bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- velvet47
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- gaylik alametleri8
- en kibirli yuzır11
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- özgünlüğün faydasız olması6
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- habire1239
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- velvet vs nervio24
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- yeni parti25
- nervio19
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- 50 yıllık yuzır5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ruh hastası sapık yazarlar5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- kezoyu delirtmek5
- g'i l d'e d l'i l y16
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- merak ediyorsan yaz7
- kezonova4
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- türklerden nefret etme nedenleri5
- selam sözlük7
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
kendi için, fatih sultan mehmet'in şöyle bir vasiyeti vardır.
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar