bugün
- ishal olmak5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı9
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi14
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- mustafa4
- bir bela geliyor8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- cennet nasıl bir yer sorunsalı2
- çakal3
- sebahattin şirin21
- neredesiniz kızlar4
- umreye gidene ve gelene ne denir6
- distopik film önerisi4
- velvet15
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- avrupa yakası cem2
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- doruk madencilik işçilerinin direnişi3
- yakışıklı seri katil3
- kıyamet2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- denize işemek2
- sözlükte marka olmak11
- kedi tekmelemek11
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- tütün kolonyası2
- iremga32
- itü kktc3
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- victor osimhen11
- adana5
- pkklılara idam gelsin3
- alevi kızların alev alev yanması7
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- anın görüntüsü31
- uludağ sözlük evreni7
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- fenerbahçe4
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
evet efendim...
nedenini anlamadığı göz yaşlarını sorgularcasına geçen ömründe, ay'ın diğer yüzünü görüp söylediği için, infaz memurlarının son bir dal sigarayı bile esirgediği adamım ben. her şeyi olduğunuz kendi mahkemenizde idama çarptırdığınız bu adam, elbet bi ara gönül mahkemesinde yargılar sizleri. mefkûd kalbinizle beraber ortaya çıkaracağım sizi...
kaslı, yakışıklı, heybetli ve evliya kalpli sayın başbakanımız yüce tayyip erdoğan'ın, türk lirası üstünde resminin neden olmadığını sorgulayan dindar bir yüreğin, duyanları kendi hayatının iç burkan detaylarında kaybettirecek olan haykırışı.
---
bu sabah yine hayata dair mutluluk umuduyla uyanmış, mutluluğa karşı şehevi bir arzum var idi. yatalak valideciğim ve kız bacım saklambaç oynuyor, yatalak valideciğim yatalak olması münasebetiyle hep sobeleniyordu. yani misal kız bacım dolaba saklanıyor, valideciğim de tahmin ederek bulmaya çalışıyordu. nasıl bir saklambaç ise. amaaan heğri zaten çocuk gibiler. biri ergenliğe yeni adım attı, biri de yaşlılıktan çocuklaştı sanırım. zaten yatalak valideciğim bayağı yaşlandı, sanırım 1-2 seneye geberip gider. ölüm nişanı düşmüş sanki yüzüne. allah çektirmesin ne diyim. altından falan almayalım da hiç çekemem yani bu yaşta. sürekli pırasa falan yiyor ıyyk. tövbeler tövbesi ya.
hülasa, birtakım işlerim vardı bugün. çok yoğun olacaktık. her ne kadar belli bir süre önce cinsel açlıklarını benim üstümde tatmin etmek isteyip, çıkartıp küllüğe vurduğumda korkup vazgeçse de iş kadını pervin ablayla görüşecektim. yolda yürürken herkes çay ikram ediyor, vay be paltoya bak ne de yakışmış civanım delikanlıma diye haykırıyordu. esnaf kapılara çıkmış bi alkış yapmadıkları kalıyordu. öyle hayran gözlerle bakıyorlardı düşünün. eh tabi kaslı, yakışlıklı, dindar ve büyük penisli olmanın avantajı çok tabii ki.
pideci rahmet abiye uğrayayım diye düşündüm ama vazgeçtim. şimdi daha kafam açılmamış bi cigara patlatmam lazım. muhabbeti hiç çekilmez bu kafamla, acayip kafa açıyor diye içses yaptım da bu şekilde vazgeçtim yani.
tam uzun parliament'imden bir dal yakmıştım ki karşıdan hüsn-ü cemaline kurban olduğum gül kokulu bir şahsiyet ile elini sımsıcak ve damarlı elleriyle sımsıkı kavrayan oğlunu gördüm. çocuk gürbüz mü gürbüz, tayyip erdoğan mı tayyip erdoğan inanamazsınız yani.
selamın aleyküm aziz mümin kardeşim dedim ve yanlarımdan geçerken bıcırığın başını okşadım. ah ne de sevimli kerata, keşke öyle bir oğlum olsaydı mösyö fransua diye geçirdim içimden.
bir anda gözlerim hüngür hüngür gülmeye başladı. böyle mutluluktan olur ya öyle oldum. taaa ki az sonra duyacağım cümle hayatımı karartıncaya, beni tüm türkleri, türkiye'yi sorgulatmaya itene dek...
bardak mısır tezgahına yanaşan baba kendine ve oğluna bardakta mısır aldı. pul biber koyma çocuğa basur olur diye tembih etti. tam parayı çıkartıp verdi ki, 'bu adam kim babacığım? yani paramızın üstündeki amca' dedi.
mısırcının göz yaşları sel olmuş, babası ise çaresizlik içinde kıvranıyordu sanki. çocuğuna harçlık veremeyen baba gibi mahcup oldu. fakat çocuk aklı işte sorularına tüm gaddarlığıyla devam etti ve;
'neden paramızın üstünde tayyip erdoğan dede yok?' dedi.
babası mahcup bir şekilde tebessüm edip ağlamamak için kendini zor tutarken; ' daha var oğlum biraz daha büyü, inşallah onlar da olacak dedi'
bu olaya kayıtsız kaldım ve işlerimi halletmek adına müslüman adımlarımı hızlandırdım. işlerimi hallettim ve o minik aklın soruları dindar yüreğimi cız etmişti.
eve geldiğimde bi kola turka açtım ve fındık fıstık ile yerken üşümüştüm. koltuğa kıvrındım ve kombimin bozulduğu aklıma geldi. yatalak valideciğim katalitiği kendi önüne çekmişti.
rahatsız olmasın kadın, zaten ömrü az sanki diye düşündüm ve seccademi üstüme örterek koltukta kıvrılıp yeşereceğimiz günlerin umuduyla uykuya daldım...
nedenini anlamadığı göz yaşlarını sorgularcasına geçen ömründe, ay'ın diğer yüzünü görüp söylediği için, infaz memurlarının son bir dal sigarayı bile esirgediği adamım ben. her şeyi olduğunuz kendi mahkemenizde idama çarptırdığınız bu adam, elbet bi ara gönül mahkemesinde yargılar sizleri. mefkûd kalbinizle beraber ortaya çıkaracağım sizi...
kaslı, yakışıklı, heybetli ve evliya kalpli sayın başbakanımız yüce tayyip erdoğan'ın, türk lirası üstünde resminin neden olmadığını sorgulayan dindar bir yüreğin, duyanları kendi hayatının iç burkan detaylarında kaybettirecek olan haykırışı.
---
bu sabah yine hayata dair mutluluk umuduyla uyanmış, mutluluğa karşı şehevi bir arzum var idi. yatalak valideciğim ve kız bacım saklambaç oynuyor, yatalak valideciğim yatalak olması münasebetiyle hep sobeleniyordu. yani misal kız bacım dolaba saklanıyor, valideciğim de tahmin ederek bulmaya çalışıyordu. nasıl bir saklambaç ise. amaaan heğri zaten çocuk gibiler. biri ergenliğe yeni adım attı, biri de yaşlılıktan çocuklaştı sanırım. zaten yatalak valideciğim bayağı yaşlandı, sanırım 1-2 seneye geberip gider. ölüm nişanı düşmüş sanki yüzüne. allah çektirmesin ne diyim. altından falan almayalım da hiç çekemem yani bu yaşta. sürekli pırasa falan yiyor ıyyk. tövbeler tövbesi ya.
hülasa, birtakım işlerim vardı bugün. çok yoğun olacaktık. her ne kadar belli bir süre önce cinsel açlıklarını benim üstümde tatmin etmek isteyip, çıkartıp küllüğe vurduğumda korkup vazgeçse de iş kadını pervin ablayla görüşecektim. yolda yürürken herkes çay ikram ediyor, vay be paltoya bak ne de yakışmış civanım delikanlıma diye haykırıyordu. esnaf kapılara çıkmış bi alkış yapmadıkları kalıyordu. öyle hayran gözlerle bakıyorlardı düşünün. eh tabi kaslı, yakışlıklı, dindar ve büyük penisli olmanın avantajı çok tabii ki.
pideci rahmet abiye uğrayayım diye düşündüm ama vazgeçtim. şimdi daha kafam açılmamış bi cigara patlatmam lazım. muhabbeti hiç çekilmez bu kafamla, acayip kafa açıyor diye içses yaptım da bu şekilde vazgeçtim yani.
tam uzun parliament'imden bir dal yakmıştım ki karşıdan hüsn-ü cemaline kurban olduğum gül kokulu bir şahsiyet ile elini sımsıcak ve damarlı elleriyle sımsıkı kavrayan oğlunu gördüm. çocuk gürbüz mü gürbüz, tayyip erdoğan mı tayyip erdoğan inanamazsınız yani.
selamın aleyküm aziz mümin kardeşim dedim ve yanlarımdan geçerken bıcırığın başını okşadım. ah ne de sevimli kerata, keşke öyle bir oğlum olsaydı mösyö fransua diye geçirdim içimden.
bir anda gözlerim hüngür hüngür gülmeye başladı. böyle mutluluktan olur ya öyle oldum. taaa ki az sonra duyacağım cümle hayatımı karartıncaya, beni tüm türkleri, türkiye'yi sorgulatmaya itene dek...
bardak mısır tezgahına yanaşan baba kendine ve oğluna bardakta mısır aldı. pul biber koyma çocuğa basur olur diye tembih etti. tam parayı çıkartıp verdi ki, 'bu adam kim babacığım? yani paramızın üstündeki amca' dedi.
mısırcının göz yaşları sel olmuş, babası ise çaresizlik içinde kıvranıyordu sanki. çocuğuna harçlık veremeyen baba gibi mahcup oldu. fakat çocuk aklı işte sorularına tüm gaddarlığıyla devam etti ve;
'neden paramızın üstünde tayyip erdoğan dede yok?' dedi.
babası mahcup bir şekilde tebessüm edip ağlamamak için kendini zor tutarken; ' daha var oğlum biraz daha büyü, inşallah onlar da olacak dedi'
bu olaya kayıtsız kaldım ve işlerimi halletmek adına müslüman adımlarımı hızlandırdım. işlerimi hallettim ve o minik aklın soruları dindar yüreğimi cız etmişti.
eve geldiğimde bi kola turka açtım ve fındık fıstık ile yerken üşümüştüm. koltuğa kıvrındım ve kombimin bozulduğu aklıma geldi. yatalak valideciğim katalitiği kendi önüne çekmişti.
rahatsız olmasın kadın, zaten ömrü az sanki diye düşündüm ve seccademi üstüme örterek koltukta kıvrılıp yeşereceğimiz günlerin umuduyla uykuya daldım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar