bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu28
- her şeyin mizahı yapılmalı mı17
- fazla açıklama yapan insan2
- küpe takan adama kız vermem diyen baba7
- uyudun mu mesajı14
- prenses gibi büyüyen kızlar7
- boyumun 2 cm kısalması22
- kiraz cicegi kolonyasi42
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması11
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- ey insan9
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- fazla samimiyet9
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- arabada sevişmek6
- recep tayyip erdoğan15
- otelde sevişmek8
- nev10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- küt saçlı hatun12
- ismail kartal34
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- anın görüntüsü26
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek5
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- mandalina8
- fenerbahçe18
gelmiş geçmiş en iyi distopya ve hiç şüphesiz genel klasmanda en iyi kitaplardan biri.
distopyalar-ütopyalar hep çekici olmuştur zira içinde hayali de barındırır gerçeği de gerçek hayal karışımı şeyleri de. işte 1984 de böyle bir kitap. her cümlesinin altı çizile çizile okunması gereken ve "bugünü" anlamamıza dahi yardım edecek bir eser.
oligarşik-totatiler yapıları yahut adı "cumhuriyet" olan ancak geçmişi karanlık ağlarla örülü "gizli oligarşileri" bu kitapla çözebilirsiniz. zira bu kitap -george orwell'ın açık ufku, ileri görüşü- sayesinde ileri ki yıllarda meydana gelecek devlet yapılarını detaylarıyla ortaya koyuyor.
kitapta olduğu gibi amacı "iktidar"dan, "tahakküm"den başka bir şey olmayan iktidar sahipleri yakın geçmişte/günümüzde hep aynı senaryoyu uyguluyor; "korkut - bağla". önce suni bir korku atıyor bu egemen zümre, sonra korkuyu ortaya atan iktidar sahipleri sözde korkuyu ortadan kaldırıyorlar ve vahametin sorumlusunun "başkaları" olduğunu söyleyip şu mesajı veriyorlar halka "ben olmasam onlar seni yok edecek". 1984'de de v for vendetta'da da çok iyi işleniyor bu. filmlerden, kitaplardan öte yaşadığımız ülkede, coğrafyada dahi bunu görebiliriz. 27 mayıs'da biz bunu gördük. "suni korkuları", bu korkuları ortaya atanları sonra ise işbu "korkulardan" ötürü yıkılan bir hükümeti gördük. işte o zaman anladık gazetelerde çıkan ve sonuna kadar yalan olan "öğrenciler kıyma makinelerinde kesildi" haberlerini. o an gördük ülkemizdeki büroktatik oligarşinin dünyadaki kardeşleri gibi aynı taktiğe başvurup "korkut - bağla" taktiğine başvurduğunu. işte orwell'ın distopyasındaki partinin de asli amacı bu: "halkı korkutmak". bunun için düşman füzesi adı altında kendi halkına füze yağdırıyor bunun için amaçsız şekilde diğer devletlerle savaşıyor bunun için "goldstein" gibi hayali karakterler üretiyor.
ve orwell'ın kitabında dikkat çeken diğer husus "geçmişin yok edilmesi". partinin düsturu şu; "şu anı denetleyen geçmişi de denetler." bunun için geçmiş itinayla temizleniyor. aynı bizde 20'lerde, 30'larda yaşanan "tarih temizleme" operasyonu gibi bir şey bu.
dikkat çekici diğer husus ise "yenikonuş".
dil devrimleriyle dilinin içi boşaltmış olan bizler orwell'ın distopyasındaki bu ütopik "dil değişimini" fazla ütopik bulmadık aslında. bizde daha değişik şekilde gerçekleşen dil üzerindeki bu vandal tavır 1984'da ağırlaşarak uygulanıyor. düşünmeyi engellemek için, dili bitiriyorlar.
ne diyelim helal olsun george orwell'a...
distopyalar-ütopyalar hep çekici olmuştur zira içinde hayali de barındırır gerçeği de gerçek hayal karışımı şeyleri de. işte 1984 de böyle bir kitap. her cümlesinin altı çizile çizile okunması gereken ve "bugünü" anlamamıza dahi yardım edecek bir eser.
oligarşik-totatiler yapıları yahut adı "cumhuriyet" olan ancak geçmişi karanlık ağlarla örülü "gizli oligarşileri" bu kitapla çözebilirsiniz. zira bu kitap -george orwell'ın açık ufku, ileri görüşü- sayesinde ileri ki yıllarda meydana gelecek devlet yapılarını detaylarıyla ortaya koyuyor.
kitapta olduğu gibi amacı "iktidar"dan, "tahakküm"den başka bir şey olmayan iktidar sahipleri yakın geçmişte/günümüzde hep aynı senaryoyu uyguluyor; "korkut - bağla". önce suni bir korku atıyor bu egemen zümre, sonra korkuyu ortaya atan iktidar sahipleri sözde korkuyu ortadan kaldırıyorlar ve vahametin sorumlusunun "başkaları" olduğunu söyleyip şu mesajı veriyorlar halka "ben olmasam onlar seni yok edecek". 1984'de de v for vendetta'da da çok iyi işleniyor bu. filmlerden, kitaplardan öte yaşadığımız ülkede, coğrafyada dahi bunu görebiliriz. 27 mayıs'da biz bunu gördük. "suni korkuları", bu korkuları ortaya atanları sonra ise işbu "korkulardan" ötürü yıkılan bir hükümeti gördük. işte o zaman anladık gazetelerde çıkan ve sonuna kadar yalan olan "öğrenciler kıyma makinelerinde kesildi" haberlerini. o an gördük ülkemizdeki büroktatik oligarşinin dünyadaki kardeşleri gibi aynı taktiğe başvurup "korkut - bağla" taktiğine başvurduğunu. işte orwell'ın distopyasındaki partinin de asli amacı bu: "halkı korkutmak". bunun için düşman füzesi adı altında kendi halkına füze yağdırıyor bunun için amaçsız şekilde diğer devletlerle savaşıyor bunun için "goldstein" gibi hayali karakterler üretiyor.
ve orwell'ın kitabında dikkat çeken diğer husus "geçmişin yok edilmesi". partinin düsturu şu; "şu anı denetleyen geçmişi de denetler." bunun için geçmiş itinayla temizleniyor. aynı bizde 20'lerde, 30'larda yaşanan "tarih temizleme" operasyonu gibi bir şey bu.
dikkat çekici diğer husus ise "yenikonuş".
dil devrimleriyle dilinin içi boşaltmış olan bizler orwell'ın distopyasındaki bu ütopik "dil değişimini" fazla ütopik bulmadık aslında. bizde daha değişik şekilde gerçekleşen dil üzerindeki bu vandal tavır 1984'da ağırlaşarak uygulanıyor. düşünmeyi engellemek için, dili bitiriyorlar.
ne diyelim helal olsun george orwell'a...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar