bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle14
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- düşün ki o bunu okuyor6
- kiraz cicegi kolonyasi33
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi4
- bitiremediği yemeği paketleten erkek modeli4
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- erdal özyağcıların küçük zamparalığı3
- uludağ sözlük erkeklerinin çok tipsiz olması5
- anal sex yapan kadın5
- kadın yazarların kavga etmesi11
- türklerin paradan çok itibara önem vermesi4
- am frekansı4
- şaban oğlu şaban filminde elması çalan kişi3
- yeni 31 çekmiş erkek tatlılığı4
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen15
- denize girmek6
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- sözlük kızlarının libidosu4
- şoför nebahat filmindeki gececi neşet2
- ayakları ters bir kadına alınabilecek hediye4
- sözlükçülerin müzik zevklerini anlatan şarkılar3
- şaban oğlu şaban filmindeki kadırgalı eşref2
- fantastic four3
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- kuran da namazın olmaması21
- aydın da polise direnen garip kadın4
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek5
- yıkamazlar beni3
- fakir büyümenin insanda yarattığı alışkanlıklar2
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat8
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- sözlük yazarlarının şalgamları5
- gösterip vermeyen kız4
- velvet37
- aylık 349 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- nepal e gidip neden ben diye bağırmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- anın görüntüsü12
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- ulunun inci taneleri2
- ilişki yapmanın imkansızlaşması4
- travesti siniri5
- corona bira içen erkek6
entry'ler (218)
aşk diyalektiktik. (bkz: bandista)
gönderilmek üzere hissedilsin diye yazılmış, gönderilememiş, önemini yitirmiş ancak hala değerli olandır..
"Semih...
Bu yazıyı bir daha konuşmama, görüşmeme ihtimalimize rağmen, sevdiğin renkteki bir kağıda, elinin değdiği bir kalemle yazıyorum. Dikkatli olmalıyım. Olmayan şansımı da kaybedebilirim çünkü. Şuan fonda "sezen aksu - pişman olduğun zaman" çalıyor. gerçekten dinlemelisin. Tanıdık bir şarkı yüreğime, aynı senin gibi. Birazdan kendi kendine yitip gidecek o da yine senin gibi.
Bu gün 1 kasım, doğum günümün ertesi günü. Dün seni bekledim, gelemdin. Arkadaşça ve dostça bir mesaj dahi mutlu edecekti beni. Hoş, varlığın yetiyor benimutlu etmeye çoğu zaman. Ama yoksun. Mutlu değilim ben. demiştin ya "ümit vermek istemediğim için konuşmuyorum seninle " diye. Tanıştığımız gün ümidim vardı benim. Bitmek tükenmek bilmeyen ümidim..
inan çok çabaladım seni unutmak için, kızma ne olurç Olmayınca olmyor bilirsin sen de. Mesela o konser günü gitmiyor gözümün önünden sen ve sevgilin.. Beni gördün mü görmedin mi bilmiyorum. Sanki o an göz gözeydik ve sen herşeyi benim gözümün içine bakarak yapmıştın. Ama ben o gün tamamen yıkıldım. ilk defa seni birine öyle sarılırken görmüştüm ve o ben değildim. Sonra daha çok uğraştım seni unutmak için. Çok kişinin canını yaktım. Biliyorum kötü biriyim, rezilim belkide. Ama uğraştım. Senin için hem de kendim için uğraştım. Olmayınca olmadı dediğim gibi.
Seni kendime çok benzetiyorum aslında. Her hareketini tahmin edebiliyorum, az çok tahminim var sonraki adımın hakkında. Anlayabiliyorum seni.. kızmıyorum, kızamıyorum bu yüzden. istersen söv istersen sil beni hayatından tamamen. Ben bu kez herşeyi göze aldım. Çünkü seninle daha net konuşamadığıma bağlıyorum bazı şeyleri. Bu gönderdiğimi kimin okuduğu umrumda değil. Ben snei gerçekten sevdim. Seviyorum ve seveceğim. Belki üstünden yıllar geçecek, belki bir ailen olacak. O zaman da seveceğim. Bu geçici birşey değil. Bir insan bu kadar mı yüzsüz olur? evet yüzsüzüm gerekirse. Sana dedim: ben her şeyi göze aldım. doğum gününde çanakkaleye gelmek istiyordum. her şeyi yüzüne haykırmak, beni anladığını görmek için. Ama param yok be semih. Gelemiyorum hep bir engelim var sana. bir insanın canı bu denli yanmaz yanmamalı. Beklenti ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar büyük olurmuş. Ben çok kırıldım. Sana kızmıyorum haşa.. Yanlış dostlar (?) edinmişim sadece.
Lütfen okumaya devam et.. En içimdeki en derinimde, en yokluğundaki hislerim bunlar..
ben sana ilk ne zaman aşık oldum biliyor musun?
ahmet'i okuldan almıştık. Furkan da vardı hatta o gün bizimle. sizin sokağa girince ahmet'i omuzlarına almıştın. Deri montun vardı o gün. babası gibiydin ahmet'in. Çok sevdim o gün seni.. ölesiye sevdim. istediğini yap yine aynı kalacağım ben, aynı yerde yolda duru siyah deri montlu o çocuğa baktığım o yerde seni izleyeceğim.
Tüm bunları yüzüne anlatmak isterdim. Hem param yok o kadar, hem de elim ayağıma karışıyor, kendimi kaybediyorum seni görünce. Gözlerinden bahsetmiyorum. Ela.. Zar zor bakıp dalıp gittiğim o ela acıttı canımı belki de. Komplekse girdim senden sonra biliyor musun :) Nerede hata yaptım? Neyi yanlış söyledim? Anlatamadım mı derdimi? Bence sen anladın beni. Sadece yanlış zaman- yanlış mekan dedikleri şey.. sana ara ara mektup yazmak istiyorum. Ama ulaşamıyorum sana bilmiyorum seni. istemezsen atmam yine, anlarım seni... Gözünde nasıl olduğumu nasıl düştüğümü az çok tahmin ediyorum. Sevgilin var haklısın. istemez o da haklı.
Seninle konuşmak değil beni anlaman önemli. Bir sen anlarsın zaten. Mesela bak.. Bir puzzle düşün. Ben oyum işte. Sende benim eksik kalan, kayıp parçam. Eksiğim bir şekilde.
Anlatamıyorum, anlatamıyorum sana hala. Seni çok seviyorum ben. Herşeyi anlarsın ama bunu anlayamazsın. Canımı verecek kadar belkide. Çok başka.. anlayamazsın. kimse anlayamaz beni. geçmez bu yaralar. insan bunca acıya nasıl katlanıyor sanıyorsun? son gün o yüzde gelmedim okula. dayanamam belki gelirim yanına diye. acılarımı acılarımla kapattım ben. En büyük acım sensizlik. Sensizliği sensizlikle dindirmeye çalıştım, olmadı.
Hayıır hayır olmadı yine. Anlatamıyorum. Kelime yok sözlükte başka anlatacak. Cümleler bitiyor sana yazmaya niyetlenince.
Seni sevdiğimi herkes biliyor. Haberin var senin de tabiiki. Kimse söyleyemedi fatmanur'la çıktığını bana biliyorcmusun? öğrendikten sonra ne hale geleceğimi bilen kimse birşey söylemedi. isminin ekini
bile ayırdım onun bak. ona saygı duymak zorundayım o senin sevgilin. senin olan herşey benim için kıymetli. nasıl senin olduğunu bilsem de bi şekilde başarmış. Söylediler biriyle çıktığını işte.. "Fatmanur mu?" dedim. Sen benim ruhumsun çünkü. Ben seni anlarım. Hissederim. Ama kafamı karıştırıyorsun bazen yalan da değil hani. anlatacak o kadar çok şey birikmiş ki durduramıyorum kalemimi. Kendi kendine yazıyor sanki. dedim ya seni seviyorum. Bu yanlış bir tabir. Ben sana aşığım. ölesiye, çıldırasıya. yanına kimse yaklaşamıyor bile. o yüzden bir ay boyunca kimse konunu bile açmama yanaşmadı. Cesaret edemedi kimse. Ama ben gördüm. Ama ben öldüm semih. Evet sen beni böyle bil. insanlığıma değer veriyorsan bana cevap atma. vermiyorsan yine atma. hani diyorlar ya "bil istedim..".
Kimle olursa olsun ister fatmanur ister başka biri.. mutlu ol. Seni kimsenin üzmesine izin verme lütfen.
Doğum günün kutlu olsun. Uzun ve çok mutlu bir hayatın olsun. Mutlu yıllar. Hoşçakal."
Bu mektup hiç bir zaman sahibine gönderilemedi. içinde yazılanların hepsi gerçekti, hissedildi. hep kalacak bir yaradır belkide. Değerliydi, kıymetliydi herşey, safça hissedilmişti en önemlisi. Hiç bir karşılık beklemeksizin.. yazanın hayatına aylar sonra başkası girdi zor zahmet. başta değil ama zamanla onu sevdi. onunla mutlu olmak istedi istiyor daha kıymetlisi. değer verildiğini hissetti yazan ilk defa. sadece beklediği için eli kimsenin eline değmemişti. Bu kez sarıldı sımsıkı gerçekten sevildiğini, önemsendiğini bilerek. üstelik bu kez semih'e benzettiği için hayatında değildi sevdiği. Kimseye benzediği için değil, o olduğu için sevdi.
"Semih...
Bu yazıyı bir daha konuşmama, görüşmeme ihtimalimize rağmen, sevdiğin renkteki bir kağıda, elinin değdiği bir kalemle yazıyorum. Dikkatli olmalıyım. Olmayan şansımı da kaybedebilirim çünkü. Şuan fonda "sezen aksu - pişman olduğun zaman" çalıyor. gerçekten dinlemelisin. Tanıdık bir şarkı yüreğime, aynı senin gibi. Birazdan kendi kendine yitip gidecek o da yine senin gibi.
Bu gün 1 kasım, doğum günümün ertesi günü. Dün seni bekledim, gelemdin. Arkadaşça ve dostça bir mesaj dahi mutlu edecekti beni. Hoş, varlığın yetiyor benimutlu etmeye çoğu zaman. Ama yoksun. Mutlu değilim ben. demiştin ya "ümit vermek istemediğim için konuşmuyorum seninle " diye. Tanıştığımız gün ümidim vardı benim. Bitmek tükenmek bilmeyen ümidim..
inan çok çabaladım seni unutmak için, kızma ne olurç Olmayınca olmyor bilirsin sen de. Mesela o konser günü gitmiyor gözümün önünden sen ve sevgilin.. Beni gördün mü görmedin mi bilmiyorum. Sanki o an göz gözeydik ve sen herşeyi benim gözümün içine bakarak yapmıştın. Ama ben o gün tamamen yıkıldım. ilk defa seni birine öyle sarılırken görmüştüm ve o ben değildim. Sonra daha çok uğraştım seni unutmak için. Çok kişinin canını yaktım. Biliyorum kötü biriyim, rezilim belkide. Ama uğraştım. Senin için hem de kendim için uğraştım. Olmayınca olmadı dediğim gibi.
Seni kendime çok benzetiyorum aslında. Her hareketini tahmin edebiliyorum, az çok tahminim var sonraki adımın hakkında. Anlayabiliyorum seni.. kızmıyorum, kızamıyorum bu yüzden. istersen söv istersen sil beni hayatından tamamen. Ben bu kez herşeyi göze aldım. Çünkü seninle daha net konuşamadığıma bağlıyorum bazı şeyleri. Bu gönderdiğimi kimin okuduğu umrumda değil. Ben snei gerçekten sevdim. Seviyorum ve seveceğim. Belki üstünden yıllar geçecek, belki bir ailen olacak. O zaman da seveceğim. Bu geçici birşey değil. Bir insan bu kadar mı yüzsüz olur? evet yüzsüzüm gerekirse. Sana dedim: ben her şeyi göze aldım. doğum gününde çanakkaleye gelmek istiyordum. her şeyi yüzüne haykırmak, beni anladığını görmek için. Ama param yok be semih. Gelemiyorum hep bir engelim var sana. bir insanın canı bu denli yanmaz yanmamalı. Beklenti ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar büyük olurmuş. Ben çok kırıldım. Sana kızmıyorum haşa.. Yanlış dostlar (?) edinmişim sadece.
