bugün
- kolye35
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun6
- zebra4
- tır şoförü olmayı istemek12
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek11
- papağan4
- fil2
- galatasaray13
- ona bir şey söyle7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kim kimi neden sevmiyor14
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri2
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- yogartiksen40
- bileklik12
- evi ev yapan şeyler5
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- aşk12
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir3
- 6 ayda bir yıkanmak4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- azerilerce tokatlanan akpli8
- diyanetin fona para yatırması4
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- adana hava durumu5
- nervio adlı yazara uyarı11
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- türküm doğruyum çalışkanım5
- queen ravenna büyücülük okulu20
- yogartiksen'in mod olması4
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- 11 ocak 1812 napolyon'un rusya seferi2
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
- atom bombası atılacak sıradaki ülke2
- azerbaycan3
sevdiği entry'ler
mensubu olduğum ırk.
bunu ben seçmedim. inanın uzaylı olarak doğmayı isterdim.
dünyalı olmak gerçekten berbat.
bunu ben seçmedim. inanın uzaylı olarak doğmayı isterdim.
dünyalı olmak gerçekten berbat.
güldürmeyin, tabii ki gayet doğru bir söylem. burada olduğu gibi orada da siyasi troller bilmem neler var, evet. ama genele bakarsanız gerçekten büyük bir bilgi kaynağı. ben burada her istediğimi bulamıyorum mesela. ama ekşi ? ne istersem var.
ayrıca sosyal tarafını ekşili olmayan bilmez.
ayrıca sosyal tarafını ekşili olmayan bilmez.
eskiden falan değildir hala öyledir. gidin bakın konu başlıklarına. 2015 ekonomik krizi altında 250 sayfadır tartışıyor adamlar. recep tayyip'in muhtarlara yaptığı faiz indirimi konuşması anında on sayfa oluyor, bizde konu başlığı dahi açıldı mı? tahliller analizler birbirini izliyor. katılırsınız katılmazsınız ama adamlar gündemi hürriyet'ten daha sıkı takip edip, örneklerle tezlerle kendilerince enine boyuna tartışıyorlar. Wikipedia'dan kopyaladıkları bilgileri yazmıyorlar sadece, kendi görüşlerini de katıp, dış basından örnekler, neler neler sunuyorlar.
am göt meme başlıkları furyası orda da var mı bilmiyorum; olsa dahi artıları eksilerini fazlasıyla götürüyor. Sol frame, ülkenin o günkü aynası gibi...
am göt meme başlıkları furyası orda da var mı bilmiyorum; olsa dahi artıları eksilerini fazlasıyla götürüyor. Sol frame, ülkenin o günkü aynası gibi...
Entrylerinde çocuk ölümünü istediğini söyleyen, yılanın başını küçükken ezmeli diyenler, duyarlılık kasmış başlık altında..
Ne diyeyim samimiyetsizsiniz.
Ne diyeyim samimiyetsizsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=Q1wGfz4_epg
--spoiler--
bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı’da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan... bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. (burda müzik girer) bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı... sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan... nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder.... dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar... pırlanta anlıyacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma... dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagor’a kesikmiş. zagor’da kaftiden içerde o sıra. bi gün, süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs otobüs, geldik sağmalcılar’a; benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii: zagor’u ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk; kaçmış bunlar. altı ay mı bi sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor: biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle... önce öldü dediler zagor’a, sonra komalık. ankara’da oluyor bunlar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornavida yemiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat... ama bu sefer başka güzel orospu. orhanın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagor’a avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya biz de, “nasıl?” diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bişey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! işte o gün bi inandım orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagor’a müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım: ben de onun peşinden...
önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu tınmıyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına.
gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagor’a bakarız: yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. n’aptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbul’a. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi.
bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile... beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, ohh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bişey demiyo. sinop’ta oluyo bunlar. ben de döndüm istanbul’a. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene; o halinle kalk git sen diyarbakır’a, üç gün ortadan kaybol... herif kafayı yiyo tabii. dönünce bi dayak buna: eşşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden.
sonra çocuğu doğuruyo. durum hemen anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakır’a, zagor’un peşine. Allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo.
ben o ara istanbul’da taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagor’un diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıralar. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyo. bi daa açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakır’a geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakır’dayım. bi soruşturma... kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bişey demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını,usul usul yürü şimdi.
o gün bugün usul usul yürüyorum işte. hııh!
--spoiler--
--spoiler--
bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı’da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan... bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. (burda müzik girer) bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı... sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan... nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder.... dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar... pırlanta anlıyacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma... dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagor’a kesikmiş. zagor’da kaftiden içerde o sıra. bi gün, süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs otobüs, geldik sağmalcılar’a; benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii: zagor’u ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk; kaçmış bunlar. altı ay mı bi sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor: biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle... önce öldü dediler zagor’a, sonra komalık. ankara’da oluyor bunlar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornavida yemiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat... ama bu sefer başka güzel orospu. orhanın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagor’a avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya biz de, “nasıl?” diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bişey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! işte o gün bi inandım orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagor’a müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım: ben de onun peşinden...
önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu tınmıyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına.
gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagor’a bakarız: yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. n’aptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbul’a. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi.
bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile... beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, ohh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bişey demiyo. sinop’ta oluyo bunlar. ben de döndüm istanbul’a. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene; o halinle kalk git sen diyarbakır’a, üç gün ortadan kaybol... herif kafayı yiyo tabii. dönünce bi dayak buna: eşşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden.
sonra çocuğu doğuruyo. durum hemen anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakır’a, zagor’un peşine. Allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo.
ben o ara istanbul’da taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagor’un diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıralar. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyo. bi daa açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakır’a geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakır’dayım. bi soruşturma... kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bişey demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını,usul usul yürü şimdi.
o gün bugün usul usul yürüyorum işte. hııh!
--spoiler--
Bu başlık bariz bir örnektir.
yemek yedikten sonra diliyle dişini temizleyip, gömlek cebinden sigara çıkararak 1 tane kendi ağzına götürerek, size de paketi uzatıp tek kaş havada olacak şekilde içiyon mu ? diye sorması.
edit: niye bu kadar eksilediniz anlamadım. size ne oğlum ? mizahtan anlamayan liseliler sizi.
edit: niye bu kadar eksilediniz anlamadım. size ne oğlum ? mizahtan anlamayan liseliler sizi.
biri çıkıp orospu çocuğudur desinde bitsin bu çile amk!
islam öncesi türkleri görende bilimde çağ açıyor sanacak ha, islam bazı şeyleri engellemiştir doğru ama türklerin bir şeyini kısması gereken bir durum pek yoktur.
şöyle bir örnek vereyim o dönemde romada heykelcilik alanında ideal insan vücuduna ulaşma hedefi varken türkler koca bir taşa kaş göz çiziyordu.
sonra islam geldi heykeli engelledi demeyin diye diyorum. bu sadece sınırlı bir örnek.
şöyle bir örnek vereyim o dönemde romada heykelcilik alanında ideal insan vücuduna ulaşma hedefi varken türkler koca bir taşa kaş göz çiziyordu.
sonra islam geldi heykeli engelledi demeyin diye diyorum. bu sadece sınırlı bir örnek.
Ne çok şeymişim ulan.
Acilen dünya ülkeleri arasında mutabakata varılarak araştırma komisyonu oluşturulması gereken ve bu duruma karşı çıkmayanların lanetlenmesi ve kınanması icap eden skandal.
Hadi bir nebze olsun 92 yılına dek doğmuş olanlara müsamaha gösterilmesi mümkün olsa da daha sonrasında insan doğumunun yasaklanmamış olması kabul edilemez bir uygulamadır.
Afedersiniz bu 90-92 sonrası doğumlular bir de "ben çocukken" diye başlayan cümleler kurmazlar mı.. yahu aklını başına devşir ey arkadaşım ( arkadaşım dediysem lafın gelişi ) sen daha dün biberonla emziğin elinden alınmasını bir afet-i devran olarak görmüyor muydun yahu ?
Hele ki bir de bunlar "90'larda çocok olmok" demez mi azizim. Sinirlerimiz şaha kalkıyor. Bre densiz sen agudan uguya geçtiğinde milenyum gelmişti, ay hoşt ulan ordan.
95 ve sonrasını hiç bizim familyadan saymıyorum zaten. Siz de saymayınız. Yahu adam (adam dediysem lafın gelişi) cep telefonundan yaşlı, bir de bizim familyaya mı dahil edeceğiz kendimize ihanet edercesine ?
Polifonik desek matematikte bir ünite adı, a1018 desek market ismi sanacak biberon bağımlıları gelmiş burada bir de bizim başlıklarımıza dahil oluyor.
92-98 arası bir şey denilince benim aklıma 92-98 model şahin ya da doğan hadi bilemedin fifa geliyo valla kimse kusura bakmasın.
Milenyumlu falan varsa aranızda ben rencide etmeden internetini iptal etsin zaten. Tövbestaffrullaaa..
not: 97'liyim.
Hadi bir nebze olsun 92 yılına dek doğmuş olanlara müsamaha gösterilmesi mümkün olsa da daha sonrasında insan doğumunun yasaklanmamış olması kabul edilemez bir uygulamadır.
Afedersiniz bu 90-92 sonrası doğumlular bir de "ben çocukken" diye başlayan cümleler kurmazlar mı.. yahu aklını başına devşir ey arkadaşım ( arkadaşım dediysem lafın gelişi ) sen daha dün biberonla emziğin elinden alınmasını bir afet-i devran olarak görmüyor muydun yahu ?
Hele ki bir de bunlar "90'larda çocok olmok" demez mi azizim. Sinirlerimiz şaha kalkıyor. Bre densiz sen agudan uguya geçtiğinde milenyum gelmişti, ay hoşt ulan ordan.
95 ve sonrasını hiç bizim familyadan saymıyorum zaten. Siz de saymayınız. Yahu adam (adam dediysem lafın gelişi) cep telefonundan yaşlı, bir de bizim familyaya mı dahil edeceğiz kendimize ihanet edercesine ?
Polifonik desek matematikte bir ünite adı, a1018 desek market ismi sanacak biberon bağımlıları gelmiş burada bir de bizim başlıklarımıza dahil oluyor.
92-98 arası bir şey denilince benim aklıma 92-98 model şahin ya da doğan hadi bilemedin fifa geliyo valla kimse kusura bakmasın.
Milenyumlu falan varsa aranızda ben rencide etmeden internetini iptal etsin zaten. Tövbestaffrullaaa..
not: 97'liyim.