bugün
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması9
- bu başlık altında saçmalıyoruz6
- babaların sorduğu ilginç sorular9
- ay takvimine göre konserve yapmak7
- sözlük yazarlarının normal kombinleri11
- sözlüğe çağırdığınız yazarlar5
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- 0 0 724
- hava soğudu ulan11
- orman meyveli içecek içen erkek5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- ayıküyün mü5
- ailem güvende10
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah5
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum3
- restoran görünce çocuğunun gözlerini kapatan insan6
- viski kola13
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- eskort tutup swinger partisine katılmak4
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek8
- yazın otellerdeki cuckold çiftler4
- sözlük yazarlarının kekleri7
- kendi hayatının başrolü olmak3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- toplu taşımada telefonda böğürerek konuşan insan3
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- islamda namaz yoktur23
- sözlüğün çok vefasız olması2
- teomancalmasur7
- çalışmak istememek4
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın7
- kot pantolon ve çıplak ayak3
- ılık su içen erkek9
- çin üretimi elektrikli arabalar3
- mazotun litresi 96 lira14
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz2
- nahl suresi 90 ayet3
- kurtlar vadisi senaristlerinin ifadeye çağrılması4
- bugün ne oldu5
- acı kıyaslamak4
- sözlükte 15488 gammaz olması10
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- latte3
- tuzlu kahve dizisi2
- tanışılan kızın isminin melahat çıkması3
- latince sözler3
- yalnızlık2
- güneşlenmek3
sevdiği entry'ler
(benim rastladığım) kadın olanlarının çoğu kendini bir bok zannetmektedir efenim. Sevimsizdirler.
Bugün yine dişçiye gittim. Fakülte olduğu için kalabalıktı ve sıra vardı. Yine uflaya, puflaya sıradan geçtik ve doktorun yanına geldik. Annem de benimle geldi Dişçiden bilgi alacaktı. Neyse efenim ben içeri girdim, doktorun yanına gittim. Annem'de kapıda bekliyordu. O sırada oradaki biri dişçinin nefretçi bir ses tonuyla "dışarı çıkar mısınız?" dedi. Annem kadına dişçiyi beklediğini söyledi. Tabi bu orospu bağırarak "dışarı çıkar mısın?" diye bağırdı. Tabi inatçı anam çıkmadı, kadına orospuya düzgün konuşmasını söyledi. annemle tartışmaya başladı falan sonunda annemi dışarı çıkardılar da diğer dişçiler gidip kadını tebrik ettiler aq. Ben de bi şey diyemedim.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
Bugün yine dişçiye gittim. Fakülte olduğu için kalabalıktı ve sıra vardı. Yine uflaya, puflaya sıradan geçtik ve doktorun yanına geldik. Annem de benimle geldi Dişçiden bilgi alacaktı. Neyse efenim ben içeri girdim, doktorun yanına gittim. Annem'de kapıda bekliyordu. O sırada oradaki biri dişçinin nefretçi bir ses tonuyla "dışarı çıkar mısınız?" dedi. Annem kadına dişçiyi beklediğini söyledi. Tabi bu orospu bağırarak "dışarı çıkar mısın?" diye bağırdı. Tabi inatçı anam çıkmadı, kadına orospuya düzgün konuşmasını söyledi. annemle tartışmaya başladı falan sonunda annemi dışarı çıkardılar da diğer dişçiler gidip kadını tebrik ettiler aq. Ben de bi şey diyemedim.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
bundan beş sene kadar önce dünyaca ün yapan topaç oyunuydu ve çizgi filmi vardı. öyle bir çizgi filmdi ki...
bir gün eve geldim, baktım kardeşim atv'de çizgi film izliyor. izlediği çizgi filmin ismi de beyblade' miş. o zamanlar da lisedeyim, hala kaliteli çizgi film görünce izleme potansiyeli mevcut. atv de o zamanlar almış başını gitmiş çizgi film yayınlamada. her ne kadar dizi atv'de izlenmese de çizgi film atv'de izleniyormuş, küçükler öyle diyordu vallahi. neyse bende de potansiyel var ya oturdum başına. klasik japon çizgi filmi figürleri vardı. güzeldir deyip izlemeye devam ettim.
önce dik saçlı bir çocuk cebinden topacı çıkardı, sonra diğeri. topaçlar dönüyor da dönüyor. ben sabırla bekliyorum ne zaman bir heyecan olacak diye. derken dik saçlı olan " kutsal canavar ejderha saldıııır" dedi. ne olduğunu anlayamamıştım. kutsal canavar neydi? neye saldıracaktı? çünkü ortada gerçekten kötü bir şey yoktu. ben bunları düşünürken diğer karakter feryadı bastı " saldır anka kuşuuuu". ulan gerçekten sinir olmuştum. hayvan dövüşü müydü bu? kardeşim hala pürdikkat bakıyordu. ben de düşüncelerimden sıyrılıp baktım ekrana. ejderha arkasındaki efektlerle birlikte anka kuşuna doğru ilerliyordu. arada bir de yerde dönen topaçları gösteriyordu kamera. kuysal canavarlar kendi çaplarında savaştıktan sonra, kamera iki topaca odaklandı. onlar hala dönüyordu. hem de çarpıştıkça sanki trafo elektriğinden çıkan kıvılcımlar gibi kıvılcımlar çıkartıyorlardı. buna da olur dedim. en sonunda topaçların biri diğer topaç ve duvar arasında sıkışıp durdu. dik saçlı çocuk ve diğeri birbirine sinsi bakış attı. dik saçlı çocuk yenmişti. ama yorulmuş görünüyordu. niye yorulmuştu acaba? o dönmemişti ki, dönen topaçlardı. ve orada çizgi filmin o bölümü bitti.
gerçekten bir çizgi filme oturunca birşeyler anlayan ben bu sefer hiç ama hiç birşey anlamamıştım. çünkü ortada ne kötü bir karakter, ne iyi bir karakter vardı. hatta dünyayı ele geçirmek isteyen adamlar bile yoktu. ben dayanamayıp kardeşime sordum? " e noldu şimdi burada" dedim. hani hiç kimse dünyayı ele geçirmeyecek miydi dedim. o da bana uzun uzun, çizgi filmin bir topaç yarıştırma turnuvası olduğunu, kutsal canavarların güçlerine göre kazanan topacın belirlendiğini, hatta topaç sahibinin kutsal canavarı yönetebildiğini anlattı. yani ortada dönen topaç öyle kuru kuruya dönen bir topaç değildi. "vay be" dedim kardeşimin yüzüne karşı ama içimdeki ses "a..na koyim böyle çizgi filmin" diyordu.
bir gün eve geldim, baktım kardeşim atv'de çizgi film izliyor. izlediği çizgi filmin ismi de beyblade' miş. o zamanlar da lisedeyim, hala kaliteli çizgi film görünce izleme potansiyeli mevcut. atv de o zamanlar almış başını gitmiş çizgi film yayınlamada. her ne kadar dizi atv'de izlenmese de çizgi film atv'de izleniyormuş, küçükler öyle diyordu vallahi. neyse bende de potansiyel var ya oturdum başına. klasik japon çizgi filmi figürleri vardı. güzeldir deyip izlemeye devam ettim.
önce dik saçlı bir çocuk cebinden topacı çıkardı, sonra diğeri. topaçlar dönüyor da dönüyor. ben sabırla bekliyorum ne zaman bir heyecan olacak diye. derken dik saçlı olan " kutsal canavar ejderha saldıııır" dedi. ne olduğunu anlayamamıştım. kutsal canavar neydi? neye saldıracaktı? çünkü ortada gerçekten kötü bir şey yoktu. ben bunları düşünürken diğer karakter feryadı bastı " saldır anka kuşuuuu". ulan gerçekten sinir olmuştum. hayvan dövüşü müydü bu? kardeşim hala pürdikkat bakıyordu. ben de düşüncelerimden sıyrılıp baktım ekrana. ejderha arkasındaki efektlerle birlikte anka kuşuna doğru ilerliyordu. arada bir de yerde dönen topaçları gösteriyordu kamera. kuysal canavarlar kendi çaplarında savaştıktan sonra, kamera iki topaca odaklandı. onlar hala dönüyordu. hem de çarpıştıkça sanki trafo elektriğinden çıkan kıvılcımlar gibi kıvılcımlar çıkartıyorlardı. buna da olur dedim. en sonunda topaçların biri diğer topaç ve duvar arasında sıkışıp durdu. dik saçlı çocuk ve diğeri birbirine sinsi bakış attı. dik saçlı çocuk yenmişti. ama yorulmuş görünüyordu. niye yorulmuştu acaba? o dönmemişti ki, dönen topaçlardı. ve orada çizgi filmin o bölümü bitti.
