bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı15
- bik bik'in mutfağına konuk olmak4
- tekne turu6
- aykirikadin5
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- erkeklerin kızların götüne bakması3
- hangi yazar hangi başlığa ait6
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- denge3
- kova dolunayı3
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- bir erkeğin aşko demesi5
- cem yiğit üzümoğlu ve leyla smyrna cabas'a genç ba2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek4
- instagram'da herkesin çok mutlu olması3
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- tacettin libosoglu3
- nickten isim tahmini yapmak72
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- biraz şımardım6
- eski hesapları çaylağa düşürmeye çalışan enayi2
- çağımızın hastalığı8
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- diamond bosphorus26
- nervio hamferdi8
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- acıyo diyen kız4
- gammaz çetesi7
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- göbeklitepe ve insanlık tarihinin yeniden yazılışı2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- hayattan zevk alamamak17
- sözlükteki linç kültürü2
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- cajun corner2
- ioçk'nın müziği6
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- seri gizli artı oy veren melek15
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- yan ma leley yan ma leyyo3
- hikayeyi devam ettir25
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- cem dizdar2
- ilah6
- anın görüntüsü17
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
gelmiş geçmiş en iyi distopya ve hiç şüphesiz genel klasmanda en iyi kitaplardan biri.
distopyalar-ütopyalar hep çekici olmuştur zira içinde hayali de barındırır gerçeği de gerçek hayal karışımı şeyleri de. işte 1984 de böyle bir kitap. her cümlesinin altı çizile çizile okunması gereken ve "bugünü" anlamamıza dahi yardım edecek bir eser.
oligarşik-totatiler yapıları yahut adı "cumhuriyet" olan ancak geçmişi karanlık ağlarla örülü "gizli oligarşileri" bu kitapla çözebilirsiniz. zira bu kitap -george orwell'ın açık ufku, ileri görüşü- sayesinde ileri ki yıllarda meydana gelecek devlet yapılarını detaylarıyla ortaya koyuyor.
kitapta olduğu gibi amacı "iktidar"dan, "tahakküm"den başka bir şey olmayan iktidar sahipleri yakın geçmişte/günümüzde hep aynı senaryoyu uyguluyor; "korkut - bağla". önce suni bir korku atıyor bu egemen zümre, sonra korkuyu ortaya atan iktidar sahipleri sözde korkuyu ortadan kaldırıyorlar ve vahametin sorumlusunun "başkaları" olduğunu söyleyip şu mesajı veriyorlar halka "ben olmasam onlar seni yok edecek". 1984'de de v for vendetta'da da çok iyi işleniyor bu. filmlerden, kitaplardan öte yaşadığımız ülkede, coğrafyada dahi bunu görebiliriz. 27 mayıs'da biz bunu gördük. "suni korkuları", bu korkuları ortaya atanları sonra ise işbu "korkulardan" ötürü yıkılan bir hükümeti gördük. işte o zaman anladık gazetelerde çıkan ve sonuna kadar yalan olan "öğrenciler kıyma makinelerinde kesildi" haberlerini. o an gördük ülkemizdeki büroktatik oligarşinin dünyadaki kardeşleri gibi aynı taktiğe başvurup "korkut - bağla" taktiğine başvurduğunu. işte orwell'ın distopyasındaki partinin de asli amacı bu: "halkı korkutmak". bunun için düşman füzesi adı altında kendi halkına füze yağdırıyor bunun için amaçsız şekilde diğer devletlerle savaşıyor bunun için "goldstein" gibi hayali karakterler üretiyor.
ve orwell'ın kitabında dikkat çeken diğer husus "geçmişin yok edilmesi". partinin düsturu şu; "şu anı denetleyen geçmişi de denetler." bunun için geçmiş itinayla temizleniyor. aynı bizde 20'lerde, 30'larda yaşanan "tarih temizleme" operasyonu gibi bir şey bu.
dikkat çekici diğer husus ise "yenikonuş".
dil devrimleriyle dilinin içi boşaltmış olan bizler orwell'ın distopyasındaki bu ütopik "dil değişimini" fazla ütopik bulmadık aslında. bizde daha değişik şekilde gerçekleşen dil üzerindeki bu vandal tavır 1984'da ağırlaşarak uygulanıyor. düşünmeyi engellemek için, dili bitiriyorlar.
ne diyelim helal olsun george orwell'a...
distopyalar-ütopyalar hep çekici olmuştur zira içinde hayali de barındırır gerçeği de gerçek hayal karışımı şeyleri de. işte 1984 de böyle bir kitap. her cümlesinin altı çizile çizile okunması gereken ve "bugünü" anlamamıza dahi yardım edecek bir eser.
oligarşik-totatiler yapıları yahut adı "cumhuriyet" olan ancak geçmişi karanlık ağlarla örülü "gizli oligarşileri" bu kitapla çözebilirsiniz. zira bu kitap -george orwell'ın açık ufku, ileri görüşü- sayesinde ileri ki yıllarda meydana gelecek devlet yapılarını detaylarıyla ortaya koyuyor.
kitapta olduğu gibi amacı "iktidar"dan, "tahakküm"den başka bir şey olmayan iktidar sahipleri yakın geçmişte/günümüzde hep aynı senaryoyu uyguluyor; "korkut - bağla". önce suni bir korku atıyor bu egemen zümre, sonra korkuyu ortaya atan iktidar sahipleri sözde korkuyu ortadan kaldırıyorlar ve vahametin sorumlusunun "başkaları" olduğunu söyleyip şu mesajı veriyorlar halka "ben olmasam onlar seni yok edecek". 1984'de de v for vendetta'da da çok iyi işleniyor bu. filmlerden, kitaplardan öte yaşadığımız ülkede, coğrafyada dahi bunu görebiliriz. 27 mayıs'da biz bunu gördük. "suni korkuları", bu korkuları ortaya atanları sonra ise işbu "korkulardan" ötürü yıkılan bir hükümeti gördük. işte o zaman anladık gazetelerde çıkan ve sonuna kadar yalan olan "öğrenciler kıyma makinelerinde kesildi" haberlerini. o an gördük ülkemizdeki büroktatik oligarşinin dünyadaki kardeşleri gibi aynı taktiğe başvurup "korkut - bağla" taktiğine başvurduğunu. işte orwell'ın distopyasındaki partinin de asli amacı bu: "halkı korkutmak". bunun için düşman füzesi adı altında kendi halkına füze yağdırıyor bunun için amaçsız şekilde diğer devletlerle savaşıyor bunun için "goldstein" gibi hayali karakterler üretiyor.
ve orwell'ın kitabında dikkat çeken diğer husus "geçmişin yok edilmesi". partinin düsturu şu; "şu anı denetleyen geçmişi de denetler." bunun için geçmiş itinayla temizleniyor. aynı bizde 20'lerde, 30'larda yaşanan "tarih temizleme" operasyonu gibi bir şey bu.
dikkat çekici diğer husus ise "yenikonuş".
dil devrimleriyle dilinin içi boşaltmış olan bizler orwell'ın distopyasındaki bu ütopik "dil değişimini" fazla ütopik bulmadık aslında. bizde daha değişik şekilde gerçekleşen dil üzerindeki bu vandal tavır 1984'da ağırlaşarak uygulanıyor. düşünmeyi engellemek için, dili bitiriyorlar.
ne diyelim helal olsun george orwell'a...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar