bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz14
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- arkadaşlar nasılsınız9
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- bir erkeğe en çok yakışan şey3
- kendine bir soru sor5
- sokakta kavga teknikleri2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi3
- cansever18
- bana gel film izleriz diyen erkek11
- gratisin içini merak etmek4
- recep tayyip erdoğan3
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- insan sevmemek6
- merfulu2
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- pkklı anaları3
- sözlüğün kırbacı5
- mekke anlaşması10
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kitabını sikerim2
- kafamın içindeki sesler5
- tavuk pilav4
- simko317
- küçük bir ilçede yaşamak2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- nick vermeden bir yazara seslen3
- hewal ebo9
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- sarapci koala7
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- victor osimhen9
- kek yiyen erkek3
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- tai lung16
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- gemini2
entry'ler (117)
Geç de olsa "gerçek" yolu bulmaktır.
Şarkılarını dinledikçe "siz neden dağıldınız abi yaaa" diyerek sitem ettiğim süper grup. (du)
Ancak ve ancak harry potter'ın başına gelebilecek hadisedir.
250 gram vajina, 200 gram penis ve yarım kilo memeyle yapılan çok leziz bir yemektir. (ölçekler sallamasyondur)
O son sahnede şule'nin müthiş bir oyunculukla ağlaması, behzat'ın her bölümde olduğu gibi oynamaması, olayı resmen yaşaması. Ercüment çözer'in incir çekirdeğini doldurmayacak şeylerden intikam alan şerefsiz bir manyak olması (ve bu manyağı çok güzel canlandırması) Harun, hayalet, akbaba. (ayrıca hayalet'in söylediği türkü) Hepsi, hepsi mükemmeldi. ilk kez dizi izlerken ağladım ya, daha ne diyeyim ben sözlük ? Ayrıca twitter'de dönüp dolaşan, diziyi baştan sona özetleyen bir cümleyi paylaşmak istiyorum.
#behzat ç " href="/e//" title="gaz bombası kullanmadan ağlatan tek polis #behzat ç " >Gaz bombası kullanmadan ağlatan tek polis #behzat ç.
#behzat ç " href="/e//" title="gaz bombası kullanmadan ağlatan tek polis #behzat ç " >Gaz bombası kullanmadan ağlatan tek polis #behzat ç.
Yıllarca çıkmadan yaşayabilir. (bkz: hapishane) Tabii ona yaşamak denirse.
Ali kaptan karakterine her türlü hakaret ve küfür edilsin izleyici tarafından, fazla fazla hakediyor ama "orospu çocuğu" denmesin lan. Öyle adaletli öyle yürekli ana görmedik biz...
Ali'nin vurulduğunu anladığım an silahı küçük osman'ın bulup babasını vurduğunu düşündüm. imkansız bir şey değil. Tüm olayları en çok izleyip en çok etkilenen o sonuçta. Ama Hasefe ananın yapması bomba oldu. Helal be! Öyle evlat olmaz olsun zaten. Gelini ölseydi daha çok üzülürdü kadın.
Über tatlı ve seksi bir adamın ismidir. (bkz: zeki enes akkan)
Arka koltukta ki şivesini ve "sevgili dünlük"ünü çok beğendiğim yazar.
pink floyd şarkısını yorumlamasını bir zaytung haberi olarak kabul ettiğim (akıl sağlığımı ancak böyle koruyabiliyorum), ne bok yediği belli olmayan ortam insanı.
Adı üstünde, yavşak. Ayrıca (bkz: ağlatıp da gülenleri sen affetsen ben affetmem)
Onu göğüsüme yatırıp saçlarını kokladığım günlerdi...
Tek kişilik yatağın yaz sıcağında bizi yakıp kavurmasından mı, yoksa birbirimizden sıkıldığımızdan mı bilmem, sürekli derin nefesler alan, hırlayan, bazen de ölü taklidi yapan bir öfkemiz vardı.
internetten, seksten, şapşallıktan ve parasızlıktan fazla, fazla nasibimizi almış, ortalama 7 - 8 ay boyunca haftada 2 - 3 gün aynı yastığa baş koymuştuk.
Bütün bunlar daha fazlasını yaşamış olanlar için hiçbir şeydi belki. Ama bizi heyecanlandıracak, kızdıracak, hatta yerden yere vuracak, belki mutlu ve mutsuz edecek kadar iyiydi.
Ağlamadığım ya da bir şeylerden şikâyet edip onu sinirlendirmediğim sürece başını o dijital ekrandan kaldırmasa da iyiydi. Sarılması, sıcaklığı, esprileri, kokusu, her şeyi fazla, fazla iyiydi.
Fakat çok iyi ve çok kötü şeylerin uzun sürmediği gibi bu da uzun sürmedi.
Hiç olmamış gibi,
Hiç uğraşılmamış gibi,
Tüm yalanları kabul edip "evet yalan söyledim" demeye bile değmeyecek gibi,
Kafaya bir tane sıkmak gibi,
Bitti.
Tek kişilik yatağın yaz sıcağında bizi yakıp kavurmasından mı, yoksa birbirimizden sıkıldığımızdan mı bilmem, sürekli derin nefesler alan, hırlayan, bazen de ölü taklidi yapan bir öfkemiz vardı.
internetten, seksten, şapşallıktan ve parasızlıktan fazla, fazla nasibimizi almış, ortalama 7 - 8 ay boyunca haftada 2 - 3 gün aynı yastığa baş koymuştuk.
Bütün bunlar daha fazlasını yaşamış olanlar için hiçbir şeydi belki. Ama bizi heyecanlandıracak, kızdıracak, hatta yerden yere vuracak, belki mutlu ve mutsuz edecek kadar iyiydi.
Ağlamadığım ya da bir şeylerden şikâyet edip onu sinirlendirmediğim sürece başını o dijital ekrandan kaldırmasa da iyiydi. Sarılması, sıcaklığı, esprileri, kokusu, her şeyi fazla, fazla iyiydi.
Fakat çok iyi ve çok kötü şeylerin uzun sürmediği gibi bu da uzun sürmedi.
Hiç olmamış gibi,
Hiç uğraşılmamış gibi,
Tüm yalanları kabul edip "evet yalan söyledim" demeye bile değmeyecek gibi,
Kafaya bir tane sıkmak gibi,
Bitti.
"Bari vicdanımız "izm" olmasın" diyerek bi taraflarımı yırtsam da popüler olmasına engel olamayacağımız sözde ideoloji. Artık lafları süslemekten çok içini doldurmaya baksak diyorum ? Diyorum da kime diyorum...
Fikri çok beğendim ben fakat ancak uzun vadede olabilecek bir şey. Hem teknoloji olarak hem de maddiyat olarak hiçbir ülke buna hazır değil. Üstelik ay'ın yüzeyinin güneş panelleriyle kaplanması herhangi bir sorun doğurup doğurmayacağı da bilinmiyor. Göte gelmeyelim sonra ? Ve acaba bu enerjiden yalnızca projeye destek olan ülkeler mi yararlanacak, yoksa "ay hepimizin" mantığıyla her ülkeye mi dağıtılacak ? Hiç sanmıyorum. "Kendin pişir, kendin ye" yapacaklardır büyük ihtimal. 3. dünya ülkeleri de dev disko topunun altında hayal kurarlar artık.
izlemeye başladığımda, konuk olan ekonomist, (ismini bilmiyorum) yanında oturan sosyoloğun(onun da ismini bilmiyorum) bir cümlesi üzerine "yalan söyleme!" dediğini işittim. Ve neden bilmiyorum masadaki hiç kimse bundan rahatsız olmadı ? "Birilerinin fikirleri, diğerlerinin yalanları" belki ama bir tv programında bu şekilde söylenmesi çok çirkin.
Bu son bölümle birlikte iyice emin olduğum tek şey ercüment çözer'in hatundan anlamayan bir herif olduğudur. Nerde çirkin karı var onunla sevişiyor adam. Hiç yakışıyor mu nejat işler gibi yakışıklı adamı öyle leş karılarla öpüştürmek lan ? Lütfen dikkat edilsin buna artık. Ayrıca güzel bölümdü. Harun ve hayalet yine güldürdü beni bol bol. Bozmamalarını ümit ediyoruz.
Yemeğin içine kusmak gibi...