bugün
- türküm doğruyum çalışkanım11
- fon vurgunu30
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- iltica27
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu2
- andımız3
- ben bir yahudiyim2
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter2
- kolye142
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- cam açık ve çıplak uyumak7
- saraca096
- kadınların yedekte erkek tutması6
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- uzaylılar selam verir mi4
- ofis pornosu13
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- tertemiz delirmek2
- ilişkiye ara vermek10
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- marka giyinmek9
- aleyna kalaycıoğlu2
- asansörde konuşmama kuralı9
- uzaylılar kovalasın seni3
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- uzaylılar da tarım yapıyorlar mı2
- iş yerinde ağlayarak sinir krizi geçirmek3
- sabah sabah 1 lt süt içip soğuk taşa oturmak2
- flört etmeyen insanın ilkeli duruşu2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- bu saatte yemek yemek7
- uzaylılar elbise giyer mi2
- uzaylıların amınakoyim2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
(bkz: ben sen o/#9445615)
bana göre hiç tartışmasız kisil ile birlikte sözlüğün en iyi yazarı. ancak bu tıpkı kisil'i eleştireye tutmam önünde bir engel olmadığı gibi bu değerli yazarı da bir eleştiri süzgecinden geçirmeme engel değil. uzun zamandır gerek eski nicki sanalmolotof ile gerek yeni nicki ile takip ettiğim bu yazarın garip bir şekilde "marksist" bir paradigmadan "ulusalcı" bir paradigmaya kaydığını görüyor ve bundan üzüntü duyuyorum. "kerameti kendinden menkul" bir anlayış ile "kendisi gibi düşünmeyen" insanları "cahil" "aptal" "ezilmeyi hakeden bir böcek" olarak görmesi paradigmasının "marksist" bir paradigmadan ulusalcı bir paradigmaya kaydığının önemli bir göstergesini oluşturuyor. türkiye'eki ve hatta dünyadaki işçi sınıfının profilinin muhafazakar-dindar-milliyetçi çizgide olması yazarın bu yaklaşım biçimi ile bu kesime bir "sınıf" bilinci kazandırmasını imkansız kılıyor. türkiye solunda görülen "herşeyin en iyisini ben bilirim" anlayışı sosyalist mücadeleye a priori bir yenilgiye uğratıp sonra bir de bu yenilginin nedenini "eğitimsiz işçi sınıfının üzerine atma" gafletine düşülmesini sağlıyor.
"zincirlerinden memnun bir köle toplumu" olarak en çok korktuğu toplum biçimini anlatmaya çalışan adorno "zincirlerinden memnun" olan bu insanları hiçbir zaman aptal olmakla , böcek olmakla suçlamamıştır. çünkü kapitalist sistemin "yanlış bilinç" olarak ifade edilen ideolojisi söz konusu insanların sömürü koşullarını "sorunsallaştırması" için bir engel oluşturmuş ve bu çözülüşü sağlayacak şeyin işçi sınıfı gibi eğitimsiz kitlelerin "sınıf bilinci" kazanması olduğu vurgulanmıştır. ikameci bir anlayış ile "devrim olacak ise onu da biz yaparız " deyip işçi sınıfının dönüşümünün imkansız olduğunu vurgulayan tavırlar marksizmile açık bir şekilde çakışmaktadır. çünkü marks ifadesi ile;" bu devrim işçi sınıfının kendi eseri olacaktır.".
yazarın eğitimsiz bir kitle olarak gördüğü kitleye yaklaşımının "vakur" bir yaklaşım olmayıp "elistist" bir yaklaşım olduğu çok açıktır. bir ırkın belli bir kesimine aptal diyebilen insanların "ırkçılığını" eleştirmek şöyle dursun bakış açısını tam da bu ırkçılık ile beslemesi bana göre söz konusu yazar için üzüntü verici bir durumdur. bugün biri çıkıp "alevilerin/ermenilerin/kürtlerin yüzde x'i aptaldır" dediğinde eminim ki söz konusu yazar bu kişileri faşistlikle suçlayacak ve böylece içinde düştüğü "çelişik" durum ile baş başa kalacaktır.
bana göre hiç tartışmasız kisil ile birlikte sözlüğün en iyi yazarı. ancak bu tıpkı kisil'i eleştireye tutmam önünde bir engel olmadığı gibi bu değerli yazarı da bir eleştiri süzgecinden geçirmeme engel değil. uzun zamandır gerek eski nicki sanalmolotof ile gerek yeni nicki ile takip ettiğim bu yazarın garip bir şekilde "marksist" bir paradigmadan "ulusalcı" bir paradigmaya kaydığını görüyor ve bundan üzüntü duyuyorum. "kerameti kendinden menkul" bir anlayış ile "kendisi gibi düşünmeyen" insanları "cahil" "aptal" "ezilmeyi hakeden bir böcek" olarak görmesi paradigmasının "marksist" bir paradigmadan ulusalcı bir paradigmaya kaydığının önemli bir göstergesini oluşturuyor. türkiye'eki ve hatta dünyadaki işçi sınıfının profilinin muhafazakar-dindar-milliyetçi çizgide olması yazarın bu yaklaşım biçimi ile bu kesime bir "sınıf" bilinci kazandırmasını imkansız kılıyor. türkiye solunda görülen "herşeyin en iyisini ben bilirim" anlayışı sosyalist mücadeleye a priori bir yenilgiye uğratıp sonra bir de bu yenilginin nedenini "eğitimsiz işçi sınıfının üzerine atma" gafletine düşülmesini sağlıyor.
"zincirlerinden memnun bir köle toplumu" olarak en çok korktuğu toplum biçimini anlatmaya çalışan adorno "zincirlerinden memnun" olan bu insanları hiçbir zaman aptal olmakla , böcek olmakla suçlamamıştır. çünkü kapitalist sistemin "yanlış bilinç" olarak ifade edilen ideolojisi söz konusu insanların sömürü koşullarını "sorunsallaştırması" için bir engel oluşturmuş ve bu çözülüşü sağlayacak şeyin işçi sınıfı gibi eğitimsiz kitlelerin "sınıf bilinci" kazanması olduğu vurgulanmıştır. ikameci bir anlayış ile "devrim olacak ise onu da biz yaparız " deyip işçi sınıfının dönüşümünün imkansız olduğunu vurgulayan tavırlar marksizmile açık bir şekilde çakışmaktadır. çünkü marks ifadesi ile;" bu devrim işçi sınıfının kendi eseri olacaktır.".
yazarın eğitimsiz bir kitle olarak gördüğü kitleye yaklaşımının "vakur" bir yaklaşım olmayıp "elistist" bir yaklaşım olduğu çok açıktır. bir ırkın belli bir kesimine aptal diyebilen insanların "ırkçılığını" eleştirmek şöyle dursun bakış açısını tam da bu ırkçılık ile beslemesi bana göre söz konusu yazar için üzüntü verici bir durumdur. bugün biri çıkıp "alevilerin/ermenilerin/kürtlerin yüzde x'i aptaldır" dediğinde eminim ki söz konusu yazar bu kişileri faşistlikle suçlayacak ve böylece içinde düştüğü "çelişik" durum ile baş başa kalacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar