bugün
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu28
- her şeyin mizahı yapılmalı mı17
- küpe takan adama kız vermem diyen baba8
- teröristbaşı bebekkatiline villa yapan akepeli2
- uyudun mu mesajı14
- boyumun 2 cm kısalması22
- nev11
- marmara depremi için ezber bozan açıklama5
- kiraz cicegi kolonyasi42
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- fazla açıklama yapan insan2
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması11
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması2
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- ey insan9
- sözlükte kavga olacak hissi4
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- fazla samimiyet9
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- arabada sevişmek6
- otelde sevişmek8
- küt saçlı hatun12
- ismail kartal34
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- anın görüntüsü26
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- recep tayyip erdoğan15
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- sözlük yazarlarının saatleri8
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- mandalina8
hiç seçim şansın olmadan aralarına katıldığın tolumun en küçük grubudur. bir kürt ailesinde doğarsın ve o minicik , masum halinle "tüm kürtler şöyledir, böyledir" vs. gibi aşağılamarın muhattabı olursun. alevi doğarsın mumsöndü gibi bir iftiranın parçası olursun, çok dindar bir ailede doğarsın cahil yobaz olursun, türk doğarsın soykırımcı olursun, ermeni doğarsın ayrı dert, arap doğarsın pis olursun vs. ve işin en kötü yanı bu grupların içinde doğmayı sen seçmemişsindir ;ama toplum daha sen bile farkında olmadan, sen minicik bir bebekken ne olduğuna genellemelerle karar vermiştir...
büyüdükçe yaşadığın çevrenin, ailenin şeklini almaya başlarsın, bu bazen şiddet kullanılarak olur, bazen sevgiyle ama istesen de istemesen de bir takım değerler sana ailenden miras kalacaktır. çok az pkk'lı bir ailenin çocuğu sonradan türk milliyetçisi olur, ya da yobaz bir ailenin çocuğu kemalist ya da ateist bir felsefecinin destekçisi... yani neye ait olacağımızı önce kaderimiz, sonra da ailemiz büyük ölçüde belirler, daha biz yeni doğmuşken...
ne babamızı, ne kardeşimizi ne de diğer aile bireylerini kendimiz seçme şansına sahip olmuşuzdur. psikopat bir baba vardır evde belki ve biz ondan nefret ederek büyümüşüzdür, seni hep dövmüştür, alkoloktir belki, ya da eroinman... kaçmak istersin, yüzünü bir daha asla görmemek ;ama yine suçlu sen olursun ;çünkü hiç seçmediğin, kendinin belirlemediği bir babaya sırtını dönmüşssündür. toplum sana kötü evlat der çünkü onlar sadece gördükleri ile yargılamayı severler, sebepleri ile değil. aynı sorunlar ailenin bir başka üyesi ile de yaşanabilir ve herzaman sırtını dönmüş olan suçlu anlamına gelmez.
bir de güzel ailelerde doğan şanslı insalar vardır, sahip oldukları bu büyük şansdan dolayı allah'a her gece teşekkür etmesi gereken... o tarz aileler seni karşılıksız bir şekilde çok severler, sunabilecekleri herşeyi sunmaya çalışırlar ve belki de sadece karşılık olarak iki manevi kutsal değeri beklerler sizden "sevilmek ve saygı".. siz bu kutsal maneviyatları onlara gösteremeseniz yine de sever onlar sizleri, belki kalpleri çok kırılır üzülürler ama yine de en çok ihtiyacınız olduğu zamanda onları görürsünüz yanınızda... ve sevginiz karşılıklı ise bazen sadece telefonda seslerini duymak bile eskisi gibi güçlü, mutlu hissettirir sizleri... o yumuşacık sevgili dolu ses, bir terapi gibi gelir insana...
bir gün ölüm onları alır sizden, yanında en çok rahat olabildiğiniz, şımarabildiğiniz, ne yaparsanız yapın sevilmeye ve korunmaya devam edileceğinizi bildiğiniz o insanları... çok büyük bir acıdır...
sonra kötü günleriniz de ya da en mutlu günlerinizde keşke yanımda olsaydı diye dilersiniz... tıpkı film ve masallardaki gibi, sizi yukarlarda biryerden seyrettiğine, kötü günlerinizde gelip saçınızı okşadığına inanmak istersiniz, belki dokunuşlarını teninizde hissetmezsiniz, ama ruhunuzda hissedersiniz, "o şu an benim yanımda sanki" der gibi... keşke gerçek olsa bunlar, bir dilekten öteye gidebilse diye üzülürsünüz... ben isterdim benimle gurur duyabilceği anlarda, en güzel mutluluklarımda, hüzünlerimde, biryerlerden beni izlesin/izlesinler...
büyüdükçe yaşadığın çevrenin, ailenin şeklini almaya başlarsın, bu bazen şiddet kullanılarak olur, bazen sevgiyle ama istesen de istemesen de bir takım değerler sana ailenden miras kalacaktır. çok az pkk'lı bir ailenin çocuğu sonradan türk milliyetçisi olur, ya da yobaz bir ailenin çocuğu kemalist ya da ateist bir felsefecinin destekçisi... yani neye ait olacağımızı önce kaderimiz, sonra da ailemiz büyük ölçüde belirler, daha biz yeni doğmuşken...
ne babamızı, ne kardeşimizi ne de diğer aile bireylerini kendimiz seçme şansına sahip olmuşuzdur. psikopat bir baba vardır evde belki ve biz ondan nefret ederek büyümüşüzdür, seni hep dövmüştür, alkoloktir belki, ya da eroinman... kaçmak istersin, yüzünü bir daha asla görmemek ;ama yine suçlu sen olursun ;çünkü hiç seçmediğin, kendinin belirlemediği bir babaya sırtını dönmüşssündür. toplum sana kötü evlat der çünkü onlar sadece gördükleri ile yargılamayı severler, sebepleri ile değil. aynı sorunlar ailenin bir başka üyesi ile de yaşanabilir ve herzaman sırtını dönmüş olan suçlu anlamına gelmez.
bir de güzel ailelerde doğan şanslı insalar vardır, sahip oldukları bu büyük şansdan dolayı allah'a her gece teşekkür etmesi gereken... o tarz aileler seni karşılıksız bir şekilde çok severler, sunabilecekleri herşeyi sunmaya çalışırlar ve belki de sadece karşılık olarak iki manevi kutsal değeri beklerler sizden "sevilmek ve saygı".. siz bu kutsal maneviyatları onlara gösteremeseniz yine de sever onlar sizleri, belki kalpleri çok kırılır üzülürler ama yine de en çok ihtiyacınız olduğu zamanda onları görürsünüz yanınızda... ve sevginiz karşılıklı ise bazen sadece telefonda seslerini duymak bile eskisi gibi güçlü, mutlu hissettirir sizleri... o yumuşacık sevgili dolu ses, bir terapi gibi gelir insana...
bir gün ölüm onları alır sizden, yanında en çok rahat olabildiğiniz, şımarabildiğiniz, ne yaparsanız yapın sevilmeye ve korunmaya devam edileceğinizi bildiğiniz o insanları... çok büyük bir acıdır...
sonra kötü günleriniz de ya da en mutlu günlerinizde keşke yanımda olsaydı diye dilersiniz... tıpkı film ve masallardaki gibi, sizi yukarlarda biryerden seyrettiğine, kötü günlerinizde gelip saçınızı okşadığına inanmak istersiniz, belki dokunuşlarını teninizde hissetmezsiniz, ama ruhunuzda hissedersiniz, "o şu an benim yanımda sanki" der gibi... keşke gerçek olsa bunlar, bir dilekten öteye gidebilse diye üzülürsünüz... ben isterdim benimle gurur duyabilceği anlarda, en güzel mutluluklarımda, hüzünlerimde, biryerlerden beni izlesin/izlesinler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar