bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı7
- meryem can2
- atatrue2
- türklerin ileri olduğu konular21
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- en gey özelliğiniz10
- saraca finch house3
- erkek adam2
- norm ender3
- true nickli yazar11
- dinsize inanır mısın17
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- salak yazarlar7
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- kuran da neden namaz yok8
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
- gocu31
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- oğlak burcu kadını18
- devletten başkasına güvenilmez11
- deri ceketli serseri4
sevdiği entry'ler
bu şekilde ibadet ettiklerini zanneden sofilerdir.
görsel
bunlar geceleri böyle kuru yerde battaniye ile yatarlar, gündüz de çorba karşılığı menzil'in inşaatlarında amelelik yaparlar.
(bkz: menzil tarikatinda çorba karşılığı amelelik yapmak/#39985828)
oysa menzil köyünde harika bir tesis var, son derece lüks bir yer.
adı: menzil buhara termal otel.
bu otel işte hep bu sofilerin çorba karşılığı amelelik yapması ile inşa edildi.
görsel
(bkz: menzil buhara termal otel/#37703291)
"eee madem böyle bir otel var, sofiler neden bu otelde kalmıyor" diyesi geliyor insanın değil mi?
işte onu da otele sormuşlar.
otel şu yanıtı vermiş;
görsel
çok acıyorum ya ben bunlara...
cidden acıyorum...
görsel
bunlar geceleri böyle kuru yerde battaniye ile yatarlar, gündüz de çorba karşılığı menzil'in inşaatlarında amelelik yaparlar.
(bkz: menzil tarikatinda çorba karşılığı amelelik yapmak/#39985828)
oysa menzil köyünde harika bir tesis var, son derece lüks bir yer.
adı: menzil buhara termal otel.
bu otel işte hep bu sofilerin çorba karşılığı amelelik yapması ile inşa edildi.
görsel
(bkz: menzil buhara termal otel/#37703291)
"eee madem böyle bir otel var, sofiler neden bu otelde kalmıyor" diyesi geliyor insanın değil mi?
işte onu da otele sormuşlar.
otel şu yanıtı vermiş;
görsel
çok acıyorum ya ben bunlara...
cidden acıyorum...
Evet ingiliz oyunu. Fakat sebep içimizdeki hainler.
--spoiler--
Turgut Özal: ihaneti Hasan Cemal'e sorun
Özal’ın merhum gazeteci Yalçın Özer ile 25 yıl önce yaptığı mülakatın hiç yayınlanmamış bölümlerine ulaşıldı. Özal, Osmanlı’nın ihanetle nasıl yıkıldığı, hainlerin ingilizlerle işbirliğine ilişkin, bugüne de ışık tutan çarpıcı bilgiler aktardı. Merhum Özal, "ABD'ye verilen destek Araplarla ilişkileri daha kötü yapmaz mı?" sorusuna "Bunu Hasan Cemal'e sorun" dedi ve daha sonra Hasan Cemal'in dedesi Cemal Paşa'nın ihanetlerini anlattı.
Merhum gazeteci Yalçın Özer'in, 1991'de dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile yaptığı ve 25 yıldır gizlediği bir mülakat, hem geçmişe hem de bugün yaşanan olaylara ışık tutacak açıklamalarla dolu.
Özal, 1991'de dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği başkenti Moskova'ya resmi ziyarete giderken, programı takip eden gazeteciler arasında Türkiye Gazetesi adına dönemin başyazarı Yalçın Özer de vardı. Ziyaretin Moskova'dan sonraki ayağı, o dönem Sovyetler'den kopmamış olan Ukrayna'nın Kiev şehriydi. Özal, bu gezi sırasında beraberindeki gazetecilere, bir bölümünü yayınlamamak üzere, çok önemli açıklamalar yaptı. Röportajda, yapılan tespitler, günümüze de ayna tuttu.
HASAN CEMAL'E SORUN
Gezi sırasında bir gazeteci, Turgut Özal'a, "ABD'nin Irak' a müdahalesine destek verdiniz. Zaten Arap dünyası ile Türkiye'nin ilişkileri 20'lerden beri iyi değil. Bu desteğiniz, ilişkilerimizi daha kötü yapmaz mı?" diye sordu. Özal bu soru üzerine Osmanlı'nın son dönemindeki ittihat ve Terakki yönetiminin önde gelen isimlerinden Cemal Paşa'nın torunu olan ve gezide yer alan yazarlardan Hasan Cemal'e seslenerek, "Bunu, siz Hasan Cemal'e sorun" dedi. Ama Hasan Cemal o sırada orada bulunamadığı için konu havada kaldı. Bundan kısa süre sonra, Yalçın Özer, beraberinde aynı gruptan bir başka gazeteci ile özel bir mülakat için yeniden Özal'ın yanındaydı. Yalçın Özer, "Bunu Hasan Cemal'e sorun" bölümünü açmasını isteyince, Özal şunları anlattı: "Bizim sıkıntılarımızdan birisi de ülkemizin sıcak kuşakta bulunmasıdır. Bu ülkelerde satılık insan bulmak çok kolay. Bir Almanı, ingilizi, Fransızı, Japonu ve bir Rusu satın alamazsınız. Osmanlı'yı yıkmadan önce içerden bazı kimseleri ingilizler satın almışlar. (...) ingilizlerden maaş alan Osmanlı Güney Cephesi Başkomutanı Cemal Paşa'ya (Hasan Cemal'in dedesi) talimat vererek, Şam'daki islam alimlerinin (ki Şam o zaman islami ilim merkeziymiş) genç kızlarını konağına getirmesi, onlara alkollü içki içmeye zorlaması ve tacizde bulunarak geri bırakılmaları istenmiştir. Bu emri alan (Cemal) Paşa, derhal bu işlemi yapmıştır. Bu yüz kızartıcı olaylar süratle Arap alemine yayılmış ve 'Osmanlı artık bozulmuş ve islami yoldan çıkmıştır' propagandası yapılarak , Araplar Osmanlıya düşman yapılmıştır. Özellikle Hicaz'da hazır bekleyen Şerif Hüseyin de işin esasını bilmeden ve duyduklarına inanarak Arapların Osmanlı aleyhine ingilizler ile birlikte kıyama geçmesine sebep olmuştur. işte bu nedenle 'Arap-Osmanlı düşmanlığının kaynağını Hasan Cemal'e sorun' dedim."
OSMANLI iÇTEN YIKILDI
Özal, röportajında, "Avrupalıların satın aldıkları adamlarla Osmanlıyı içten yıktığına dikkat çekerek, böylece Türkiye'nin hem Arap dünyasından, hem de Hindistan'daki Müslüman aleminden koparıldığını anlattı. "ingilizler, bu yolla iki şeye kavuştu: Ortadoğu'daki petrol sahasını kontrol altına aldılar ve islam Halifesi'nin etki alanındaki bir türlü hakim olamadıkları Hindistan'a hilafeti kaldırarak hakim oldular" dedi.
https://www.sabah.com.tr/...haneti-hasan-cemale-sorun
--spoiler--
--spoiler--
Turgut Özal: ihaneti Hasan Cemal'e sorun
Özal’ın merhum gazeteci Yalçın Özer ile 25 yıl önce yaptığı mülakatın hiç yayınlanmamış bölümlerine ulaşıldı. Özal, Osmanlı’nın ihanetle nasıl yıkıldığı, hainlerin ingilizlerle işbirliğine ilişkin, bugüne de ışık tutan çarpıcı bilgiler aktardı. Merhum Özal, "ABD'ye verilen destek Araplarla ilişkileri daha kötü yapmaz mı?" sorusuna "Bunu Hasan Cemal'e sorun" dedi ve daha sonra Hasan Cemal'in dedesi Cemal Paşa'nın ihanetlerini anlattı.
Merhum gazeteci Yalçın Özer'in, 1991'de dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile yaptığı ve 25 yıldır gizlediği bir mülakat, hem geçmişe hem de bugün yaşanan olaylara ışık tutacak açıklamalarla dolu.
Özal, 1991'de dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği başkenti Moskova'ya resmi ziyarete giderken, programı takip eden gazeteciler arasında Türkiye Gazetesi adına dönemin başyazarı Yalçın Özer de vardı. Ziyaretin Moskova'dan sonraki ayağı, o dönem Sovyetler'den kopmamış olan Ukrayna'nın Kiev şehriydi. Özal, bu gezi sırasında beraberindeki gazetecilere, bir bölümünü yayınlamamak üzere, çok önemli açıklamalar yaptı. Röportajda, yapılan tespitler, günümüze de ayna tuttu.
HASAN CEMAL'E SORUN
Gezi sırasında bir gazeteci, Turgut Özal'a, "ABD'nin Irak' a müdahalesine destek verdiniz. Zaten Arap dünyası ile Türkiye'nin ilişkileri 20'lerden beri iyi değil. Bu desteğiniz, ilişkilerimizi daha kötü yapmaz mı?" diye sordu. Özal bu soru üzerine Osmanlı'nın son dönemindeki ittihat ve Terakki yönetiminin önde gelen isimlerinden Cemal Paşa'nın torunu olan ve gezide yer alan yazarlardan Hasan Cemal'e seslenerek, "Bunu, siz Hasan Cemal'e sorun" dedi. Ama Hasan Cemal o sırada orada bulunamadığı için konu havada kaldı. Bundan kısa süre sonra, Yalçın Özer, beraberinde aynı gruptan bir başka gazeteci ile özel bir mülakat için yeniden Özal'ın yanındaydı. Yalçın Özer, "Bunu Hasan Cemal'e sorun" bölümünü açmasını isteyince, Özal şunları anlattı: "Bizim sıkıntılarımızdan birisi de ülkemizin sıcak kuşakta bulunmasıdır. Bu ülkelerde satılık insan bulmak çok kolay. Bir Almanı, ingilizi, Fransızı, Japonu ve bir Rusu satın alamazsınız. Osmanlı'yı yıkmadan önce içerden bazı kimseleri ingilizler satın almışlar. (...) ingilizlerden maaş alan Osmanlı Güney Cephesi Başkomutanı Cemal Paşa'ya (Hasan Cemal'in dedesi) talimat vererek, Şam'daki islam alimlerinin (ki Şam o zaman islami ilim merkeziymiş) genç kızlarını konağına getirmesi, onlara alkollü içki içmeye zorlaması ve tacizde bulunarak geri bırakılmaları istenmiştir. Bu emri alan (Cemal) Paşa, derhal bu işlemi yapmıştır. Bu yüz kızartıcı olaylar süratle Arap alemine yayılmış ve 'Osmanlı artık bozulmuş ve islami yoldan çıkmıştır' propagandası yapılarak , Araplar Osmanlıya düşman yapılmıştır. Özellikle Hicaz'da hazır bekleyen Şerif Hüseyin de işin esasını bilmeden ve duyduklarına inanarak Arapların Osmanlı aleyhine ingilizler ile birlikte kıyama geçmesine sebep olmuştur. işte bu nedenle 'Arap-Osmanlı düşmanlığının kaynağını Hasan Cemal'e sorun' dedim."
OSMANLI iÇTEN YIKILDI
Özal, röportajında, "Avrupalıların satın aldıkları adamlarla Osmanlıyı içten yıktığına dikkat çekerek, böylece Türkiye'nin hem Arap dünyasından, hem de Hindistan'daki Müslüman aleminden koparıldığını anlattı. "ingilizler, bu yolla iki şeye kavuştu: Ortadoğu'daki petrol sahasını kontrol altına aldılar ve islam Halifesi'nin etki alanındaki bir türlü hakim olamadıkları Hindistan'a hilafeti kaldırarak hakim oldular" dedi.
https://www.sabah.com.tr/...haneti-hasan-cemale-sorun
--spoiler--
pek azametli 2. abdülhamid'den ve 5. mehmet ten başkası değildir.
kıbrıs'ı ingilizlere peşkeş çektikten sonra 12 adayı da uşi anlaşması ile italyanlara hediye etmiştir. babasının malı tabi ister satar ister hediye eder.
o esnada korkudan sarayından çıkamamakla meşguldü garip, ne yapsın. bir rakı bir bira fabrikası kolay açılmıyor. kaynak lazım.
kaynak deyince konyağı da çok severmiş.
ama çok azametlidirler. bastığı yerleri titretirler ve hışırdatırlar. ümmetin göz bebeği halifelerdir.
sadece ada sevmemektedirler.
kıbrıs'ı ingilizlere peşkeş çektikten sonra 12 adayı da uşi anlaşması ile italyanlara hediye etmiştir. babasının malı tabi ister satar ister hediye eder.
o esnada korkudan sarayından çıkamamakla meşguldü garip, ne yapsın. bir rakı bir bira fabrikası kolay açılmıyor. kaynak lazım.
kaynak deyince konyağı da çok severmiş.
ama çok azametlidirler. bastığı yerleri titretirler ve hışırdatırlar. ümmetin göz bebeği halifelerdir.
sadece ada sevmemektedirler.
Rasputin.
bedeni toprak olmuş olabilir. fikirleri ve düşünceleri hala bu topraklar üzerinde daimdir ilelebet de daim olacaktır.
meslek hayatınızda veya başka iyi bir konuda hangi üst noktaya gelirseniz gelin, insanları hor görmeyen, küstah olmayan biri olun. olmaya çalışın daha doğrusu. refah seviyeniz güçlüyken insanlara karşı mütavazi olabilmeniz sizi daha saygın yapacaktır. bunu yapabilen çok az kişi var ama neyse. allah kulunu kuluna muhtaç etmesin. niye böyle dedim çünkü, böylesine bazı insanlar size herhangi bir yardımı dokunurken psikolojik olarak böbürlendiğini hissediyorsunuz. böyle insanlardan uzak durmak lazım, yapacakları yardımı başınıza kakarlar. en büyük torpiliniz allah olsun.
Eksik bilgidir. Osmanlı zamanında atalarımız tarafından kazanılan ve daha sonra savaşta kaybedilmek üzereyken Atatürk tarafından kurtarılan topraklarda yaşıyoruz.
Atatürk de osmanlı padişahları da bizim atamız. Taraf tutmak anlamsız.
Not: şimdi ülkeyi atatürk tek başına mı kurtardı halk da oradaydı diyen aveller olacak. Ulan padişahlar tek başına mı kurdu Osmanlı'yi Allah'ın andavalları. Halk her zaman atalarımızın yanında var oldu. O konu ayrı.
Atatürk de osmanlı padişahları da bizim atamız. Taraf tutmak anlamsız.
Not: şimdi ülkeyi atatürk tek başına mı kurtardı halk da oradaydı diyen aveller olacak. Ulan padişahlar tek başına mı kurdu Osmanlı'yi Allah'ın andavalları. Halk her zaman atalarımızın yanında var oldu. O konu ayrı.