bugün
- kolye132
- lale13
- kuş5
- flamingo3
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- var olmak için ne yaptınız12
- kötüyü alaşağı etmek4
- at6
- yol5
- z kusagi4
- netflix asaf dizisi3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- cemil tugay6
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- güne psikolojik bir tespit bırak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- paralel evren2
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek2
- brezilya7
- spider man brand new day2
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- pıtı atma4
- sevgili nedir7
- kaplan17
- gül7
- gemini2
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- evi ev yapan şeyler14
- bileklik19
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- kırgızistan3
- ona bir şey söyle10
- yogartiksen39
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- galatasaray19
- amerika birleşik devletleri6
- fenerbahçe18
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
entry'ler (50)
gerçek bir aşkta yapılması gerekendir.
denilenin yapılmayacağı sözdür.
asıl istihbarat işini kimse bilmeden yapandır.olmamış gibi görünmesi aslında işini iyi yapmasıdır.
(bkz: istisnai)
genelde biri yanımızdayken yapmadıklarımızı yaparız.
ne işiniz olursa olsun kenarınızda duran antep fıstığını bitirmeden kalkamadığınız durum.
2.Abdülhamid in hain sanılması.
(bkz: istisnai)
migrosta çalışanları alışverişe bim e getiren öğrenci marketi.
kendi alanında en güzel yapım olduğunu düşündüğüm filmdir.
devamı çekilmesi muhtemel görünüyor
devamı çekilmesi muhtemel görünüyor
günlük yaşamda atlanılan düşünceler.yaratıcılığın hat safhaya çıktığı fikir akımları gelmektedir
bir an yeni bir buluş yapabileceğin seviyeye geldiğini bile düşünürsün
bir an yeni bir buluş yapabileceğin seviyeye geldiğini bile düşünürsün
zeka anneden cinsiyet babadan gelmektedir.
-yani yıllar boyu erkek evlat veremeyen kadınlara zülum yapılmıştır yapılmaktadır.
-yani yıllar boyu erkek evlat veremeyen kadınlara zülum yapılmıştır yapılmaktadır.
gününde olduğunda gareth bale 'in abisi olduğunu düşündüğüm , gününde olmadığında sabrinin kankası olduğunu düşündüğüm dengesiz sol açık.
hergün yolların kazıldığı , bir senede bitecek denilen çalışmaların 5 sene sürdüğü , dolmuşcuların yanından geçerken yavaşlayıp dolmuşa almak için bastıkları kornanın kafa s.ktıgı güzel memleket.
şüphe yok ki ilim ve fen ülkelerin gelişmelrinde ve ilerlemelerinde en büyük etmendir.Ama din bilim önünde engel olarak görülmemeli.Günümüzde bilim alanındaki birçok gelişme islam dininde yer bulmaktadır kendine islamiyet bilimi desteklemiştir. Geçmişte ortaçağa bakıldığında ise dünyanın önde gelen bilim adamları islam bilginleridir bu yadsınamaz bir gerçektir.Yapmamız gereken şey ikisindende kopmayarak benliğimizi korumaktır.
adamın hammaddesi:
a+d+m
a+d+m
2.paü sosyal bilgiler bölüm başkanı olup.mükemmel bir hitabet gücüne sahip incelediği konulara oldukça hakim en sevdiğim öğretmenlerimdendir
en büyüğünü OSMANLI ya karşı yapmış olan milletin ihanetleri
Rauf Denktaş Bildiriyor ; Şerif Hüseyin Dedi Ki
Küçük yaşta Rauf Denktaş , babasıyla birlikte zaman zaman Şerif Hüseyin in evine ziyaret edermiş.
Rauf Denktaş o günlerde gördüklerin Nevzat Yalçıntaş a şöyle nakletmiş :
Babamla yanına gittiğimizde hep aynı olay tekrarlanıyordu. Babam onun elini öper , o da anlatmaya başlardı. Şerif Hazretleri : Ahhh, ben ne yaptım , ahhh , ben ne yaptım ? Yaptığımın cezasını çekiyorum. Niye Osmanlıya ihanet ettik ?; derdi . Çünkü ingilizler kendisine Arapların kralı ve Müslümanların halifesi olacağını vaat etmişlerdi. Halbuki Filistin e ingilizler yerleşmişlerdi. Oraya Yahudiler mütemadiyen göç ediyorlardı. Suriyeye Fransızlar kendi kültür ve dillerini yaymışlardı. ingilizler de Irak a kendi dil ve kültürlerinin götürmüşlerdi.(Şerif) Hüseyin babamın yanında hep iç geçirirdi. Bundan sonra babam onu teselli edecek birkaç laf söyler , ben de yanında dururdum. Bir müddet sonra (şerif) Hüseyin :Raif anlat şu istanbul havalarını dinleyeyim. derdi. [ Şerif Hüseyin Abdülhamid döneminde istanbul da 18 yıl gözaltında kalmıştır. Çamlıca veya Beykozda oturmuştur] Konuşma esnasında bir taş plak çalmaya başlardı. O zaman Şerif Hüseyin : Ahh! istanbul , payitaht diyerek ağlamaya başlardı. Babam a o sırada onu teselli edici sözleri söylerdi : Şerif Hazretleri, bu takdir-i ilahidir üzülme Sen hata yaptın ; ama bundan çok pişman olduğun gözlerinden akan göz yaşlarından belli oluyor. Allah seni bundan dolayı affeder ; yapma , ağlama Babam onu teselli ederken kendisi de ağlardı.Plak bitince biraz daha sohbet ederlerdi. Daha sonra babam onun elini öperdi. Biz kalkıp giderken (Şerif) Hüseyin : Rauf gel deyip bana elini öptürür ve elime bir altın verirdi. ( Şerif Hüseyin o zamanlardan ingilizlerden emekli maaş alıyordu ) Ben de bu yüzden hep babamla Şerif Hazretlerine gitmek isterdim Şerif Hüseyin hastalandı , ölümü yaklaşmıştı. Ölümüne yakın Ürdün Prensi olan oğlu Abdullahın yanına gitti. Onu Amman a biz uğurlamıştık.Bir müddet sonra ise onun ölüm haberi bize ulaştı
( Abdülhamid in Kurtlarla Dans Kitabından Alıntı).
Rauf Denktaş Bildiriyor ; Şerif Hüseyin Dedi Ki
Küçük yaşta Rauf Denktaş , babasıyla birlikte zaman zaman Şerif Hüseyin in evine ziyaret edermiş.
Rauf Denktaş o günlerde gördüklerin Nevzat Yalçıntaş a şöyle nakletmiş :
Babamla yanına gittiğimizde hep aynı olay tekrarlanıyordu. Babam onun elini öper , o da anlatmaya başlardı. Şerif Hazretleri : Ahhh, ben ne yaptım , ahhh , ben ne yaptım ? Yaptığımın cezasını çekiyorum. Niye Osmanlıya ihanet ettik ?; derdi . Çünkü ingilizler kendisine Arapların kralı ve Müslümanların halifesi olacağını vaat etmişlerdi. Halbuki Filistin e ingilizler yerleşmişlerdi. Oraya Yahudiler mütemadiyen göç ediyorlardı. Suriyeye Fransızlar kendi kültür ve dillerini yaymışlardı. ingilizler de Irak a kendi dil ve kültürlerinin götürmüşlerdi.(Şerif) Hüseyin babamın yanında hep iç geçirirdi. Bundan sonra babam onu teselli edecek birkaç laf söyler , ben de yanında dururdum. Bir müddet sonra (şerif) Hüseyin :Raif anlat şu istanbul havalarını dinleyeyim. derdi. [ Şerif Hüseyin Abdülhamid döneminde istanbul da 18 yıl gözaltında kalmıştır. Çamlıca veya Beykozda oturmuştur] Konuşma esnasında bir taş plak çalmaya başlardı. O zaman Şerif Hüseyin : Ahh! istanbul , payitaht diyerek ağlamaya başlardı. Babam a o sırada onu teselli edici sözleri söylerdi : Şerif Hazretleri, bu takdir-i ilahidir üzülme Sen hata yaptın ; ama bundan çok pişman olduğun gözlerinden akan göz yaşlarından belli oluyor. Allah seni bundan dolayı affeder ; yapma , ağlama Babam onu teselli ederken kendisi de ağlardı.Plak bitince biraz daha sohbet ederlerdi. Daha sonra babam onun elini öperdi. Biz kalkıp giderken (Şerif) Hüseyin : Rauf gel deyip bana elini öptürür ve elime bir altın verirdi. ( Şerif Hüseyin o zamanlardan ingilizlerden emekli maaş alıyordu ) Ben de bu yüzden hep babamla Şerif Hazretlerine gitmek isterdim Şerif Hüseyin hastalandı , ölümü yaklaşmıştı. Ölümüne yakın Ürdün Prensi olan oğlu Abdullahın yanına gitti. Onu Amman a biz uğurlamıştık.Bir müddet sonra ise onun ölüm haberi bize ulaştı
( Abdülhamid in Kurtlarla Dans Kitabından Alıntı).
öncelikle nick ini en az kendisi kadar sağlam bulduğum bir kardeşimdir.Evinin kapılarını bana açtığı için sağolsun.