bugün
- mutlu kalmak için öneriler4
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- beni özleyenler elime mum diksin15
- hırvatistan9
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- anın görüntüsü15
- ılımlı islam5
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sümer dili6
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- ispanya daki göçmen krizi2
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- şanssız bir insan olmak4
- koç üniversitesi2
- karamürsel2
- kız kardeş2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- yunanistan29
- diyetteyken kitap okumak3
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- türk ateisti7
- arkadaşlar naber ya4
- en son aldığınız iltifat14
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- en köylü özelliğiniz4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- ak parti2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- nervio ile travertenlere gitmek4
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- almanya11
- sevişirken video çekmek10
- irmik helvası vs un helvası18
- beynin dopamin salgılamaması3
entry'ler (58)
Bok gibi.
Onu demiyecekti sözlük çok kırıldım ,neredeyse evlat acısı çekiyorum şuan
Sayıları oldukça fazladır.. Şimdi oraya gidicem bakalım ne var ne yok..
Bok aslında Besinlerin Oksitlenmiş Kalıntısı'nın baş harfleridir.
http://www.dailymotion.co...nlatylm_tech#.UaTb-tI9KGU
http://www.dailymotion.co...nlatylm_tech#.UaTb-tI9KGU
Göt yerine netice de iyi gider. Çoğu sözler götle ilgili geçer mesela ;
-göte yere yakından korkmak.
-göte giren şemsiye açılmaz
-Durum kötü kolla götü.
-göte yere yakından korkmak.
-göte giren şemsiye açılmaz
-Durum kötü kolla götü.
göbeğinadamı.
sevdiceğimin sürekli dile getirdiği olay. o yaparsa bende yaparım onu bekliyorum. (o anladı.)
Ölüm...
Aslında bakarsanız çok fazla abartılıyor ölüm. Doğada her canlı gibi insanlarda doğarlar, büyürler ve ölürler. Nasılsa doğarken canlıların fikri sorulmadıysa ölürkende " eee artık yeter çok yaşadın sen artık öl sen." demezler. Ama burda not düşmeliyim olayın dinsel kısmına girmiyorum.(Azrail, beyaz ışık, göte pamuk..vb.)Benim burda üzerinde durduğum ve duracağım nokta ölümün üzerine yüklediğimiz anlamlar.Yer yer bana katılıp yer yer ne diyor bu emmomemmo diyebilirsiniz.Tamamen kişisel düşüncelerim bunlar. Ölümü ciddiye alma işi hep ertelenir ileri ki yaşlara. Çünkü gençsiniz ve dünya iken yapıcağınız okadar çok gerekli(!) şeyler vardır ki ölüm aklınıza bile gelmez. Bu bizlerin suçu değil insanlar bize birer misyon yüklediklerinden ölüm aslında daha çok gereksizdir literatürünüzde yoktur.i
Gelin 20 sene çalışmış bir adamı ele alalım. Bu adam ne tatil yapmış adam akıllı nede krallar gibi yaşamış(Hadi ama itiraf edelim krallar gibi yaşamak o kadarda kolay değil.)Sürekli çalışmış çalışmış fakat ne için? Kendi ihtiyaçlarını geçindirmek için mi ? Tabikide.Ama başka bir neden var daha fazla şeylerede sahip olmak için çalışmış. Kendinden ödün vermiş hatta çoğu zaman kendini hiçe saymış. Bu durum sadece iş hayatında değil kişisel yaşantımızda ilişkilermizde de bu var. Biz hep fazlasını istedikçe kendimizden ödün veririz. Ve kabul edelim yarımızdan fazlası bu durumda olcak yani birşeyler elde etmek için ve daha fazlasını almak için.Bu durumda insanların aklına ölüm gelmez. Hayatımız ister iyi olsun ister sefalet içinde olsun yinede gelmez ölüm aklımıza.Korkarız belki belkide ciddiye almayız. Ama öyle bir şey var ki eminim içinizde düşünmeyeniniz çok azdır."Nasıl ölüceğim?" ve "Ne hissedicem?" illa bi kere düşünmüssünüzdür.En kötü olanı söylüyeyim.Ölüceğiniz anladığınız zaman. Yani ölümden belki 1-2 dakika önce ki anlarınızdan bahsediyorum. Bazı ölümler vardır aniden çıkıp gidersiziniz fakat dediğim ölümler süreç gerektiren ölümler yani boğulmak yada yanarak ölmek. O sırada geçirdiğiniz 1-2 dakika dünyanın en berbat şeyidir belkide.Bir nefes daha fazla almak için verdiğiniz çabayı gözünün önüne getirin. Nefessizlikten morarmış dudaklar, yuvalarından delice bakan gözler ve bir nefes daha sadece bir nefes daha almak için debelenen elleriniz ve ayaklarınız ve sürekli olarak kasılmakta olan ve ritmiş yavaşlamış bedeninizi hayal edin.Bundan daha kötüsü olamaz herhalde.
Ama gelin ki size friedrich nietzsche ölümle ilgili söylediği sözü yazayım ; " Ölümün en iyi yanı, bir daha yaşanmayacak olmasıdır.". Ne kadar doğru ve yerinde bir söz tam anlamıyla açıklıyor ölümü.Simsiyah bir yer düşünün ne ışık var nede ses en ufak bir şey yok uzaydan da kara ve boş biyer düşünün.Yerimiz ora işte hissizlik ve soğuğun baş gösterdiği yerde, tek başımıza olucacağız. Ve en önemlisi bir daha asla yaşamıcağız bu hissi bir daha yaşamıcağız bu korkuyu. Ölene kadar yaşadığımız onca şey mutluluklar, sevinçler, kazanımlar hepsi boşuna gereksiz olucak çünkü bir anlamı olmuyacak sen yoksun orda. Yaşadığın eziyet,üzüntü,keder,ayrılmalar,aldatılmalar, hepsi ama hepsi gidicek hayatından çünkü sende gidiceksin sevdikleriz arkada kalıcaklar. Hoş onlarda seni bir yerden sonra seni unutacaklar. Çünkü onlarda senin yaşadığın hayatın aynısını yaşıyacaklar didincekler uğraşacaklar çabalıyacaklar.Ölüme 1-2 dakika kalada anlıyıcaklar durumları. Belki o ara akıllarına geliriz. Belki o ara anlarlar uğraştıklarmız şeylerin ne kadarda gereksiz olduğunu kim bilir..
Bana katılıp yada katılmaya bilirsiniz dediğim kendi kişisel görüşlerim bunlar.Ama elbet haklı olduğum bir kaç nokta vardır elbet..
Aslında bakarsanız çok fazla abartılıyor ölüm. Doğada her canlı gibi insanlarda doğarlar, büyürler ve ölürler. Nasılsa doğarken canlıların fikri sorulmadıysa ölürkende " eee artık yeter çok yaşadın sen artık öl sen." demezler. Ama burda not düşmeliyim olayın dinsel kısmına girmiyorum.(Azrail, beyaz ışık, göte pamuk..vb.)Benim burda üzerinde durduğum ve duracağım nokta ölümün üzerine yüklediğimiz anlamlar.Yer yer bana katılıp yer yer ne diyor bu emmomemmo diyebilirsiniz.Tamamen kişisel düşüncelerim bunlar. Ölümü ciddiye alma işi hep ertelenir ileri ki yaşlara. Çünkü gençsiniz ve dünya iken yapıcağınız okadar çok gerekli(!) şeyler vardır ki ölüm aklınıza bile gelmez. Bu bizlerin suçu değil insanlar bize birer misyon yüklediklerinden ölüm aslında daha çok gereksizdir literatürünüzde yoktur.i
Gelin 20 sene çalışmış bir adamı ele alalım. Bu adam ne tatil yapmış adam akıllı nede krallar gibi yaşamış(Hadi ama itiraf edelim krallar gibi yaşamak o kadarda kolay değil.)Sürekli çalışmış çalışmış fakat ne için? Kendi ihtiyaçlarını geçindirmek için mi ? Tabikide.Ama başka bir neden var daha fazla şeylerede sahip olmak için çalışmış. Kendinden ödün vermiş hatta çoğu zaman kendini hiçe saymış. Bu durum sadece iş hayatında değil kişisel yaşantımızda ilişkilermizde de bu var. Biz hep fazlasını istedikçe kendimizden ödün veririz. Ve kabul edelim yarımızdan fazlası bu durumda olcak yani birşeyler elde etmek için ve daha fazlasını almak için.Bu durumda insanların aklına ölüm gelmez. Hayatımız ister iyi olsun ister sefalet içinde olsun yinede gelmez ölüm aklımıza.Korkarız belki belkide ciddiye almayız. Ama öyle bir şey var ki eminim içinizde düşünmeyeniniz çok azdır."Nasıl ölüceğim?" ve "Ne hissedicem?" illa bi kere düşünmüssünüzdür.En kötü olanı söylüyeyim.Ölüceğiniz anladığınız zaman. Yani ölümden belki 1-2 dakika önce ki anlarınızdan bahsediyorum. Bazı ölümler vardır aniden çıkıp gidersiziniz fakat dediğim ölümler süreç gerektiren ölümler yani boğulmak yada yanarak ölmek. O sırada geçirdiğiniz 1-2 dakika dünyanın en berbat şeyidir belkide.Bir nefes daha fazla almak için verdiğiniz çabayı gözünün önüne getirin. Nefessizlikten morarmış dudaklar, yuvalarından delice bakan gözler ve bir nefes daha sadece bir nefes daha almak için debelenen elleriniz ve ayaklarınız ve sürekli olarak kasılmakta olan ve ritmiş yavaşlamış bedeninizi hayal edin.Bundan daha kötüsü olamaz herhalde.
Ama gelin ki size friedrich nietzsche ölümle ilgili söylediği sözü yazayım ; " Ölümün en iyi yanı, bir daha yaşanmayacak olmasıdır.". Ne kadar doğru ve yerinde bir söz tam anlamıyla açıklıyor ölümü.Simsiyah bir yer düşünün ne ışık var nede ses en ufak bir şey yok uzaydan da kara ve boş biyer düşünün.Yerimiz ora işte hissizlik ve soğuğun baş gösterdiği yerde, tek başımıza olucacağız. Ve en önemlisi bir daha asla yaşamıcağız bu hissi bir daha yaşamıcağız bu korkuyu. Ölene kadar yaşadığımız onca şey mutluluklar, sevinçler, kazanımlar hepsi boşuna gereksiz olucak çünkü bir anlamı olmuyacak sen yoksun orda. Yaşadığın eziyet,üzüntü,keder,ayrılmalar,aldatılmalar, hepsi ama hepsi gidicek hayatından çünkü sende gidiceksin sevdikleriz arkada kalıcaklar. Hoş onlarda seni bir yerden sonra seni unutacaklar. Çünkü onlarda senin yaşadığın hayatın aynısını yaşıyacaklar didincekler uğraşacaklar çabalıyacaklar.Ölüme 1-2 dakika kalada anlıyıcaklar durumları. Belki o ara akıllarına geliriz. Belki o ara anlarlar uğraştıklarmız şeylerin ne kadarda gereksiz olduğunu kim bilir..
Bana katılıp yada katılmaya bilirsiniz dediğim kendi kişisel görüşlerim bunlar.Ama elbet haklı olduğum bir kaç nokta vardır elbet..
kararsızlık, üşengençlik
O yanında olmadığında fark edilen durumdur. Geneldede yanında olmaz. Kabul edelim hep yalnızız.
flört-yola devam.
herşeyi ister.
Uzun süredir yapmadığım eylem. Gerçi aramıyorum bir ara hevesti şimdi olsada içmem herhalde.
"Öyle sarhoş olsam ki
Bir daha ayılmasam
Herşey bir rüya olsa
Unutarak uyansam" ah ulan ah.
Bir daha ayılmasam
Herşey bir rüya olsa
Unutarak uyansam" ah ulan ah.
Size ölmeyin demem, ölmek istiyorsanız gidin ölün. ama son bir kere kafa muhabbeti yapabilirz. Koyudur muhabbetim ölümden döndürürüm.
Sonumuz hayırlı değil.
bu kadar insan yalnızken nasıl bu kadar insan yalnız kalabiliyor? Yalnızlık sorun değil bir tercih olmuş gibi geldi bana...
Kendini rahat hissedebileceğin kadar yanlızlığın olmalı.
can gox-Rüzgar
http://www.youtube.com/watch?v=amO1zzvv-Mo
http://www.youtube.com/watch?v=amO1zzvv-Mo
Adam akıllı dinlediğim tek grup diyebilirim. Anısından dolayı mı yoksa sözleri mi beni anlatıyor tam bilemiyorum. Hakiki grup baba grup, kaanla karşılıklı içme gibi bir hayalimde mevcut malesef.