bugün
- teslimiyet3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- asrın soygunu4
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bu ne soğuk amk5
- 22 eylül istanbul gecesi2
- botswana2
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- true nickli yazar18
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlükte kavga olacak hissi3
- krt tv4
- kendinden bile sakladığın şey5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- ecevit döneminin kepazeliği5
- et döner dürüm9
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- çorap kokusu2
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- şanlıurfa2
- gocu'nun çaylak olması3
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- manisada okul saldırısı17
- silinen entry2
- evlilik4
- sarı poşet kudurtması13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- varlık sebebimiz3
- aşk4
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- fırtına sonrası sessizlik2
- apocalypse tank3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
entry'ler (35)
bir de filmi çekilmiş bunun 2006 yapımı. dün gece televizyonda ilk defa izledim ve çok beğendim. zaten çetin tekindor'un oynadığı ve kötü olan bir film hatırlamıyorum.
uzun bir süredir imdb' de 9.2 puanla ilk sırada yer alan efsane film. özellikle kahramanımızın hapisten kaçtıktan sonra yağmurda ellerini havaya açıp özgürlüğüne kavuştuğu sahne oldukça duygusaldır. aldığı puanı kesinlikle hak ediyor. fakat bir de bu filme benzeyen (bkz: the last castle) adlı bir film vardır ki bu filmi beğenenler onu da çok beğenecektir kanımca.
2009 yılı yazında izmir' de evden bin türlü yalanla sabahın köründe çıkıp, kız arkadaşımı görmek için gittiğim ve birlikte çok güzel 5-6 saat geçirdikten sonra gece vakti eve döndüğümde annem ve babamın "sabahın köründe evden çıkıp bunca saat ne yaptın" gibi sözlerine maruz kalmama sebep olmuş balıkesir ilimizin şirin bir beldesidir.
arabayla deniz kenarından geçerken, araç içindeki birinin denizi işaret ederek: "aaa deniiiiz" demesi.
baş rollerini tom cruise ve kelly mcgillis'in paylaştığı 1986 yapımı (bkz: top gun) filminin ülkemizde başarılı bir şekilde uyarlanmış halidir diyebiliriz. film, türk hava kuvvetlerinin 100. kuruluş yılı anısına çekilmiştir.
"maverick" lakabıyla tom cruise filmde esas kahramandır. yıllardır f-4 savaş uçağını beraber uçurduğu yardımcı pilotu ve en yakın dostu goose, bir uçuş esnasında uçağın spine girmesi ve akabinde pilotların kendilerini fırlatması sonucu başını uçağın kokpit kapağına çarparak ölür ve bu andan sonra maverick kendini bu olayda sorumlu hisseder. filmin bir nevi ülkemize uyarlaması 2011 yılında hava kuvvetlerimizin 100. kuruluş yılı nedeniyle çekilen (bkz: anadolu kartalları) filmi ile yapılmış ve bence özellikle tanıtım açısından çok başarılı olmuştur.
sloganı "you will never walk alone" olan gelmiş geçmiş en efsane ingiliz futbol kulübüdür.
yıllardır bu adam neden fenerbahçe'de dediğim futbolcudur. ya arkadaş bir adam bu kadar senedir oyununu biraz olsun ilerletmez mi ya hep mi standart kalır? bazen hiç beklenmedik anlarda attığı ilginç golleri vardır bu futbolcunun.
(bkz: o benim)
kara harp okulu öğrenci lügatinde okul içinde flört eden öğrencilerden erkeğe verilen lakaptır. jawslar arkadaşları içinde pek sevilmez, saygı görmezler.
fenerbahçe'de oynamış en sevilen ve en başarılı yabancı futbolcudur kanımca. türkiye'de yaşamaya o kadar alışmıştır ki şehit olaylarının arttığı bir dönemde giydiği t-shirtin üzerine şehit askerlerimizin isimlerini yazdırmış ve gönüllerde yine taht kurmuştur!
gereksiz bir tartışmadır milletin izmir'le ne alıp veremediği var arkadaş. geçen günlerden foça'da askeri araca yönelik saldırıdan sonra insanlar işi gücü bırakıp sıcak ramazan gününde hastanelere akın ettiler, taksiciler bedavaya çalıştı kan vermeye gidenler için! izmir o gün askerini yalnız bırakmadı, yoğunluktan dolayı kan veremedik, allah bizlere böyle acıları hiç bir zaman yaşatmasın ama merak ediyorum başka bir şehirde böyle bir olay olsaydı, insanlar izmir'de olduğu gibi yardımsever davranabilir miydi? haydi tartışın şimdi izmir'i bakalım!
kendi yarı sahasında yapılan saçma sapan paslar maç esnasında "başarılı pas" yüzdesini göklere çıkarıyor, vay be pas yüzdesine bak, barcelona gibi takım mübarek gibi gazoz nidalara sebebiyet veriyor. takımın maçları zevk vermiyor, gol yemeden gol atmak gibi bir düşünce yok! abicim sen büyük olan takımsın, baskıyı sen kuracaksın. aykut kocaman'ın bunları görememesi ne kadar acı ama fenerbahçe yönetiminin aykut kocaman'a tahammül etmesi daha vahim. yazık be ne hale getirdin takımı!
galatasaray'ın doğrudan katılarak ülkemizi temsil edeceği, fc vaslui'yi eleyip, spartak moskova ile eşleşen fenerbahçe'nin ise turu geçmesi halinde gruplara kalabileceği arzu ettiğimiz senaryodur. akabinde 2 takımımızın da gruplardan 2. tura çıkması hepimizin gönlünden geçendir tabiki. ah ne güzel olur 2 türk takımının çeyrek finalde yarı finalde yer alması...
sık rastlanan bir durumdur zaten sevgilisi olmayıp hoşlanılan kızın da muhtemelen eski sevgilisinden kalan duyguları vardır, bu talihsiz serüvenler dizisi bu şekilde devam eder ta ki "o kişi" karşına çıkana dek...
insanın yüzünde sinsi bir gülümsemeye neden olan mesajdır. o mesajı okurken insan kendini bulunmaz hint kumaşı ile eş değer tutabilir.
sadece fenerbahçe'nin değil hali hazırda türk milli takımının değişmez kalecisidir. avusturya-türkiye maçında da gördüğümüz gibi volkan'ın yedeği olabilecek yetenekte bir kaleci malesef şu an mevcut değil. bence cenk gönen milli takımın ikinci kalecisi olmaya en yakın kalecidir.
teknolojinin müthiş bir hızla gelişmesiyle şu anki nesil, yani milenyum çocukları(2000 ve sonrası) malesef bilgisayar, cep telefonu, i pad, play-station vs. ile büyümekte; saklambaç, yakar top, simiiit, taso vb. gibi biz 90 neslinin en büyük zevklerinden mahrum kalmakta ve bence çoook eksik büyümektedirler.
dün gece oynanan avusturya-türkiye maçını anlatan spikerin yaptığı yayın akışı reklamları neticesinde, maç izlemekten soğutan kanaldır. hoş maçta da keyif yoktu zaten!
denizi, insanları, güzel kızları, kumrusu ile izmir.