bugün
- yaşlandığının farkına varmak6
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- sözlüğün çok durgun olması6
- sıcak hava vs soğuk hava6
- sigara içmeyen erkek2
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- 2000 doğumlu kızlar6
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- müzik dinlemek2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- ekşi sözlük referans17
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- ekonomi16
- sakallı aşçı4
- türkiye11
- ulu parti5
- evlenmeme nedenleri4
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- mekke anlaşması20
- baliye balayına gitme ezikliği4
- özgür özel6
- ingiliz ajanları5
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- koko14
- ekonomi çok güzel2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- burak kut4
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- recep tayyip erdoğan6
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- kod yazarken müzik dinlemek6
- yeni parti7
- kürt sorunu4
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- en gey özelliğiniz8
- yanlışlıkla gey olmak9
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler2
- din ve ahlak5
- torpil peşinde koşan tip5
- dindar nesil2
- günlük tutan erkek19
- baliye giden türkiye ezikleri2
entry'ler (39)
öyle bir evren yaratıyoruz ki senaryo kahramanlarından, o dizi bittiğinde dahi bir yerlerde hala yaşıyorlar, yürüyorlar, bağcıklarını bağlıyorlar bu kahramanlar. yani bu dizi bitse bile kafamda barney stinson her zaman istatistik uyduracaksa %82 oranını kullanacak, marshall her zaman doğaüstü olaylara tutkuyla bağlı kalacak, ted her sarhoş olduğunda masanın üstüne çıkıp cheap trick'ten şarkı söyleyip, penguenleri görmek için gizlice hayvanat bahçesine sızmak isteyecek falan filan.
Kelime dağarcığım çok geniştir zannederdim
bir kelimene yetemedim.
'Git' ne demekti sevgilim?
bir kelimene yetemedim.
'Git' ne demekti sevgilim?
kıvırcık ve toplanmış hali çok güzel olabilen.
-seni seviyorum.
+çok rica edeceğim beyefendi, marifet şimdiki zamanda değil, geniş zamanda sevebilmek.
+çok rica edeceğim beyefendi, marifet şimdiki zamanda değil, geniş zamanda sevebilmek.
galiba dünyanın en güzel şarkısı.
"hoşçakal." lan. kaç kez saydım. 8 harf. yanlış mı saydım acaba dedim, bir kez daha saydım. sekiz harf. hem klişe, hem 8 harf.
ne tam olarak hayatınızın içindedir, ne de tam olarak hayatınızdan çıkartabilmişsinizdir. bir gölgenin tüm özelliklerini taşır. dokunamazsınız, içi kapkaradır, ayrıntılara yer yoktur. saatin 12 olmasını ve gölgeden kurtulmayı beklemekten başka bir şey gelmez elden.
bir şeye benzetilecek olsa, domatesin göbeğindeki plazma kısmına benzetilebilirdi galiba bu şarkı. tüm o etrafındaki kılıflardan arınmış, en leziz, en içten, en sade, yemesi en zevkli olan kısmı. öyle ki, ilk saniyesinden son saniyesine kadar nakarattan oluşuyor sanki, öyle vurgulu..
yaralı bir kadına söylenebilecek en güzel sözlere sahip şarkıdır.
i want to recognize your beauty's not just a mask,
i want to exorcise the demons from your past
i want to recognize your beauty's not just a mask,
i want to exorcise the demons from your past
belediye başkanı bir anne ve rockstar bir babadan, okulda dolaba kitlenen bir loser yarattığım sims oyunundan beri böyle taşaklı özelliklere çok bel bağlanmamalı diye düşündüren ana-baba.
sırf esas oğlan'ın kankasının hareketlerinin seth cohen'ı andırması yüzünden bütün bölümlerini izlediğim dizidir. onun dışında bu fantastik kurtadam formatına diğerlerine göre fazla bir şey katmıyor, çok sarmadı.
saat 4'te yapacak daha iyi bir işi olmayan adamdır.
push the heart gibi tek tek bütün şarkılarıyla çok net bir şekilde hayatımın albümüdür diyebileceğim bir albümün sahibidir bu grup. ayrıca iddia ediyorum, solist sara lov'un soy ağacına inilse, kesin bir türk bulabiliriz, tonlamalarında ve vurgularında öyle titreşimler alıyorum yer yer.
kalemlerimi koyduğum bardakta bir sigaranı buldum. buruş buruş. camel. ne yapacağımı çok iyi biliyordum. bunca zaman, tek yapmam gereken, şu sigarayı yakıp içmekmiş. ne aptallık. mutfağa gittim. kibrit kutusunu aldım. odamın penceresini açtım. sana kaç kez demiştim. odamdan çıkmak zorunda değildin sigara içmek istediğinde. ama her defasında çıktın. odam ve ben, sigara kokmamalıydık. penceremi kapattım. odam ve ben çok fena sigara kokacaktık. şarkıyı loopa almayı ihmal etmemiştim tabii. en güzel yerinde sessizlik olsun istemediğimden. ben sigara içmeyi bilmiyordum bile. çaktım kibriti. beceriksizce çektim ilk nefesi. içime kaçtı duman. çok acıdı boğazım. öksürecektim, ortamın havasını kaçırmamak için tuttum kendimi. yavaşça üfledim dumanı. ben, dumana hiç bu gözle bakmamıştım. parmaklarımın, parmakların gibi koktuğunu görebiliyordum dumanı izlerken. öptüğümde aldığım tadı da.. içime çekmeyi tam olarak hangi noktada bırakmam gerektiğini bilmiyordum. ama şunu söylemem gerekirse, tek bir nefesini ziyan ettiğimi sanmıyorum. ve sonra, baş ve işaret parmağımın şimdiye kadar yaptığı en hüzünlü kas hareketiyle, söndürdüm sigaranı. bak dedim, bundan.. bundan çok güzel bir sigaraya başlama hikayesi çıkardı halbuki.
yatmadan evvel kahve teklif ettim kendime. vazgeçtim sonra hemen ilk düşüncem geldi aklıma.
hayatımda içtiğim son sigaranın tadı olabildiğince ağzımda kalmalıydı.
hemen uyumalıydım.
yatmadan evvel kahve teklif ettim kendime. vazgeçtim sonra hemen ilk düşüncem geldi aklıma.
hayatımda içtiğim son sigaranın tadı olabildiğince ağzımda kalmalıydı.
hemen uyumalıydım.