bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası8
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- s'i l v'e r m'i s t15
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi6
- clemence baptista7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak6
- kahvaltım güzel mi7
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu4
- ismet gurbuz 20249
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- kale3112 ifşa9
- sinek as5
- mısır daki haladan miras kalması6
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- trabzonspor4
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- kolye140
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- ayak3
- murat ağırel2
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- fon vurgunu29
- bizanslılıktan soğumak2
- saçını topuz yapan erkek3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- pasifik okyanusuna gay demek2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- amigurumi2
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- parcalandim toparlanamiyorum37
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
sevdiği entry'ler
Klasik bir Hıristiyanlık eleştirisi filmi.
Aydınlanmacılar Rönesans ilhamıyla, Hıristiyanlığın insani hisleri mahkum ettiğini, din adına bastırdığını, ketum bir aklileştirmenin insanın duygularına yani özgürlüğüne pranga vurduğunu ileri sürerler. Bu film de tam olarak bu mantık üzerine kurgulanmış.
Hıristiyanlıktan (eski hümanizmden) kurtulma ve yeni hümanizm inancıyla duyguları, hisleri, sezgileri özgür bırakma…
Aydınlanmacılar Rönesans ilhamıyla, Hıristiyanlığın insani hisleri mahkum ettiğini, din adına bastırdığını, ketum bir aklileştirmenin insanın duygularına yani özgürlüğüne pranga vurduğunu ileri sürerler. Bu film de tam olarak bu mantık üzerine kurgulanmış.
Hıristiyanlıktan (eski hümanizmden) kurtulma ve yeni hümanizm inancıyla duyguları, hisleri, sezgileri özgür bırakma…
Mevcut adaylar arasında, en donanımlı kişi. Evet.
Mesaj atarsam cevap vermeyin nedir lan ahahahahahaha.
Kendisini severim.iyi bir yerel siyasetçi olabilirdi.
Fazla gaza geldi.
Kaybetmeyi yenilmeyi yediremedi.
Saçmalama aşamasına geldi.
Liselilerin gazına geldi.
Sonuç:koca bir rezalet.
Fazla gaza geldi.
Kaybetmeyi yenilmeyi yediremedi.
Saçmalama aşamasına geldi.
Liselilerin gazına geldi.
Sonuç:koca bir rezalet.
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz...
parayı araç değil bir hayat amacı haline getirip yıllarca onu kazanmak için bütün ömrümüzü harcıyor ve ve tam keyfini sürmeye karar verdiğimizde son noktaya geldiğimizi görüp bu hayattan göçüp gidiyoruz. -para için yaşıyoruz. -
henüz küçük bir çocukken hayaller kuruyoruz, "ben bir ressam olacağım olacağım. " diye kurulan hayaller, bir gün bir masa başında memurluk görevinizi yaparken " aslında iyi bir ressam olabilirdi." şeklindeki pişmanlıklarla son bulur, kurulan o hayaller yerini ömür boyu nefret edilen bir mesleği yapmaya mahkum olduğumuz bir ömüre bırakır ve yine son noktaya gelinir. - hayallerimizi gerçekleştirmek için yaşıyoruz. -
herkesin kalbinin kenarında köşesinde bir sevgili, kendini adayacağı bir aşk vardır. ve belki de o şans yakalanır. derken yine hayat yapacağını yapar; ya kız fakirdir ya oğlan (ayrılığın salt nedeni bu değildir elbet)... ve sonra ikisi de iki ayrı dünyanın birbirine hasret iki yabancısı haline getirilirler. filmlerdeki hayaller gerçek olmaz, fakir oğlan zengin kız ile evlenemez. ve yılar sonra yolları kesişir. ikisi de sevmedikleri insanlarla evli ve mutsuz oldukları bir hayatı sürmektedirler. yüreklerde yine aynı aşk acısı ile. ve yine son noktaya gelinir. aşk acısı ile geçen yıllar yerini ölüme bırakır. -aşkın peşinden koşmak için yaşıyoruz. -
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz... hiç gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz hayallerimizin peşinde, paranın pulun peşinde, aşkın peşinde ve belki de birçok şey yüzünden hayatımızı heba ediyoruz. kısacası çalıntı hayatlar yaşıyoruz, başkalarının hayatını yaşıyoruz. "o ne dedi, bu ne söyler? " şeklindeki zihniyetin gölgesi altında bir ömür geçiririz. sonra arkamıza dönüp baktığımızda da bir arpa boyu yol alamadan fani dünyadan ahirete göç ettiğimizi; yani son noktaya vardığımızı görürüz. "topraktan geldik, toprağa gideceğiz."
kısacası çalıntı hayatları kendimize yama yapmaya çalışarak, sahtelikler içinde bir hayat sürmek için yaşıyoruz.
parayı araç değil bir hayat amacı haline getirip yıllarca onu kazanmak için bütün ömrümüzü harcıyor ve ve tam keyfini sürmeye karar verdiğimizde son noktaya geldiğimizi görüp bu hayattan göçüp gidiyoruz. -para için yaşıyoruz. -
henüz küçük bir çocukken hayaller kuruyoruz, "ben bir ressam olacağım olacağım. " diye kurulan hayaller, bir gün bir masa başında memurluk görevinizi yaparken " aslında iyi bir ressam olabilirdi." şeklindeki pişmanlıklarla son bulur, kurulan o hayaller yerini ömür boyu nefret edilen bir mesleği yapmaya mahkum olduğumuz bir ömüre bırakır ve yine son noktaya gelinir. - hayallerimizi gerçekleştirmek için yaşıyoruz. -
herkesin kalbinin kenarında köşesinde bir sevgili, kendini adayacağı bir aşk vardır. ve belki de o şans yakalanır. derken yine hayat yapacağını yapar; ya kız fakirdir ya oğlan (ayrılığın salt nedeni bu değildir elbet)... ve sonra ikisi de iki ayrı dünyanın birbirine hasret iki yabancısı haline getirilirler. filmlerdeki hayaller gerçek olmaz, fakir oğlan zengin kız ile evlenemez. ve yılar sonra yolları kesişir. ikisi de sevmedikleri insanlarla evli ve mutsuz oldukları bir hayatı sürmektedirler. yüreklerde yine aynı aşk acısı ile. ve yine son noktaya gelinir. aşk acısı ile geçen yıllar yerini ölüme bırakır. -aşkın peşinden koşmak için yaşıyoruz. -
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz... hiç gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz hayallerimizin peşinde, paranın pulun peşinde, aşkın peşinde ve belki de birçok şey yüzünden hayatımızı heba ediyoruz. kısacası çalıntı hayatlar yaşıyoruz, başkalarının hayatını yaşıyoruz. "o ne dedi, bu ne söyler? " şeklindeki zihniyetin gölgesi altında bir ömür geçiririz. sonra arkamıza dönüp baktığımızda da bir arpa boyu yol alamadan fani dünyadan ahirete göç ettiğimizi; yani son noktaya vardığımızı görürüz. "topraktan geldik, toprağa gideceğiz."
kısacası çalıntı hayatları kendimize yama yapmaya çalışarak, sahtelikler içinde bir hayat sürmek için yaşıyoruz.