bugün
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum4
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler2
- iplenmeyen yazarlar2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- iphone kullanan insan2
- sözlük kullanma amacım2
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- x in memeleri5
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- pandela43
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- galatasaray3
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- nasılsınız6
- wednesdayin annesi8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- azgın türbanlı10
- çok çişi gelen insan5
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- sözlüğün kahve olması13
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- izlenmiş en kusursuz film8
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- alttaki yazara aşık ol11
- mmm pandela poposu kocaman5
- evlenmekten korkmak10
- dikkat dikkat tai lung kız11
- menekşe moru oje4
- annenin ölmesi5
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
entry'ler (10)
latincesi homicidium olan ingilizce kelime. latincede homi insan demektir. caedere (yönelik hali cidium) ise yok etmek anlamı taşır. ikisi birleşince insan öldürmek anlamı oluşur.
görüldüğü üzere cidium kelimesi ingilizcede öldürmek ile ilgili eylemlerde sıklıkla türetici olarak kullanılmıştır.
(bkz: suicide)
(bkz: genocide)
görüldüğü üzere cidium kelimesi ingilizcede öldürmek ile ilgili eylemlerde sıklıkla türetici olarak kullanılmıştır.
(bkz: suicide)
(bkz: genocide)
ingilizce de gösteriş yapmak veya hava atmak anlamına gelir. ayrıca fiyakacı insan anlamında sıfat olarak da kullanılır.
insanların ''ne kadar açık sözlüsün'' ''ne kadar dobrasın'' diyerek durmadan gaza getirdikleri, oysa ki kendi içinde ''densiz'' ve ''ağızı ayarsız'' olan kişiler için kullanılan deyim.
ilkokulda oynanırken enteresan diyaloglara sebebiyet veren oyundur. örneğin ;
harf: n
- evet hayvana geldik. ahmet ne buldun ?
+ ben bir şey bulamadım
- ayşe sen ?
* ben buldum, ninja kaplumbağa
- hadi be ordan, o sayılmaz
* niye sayılmasın engerek yılanını saydınız ama e ile
- o zaman ş harfi gelince de isme şredır mı yazacaksın hayret bişey
* o bir kere s ile yazılıyo cahil
harf: n
- evet hayvana geldik. ahmet ne buldun ?
+ ben bir şey bulamadım
- ayşe sen ?
* ben buldum, ninja kaplumbağa
- hadi be ordan, o sayılmaz
* niye sayılmasın engerek yılanını saydınız ama e ile
- o zaman ş harfi gelince de isme şredır mı yazacaksın hayret bişey
* o bir kere s ile yazılıyo cahil
estetik cerrahlar tarafından yüzündeki simetrinin dünyada bir eşi daha olmadığı söylenen, mona lisa'dan sonraki en ünlü gülüşe sahip bir güzeller güzeli.
ateşli bir doğum sonrası hastalığı. doğum sırasında hijyene özen gösterilmezse alinan mikroplar sonucu oluşur. lohusa humması olarak da bilinir. halk arasında lohusanın başına kırmızı kurdele bağlanarak annenin korunduğuna inanılır.
ünlü alman hikayeci hans christian andersen'in kaleme aldığı bir masal kahramanıdır. fakat bu masalın ardından birçok efsaneye de konu olmuştur. masala göre küçük deniz kızı ölümlü bir canlı olmasına rağmen çok uzun bir ömre sahipmiş. bütün vaktini kayalıklara oturup harikulade sesiyle şarkılar söyleyerek geçirirmiş. fakat günlerden bir gün kralın yakışıklı oğlunu görüp ona aşık olmuş. ama ayakları olmadığı için kıyıya çıkamıyor, prense yakın olmamıyormuş. prensin çevresinde olabilmek için iki ayağı olmasını bütün kalbiyle dilemiş. dileği yerine gelmiş fakat bu iki ayağa karşılık pahalı bir bedel ödemesi gerekiyormuş. attığı her adımda dayanılmaz bir acı çekecek ve hiç konuşamayacakmış. deniz kızı aşkı uğuruna bu bedeli ödemeyi kabul etmiş. fakat bu büyük aşkına karşılık bulamamış, ve prens başka bir kızla evlenmiş. deniz kızının kalbi o kadar kırılmış ki her attığı adımda acıyan canı, bu kalp ağrısının yanında hiç kalmış. prensin düğün gününde hep şarkı söyleği kayalığa giderek kendini sulara bırakmış ve bir daha küçük deniz kızını gören olmamış.
argoda ''beni ilgilendirmez'' veya ''benim problemim değil'' anlamına gelen söz öbeği. bir benzeri için ;
(bkz: ben thomas bana komas)
(bkz: ben thomas bana komas)
ingilizcedeki karşılığı uncle sam olan ve amerika birleşik devletlerini sembolize eden bir figürdür. bu ismin amerikanın bağımsızlık mücadelesi sırasında ortaya çıktığı rivayet edilir. bu dönemde amerika'da et ticareti yapan sam isimli ünlü bir tüccar, savaş sırasında amerikan ordusuna yüklü miktarlarda et bağışı yapmaktadır. bu sırada amerikan eyaletleri daha yeni birleşmiş olduğundan birleşik devletlerin ingilizcedeki kısaltması olan us (united states) ilk defa kullanılmaya başlanmıştır ama halk arasında bilinmemektedir. bu sebeple askerler yardım olarak orduya iletilen et bidonlarının üzerindeki ''u.s.'' kısatmasını ''uncle sam'' olarak yorumlarlar. bu yaygın bir kullanım haline gelir ve zamanla sembolleşir.
yani sam amca aslında bir et tüccarıdır.
yani sam amca aslında bir et tüccarıdır.
sinema ve tiyatroda başrol veya karakter oyuncusu olmayan, geriye kalan insanları canladıran, bir nevi kalabalık yapan insanlardır. filmde ve sahnede figüran olmak bir tarafa, hayatta da figüran olmak mümkündür. başka insanlar yaşarken, fonda dolaşmak, sadece bir figür görevi görmektir bu. hayatın ilan sayfalarında yaşamaktır.
(bkz: tutunamayanlar)
(bkz: tutunamayanlar)