Lütfen okumaya devam et.. En içimdeki en derinimde, en yokluğundaki hislerim bunlar..
ben sana ilk ne zaman aşık oldum biliyor musun?
ahmet'i okuldan almıştık. Furkan da vardı hatta o gün bizimle. sizin sokağa girince ahmet'i omuzlarına almıştın. Deri montun vardı o gün. babası gibiydin ahmet'in. Çok sevdim o gün seni.. ölesiye sevdim. istediğini yap yine aynı kalacağım ben, aynı yerde yolda duru siyah deri montlu o çocuğa baktığım o yerde seni izleyeceğim.
Tüm bunları yüzüne anlatmak isterdim. Hem param yok o kadar, hem de elim ayağıma karışıyor, kendimi kaybediyorum seni görünce. Gözlerinden bahsetmiyorum. Ela.. Zar zor bakıp dalıp gittiğim o ela acıttı canımı belki de. Komplekse girdim senden sonra biliyor musun :) Nerede hata yaptım? Neyi yanlış söyledim? Anlatamadım mı derdimi? Bence sen anladın beni. Sadece yanlış zaman- yanlış mekan dedikleri şey.. sana ara ara mektup yazmak istiyorum. Ama ulaşamıyorum sana bilmiyorum seni. istemezsen atmam yine, anlarım seni... Gözünde nasıl olduğumu nasıl düştüğümü az çok tahmin ediyorum. Sevgilin var haklısın. istemez o da haklı.
Seninle konuşmak değil beni anlaman önemli. Bir sen anlarsın zaten. Mesela bak.. Bir puzzle düşün. Ben oyum işte. Sende benim eksik kalan, kayıp parçam. Eksiğim bir şekilde.
Anlatamıyorum, anlatamıyorum sana hala. Seni çok seviyorum ben. Herşeyi anlarsın ama bunu anlayamazsın. Canımı verecek kadar belkide. Çok başka.. anlayamazsın. kimse anlayamaz beni. geçmez bu yaralar. insan bunca acıya nasıl katlanıyor sanıyorsun? son gün o yüzde gelmedim okula. dayanamam belki gelirim yanına diye. acılarımı acılarımla kapattım ben. En büyük acım sensizlik. Sensizliği sensizlikle dindirmeye çalıştım, olmadı.
Hayıır hayır olmadı yine. Anlatamıyorum. Kelime yok sözlükte başka anlatacak. Cümleler bitiyor sana yazmaya niyetlenince.
Seni sevdiğimi herkes biliyor. Haberin var senin de tabiiki. Kimse söyleyemedi fatmanur'la çıktığını bana biliyorcmusun? öğrendikten sonra ne hale geleceğimi bilen kimse birşey söylemedi. isminin ekini
bile ayırdım onun bak. ona saygı duymak zorundayım o senin sevgilin. senin olan herşey benim için kıymetli. nasıl senin olduğunu bilsem de bi şekilde başarmış. Söylediler biriyle çıktığını işte.. "Fatmanur mu?" dedim. Sen benim ruhumsun çünkü. Ben seni anlarım. Hissederim. Ama kafamı karıştırıyorsun bazen yalan da değil hani. anlatacak o kadar çok şey birikmiş ki durduramıyorum kalemimi. Kendi kendine yazıyor sanki. dedim ya seni seviyorum. Bu yanlış bir tabir. Ben sana aşığım. ölesiye, çıldırasıya. yanına kimse yaklaşamıyor bile. o yüzden bir ay boyunca kimse konunu bile açmama yanaşmadı. Cesaret edemedi kimse. Ama ben gördüm. Ama ben öldüm semih. Evet sen beni böyle bil. insanlığıma değer veriyorsan bana cevap atma. vermiyorsan yine atma. hani diyorlar ya "bil istedim..".
Kimle olursa olsun ister fatmanur ister başka biri.. mutlu ol. Seni kimsenin üzmesine izin verme lütfen.
Doğum günün kutlu olsun. Uzun ve çok mutlu bir hayatın olsun. Mutlu yıllar. Hoşçakal."
Bu mektup hiç bir zaman sahibine gönderilemedi. içinde yazılanların hepsi gerçekti, hissedildi. hep kalacak bir yaradır belkide. Değerliydi, kıymetliydi herşey, safça hissedilmişti en önemlisi. Hiç bir karşılık beklemeksizin.. yazanın hayatına aylar sonra başkası girdi zor zahmet. başta değil ama zamanla onu sevdi. onunla mutlu olmak istedi istiyor daha kıymetlisi. değer verildiğini hissetti yazan ilk defa. sadece beklediği için eli kimsenin eline değmemişti. Bu kez sarıldı sımsıkı gerçekten sevildiğini, önemsendiğini bilerek. üstelik bu kez semih'e benzettiği için hayatında değildi sevdiği. Kimseye benzediği için değil, o olduğu için sevdi.
türkçe rock müzik yapan gruptur. Kalitelidir, üyeleri de öyle. Fikren sağlam çocuklardır. Ancak "Siyah" klibi ve "Survivre avec les loups " filminin benzerliği ile üzmüştür.
anıtkabir,
vega,
toma.
vega,
toma.
Hissedilmeyendir.
çok üreyenin kazandığı daha çok görecelidir. Geçtiğimiz yüz yıllarda savaşlarda ya da tarımsal üretimde kazancın her zaman yüksek nüfuslu ülkelerin lehine olduğu görülür. ancak üreyen her ne kadar çok kazanıyor gibi görünse de aslında bir o kadar da kaybı vardır. Basit bir örnekle özel bir DNA üzerine saldığınız bir virüs o gene sahip tüm bireyleri yok edebilir.
Selçuk Üniversitesi - iletişim Fakültesi.
hortladığına sevindiren başlıktır.
bir halk tv değildir.
edit: ama iyidir güzeldir, desteklenir.
edit: ama iyidir güzeldir, desteklenir.
bir lisenin soyunma odasında beden dersinden çıkmış formasını giymekte olan kızdır. Değilse de eyvahlar olsundur.
yaprakların kımıldamasını sağlayan allah değil rüzgardır. rüzgarın oluşumuna bakarsak eğer bunlarında bir sebebi vardır. Basınç faktörünü ele alırsak; ya sıcaklık farklarına ya da dünyanın hareketine bağlı oluşur. Ve bunu oluşturan farklı nedenler de bulunur. Tüm bu zinciri oluşturan bir güç mutlaka vardır.. Yok efendim dünya zeus'un bi tarafına takılmış dönüyor desen pek ala "zeusu kim yarattı ya la?" diye suallerle karşı çıkılabilir.. Yani inanç konusunda "allah barnahlarıylan dogunup her yeri oynadıveriyo" mantığı pek gerçekçi bir mantık değildir. yüze yaratıcı sebebin sebebi olarak kabul edilir (bkz: islamiyet) . yok eğer farklı düşünüyorsan "ares'in kılıcının kılıyız hüloğğğ" gibi fikirleri olan var ise ona da saygı duyulur. Çünkü bazı inançlar vardır ki karşıdakinin fikri ne olursa olsun ona inandığı bir şey için değil, insan olduğu için saygı duyulmasını gerektirir. Bazılarına gereken tanımlar için; (bkz: dini anlayabilmek) (bkz: dini anladığını sanmak)
su'dur ya su işte. Gelecekte su savaşları çıkacak diyorlar ya. Şimdide petrol için çıkıyorsa eğer. Kesin su kesin.
"Ya bırak allaasen işimiz rüyalara mı kaldı. "
(bkz: eski sevgili)
Rüyalara kalmış. (bkz: Rüyalarda Buluşuruz)
(bkz: eski sevgili)
Rüyalara kalmış. (bkz: Rüyalarda Buluşuruz)
acıtasyon vs ajitasyon'u anımsatandır bizlere.
akla getirdiği ilk şey olarak ; https://www.youtube.com/watch?v=r-PRJ6og4n0
yanlış bir önermedir. Çünkü topraklarında yaşadığımız ülkede insanlar 50, 60, 70, 80... yaşlarında emekli oluyorlar. Oysa ki onlar emekli maaşlarıyla kıyıya bir balıkçı barakası yapıp ömürlerini organik tarımla daim ettirecek insanlar. Ölmek için çok geç yaşamak için çok erken.
"Laaaaaa" (sadece bayanlara ithafen olmamakla birlikte).