gerçekten bir çizgi filme oturunca birşeyler anlayan ben bu sefer hiç ama hiç birşey anlamamıştım. çünkü ortada ne kötü bir karakter, ne iyi bir karakter vardı. hatta dünyayı ele geçirmek isteyen adamlar bile yoktu. ben dayanamayıp kardeşime sordum? " e noldu şimdi burada" dedim. hani hiç kimse dünyayı ele geçirmeyecek miydi dedim. o da bana uzun uzun, çizgi filmin bir topaç yarıştırma turnuvası olduğunu, kutsal canavarların güçlerine göre kazanan topacın belirlendiğini, hatta topaç sahibinin kutsal canavarı yönetebildiğini anlattı. yani ortada dönen topaç öyle kuru kuruya dönen bir topaç değildi. "vay be" dedim kardeşimin yüzüne karşı ama içimdeki ses "a..na koyim böyle çizgi filmin" diyordu.
paradan çok halkını sevseydi biz de onu severdik. cebinizde 5 kuruş yok hala ekonomi cambazlığı yapıyonuz amk. vatanı satmanız için siz trollere ne kadar ödüyorsa bize söyleyin. size paranızı toptan verir göndeririz. 80 milyar euro çaldı bu ülkeden. oğlunda gemi var sizde ise bi sikim yok. götü iyice sıkıştı, yakında gemiye atlayıp kaçacak siz de arkasından öyle bakacaksınız.
Tom ve Jerry dışındaki karakterleri de unutmamak gerekir.
Butch : Butch, siyah beyaz renkte bir sokak kedisidir. Yemek, ev ve sevgili konusunda Tom ile çekişir ve bu yüzden Tom'un bir numaralı düşmanıdır. ilk olarak 1943'te Baby Puss adlı kısa filmle dahil olmuştur, kötü, uyuz ve çıkarcı bir kedi olarak seyircinin karşısına çıkar ve genelikle sokak çöplüğünde yaşar. 17 kısa filmde canlandırılmıştır.
Toodles :Tom ve Jerry filmlerinin çekici, güzel beyaz dişi kedi karakteridir. Tom'un ilgi duyduğu dişi kedidir. Butch ile Tom onu paylaşamazlar ve Tom genelde mağlup olan taraftır. Lana Turner'in Week-End at the Waldorf isimli filmde canlandırdığı Bunny Smith isimli karakterden esinlenerek yaratılmıştır. 4 kısa filmde canlandırılmıştır. Filmlerde hiç diyaloğa girmemiştir.
Tuffy : Tuffy ya da Nibbles, adlı karakter Tom ve Jerry filmlerinin bebek bezli yavru faresidir. ilk olarak 1946'da The Little Orphan isimli filmde ortaya çıkmıştır. Jerry'nin küçük kardeşidir. 13 kısa filmde yer almıştır. Eski ingilizce aksanıyla konuşturulmuştur.
Spike ve Tyke : Spike, Tom ve Jerry filmlerinin ingiliz Buldoğu cinsi, kızgın ve saldırgan bekçi köpeğidir. Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar. Tom'un bir çok konuda rakibidir. ilk kez 1942'de serilere katılmış ve 28 kısa filmde canlandırılmıştır. Filmde sık konuşan bir karakterdir seslendirmesini Daws Butler ve daha sonra Jimmy Durante yapmıştır.
Tyke, Spike adlı köpeğin yavrusudur. Her ikisi de aynı tarihlerde seriye katılmışlardır. Daha sonra Spike ve Tyke adlı ayrı bir kısa filmde yer almışlardır. Tyke serilere 1946'da katılmış daha sonra babası Spike ile sadece kendi serüvenlerinin olduğu başka bir animasyonda yer almışlardır.
Quacker : Quacker, Tom ve Jerry filmlerinde 1950 ile 1957 yılları arası canlandırılmış, sarı renk tüylü, turuncu gagalı ördek yavrusudur. Seslendirmesini Red Cofee adlı ses sanatçısı yapmıştır . Yedi adet kısa filmde canlandırılmıştır. Genelde annesinin kaybettiği, Jerry'nin ise onu Tom'un elinden kurtarmaya çalıştığı bir karakter olarak canlandırılmıştır.Bir bölümde de yanlışlıkla yumurtasının üstüne oturduğu için annesi olduğunu sanar ve Jerry onu tom'un ellerinden kurtaramamıştır.
Meathead : Meathead, Tom ve Jerry filmlerine 1943 yılında katılmış, turuncu sokak kedisidir. Tom'un rakibidir. Butch ile birlikte sokak çöplüğünde yaşar. 7 kısa filmde canlandırılmıştır.
Butch : Butch, siyah beyaz renkte bir sokak kedisidir. Yemek, ev ve sevgili konusunda Tom ile çekişir ve bu yüzden Tom'un bir numaralı düşmanıdır. ilk olarak 1943'te Baby Puss adlı kısa filmle dahil olmuştur, kötü, uyuz ve çıkarcı bir kedi olarak seyircinin karşısına çıkar ve genelikle sokak çöplüğünde yaşar. 17 kısa filmde canlandırılmıştır.
Toodles :Tom ve Jerry filmlerinin çekici, güzel beyaz dişi kedi karakteridir. Tom'un ilgi duyduğu dişi kedidir. Butch ile Tom onu paylaşamazlar ve Tom genelde mağlup olan taraftır. Lana Turner'in Week-End at the Waldorf isimli filmde canlandırdığı Bunny Smith isimli karakterden esinlenerek yaratılmıştır. 4 kısa filmde canlandırılmıştır. Filmlerde hiç diyaloğa girmemiştir.
Tuffy : Tuffy ya da Nibbles, adlı karakter Tom ve Jerry filmlerinin bebek bezli yavru faresidir. ilk olarak 1946'da The Little Orphan isimli filmde ortaya çıkmıştır. Jerry'nin küçük kardeşidir. 13 kısa filmde yer almıştır. Eski ingilizce aksanıyla konuşturulmuştur.
Spike ve Tyke : Spike, Tom ve Jerry filmlerinin ingiliz Buldoğu cinsi, kızgın ve saldırgan bekçi köpeğidir. Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar. Tom'un bir çok konuda rakibidir. ilk kez 1942'de serilere katılmış ve 28 kısa filmde canlandırılmıştır. Filmde sık konuşan bir karakterdir seslendirmesini Daws Butler ve daha sonra Jimmy Durante yapmıştır.
Tyke, Spike adlı köpeğin yavrusudur. Her ikisi de aynı tarihlerde seriye katılmışlardır. Daha sonra Spike ve Tyke adlı ayrı bir kısa filmde yer almışlardır. Tyke serilere 1946'da katılmış daha sonra babası Spike ile sadece kendi serüvenlerinin olduğu başka bir animasyonda yer almışlardır.
Quacker : Quacker, Tom ve Jerry filmlerinde 1950 ile 1957 yılları arası canlandırılmış, sarı renk tüylü, turuncu gagalı ördek yavrusudur. Seslendirmesini Red Cofee adlı ses sanatçısı yapmıştır . Yedi adet kısa filmde canlandırılmıştır. Genelde annesinin kaybettiği, Jerry'nin ise onu Tom'un elinden kurtarmaya çalıştığı bir karakter olarak canlandırılmıştır.Bir bölümde de yanlışlıkla yumurtasının üstüne oturduğu için annesi olduğunu sanar ve Jerry onu tom'un ellerinden kurtaramamıştır.
Meathead : Meathead, Tom ve Jerry filmlerine 1943 yılında katılmış, turuncu sokak kedisidir. Tom'un rakibidir. Butch ile birlikte sokak çöplüğünde yaşar. 7 kısa filmde canlandırılmıştır.
