bugün
- evrim2
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- sizi en çok ne üzer2
- cinsel taciz6
- chp'nin hali ne olacak33
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması2
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey3
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini8
- seküler kız muhafazakar erkek birlikteliği2
- matrix2
- star wars2
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- iran'ın bahreyn'deki abd donanmasını vurması2
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- türk kızının bumble da yazdığı erkek kriterleri2
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- m r e r e c t o20
- satrançtaki en güçsüz taş3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- en sevdiğiniz müzik türü10
- sedat pekmez24
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- diamond bosphoruss denen yazar22
- yalnızlık4
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- koca bulmak5
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- iran'dan israil'e tehdit3
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- gocu27
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- ilgi manyağı olmak5
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- tai lung11
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- kayyum kemal8
sevdiği entry'ler
Klasik bir Hıristiyanlık eleştirisi filmi.
Aydınlanmacılar Rönesans ilhamıyla, Hıristiyanlığın insani hisleri mahkum ettiğini, din adına bastırdığını, ketum bir aklileştirmenin insanın duygularına yani özgürlüğüne pranga vurduğunu ileri sürerler. Bu film de tam olarak bu mantık üzerine kurgulanmış.
Hıristiyanlıktan (eski hümanizmden) kurtulma ve yeni hümanizm inancıyla duyguları, hisleri, sezgileri özgür bırakma…
Aydınlanmacılar Rönesans ilhamıyla, Hıristiyanlığın insani hisleri mahkum ettiğini, din adına bastırdığını, ketum bir aklileştirmenin insanın duygularına yani özgürlüğüne pranga vurduğunu ileri sürerler. Bu film de tam olarak bu mantık üzerine kurgulanmış.
Hıristiyanlıktan (eski hümanizmden) kurtulma ve yeni hümanizm inancıyla duyguları, hisleri, sezgileri özgür bırakma…
Mevcut adaylar arasında, en donanımlı kişi. Evet.
Mesaj atarsam cevap vermeyin nedir lan ahahahahahaha.
Kendisini severim.iyi bir yerel siyasetçi olabilirdi.
Fazla gaza geldi.
Kaybetmeyi yenilmeyi yediremedi.
Saçmalama aşamasına geldi.
Liselilerin gazına geldi.
Sonuç:koca bir rezalet.
Fazla gaza geldi.
Kaybetmeyi yenilmeyi yediremedi.
Saçmalama aşamasına geldi.
Liselilerin gazına geldi.
Sonuç:koca bir rezalet.
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz...
parayı araç değil bir hayat amacı haline getirip yıllarca onu kazanmak için bütün ömrümüzü harcıyor ve ve tam keyfini sürmeye karar verdiğimizde son noktaya geldiğimizi görüp bu hayattan göçüp gidiyoruz. -para için yaşıyoruz. -
henüz küçük bir çocukken hayaller kuruyoruz, "ben bir ressam olacağım olacağım. " diye kurulan hayaller, bir gün bir masa başında memurluk görevinizi yaparken " aslında iyi bir ressam olabilirdi." şeklindeki pişmanlıklarla son bulur, kurulan o hayaller yerini ömür boyu nefret edilen bir mesleği yapmaya mahkum olduğumuz bir ömüre bırakır ve yine son noktaya gelinir. - hayallerimizi gerçekleştirmek için yaşıyoruz. -
herkesin kalbinin kenarında köşesinde bir sevgili, kendini adayacağı bir aşk vardır. ve belki de o şans yakalanır. derken yine hayat yapacağını yapar; ya kız fakirdir ya oğlan (ayrılığın salt nedeni bu değildir elbet)... ve sonra ikisi de iki ayrı dünyanın birbirine hasret iki yabancısı haline getirilirler. filmlerdeki hayaller gerçek olmaz, fakir oğlan zengin kız ile evlenemez. ve yılar sonra yolları kesişir. ikisi de sevmedikleri insanlarla evli ve mutsuz oldukları bir hayatı sürmektedirler. yüreklerde yine aynı aşk acısı ile. ve yine son noktaya gelinir. aşk acısı ile geçen yıllar yerini ölüme bırakır. -aşkın peşinden koşmak için yaşıyoruz. -
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz... hiç gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz hayallerimizin peşinde, paranın pulun peşinde, aşkın peşinde ve belki de birçok şey yüzünden hayatımızı heba ediyoruz. kısacası çalıntı hayatlar yaşıyoruz, başkalarının hayatını yaşıyoruz. "o ne dedi, bu ne söyler? " şeklindeki zihniyetin gölgesi altında bir ömür geçiririz. sonra arkamıza dönüp baktığımızda da bir arpa boyu yol alamadan fani dünyadan ahirete göç ettiğimizi; yani son noktaya vardığımızı görürüz. "topraktan geldik, toprağa gideceğiz."
kısacası çalıntı hayatları kendimize yama yapmaya çalışarak, sahtelikler içinde bir hayat sürmek için yaşıyoruz.
parayı araç değil bir hayat amacı haline getirip yıllarca onu kazanmak için bütün ömrümüzü harcıyor ve ve tam keyfini sürmeye karar verdiğimizde son noktaya geldiğimizi görüp bu hayattan göçüp gidiyoruz. -para için yaşıyoruz. -
henüz küçük bir çocukken hayaller kuruyoruz, "ben bir ressam olacağım olacağım. " diye kurulan hayaller, bir gün bir masa başında memurluk görevinizi yaparken " aslında iyi bir ressam olabilirdi." şeklindeki pişmanlıklarla son bulur, kurulan o hayaller yerini ömür boyu nefret edilen bir mesleği yapmaya mahkum olduğumuz bir ömüre bırakır ve yine son noktaya gelinir. - hayallerimizi gerçekleştirmek için yaşıyoruz. -
herkesin kalbinin kenarında köşesinde bir sevgili, kendini adayacağı bir aşk vardır. ve belki de o şans yakalanır. derken yine hayat yapacağını yapar; ya kız fakirdir ya oğlan (ayrılığın salt nedeni bu değildir elbet)... ve sonra ikisi de iki ayrı dünyanın birbirine hasret iki yabancısı haline getirilirler. filmlerdeki hayaller gerçek olmaz, fakir oğlan zengin kız ile evlenemez. ve yılar sonra yolları kesişir. ikisi de sevmedikleri insanlarla evli ve mutsuz oldukları bir hayatı sürmektedirler. yüreklerde yine aynı aşk acısı ile. ve yine son noktaya gelinir. aşk acısı ile geçen yıllar yerini ölüme bırakır. -aşkın peşinden koşmak için yaşıyoruz. -
çoğunlukla bir hiç uğruna yaşıyoruz... hiç gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz hayallerimizin peşinde, paranın pulun peşinde, aşkın peşinde ve belki de birçok şey yüzünden hayatımızı heba ediyoruz. kısacası çalıntı hayatlar yaşıyoruz, başkalarının hayatını yaşıyoruz. "o ne dedi, bu ne söyler? " şeklindeki zihniyetin gölgesi altında bir ömür geçiririz. sonra arkamıza dönüp baktığımızda da bir arpa boyu yol alamadan fani dünyadan ahirete göç ettiğimizi; yani son noktaya vardığımızı görürüz. "topraktan geldik, toprağa gideceğiz."
kısacası çalıntı hayatları kendimize yama yapmaya çalışarak, sahtelikler içinde bir hayat sürmek için yaşıyoruz.
