entry'ler (13)

hıçkırık tuttu beni

hıçkırık tuttu beni, der ve
Tuttu kuruttu beni, diye devam eder. Tuttu Frutti'yi çağrıştırır.

gecenin kitabı

görsel

uzak mesafe ilişkisi

iki insanın arasında ya çok büyük bir tutku ya da ciddi bir mantık bağı yoksa yürümez. Bu iki durum birbirine zıt görünüyor ama böyle. Ortalama duygularla yürütülecek bir ilişki değil.

osmanlı da oğlancılık

Eşcinsellik, eşcinsel ilişkiler tarihin her döneminde gayet yoğun bir biçimde yaşandığından osmanlı'da olması da gayet normal.

psikolog

insanı dert sahibi yapan meslek. Yeni mezunlar için özel sektörde işe girmek kolay, işten ayrılmak zordur.

star wars

Sırf yedinci filmden önce hazırlık ve gaza gelme maksadıyla, seriyi tekrar izlemek için işten birkaç gün izin almayı düşündürendir. Heyecan dorukta.

en yakındaki kitabın yazarı

Stefan Zweig.

nefret edilen kelimeler

"kardeşim/karrşim" ve "güzelim"

cumhuriyet halk partisi

Artık başını önüne eğip düşünmesi gereken; toplumun genelinde karşılık, geçerlilik bulamayan, ciddi ciddi halka eğilme, topluma karışma sıkıntıları çeken partidir, partimdir.

ankara

Yerleşeli daha 1 ay olmasına rağmen beni kendine bağlayan şehirdir. Evde bilhassa büyük pencereli evlerde pencere kenarında oturmayı sevdiğim için ayazı ve griliği de beni hiç rahatsız etmiyor hatta o renk hoşuma gidiyor. Zaman ne gösterir bilinmez ama hayatımın geri kalanını burada geçireceğim gibi görünüyor. iyi geçinelim Ankara, birbirimize külfet olmayalım.

halk osmanlıyı neden istiyor

Kraldan çok kralcı olduğu için istiyor olabilir. Malum halk kendisine ait olmasa da zenginliği, şatafatı, güç gösterilerini, han, hamam sarayları seviyor. O esnada kendilerinin ne yaşadığı, nasıl fakirlikten geçtiği mühim değil. Yöneticisinin göz kamaştırıcı hayatı halkı, en azından bizim halkımızı her dönem cezbediyor. Malum Osmanlı denince de insanın zihninde altın varaklar canlanıyor, halkımız neden istemesin?

telgrafçı arif

Ne zaman genç bir insanın öldüğünü duysam bu türkü beynimin içinde çalmaya, çınlamaya başlar. Zira "Böyle canlar teneşire konulmaz"

candide

Lise çağımda tanıştığım incecik, yükte hafif ironide ağır Voltaire eseridir. Kitabın sonunda "bahçemizi yetiştirmeliyiz" cümlesinden bir nevi "çorbamıza bakalım hocam" anlamı çıkmaktadır. Ayrıca en azından benim için Voltaire'in mesajlarından sonra Leibniz'i merak etmeye araştırmaya iten geçiş yoludur. Velhasıl güzel kitap.
© copyright 2005 - 2026