bugün
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- claudian clouds22
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- yalnız ölmek3
- en sevmediğin insan tipleri3
- askerliğin gençler için faydalı olması3
- islam'ın hak dini olması6
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- tai lung37
- namazın amacı6
- uludağ itiraf10
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- ikinci defa askere gitmek4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- düşün ki o bunu okuyor10
- friedrich hegel la bi cay icek12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- melissa vargas7
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- islak kek2
- askerde çok fazla kürtçü olması2
- sözlük whatsapp grupları13
- özbek kadınlar14
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- filenin sultanları5
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- şu an ki ruh halim2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- aslında italyanın kazanması4
- geceye bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- bir kez aldatana ikinci şansı vermek2
- ağlıyorum sözlük4
- sözlüğün en tembel yazarı5
- 20342
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- muslettin amca6
- türk silahlı komikleri2
kendi için, fatih sultan mehmet'in şöyle bir vasiyeti vardır.
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
"işte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETi ONUN VE ONLARIN ÜZERiNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
Allah'ın azabı onlaradır.
Allah işitendir, bilendir."
ama ne gariptir ki, 1934 yılında, istanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri, mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulmuş, komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar ise caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.
beyaz bembeyaz türklerin hazırladığı raporda "iç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi, Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi, camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması" gibi istekler belirtilmiş, Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya'nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar