edildiğinden bizde fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu yüz numara olarak yerleşmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar