bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- kader4
- gemini3
- hatay usulü soslu döner3
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- kuş5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- at6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- gece gece sinirlenmek4
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- medine2
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- sevgili nedir7
- mavi4
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- yogartiksen39
- gül7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- flamingo3
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- rüzgar türbini2
- ankara8
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- galatasaray19
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kim kimi neden sevmiyor14
- pıtı atma4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- anın görüntüsü22
en büyüğünü OSMANLI ya karşı yapmış olan milletin ihanetleri
Rauf Denktaş Bildiriyor ; Şerif Hüseyin Dedi Ki
Küçük yaşta Rauf Denktaş , babasıyla birlikte zaman zaman Şerif Hüseyin in evine ziyaret edermiş.
Rauf Denktaş o günlerde gördüklerin Nevzat Yalçıntaş a şöyle nakletmiş :
Babamla yanına gittiğimizde hep aynı olay tekrarlanıyordu. Babam onun elini öper , o da anlatmaya başlardı. Şerif Hazretleri : Ahhh, ben ne yaptım , ahhh , ben ne yaptım ? Yaptığımın cezasını çekiyorum. Niye Osmanlıya ihanet ettik ?; derdi . Çünkü ingilizler kendisine Arapların kralı ve Müslümanların halifesi olacağını vaat etmişlerdi. Halbuki Filistin e ingilizler yerleşmişlerdi. Oraya Yahudiler mütemadiyen göç ediyorlardı. Suriyeye Fransızlar kendi kültür ve dillerini yaymışlardı. ingilizler de Irak a kendi dil ve kültürlerinin götürmüşlerdi.(Şerif) Hüseyin babamın yanında hep iç geçirirdi. Bundan sonra babam onu teselli edecek birkaç laf söyler , ben de yanında dururdum. Bir müddet sonra (şerif) Hüseyin :Raif anlat şu istanbul havalarını dinleyeyim. derdi. [ Şerif Hüseyin Abdülhamid döneminde istanbul da 18 yıl gözaltında kalmıştır. Çamlıca veya Beykozda oturmuştur] Konuşma esnasında bir taş plak çalmaya başlardı. O zaman Şerif Hüseyin : Ahh! istanbul , payitaht diyerek ağlamaya başlardı. Babam a o sırada onu teselli edici sözleri söylerdi : Şerif Hazretleri, bu takdir-i ilahidir üzülme Sen hata yaptın ; ama bundan çok pişman olduğun gözlerinden akan göz yaşlarından belli oluyor. Allah seni bundan dolayı affeder ; yapma , ağlama Babam onu teselli ederken kendisi de ağlardı.Plak bitince biraz daha sohbet ederlerdi. Daha sonra babam onun elini öperdi. Biz kalkıp giderken (Şerif) Hüseyin : Rauf gel deyip bana elini öptürür ve elime bir altın verirdi. ( Şerif Hüseyin o zamanlardan ingilizlerden emekli maaş alıyordu ) Ben de bu yüzden hep babamla Şerif Hazretlerine gitmek isterdim Şerif Hüseyin hastalandı , ölümü yaklaşmıştı. Ölümüne yakın Ürdün Prensi olan oğlu Abdullahın yanına gitti. Onu Amman a biz uğurlamıştık.Bir müddet sonra ise onun ölüm haberi bize ulaştı
( Abdülhamid in Kurtlarla Dans Kitabından Alıntı).
Rauf Denktaş Bildiriyor ; Şerif Hüseyin Dedi Ki
Küçük yaşta Rauf Denktaş , babasıyla birlikte zaman zaman Şerif Hüseyin in evine ziyaret edermiş.
Rauf Denktaş o günlerde gördüklerin Nevzat Yalçıntaş a şöyle nakletmiş :
Babamla yanına gittiğimizde hep aynı olay tekrarlanıyordu. Babam onun elini öper , o da anlatmaya başlardı. Şerif Hazretleri : Ahhh, ben ne yaptım , ahhh , ben ne yaptım ? Yaptığımın cezasını çekiyorum. Niye Osmanlıya ihanet ettik ?; derdi . Çünkü ingilizler kendisine Arapların kralı ve Müslümanların halifesi olacağını vaat etmişlerdi. Halbuki Filistin e ingilizler yerleşmişlerdi. Oraya Yahudiler mütemadiyen göç ediyorlardı. Suriyeye Fransızlar kendi kültür ve dillerini yaymışlardı. ingilizler de Irak a kendi dil ve kültürlerinin götürmüşlerdi.(Şerif) Hüseyin babamın yanında hep iç geçirirdi. Bundan sonra babam onu teselli edecek birkaç laf söyler , ben de yanında dururdum. Bir müddet sonra (şerif) Hüseyin :Raif anlat şu istanbul havalarını dinleyeyim. derdi. [ Şerif Hüseyin Abdülhamid döneminde istanbul da 18 yıl gözaltında kalmıştır. Çamlıca veya Beykozda oturmuştur] Konuşma esnasında bir taş plak çalmaya başlardı. O zaman Şerif Hüseyin : Ahh! istanbul , payitaht diyerek ağlamaya başlardı. Babam a o sırada onu teselli edici sözleri söylerdi : Şerif Hazretleri, bu takdir-i ilahidir üzülme Sen hata yaptın ; ama bundan çok pişman olduğun gözlerinden akan göz yaşlarından belli oluyor. Allah seni bundan dolayı affeder ; yapma , ağlama Babam onu teselli ederken kendisi de ağlardı.Plak bitince biraz daha sohbet ederlerdi. Daha sonra babam onun elini öperdi. Biz kalkıp giderken (Şerif) Hüseyin : Rauf gel deyip bana elini öptürür ve elime bir altın verirdi. ( Şerif Hüseyin o zamanlardan ingilizlerden emekli maaş alıyordu ) Ben de bu yüzden hep babamla Şerif Hazretlerine gitmek isterdim Şerif Hüseyin hastalandı , ölümü yaklaşmıştı. Ölümüne yakın Ürdün Prensi olan oğlu Abdullahın yanına gitti. Onu Amman a biz uğurlamıştık.Bir müddet sonra ise onun ölüm haberi bize ulaştı
( Abdülhamid in Kurtlarla Dans Kitabından Alıntı).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar