bugün
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi11
- ceketimizi koysak kazanırız zaten6
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi5
- bilerek ponziye dahil olmak3
- evlilik3
- evlenmeyecek olmak4
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı32
- kürdü sevin23
- yazarların pazar günü planları4
- türk düşmanı piçler6
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- evrene enerji gönderen müslüman6
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- koç burcu erkeği kabalığı2
- okan buruk10
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- amedspor'un süper ligin lideri olması5
- doktor3
- müslüman vikingler3
- 0 0 713
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- osimhensiz galatasaray5
- fener şampihahahaha3
- claudian clouds33
- dünyanın en iyi müslüman futbolcusu2
- ya ben supernaturalin kaçıncı bölümünde kaldım2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı5
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- gary oldman3
- sözlük kızlarının kekleri24
- iltica16
- islami nato2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- atatürk diyor ki2
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- insan ne ister6
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
son zamanlarda beni gerim gerim geren izlediğim tek film olmuştur. filmin ilkini izlemediğime de pişman oldum. çünkü burda olsun ekşi'de olsun herkes ilk filmle ikinci film arasındaki bağlantının güzel olmasından bahsediyor. ama bi allahın kulu da bu bağlantının ne olduğunu yazma zahmetine girmeye gerek görmemiş.
--spoiler--
filmin ilk yarısı bi bok olmadı denilip duruluyor. bence böyle olmasının hiçbir sakıncası yok. bu korku filmi gerçek yaşamda yaşanabilitesi olan olayları gösteriyor. yani inananlar için en azından. böyle olunca da gündelik hayatın olağanca rutinliğini vermesinde bir sakınca yok. böylece yaşanan a-normalliklerin etkisi artacaktır. filmde hiç müzik kullanılmaması da gerçekçilik etkisini artıran bir durumdu.
yalnız benim de anlamadığım, anlamlandıramadığım şeyler var. ali erkek arkadaşı ile bir site buluyor ve zebanilerle yapılan anlaşmadan bahsediyorlar. işte erkek evlat alması lazım falan diye. bu bir. ikincisi de eve kamera yerleştirildikten sonra, kayıtlarda görülen paranormal olaylar. heh, şimdi yok kapıyı rüzgar kapattı, yok efenim havuz temizleyicisi yüksek ayardaydı, yok tencere tavayı yanlış asmışsındır... okey, bunlar böyle düşünülebilir. lakin en son kadının bütün evin içinde sürüklenişini gördükten sonra nasıl olur da se n o eve polis çağır5mazsın. nasıl o evden bütün aileni alıp, arkana bile bakmadan son hızla kaçıp, gitmezsin. bunun yerine gitti martine'i çağırdı. tütsüyle ruhları kovsun diye. mal mısın arkadaşım?! olaylara bakış biçimin gayet mantık ve bilimsel ama sen polis molis çağıracağına martine'i çağrıyorsun. ya tamam olisin korku filmlerinde etkisiz eleman olduğunu ve bir boka yaramadığını ben de biliyorum ama yine de yapılması beklenen bu. neyse bunlar adamın mallıkları.
gelelim zebani'nin mallıklarına. arkadaşım yıllarca erkek çocuk diye bekledin durdun diyelim, çocuk olunca erkek çocuğu al sonra sittir git, ne diye milleti rahatsız ediyorsun tencere tavayla, kapıyla falan, bizi de perde karşısında yerimizden hoplatıyorsun. istediğin an çocuğu alabiliyorsun işte, bu çok belli. öbür atraksiyonlar neden onu anlamadım. sadist misin kardeşim? ha siz perde karşısındaki izleyicileri korkutucam, benim bu filmdeki işlevim bu sayın abicim diyorsan da, senariste dünya kadar para veriyorsun madem, arkadaş bi zahmet 2 dk kafa patlatsın da bunları da bu kadar gerçekçi bir film sunma çabası içindeyken gerçekçi sebeplere bağlasın. sırf bizi korkutucan diye olmaz bu işler. atıyorum, aile üyelerini korkutuyo çünkü bu korku kendisini daha güçlü kılıyo de, ya da hiç bi şi bulamadın, zebani çocuğu almadan önce ailesine korku salmaktan sadistçe bir zevk duyar de harbiden. ama bunu yapam; hiçbi neden olmaksızın sırf bizi korkutucan diye anlamsız atraksiyonlara girme, o zaman senin senaristliğine gülerim. bırakalım artık böylesi amatörce hataları.
--spoiler--
neyse ben yine de sevdim filmi. ilk yarısında hiçbir şey olmaması falan hiç bozmadı beni. ben filmi bütün yukarıda canımı sıkan olumsuzluklarına rağmen, beni gerim gerim gerdiği için beğendim.
not: ilk filmle bağlantısını bilen varsa bi zahmet yazsın be iki satır.
not 2: internette varmış. sabah sabah afyonum patlamadı ama izleyeceğim. ciddi ciddi o kadar merak ettim. sonra size de açıklarım..
--spoiler--
filmin ilk yarısı bi bok olmadı denilip duruluyor. bence böyle olmasının hiçbir sakıncası yok. bu korku filmi gerçek yaşamda yaşanabilitesi olan olayları gösteriyor. yani inananlar için en azından. böyle olunca da gündelik hayatın olağanca rutinliğini vermesinde bir sakınca yok. böylece yaşanan a-normalliklerin etkisi artacaktır. filmde hiç müzik kullanılmaması da gerçekçilik etkisini artıran bir durumdu.
yalnız benim de anlamadığım, anlamlandıramadığım şeyler var. ali erkek arkadaşı ile bir site buluyor ve zebanilerle yapılan anlaşmadan bahsediyorlar. işte erkek evlat alması lazım falan diye. bu bir. ikincisi de eve kamera yerleştirildikten sonra, kayıtlarda görülen paranormal olaylar. heh, şimdi yok kapıyı rüzgar kapattı, yok efenim havuz temizleyicisi yüksek ayardaydı, yok tencere tavayı yanlış asmışsındır... okey, bunlar böyle düşünülebilir. lakin en son kadının bütün evin içinde sürüklenişini gördükten sonra nasıl olur da se n o eve polis çağır5mazsın. nasıl o evden bütün aileni alıp, arkana bile bakmadan son hızla kaçıp, gitmezsin. bunun yerine gitti martine'i çağırdı. tütsüyle ruhları kovsun diye. mal mısın arkadaşım?! olaylara bakış biçimin gayet mantık ve bilimsel ama sen polis molis çağıracağına martine'i çağrıyorsun. ya tamam olisin korku filmlerinde etkisiz eleman olduğunu ve bir boka yaramadığını ben de biliyorum ama yine de yapılması beklenen bu. neyse bunlar adamın mallıkları.
gelelim zebani'nin mallıklarına. arkadaşım yıllarca erkek çocuk diye bekledin durdun diyelim, çocuk olunca erkek çocuğu al sonra sittir git, ne diye milleti rahatsız ediyorsun tencere tavayla, kapıyla falan, bizi de perde karşısında yerimizden hoplatıyorsun. istediğin an çocuğu alabiliyorsun işte, bu çok belli. öbür atraksiyonlar neden onu anlamadım. sadist misin kardeşim? ha siz perde karşısındaki izleyicileri korkutucam, benim bu filmdeki işlevim bu sayın abicim diyorsan da, senariste dünya kadar para veriyorsun madem, arkadaş bi zahmet 2 dk kafa patlatsın da bunları da bu kadar gerçekçi bir film sunma çabası içindeyken gerçekçi sebeplere bağlasın. sırf bizi korkutucan diye olmaz bu işler. atıyorum, aile üyelerini korkutuyo çünkü bu korku kendisini daha güçlü kılıyo de, ya da hiç bi şi bulamadın, zebani çocuğu almadan önce ailesine korku salmaktan sadistçe bir zevk duyar de harbiden. ama bunu yapam; hiçbi neden olmaksızın sırf bizi korkutucan diye anlamsız atraksiyonlara girme, o zaman senin senaristliğine gülerim. bırakalım artık böylesi amatörce hataları.
--spoiler--
neyse ben yine de sevdim filmi. ilk yarısında hiçbir şey olmaması falan hiç bozmadı beni. ben filmi bütün yukarıda canımı sıkan olumsuzluklarına rağmen, beni gerim gerim gerdiği için beğendim.
not: ilk filmle bağlantısını bilen varsa bi zahmet yazsın be iki satır.
not 2: internette varmış. sabah sabah afyonum patlamadı ama izleyeceğim. ciddi ciddi o kadar merak ettim. sonra size de açıklarım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar