bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı50
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan3
- arkadaşlar nerdesiniz4
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma3
- reddedilince öldürmek7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı14
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- internetin neden yavaş olması4
- berke özer7
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler4
- ısparta da gece hayatı14
- benim bileğim yamuk mu10
- sümeyye adındaki bir kızı tavlama yolları4
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız5
- modacı erkeklerin top olması7
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz5
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- samsun gece hayatı4
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir tırcı sevmek6
- fon vurgunu52
- top gun2
- erzurum vs sivas6
- sözlüğün yarısına meme show yapmış yazar3
- anın görüntüsü23
- hiç uçağa binmemek7
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi2
- 20243
- bicepsiz fakir erkek6
- türk tarihinden kim bu adam3
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- terlikle döven anne14
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- galatasaray12
- fatma betül sayan kaya22
- erecto bey birader birader beydir4
kendi için, fatih sultan mehmet'in şöyle bir vasiyeti vardır.
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar