mesut özil

alman milli takımında oynayan türk asıllı, muhtemelen çifte vatandaşlığı da olan futbolcudur. ama dünyanın en iyi iki milli takımından biriyle oynayacağımız maçta (diğeri için (bkz: ispanya)) bu kadar gündeme gelmesinin sebebi alman milli takımında oynamayı seçmesidir. aynı oyununu türk milli takımında oynamış olsa kanımca en iyi ihtimalle werder bremen'de yedek kalmak kaderi olacak iken, kendisi bugün real madrid'in flaş transferidir.

bu kardeşimiz ile ilgili yapılan hata, mesut'un isim olarak nereye giderse gitsin türkiye'yi duyuruyor olacağıdır. daha 10 yıl önce baljiç soyadlı bir boşnak türk vatandaşı iken real madrid'e gidince ne kadar sahiplenmiş olduğumu hatırlıyorum da... mesut ile de gurur duymamız gerektiğini ve bilakis görüldüğü yerde alkışlanıp tribüne üçlü çektirmeye çağrılması gerektiğini düşünüyorum. çünkü iyi bir türk ailesinin terbiyesini aldığı çok açık, inşallah yolu daha da açık olur.

bu arada...ntv'de maç sonrası* yorumcularından biri mustafa doğan'dı. "biz almanya'ya karşı..." gibi cümleler kurmaktaydı. bilmem kaç kişi hatırlıyor, mustafa doğan futbolculuğunda hangi milli takımda oynadı? lütfen tahmin edin?*
peki, niye kimse yuhlamadı bunu? demediler mi "seni alman casusu, ne işin var aramızda çık git, alman" diye. niye demediler? daha da ileri gidiyorum. fenerbahçe'de mustafa doğan ve murat yakın biri alman diğeri isviçre milli takımında oynarken yabancı sayılmamışlardı. Peki bunu niye kimse söylemiyor ya? hani onlar türk değil ya, biri alman diğer isviçreli?? şimdi ne değişti peki?

aynı maç öncesinde de bugünkü türk milli takımındaki açık ara en büyük yıldız olan arda turan a özel hayat yaşama dersleri veren eski ezik futbolcular gazete köşelerinde gözüktüler. ben bunlardan şu çıkarımı yaparım: türkün türkten başka dostu yok yalanı yerine türkün türke düşmanlığı üstüne düşmanlık yok cümlesinin daha doğru.
© copyright 2005 - 2026