bugün
- iyi menemenin sırrı13
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- muslettin amca19
- pankek8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- yeraltı varlıkları3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye3
- üniversite yıllarını özlemek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- hangi yemek nerede yenir4
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- kırkayakların ayaklanması2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- mehmet şimşek2
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- kum dökmek4
- caligula'nın korkusu5
- yahudiye3
- geceye bir şiir bırak3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- saatin daha on olması3
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- cemal hekimoğlu2
- umumiyetle çekinirdi benden abi derdi bana hep2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır2
- mehmet şimşekin komisyondan kaçması2
- gülşen in memeleri14
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası3
- tuborg ice7
- toplumsal çürüme7
- fatma betül sayan kaya3
- naber sözlük2
- hamam keyfi yapan kız3
- yavıdiden borç para almak2
- muşlettin amca dul mu5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi7
- durkheimın intihar teorisi8
- boyoz2
son zamanlarda beni gerim gerim geren izlediğim tek film olmuştur. filmin ilkini izlemediğime de pişman oldum. çünkü burda olsun ekşi'de olsun herkes ilk filmle ikinci film arasındaki bağlantının güzel olmasından bahsediyor. ama bi allahın kulu da bu bağlantının ne olduğunu yazma zahmetine girmeye gerek görmemiş.
--spoiler--
filmin ilk yarısı bi bok olmadı denilip duruluyor. bence böyle olmasının hiçbir sakıncası yok. bu korku filmi gerçek yaşamda yaşanabilitesi olan olayları gösteriyor. yani inananlar için en azından. böyle olunca da gündelik hayatın olağanca rutinliğini vermesinde bir sakınca yok. böylece yaşanan a-normalliklerin etkisi artacaktır. filmde hiç müzik kullanılmaması da gerçekçilik etkisini artıran bir durumdu.
yalnız benim de anlamadığım, anlamlandıramadığım şeyler var. ali erkek arkadaşı ile bir site buluyor ve zebanilerle yapılan anlaşmadan bahsediyorlar. işte erkek evlat alması lazım falan diye. bu bir. ikincisi de eve kamera yerleştirildikten sonra, kayıtlarda görülen paranormal olaylar. heh, şimdi yok kapıyı rüzgar kapattı, yok efenim havuz temizleyicisi yüksek ayardaydı, yok tencere tavayı yanlış asmışsındır... okey, bunlar böyle düşünülebilir. lakin en son kadının bütün evin içinde sürüklenişini gördükten sonra nasıl olur da se n o eve polis çağır5mazsın. nasıl o evden bütün aileni alıp, arkana bile bakmadan son hızla kaçıp, gitmezsin. bunun yerine gitti martine'i çağırdı. tütsüyle ruhları kovsun diye. mal mısın arkadaşım?! olaylara bakış biçimin gayet mantık ve bilimsel ama sen polis molis çağıracağına martine'i çağrıyorsun. ya tamam olisin korku filmlerinde etkisiz eleman olduğunu ve bir boka yaramadığını ben de biliyorum ama yine de yapılması beklenen bu. neyse bunlar adamın mallıkları.
gelelim zebani'nin mallıklarına. arkadaşım yıllarca erkek çocuk diye bekledin durdun diyelim, çocuk olunca erkek çocuğu al sonra sittir git, ne diye milleti rahatsız ediyorsun tencere tavayla, kapıyla falan, bizi de perde karşısında yerimizden hoplatıyorsun. istediğin an çocuğu alabiliyorsun işte, bu çok belli. öbür atraksiyonlar neden onu anlamadım. sadist misin kardeşim? ha siz perde karşısındaki izleyicileri korkutucam, benim bu filmdeki işlevim bu sayın abicim diyorsan da, senariste dünya kadar para veriyorsun madem, arkadaş bi zahmet 2 dk kafa patlatsın da bunları da bu kadar gerçekçi bir film sunma çabası içindeyken gerçekçi sebeplere bağlasın. sırf bizi korkutucan diye olmaz bu işler. atıyorum, aile üyelerini korkutuyo çünkü bu korku kendisini daha güçlü kılıyo de, ya da hiç bi şi bulamadın, zebani çocuğu almadan önce ailesine korku salmaktan sadistçe bir zevk duyar de harbiden. ama bunu yapam; hiçbi neden olmaksızın sırf bizi korkutucan diye anlamsız atraksiyonlara girme, o zaman senin senaristliğine gülerim. bırakalım artık böylesi amatörce hataları.
--spoiler--
neyse ben yine de sevdim filmi. ilk yarısında hiçbir şey olmaması falan hiç bozmadı beni. ben filmi bütün yukarıda canımı sıkan olumsuzluklarına rağmen, beni gerim gerim gerdiği için beğendim.
not: ilk filmle bağlantısını bilen varsa bi zahmet yazsın be iki satır.
not 2: internette varmış. sabah sabah afyonum patlamadı ama izleyeceğim. ciddi ciddi o kadar merak ettim. sonra size de açıklarım..
--spoiler--
filmin ilk yarısı bi bok olmadı denilip duruluyor. bence böyle olmasının hiçbir sakıncası yok. bu korku filmi gerçek yaşamda yaşanabilitesi olan olayları gösteriyor. yani inananlar için en azından. böyle olunca da gündelik hayatın olağanca rutinliğini vermesinde bir sakınca yok. böylece yaşanan a-normalliklerin etkisi artacaktır. filmde hiç müzik kullanılmaması da gerçekçilik etkisini artıran bir durumdu.
yalnız benim de anlamadığım, anlamlandıramadığım şeyler var. ali erkek arkadaşı ile bir site buluyor ve zebanilerle yapılan anlaşmadan bahsediyorlar. işte erkek evlat alması lazım falan diye. bu bir. ikincisi de eve kamera yerleştirildikten sonra, kayıtlarda görülen paranormal olaylar. heh, şimdi yok kapıyı rüzgar kapattı, yok efenim havuz temizleyicisi yüksek ayardaydı, yok tencere tavayı yanlış asmışsındır... okey, bunlar böyle düşünülebilir. lakin en son kadının bütün evin içinde sürüklenişini gördükten sonra nasıl olur da se n o eve polis çağır5mazsın. nasıl o evden bütün aileni alıp, arkana bile bakmadan son hızla kaçıp, gitmezsin. bunun yerine gitti martine'i çağırdı. tütsüyle ruhları kovsun diye. mal mısın arkadaşım?! olaylara bakış biçimin gayet mantık ve bilimsel ama sen polis molis çağıracağına martine'i çağrıyorsun. ya tamam olisin korku filmlerinde etkisiz eleman olduğunu ve bir boka yaramadığını ben de biliyorum ama yine de yapılması beklenen bu. neyse bunlar adamın mallıkları.
gelelim zebani'nin mallıklarına. arkadaşım yıllarca erkek çocuk diye bekledin durdun diyelim, çocuk olunca erkek çocuğu al sonra sittir git, ne diye milleti rahatsız ediyorsun tencere tavayla, kapıyla falan, bizi de perde karşısında yerimizden hoplatıyorsun. istediğin an çocuğu alabiliyorsun işte, bu çok belli. öbür atraksiyonlar neden onu anlamadım. sadist misin kardeşim? ha siz perde karşısındaki izleyicileri korkutucam, benim bu filmdeki işlevim bu sayın abicim diyorsan da, senariste dünya kadar para veriyorsun madem, arkadaş bi zahmet 2 dk kafa patlatsın da bunları da bu kadar gerçekçi bir film sunma çabası içindeyken gerçekçi sebeplere bağlasın. sırf bizi korkutucan diye olmaz bu işler. atıyorum, aile üyelerini korkutuyo çünkü bu korku kendisini daha güçlü kılıyo de, ya da hiç bi şi bulamadın, zebani çocuğu almadan önce ailesine korku salmaktan sadistçe bir zevk duyar de harbiden. ama bunu yapam; hiçbi neden olmaksızın sırf bizi korkutucan diye anlamsız atraksiyonlara girme, o zaman senin senaristliğine gülerim. bırakalım artık böylesi amatörce hataları.
--spoiler--
neyse ben yine de sevdim filmi. ilk yarısında hiçbir şey olmaması falan hiç bozmadı beni. ben filmi bütün yukarıda canımı sıkan olumsuzluklarına rağmen, beni gerim gerim gerdiği için beğendim.
not: ilk filmle bağlantısını bilen varsa bi zahmet yazsın be iki satır.
not 2: internette varmış. sabah sabah afyonum patlamadı ama izleyeceğim. ciddi ciddi o kadar merak ettim. sonra size de açıklarım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar