bugün
- futbol14
- yazarların favori oyun karakteri10
- nelerin koleksiyonu yapılabilir5
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- para mı aşk mı sorunsalı8
- brezilya7
- islam barış dinidir4
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- süper lig7
- ispanya3
- la liga3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- osuruktan şiirler89
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- tai lung26
- nervio varıdı nerede o11
- türkiye5
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- hakan fidan3
- her filmde aynı karakteri canlandıran aktörler2
- fenerbahçe19
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- anın görüntüsü20
- dolar isterse 100 olsun41
- velvet50
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- kasımpaşa4
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- telekinezi3
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- yaprak3
- kanada3
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- 1948 arap israil savaşı8
- nasreddinhoca3
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- ismet gurbuz 202412
- 22 ağustos 2026 espanyol real madrid maçı2
- alçak puşt3
- intihar aforizmaları2
- sözlük kızlarının babaları5
(bkz: akustikmolotof/#9435387)
sözkonusu entryde duruma dair yapılan aptal nitelendirmesine oldukça alınmış ve aziz nesinden alıntı yapan nihat gençle ilgili olarak ironik sıfatlar ve yakıştırmalar kullanmış yazar. şimdi öncelikle arkadaşın terminolojisinde nasyonalizm,sosyalizm,faşizm,kemalizm... ne gibi anlamlar ifade ediyor bilemiyorum, eğer evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde şekillendirilmiş bir terminolosiyse muhtemelen bu kavramların işaret ettikleri olgular konusunda bir hemfikirlilik durumu yaşıyor olabiliriz, ama bu kavramları kendi algısının ürünü olan bir olgular dünyasından hareketle biçimlendirip, kendi yaşam pratiklerinin dayandığı paradigmanın nefes alıp vermesini sağlayacak arzu, beklenti ve isteklere uygun bir tutumda şekillendiriyorsa ortak bir hemfikirlilik yaşamamız pekte olası görünmemekte, ki anladığım kadarıyla arkadaşın kendinde barındırdığı mevcut terminoloji ikinci tanıma daha uygun düşmekte.
şimdi böyle bir terminolojiden yola çıkarak, bana dair olarak ''felsefi bir intihar'' sözkonusu demesi distopik bir kavrayış olmuş, bunu kabul etmek gerek. evet jaspers'' felsefe, yolda olmaktır'' diye buyurmuş, ama yola çıkarken heybene doldurduğun kavramlarlardan oluşturduğun terminolojin sağlam olacakki o yolda sana pusula vazifesi görebilsin.
gelelim aptallık konusuna, doğa dediğimiz yaşamsal bütünlükte insan ne aptal olarak nede zeki olarak tasvir edilir, yani doğada salt bir aptallık ya da zekilik durumu yoktur, bu iki kavrada birer sonuçtur, zeki olmak zihinsel ve iradesel özgürlüğün, aptal olmaksa zihinsel ve iradesel özgürlüksüzlüğün sonuçlarıdır. ve bu ikiside birer yöntemdir.
shakespeare hazretlerinin hamlete söylettiği üzere;
.şunlara bak, bu bir çılgınlık...
hamlet: evet, bu bir çılgınlık, ama onların çılgınlıklarının bir yöntemi var...
çılgınlık ve aptallığı aynı kavram olarak bir tavırda bulmaya örnek arıyorsanız aziz nesinin nitelendirmesini iyi tahlil edeceksiniz dostum.
yine schiller amcamızın buyruduğu üzere'' böcek olmayı kabul ediyorsan, o halde ezilmektende şikayet etmeyeceksin''
böcekliği kabul etmek niteliksiz bir yöntemse eğer buradan yola çıkarak böcek olmanın aptallıkla totolojik bir ilişkisi var diye düşünmektende korkmayacaksın ve en son olarakta özdemir asaf ustaya kulak vereceksin dost...
''Ben aptallığı nedense hep kişisel bir durum sanırdım.Bir kadro olarak hiç düşünmemiştim.
Okumamışlık ve bilgisizlik onu bir topluluk yapıp karşımıza çıkardı. Ve onlar da, aralarında iş bölümü, sıra bölümü yapıp karşımıza çıktılar.''
no problema...
sözkonusu entryde duruma dair yapılan aptal nitelendirmesine oldukça alınmış ve aziz nesinden alıntı yapan nihat gençle ilgili olarak ironik sıfatlar ve yakıştırmalar kullanmış yazar. şimdi öncelikle arkadaşın terminolojisinde nasyonalizm,sosyalizm,faşizm,kemalizm... ne gibi anlamlar ifade ediyor bilemiyorum, eğer evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde şekillendirilmiş bir terminolosiyse muhtemelen bu kavramların işaret ettikleri olgular konusunda bir hemfikirlilik durumu yaşıyor olabiliriz, ama bu kavramları kendi algısının ürünü olan bir olgular dünyasından hareketle biçimlendirip, kendi yaşam pratiklerinin dayandığı paradigmanın nefes alıp vermesini sağlayacak arzu, beklenti ve isteklere uygun bir tutumda şekillendiriyorsa ortak bir hemfikirlilik yaşamamız pekte olası görünmemekte, ki anladığım kadarıyla arkadaşın kendinde barındırdığı mevcut terminoloji ikinci tanıma daha uygun düşmekte.
şimdi böyle bir terminolojiden yola çıkarak, bana dair olarak ''felsefi bir intihar'' sözkonusu demesi distopik bir kavrayış olmuş, bunu kabul etmek gerek. evet jaspers'' felsefe, yolda olmaktır'' diye buyurmuş, ama yola çıkarken heybene doldurduğun kavramlarlardan oluşturduğun terminolojin sağlam olacakki o yolda sana pusula vazifesi görebilsin.
gelelim aptallık konusuna, doğa dediğimiz yaşamsal bütünlükte insan ne aptal olarak nede zeki olarak tasvir edilir, yani doğada salt bir aptallık ya da zekilik durumu yoktur, bu iki kavrada birer sonuçtur, zeki olmak zihinsel ve iradesel özgürlüğün, aptal olmaksa zihinsel ve iradesel özgürlüksüzlüğün sonuçlarıdır. ve bu ikiside birer yöntemdir.
shakespeare hazretlerinin hamlete söylettiği üzere;
.şunlara bak, bu bir çılgınlık...
hamlet: evet, bu bir çılgınlık, ama onların çılgınlıklarının bir yöntemi var...
çılgınlık ve aptallığı aynı kavram olarak bir tavırda bulmaya örnek arıyorsanız aziz nesinin nitelendirmesini iyi tahlil edeceksiniz dostum.
yine schiller amcamızın buyruduğu üzere'' böcek olmayı kabul ediyorsan, o halde ezilmektende şikayet etmeyeceksin''
böcekliği kabul etmek niteliksiz bir yöntemse eğer buradan yola çıkarak böcek olmanın aptallıkla totolojik bir ilişkisi var diye düşünmektende korkmayacaksın ve en son olarakta özdemir asaf ustaya kulak vereceksin dost...
''Ben aptallığı nedense hep kişisel bir durum sanırdım.Bir kadro olarak hiç düşünmemiştim.
Okumamışlık ve bilgisizlik onu bir topluluk yapıp karşımıza çıkardı. Ve onlar da, aralarında iş bölümü, sıra bölümü yapıp karşımıza çıktılar.''
no problema...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar