bugün
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması7
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük9
- gram altın8
- annesizlik4
- türk dizileri2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak4
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- hassas biri olmak2
- seküler kız muhafazakar erkek birlikteliği4
- türk kızlarının sekste başarısız olması3
- evrim3
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- the boys vs invincible2
- iran'ın bahreyn'deki abd donanmasını vurması3
- chp'nin hali ne olacak33
- kaç gösteriyorum diyen kadının yaşını tahmin etmek2
- cinsel taciz6
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- sizi en çok ne üzer2
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini8
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- sedat pekmez24
- m r e r e c t o19
- en sevdiğiniz müzik türü10
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- matrix2
- star wars2
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- yalnızlık4
- satrançtaki en güçsüz taş3
- koca bulmak5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- türk kızının bumble da yazdığı erkek kriterleri2
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- gocu27
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- iran'dan israil'e tehdit3
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- tai lung11
- ilgi manyağı olmak5
Ölüm...
Aslında bakarsanız çok fazla abartılıyor ölüm. Doğada her canlı gibi insanlarda doğarlar, büyürler ve ölürler. Nasılsa doğarken canlıların fikri sorulmadıysa ölürkende " eee artık yeter çok yaşadın sen artık öl sen." demezler. Ama burda not düşmeliyim olayın dinsel kısmına girmiyorum.(Azrail, beyaz ışık, göte pamuk..vb.)Benim burda üzerinde durduğum ve duracağım nokta ölümün üzerine yüklediğimiz anlamlar.Yer yer bana katılıp yer yer ne diyor bu emmomemmo diyebilirsiniz.Tamamen kişisel düşüncelerim bunlar. Ölümü ciddiye alma işi hep ertelenir ileri ki yaşlara. Çünkü gençsiniz ve dünya iken yapıcağınız okadar çok gerekli(!) şeyler vardır ki ölüm aklınıza bile gelmez. Bu bizlerin suçu değil insanlar bize birer misyon yüklediklerinden ölüm aslında daha çok gereksizdir literatürünüzde yoktur.i
Gelin 20 sene çalışmış bir adamı ele alalım. Bu adam ne tatil yapmış adam akıllı nede krallar gibi yaşamış(Hadi ama itiraf edelim krallar gibi yaşamak o kadarda kolay değil.)Sürekli çalışmış çalışmış fakat ne için? Kendi ihtiyaçlarını geçindirmek için mi ? Tabikide.Ama başka bir neden var daha fazla şeylerede sahip olmak için çalışmış. Kendinden ödün vermiş hatta çoğu zaman kendini hiçe saymış. Bu durum sadece iş hayatında değil kişisel yaşantımızda ilişkilermizde de bu var. Biz hep fazlasını istedikçe kendimizden ödün veririz. Ve kabul edelim yarımızdan fazlası bu durumda olcak yani birşeyler elde etmek için ve daha fazlasını almak için.Bu durumda insanların aklına ölüm gelmez. Hayatımız ister iyi olsun ister sefalet içinde olsun yinede gelmez ölüm aklımıza.Korkarız belki belkide ciddiye almayız. Ama öyle bir şey var ki eminim içinizde düşünmeyeniniz çok azdır."Nasıl ölüceğim?" ve "Ne hissedicem?" illa bi kere düşünmüssünüzdür.En kötü olanı söylüyeyim.Ölüceğiniz anladığınız zaman. Yani ölümden belki 1-2 dakika önce ki anlarınızdan bahsediyorum. Bazı ölümler vardır aniden çıkıp gidersiziniz fakat dediğim ölümler süreç gerektiren ölümler yani boğulmak yada yanarak ölmek. O sırada geçirdiğiniz 1-2 dakika dünyanın en berbat şeyidir belkide.Bir nefes daha fazla almak için verdiğiniz çabayı gözünün önüne getirin. Nefessizlikten morarmış dudaklar, yuvalarından delice bakan gözler ve bir nefes daha sadece bir nefes daha almak için debelenen elleriniz ve ayaklarınız ve sürekli olarak kasılmakta olan ve ritmiş yavaşlamış bedeninizi hayal edin.Bundan daha kötüsü olamaz herhalde.
Ama gelin ki size friedrich nietzsche ölümle ilgili söylediği sözü yazayım ; " Ölümün en iyi yanı, bir daha yaşanmayacak olmasıdır.". Ne kadar doğru ve yerinde bir söz tam anlamıyla açıklıyor ölümü.Simsiyah bir yer düşünün ne ışık var nede ses en ufak bir şey yok uzaydan da kara ve boş biyer düşünün.Yerimiz ora işte hissizlik ve soğuğun baş gösterdiği yerde, tek başımıza olucacağız. Ve en önemlisi bir daha asla yaşamıcağız bu hissi bir daha yaşamıcağız bu korkuyu. Ölene kadar yaşadığımız onca şey mutluluklar, sevinçler, kazanımlar hepsi boşuna gereksiz olucak çünkü bir anlamı olmuyacak sen yoksun orda. Yaşadığın eziyet,üzüntü,keder,ayrılmalar,aldatılmalar, hepsi ama hepsi gidicek hayatından çünkü sende gidiceksin sevdikleriz arkada kalıcaklar. Hoş onlarda seni bir yerden sonra seni unutacaklar. Çünkü onlarda senin yaşadığın hayatın aynısını yaşıyacaklar didincekler uğraşacaklar çabalıyacaklar.Ölüme 1-2 dakika kalada anlıyıcaklar durumları. Belki o ara akıllarına geliriz. Belki o ara anlarlar uğraştıklarmız şeylerin ne kadarda gereksiz olduğunu kim bilir..
Bana katılıp yada katılmaya bilirsiniz dediğim kendi kişisel görüşlerim bunlar.Ama elbet haklı olduğum bir kaç nokta vardır elbet..
Aslında bakarsanız çok fazla abartılıyor ölüm. Doğada her canlı gibi insanlarda doğarlar, büyürler ve ölürler. Nasılsa doğarken canlıların fikri sorulmadıysa ölürkende " eee artık yeter çok yaşadın sen artık öl sen." demezler. Ama burda not düşmeliyim olayın dinsel kısmına girmiyorum.(Azrail, beyaz ışık, göte pamuk..vb.)Benim burda üzerinde durduğum ve duracağım nokta ölümün üzerine yüklediğimiz anlamlar.Yer yer bana katılıp yer yer ne diyor bu emmomemmo diyebilirsiniz.Tamamen kişisel düşüncelerim bunlar. Ölümü ciddiye alma işi hep ertelenir ileri ki yaşlara. Çünkü gençsiniz ve dünya iken yapıcağınız okadar çok gerekli(!) şeyler vardır ki ölüm aklınıza bile gelmez. Bu bizlerin suçu değil insanlar bize birer misyon yüklediklerinden ölüm aslında daha çok gereksizdir literatürünüzde yoktur.i
Gelin 20 sene çalışmış bir adamı ele alalım. Bu adam ne tatil yapmış adam akıllı nede krallar gibi yaşamış(Hadi ama itiraf edelim krallar gibi yaşamak o kadarda kolay değil.)Sürekli çalışmış çalışmış fakat ne için? Kendi ihtiyaçlarını geçindirmek için mi ? Tabikide.Ama başka bir neden var daha fazla şeylerede sahip olmak için çalışmış. Kendinden ödün vermiş hatta çoğu zaman kendini hiçe saymış. Bu durum sadece iş hayatında değil kişisel yaşantımızda ilişkilermizde de bu var. Biz hep fazlasını istedikçe kendimizden ödün veririz. Ve kabul edelim yarımızdan fazlası bu durumda olcak yani birşeyler elde etmek için ve daha fazlasını almak için.Bu durumda insanların aklına ölüm gelmez. Hayatımız ister iyi olsun ister sefalet içinde olsun yinede gelmez ölüm aklımıza.Korkarız belki belkide ciddiye almayız. Ama öyle bir şey var ki eminim içinizde düşünmeyeniniz çok azdır."Nasıl ölüceğim?" ve "Ne hissedicem?" illa bi kere düşünmüssünüzdür.En kötü olanı söylüyeyim.Ölüceğiniz anladığınız zaman. Yani ölümden belki 1-2 dakika önce ki anlarınızdan bahsediyorum. Bazı ölümler vardır aniden çıkıp gidersiziniz fakat dediğim ölümler süreç gerektiren ölümler yani boğulmak yada yanarak ölmek. O sırada geçirdiğiniz 1-2 dakika dünyanın en berbat şeyidir belkide.Bir nefes daha fazla almak için verdiğiniz çabayı gözünün önüne getirin. Nefessizlikten morarmış dudaklar, yuvalarından delice bakan gözler ve bir nefes daha sadece bir nefes daha almak için debelenen elleriniz ve ayaklarınız ve sürekli olarak kasılmakta olan ve ritmiş yavaşlamış bedeninizi hayal edin.Bundan daha kötüsü olamaz herhalde.
Ama gelin ki size friedrich nietzsche ölümle ilgili söylediği sözü yazayım ; " Ölümün en iyi yanı, bir daha yaşanmayacak olmasıdır.". Ne kadar doğru ve yerinde bir söz tam anlamıyla açıklıyor ölümü.Simsiyah bir yer düşünün ne ışık var nede ses en ufak bir şey yok uzaydan da kara ve boş biyer düşünün.Yerimiz ora işte hissizlik ve soğuğun baş gösterdiği yerde, tek başımıza olucacağız. Ve en önemlisi bir daha asla yaşamıcağız bu hissi bir daha yaşamıcağız bu korkuyu. Ölene kadar yaşadığımız onca şey mutluluklar, sevinçler, kazanımlar hepsi boşuna gereksiz olucak çünkü bir anlamı olmuyacak sen yoksun orda. Yaşadığın eziyet,üzüntü,keder,ayrılmalar,aldatılmalar, hepsi ama hepsi gidicek hayatından çünkü sende gidiceksin sevdikleriz arkada kalıcaklar. Hoş onlarda seni bir yerden sonra seni unutacaklar. Çünkü onlarda senin yaşadığın hayatın aynısını yaşıyacaklar didincekler uğraşacaklar çabalıyacaklar.Ölüme 1-2 dakika kalada anlıyıcaklar durumları. Belki o ara akıllarına geliriz. Belki o ara anlarlar uğraştıklarmız şeylerin ne kadarda gereksiz olduğunu kim bilir..
Bana katılıp yada katılmaya bilirsiniz dediğim kendi kişisel görüşlerim bunlar.Ama elbet haklı olduğum bir kaç nokta vardır elbet..
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