-Aşkım sen kürt müsün?
+Yow oşk bocegım, saçmalırsen ha. Lo bilmirmisen ki biye trakyalıyım.
+Yow oşk bocegım, saçmalırsen ha. Lo bilmirmisen ki biye trakyalıyım.
(ses:#1864)
irani kültür dairesine dahil edebileceğimiz Kürtlerin ırkıdır.
Fars, soğd, Afgan, Tacik ve hint topluluklarına genetik olarak çok yakındır ama en az gelişmiş kültür de yine Kürtlerinkidir.
Kürtler tarihte hiçbir zaman aktif olmamış, eski kaynaklarda bahsedilecek kadar bile doğru düzgün bölgesel bir güce sahip olamamıştır.
muhtemelen Kürt olarak bildiğimiz kişiler farsların yüzyıllar içersinde başkalaşmasıyla ortaya çıkan kişiler. Bu değişim dillerine, dinlerine ve hatta mezheplerine bile yansımış.
Fars, soğd, Afgan, Tacik ve hint topluluklarına genetik olarak çok yakındır ama en az gelişmiş kültür de yine Kürtlerinkidir.
Kürtler tarihte hiçbir zaman aktif olmamış, eski kaynaklarda bahsedilecek kadar bile doğru düzgün bölgesel bir güce sahip olamamıştır.
muhtemelen Kürt olarak bildiğimiz kişiler farsların yüzyıllar içersinde başkalaşmasıyla ortaya çıkan kişiler. Bu değişim dillerine, dinlerine ve hatta mezheplerine bile yansımış.
soğumuş mantı.
tadı yok. açız. ve yemek zorundayız.
tadı yok. açız. ve yemek zorundayız.
5000 yıldan fazla bir süreden beri bu coğrafyanın kadim halkı olan(!) kürtlerin düşünce yapısını, yaşam tarzlarını ve varoluşsal sancılarını yansıtan bilim dalıdır.
kürt felsefe tarihi ilkçağlardan başlar ve günümüzde kadar neredeyse hiç değişmeden, aynı fikir ile gelir.
şimdi kürt felsefesinin bazı ana akımlarını inceleyelim.
eleştirel kürdizm:
kürt felsefesinin ana akımlarından biridir. eleştirel kürdizm'e göre "her kürt mağdur doğar". ve her kürt faşik tece tarafından zulme uğramıştır.
yengesikimcilik:
kürt felsefesinin kadim ana akımlarından biridir. bu akım modernizmi reddeder ve ensestin bir yaşam tarzı olduğuna dair doktrinler ortaya koyar.
diyalektrik kaçakizm:
postmodern kürt felsefesinin gelişimi ile ortaya çıkan felsefi akım. bu akıma göre kürtlerin yaşadığı coğrafyada üretilen her kilovatsaat elektrikten kürtlerin yararlanması ve yararlanılan elektriğin bedelinin ödenmemesi doğrudur.
eşekorizm:
"eşek" hayvanına önem veren bir başka kürt felsefi akımı. bu akıma göre eşek ve insan dosttur ve gayet normal bir şekilde yakınlaşabilirler.
pragmatik kaçakçılık:
varoluşçu kürt felsefesinin destekçisi olan akım. bu akıma göre insanlar sınır falan gözetmeksizin dilediği gibi mal getirip götürebilirler.
hendeksyonizm:
bu akıma göre "her kürt hendek kazabilir, hendek varoluşsal bir döngüdür..."
fakto faşizm:
bu akıma göre bir kürde "kürt" diyen herkes faşisttir.
özerk yönetizm:
özgürlükçü kürt felsefesinin çatı fikri olan akım.
kolpaçinostyalizm:
postmodern kürt felsefesinin mihenk taşı olan felsefi akım. buna göre "kürdistan bizim, türkiye hepimizin olsun" fikri ön plana çıkmaktadır.
kalaşnikofolizm:
"kalaşnikof tüfek her kürdün hakkıdır" düşüncesini destekleyen akım.
kürdevarım:
Karmaşık kürt teorisinin ardında yatan yaklaşımı felsefe. Aslında bugün pozitif bilim olarak nitelendirilen şey, faşist türklerin ve düşünüş biçiminin bir ürünüdür.
kürttengelim:
kürdevarım yaklaşımının tam tersidir.
pozitif kürdizm:
"barıştan yana" olduğunu belirtip bir yandan da hendeksyonizm fikrini taşıyanları bir çatı altında toplayan felsefi akım.
faydacı kürdizm:
bu akıma göre kürtlere fayda sağlayan her şey barışçıldır. kürtlere sağlanan fayda devam etmelidir ve kürtler her şeyden karşılıksız faydalanmalıdır.
otoparkçı gerçekçilik:
empresyonist kürt mantığının bir ürünü olan fikir. bu akıma göre batıdaki büyükşehirlerdeki her arabadan otopark ücreti alınmalı ve bu ücret kürtler arasında eşit paylaşılmalıdır.
kantonizm:
özerk yönetizm yaklaşımının bir alt klanı olan düşünce.
ve son olarak bonus;
görsel
kürt felsefe tarihi ilkçağlardan başlar ve günümüzde kadar neredeyse hiç değişmeden, aynı fikir ile gelir.
şimdi kürt felsefesinin bazı ana akımlarını inceleyelim.
eleştirel kürdizm:
kürt felsefesinin ana akımlarından biridir. eleştirel kürdizm'e göre "her kürt mağdur doğar". ve her kürt faşik tece tarafından zulme uğramıştır.
yengesikimcilik:
kürt felsefesinin kadim ana akımlarından biridir. bu akım modernizmi reddeder ve ensestin bir yaşam tarzı olduğuna dair doktrinler ortaya koyar.
diyalektrik kaçakizm:
postmodern kürt felsefesinin gelişimi ile ortaya çıkan felsefi akım. bu akıma göre kürtlerin yaşadığı coğrafyada üretilen her kilovatsaat elektrikten kürtlerin yararlanması ve yararlanılan elektriğin bedelinin ödenmemesi doğrudur.
eşekorizm:
"eşek" hayvanına önem veren bir başka kürt felsefi akımı. bu akıma göre eşek ve insan dosttur ve gayet normal bir şekilde yakınlaşabilirler.
pragmatik kaçakçılık:
varoluşçu kürt felsefesinin destekçisi olan akım. bu akıma göre insanlar sınır falan gözetmeksizin dilediği gibi mal getirip götürebilirler.
hendeksyonizm:
bu akıma göre "her kürt hendek kazabilir, hendek varoluşsal bir döngüdür..."
fakto faşizm:
bu akıma göre bir kürde "kürt" diyen herkes faşisttir.
özerk yönetizm:
özgürlükçü kürt felsefesinin çatı fikri olan akım.
kolpaçinostyalizm:
postmodern kürt felsefesinin mihenk taşı olan felsefi akım. buna göre "kürdistan bizim, türkiye hepimizin olsun" fikri ön plana çıkmaktadır.
kalaşnikofolizm:
"kalaşnikof tüfek her kürdün hakkıdır" düşüncesini destekleyen akım.
kürdevarım:
Karmaşık kürt teorisinin ardında yatan yaklaşımı felsefe. Aslında bugün pozitif bilim olarak nitelendirilen şey, faşist türklerin ve düşünüş biçiminin bir ürünüdür.
kürttengelim:
kürdevarım yaklaşımının tam tersidir.
pozitif kürdizm:
"barıştan yana" olduğunu belirtip bir yandan da hendeksyonizm fikrini taşıyanları bir çatı altında toplayan felsefi akım.
faydacı kürdizm:
bu akıma göre kürtlere fayda sağlayan her şey barışçıldır. kürtlere sağlanan fayda devam etmelidir ve kürtler her şeyden karşılıksız faydalanmalıdır.
otoparkçı gerçekçilik:
empresyonist kürt mantığının bir ürünü olan fikir. bu akıma göre batıdaki büyükşehirlerdeki her arabadan otopark ücreti alınmalı ve bu ücret kürtler arasında eşit paylaşılmalıdır.
kantonizm:
özerk yönetizm yaklaşımının bir alt klanı olan düşünce.
ve son olarak bonus;
görsel
(ses:#1340)