bugün
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile2
- şu anda ne yapıyorsun13
- takıntılı biri olmak4
- 30 lu yaşlar11
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- yaşamak üzerine2
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanların gözlem yapmaması7
- eşek sucuğu16
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- insanın bu hayattaki amacı17
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- şirinevler8
- sigara içen erkek karizması3
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- maldivler6
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- kızartma yağından sabun yapmak8
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- flört edinmek7
- dünyanın en güzel omleti5
- biraderleri üst üste koymak7
- kamp yapmayı seven kadın2
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- ankastre bozukluğu4
- allah6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- şeytan5
entry'ler (35)
bir de filmi çekilmiş bunun 2006 yapımı. dün gece televizyonda ilk defa izledim ve çok beğendim. zaten çetin tekindor'un oynadığı ve kötü olan bir film hatırlamıyorum.
uzun bir süredir imdb' de 9.2 puanla ilk sırada yer alan efsane film. özellikle kahramanımızın hapisten kaçtıktan sonra yağmurda ellerini havaya açıp özgürlüğüne kavuştuğu sahne oldukça duygusaldır. aldığı puanı kesinlikle hak ediyor. fakat bir de bu filme benzeyen (bkz: the last castle) adlı bir film vardır ki bu filmi beğenenler onu da çok beğenecektir kanımca.
2009 yılı yazında izmir' de evden bin türlü yalanla sabahın köründe çıkıp, kız arkadaşımı görmek için gittiğim ve birlikte çok güzel 5-6 saat geçirdikten sonra gece vakti eve döndüğümde annem ve babamın "sabahın köründe evden çıkıp bunca saat ne yaptın" gibi sözlerine maruz kalmama sebep olmuş balıkesir ilimizin şirin bir beldesidir.
arabayla deniz kenarından geçerken, araç içindeki birinin denizi işaret ederek: "aaa deniiiiz" demesi.
baş rollerini tom cruise ve kelly mcgillis'in paylaştığı 1986 yapımı (bkz: top gun) filminin ülkemizde başarılı bir şekilde uyarlanmış halidir diyebiliriz. film, türk hava kuvvetlerinin 100. kuruluş yılı anısına çekilmiştir.
"maverick" lakabıyla tom cruise filmde esas kahramandır. yıllardır f-4 savaş uçağını beraber uçurduğu yardımcı pilotu ve en yakın dostu goose, bir uçuş esnasında uçağın spine girmesi ve akabinde pilotların kendilerini fırlatması sonucu başını uçağın kokpit kapağına çarparak ölür ve bu andan sonra maverick kendini bu olayda sorumlu hisseder. filmin bir nevi ülkemize uyarlaması 2011 yılında hava kuvvetlerimizin 100. kuruluş yılı nedeniyle çekilen (bkz: anadolu kartalları) filmi ile yapılmış ve bence özellikle tanıtım açısından çok başarılı olmuştur.
sloganı "you will never walk alone" olan gelmiş geçmiş en efsane ingiliz futbol kulübüdür.
yıllardır bu adam neden fenerbahçe'de dediğim futbolcudur. ya arkadaş bir adam bu kadar senedir oyununu biraz olsun ilerletmez mi ya hep mi standart kalır? bazen hiç beklenmedik anlarda attığı ilginç golleri vardır bu futbolcunun.
(bkz: o benim)
kara harp okulu öğrenci lügatinde okul içinde flört eden öğrencilerden erkeğe verilen lakaptır. jawslar arkadaşları içinde pek sevilmez, saygı görmezler.
fenerbahçe'de oynamış en sevilen ve en başarılı yabancı futbolcudur kanımca. türkiye'de yaşamaya o kadar alışmıştır ki şehit olaylarının arttığı bir dönemde giydiği t-shirtin üzerine şehit askerlerimizin isimlerini yazdırmış ve gönüllerde yine taht kurmuştur!
gereksiz bir tartışmadır milletin izmir'le ne alıp veremediği var arkadaş. geçen günlerden foça'da askeri araca yönelik saldırıdan sonra insanlar işi gücü bırakıp sıcak ramazan gününde hastanelere akın ettiler, taksiciler bedavaya çalıştı kan vermeye gidenler için! izmir o gün askerini yalnız bırakmadı, yoğunluktan dolayı kan veremedik, allah bizlere böyle acıları hiç bir zaman yaşatmasın ama merak ediyorum başka bir şehirde böyle bir olay olsaydı, insanlar izmir'de olduğu gibi yardımsever davranabilir miydi? haydi tartışın şimdi izmir'i bakalım!
kendi yarı sahasında yapılan saçma sapan paslar maç esnasında "başarılı pas" yüzdesini göklere çıkarıyor, vay be pas yüzdesine bak, barcelona gibi takım mübarek gibi gazoz nidalara sebebiyet veriyor. takımın maçları zevk vermiyor, gol yemeden gol atmak gibi bir düşünce yok! abicim sen büyük olan takımsın, baskıyı sen kuracaksın. aykut kocaman'ın bunları görememesi ne kadar acı ama fenerbahçe yönetiminin aykut kocaman'a tahammül etmesi daha vahim. yazık be ne hale getirdin takımı!
galatasaray'ın doğrudan katılarak ülkemizi temsil edeceği, fc vaslui'yi eleyip, spartak moskova ile eşleşen fenerbahçe'nin ise turu geçmesi halinde gruplara kalabileceği arzu ettiğimiz senaryodur. akabinde 2 takımımızın da gruplardan 2. tura çıkması hepimizin gönlünden geçendir tabiki. ah ne güzel olur 2 türk takımının çeyrek finalde yarı finalde yer alması...
sık rastlanan bir durumdur zaten sevgilisi olmayıp hoşlanılan kızın da muhtemelen eski sevgilisinden kalan duyguları vardır, bu talihsiz serüvenler dizisi bu şekilde devam eder ta ki "o kişi" karşına çıkana dek...
insanın yüzünde sinsi bir gülümsemeye neden olan mesajdır. o mesajı okurken insan kendini bulunmaz hint kumaşı ile eş değer tutabilir.
sadece fenerbahçe'nin değil hali hazırda türk milli takımının değişmez kalecisidir. avusturya-türkiye maçında da gördüğümüz gibi volkan'ın yedeği olabilecek yetenekte bir kaleci malesef şu an mevcut değil. bence cenk gönen milli takımın ikinci kalecisi olmaya en yakın kalecidir.
teknolojinin müthiş bir hızla gelişmesiyle şu anki nesil, yani milenyum çocukları(2000 ve sonrası) malesef bilgisayar, cep telefonu, i pad, play-station vs. ile büyümekte; saklambaç, yakar top, simiiit, taso vb. gibi biz 90 neslinin en büyük zevklerinden mahrum kalmakta ve bence çoook eksik büyümektedirler.
dün gece oynanan avusturya-türkiye maçını anlatan spikerin yaptığı yayın akışı reklamları neticesinde, maç izlemekten soğutan kanaldır. hoş maçta da keyif yoktu zaten!
denizi, insanları, güzel kızları, kumrusu ile izmir.