bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan4
- redbull5
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- kalpteki boşluk hissi4
- filistin37
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- sözlük kızlarının tantunici7
- güzelsen koy resmini görelim6
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- seksten önce dua etmek10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- israil'i allah cezalandıracak9
- izmir8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- izmir tulum4
- tarhana çorbası12
- nöbetteyim sözlük3
- gocu'yu özlemek4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- havai fişek2
- karton toplayan çocuk3
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- sözlük kızalarının takosu5
- fıstık vs fındık3
- özelden şeftalisini atan yazar14
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- sapık şarkı sözleri10
- porno entelektüelliği8
- yakışıklı olgun erkekler6
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- gilded hoplatması3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
entry'ler (9)
Bir padişah hazinesinin boşaldığını görmüş. Vezirlerine emir vermiş:
“Köprünün başına adam koyun, geçenden bir akçe alsınlar.”
Halk ses etmemiş.
Bir süre sonra tekrar sormuş:
“Ne diyor millet?”
“Hiç ses yok Sultanım.”
Bunun üzerine padişah:
“O hâlde köprünün çıkışına da koyun, bir akçe de orada alın.”
Halk yine ses etmemiş.
Bir süre sonra padişah işi iyice abartmış:
“Köprünün ortasına da koyun, gelen geçeni siksin!”
Birkaç gün geçmiş, padişah tekrar sormuş:
“Halktan şikâyet var mı?”
Vezirler cevap vermiş:
“Yok Sultanım, yalnız köprünün ortasında biraz sıra oluyormuş. Halk, adam sayısı artırılsa daha rahat olur diyor.”
Hikaye bu kadar.
“Köprünün başına adam koyun, geçenden bir akçe alsınlar.”
Halk ses etmemiş.
Bir süre sonra tekrar sormuş:
“Ne diyor millet?”
“Hiç ses yok Sultanım.”
Bunun üzerine padişah:
“O hâlde köprünün çıkışına da koyun, bir akçe de orada alın.”
Halk yine ses etmemiş.
Bir süre sonra padişah işi iyice abartmış:
“Köprünün ortasına da koyun, gelen geçeni siksin!”
Birkaç gün geçmiş, padişah tekrar sormuş:
“Halktan şikâyet var mı?”
Vezirler cevap vermiş:
“Yok Sultanım, yalnız köprünün ortasında biraz sıra oluyormuş. Halk, adam sayısı artırılsa daha rahat olur diyor.”
Hikaye bu kadar.
Enflasyon bu kadar hissettirmez. Sorun fırsatçılık üstümüze binen vergiler de fırsatçılıktır. Bunun dışında her horoz tuttuğunu sikiyor. Devlet vergi alıyor diye 600 lira traş ücreti alıp 3 bin TL gelir gösteren berberin de (bkz: mk) satsa 2 milyon edecek eve 35 bin kira isteyen ev sahibin de (bkz: mk) ülkenin yarısı dolandırıcı kimin gücü kime yeterse.
Siyaset de dine alet ediliyor geçen konuştuk o da durumda memnun değil.
Yönetici altındaki çalışanları yönetemez üstündeki patronları yönetir sözünün efsaneleşmiş halidir.
Abdülhamid'den öğrendiğimiz bir şey varsa, o da 'her şey' in ayrı yazılması gerektiğidir.
Bu zor günlerde ayakta kalmaya çalışan devletimizin vatandaştan aldığı ufak bir destek.
(bkz: yataktan kaçanı ayakta sikmek)
(bkz: yataktan kaçanı ayakta sikmek)
ilişki dışardan bakıldığında eğlenceli gibi görünse de pazar tezgahının ön kısmına yerleştirilmiş parlak ve iştah açıcı domateslerin eve gittiğinde çürük çıkması gibi bir şeydir. Artık ürünü aldın ve çürük kısımları temizleyerek yemeye çalışırsın. bazende başlarım tezgahına da domatesine de dersin. Eğer çürükler küçükse susup kaderine razı olmak en iyisidir. Kimse sana o öndeki parlak domatesleri vermeyecek. Yenilmeyecek durumdaysa tezgaha vurup devirmekten başka çıkar yol kalmıyor.
iPhone zenginlik hissi satar. Malın ederinden fazla ödediğiniz tüm tutar sizin kendinizi mutlu hissetmek için verdiğiniz tutardır. Siz fakir bir ülkede yaşıyorsunuz ve mutlu olmaya hakkınız yok .
Burada sorun şirketler ya da hükümetler değil. ilk defa bir şirkete el konulmadı muhtemelen de son olmayacak lakin "Köfteci Yusuf" olayından beri farkına vardığım acı gerçek şu ki:
'insanlar artık devletine, adaletine ve sisteme güvenmiyor.'
Bu telafisi zor bir hata ve devletlerle örgütlerin farklarından en önemli olanları bir Halkı temsil etmeleri, Adalet sistemi olması, Tanınır olmaları. Devletin kendi vatandaşı adalet sistemine güvenmiyorsa devlet otoritesini kaybetmiş ve örgüt olma yolunda ilerliyor demektir . 2000 yıllık devlet geleneğine sahip bir ülke nasıl bu hale geldi şapkayı önümüze koyup düşünme vaktidir.
'insanlar artık devletine, adaletine ve sisteme güvenmiyor.'
Bu telafisi zor bir hata ve devletlerle örgütlerin farklarından en önemli olanları bir Halkı temsil etmeleri, Adalet sistemi olması, Tanınır olmaları. Devletin kendi vatandaşı adalet sistemine güvenmiyorsa devlet otoritesini kaybetmiş ve örgüt olma yolunda ilerliyor demektir . 2000 yıllık devlet geleneğine sahip bir ülke nasıl bu hale geldi şapkayı önümüze koyup düşünme vaktidir.