bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kolye142
- usualsuspectsin mod olması5
- cep telefonu22
- zall'ın makara yapması5
- asla evlenilmeyecek kızlar7
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması6
- jagermeister3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker saldırısı gazileri4
- asansörde susma zorunluluğu3
- fon vurgunu24
- son parti4
- tiyatroya gitmek3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- esaretin bedeli5
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- istersem sozlugu hacklerim5
- vadistanbul2
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- 20013
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- amerika birleşik devletleri6
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- samsunspor3
- şeref taşlıova2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- çin3
- anın görüntüsü20
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- ismailağa cemaati3
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- ardahan2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- ekonomi5
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- avrupa3
- dünya2
- rüzgar12
- hakta birlik partisi2
- aşk12
(bkz: akustikmolotof/#9435387)
sözkonusu entryde duruma dair yapılan aptal nitelendirmesine oldukça alınmış ve aziz nesinden alıntı yapan nihat gençle ilgili olarak ironik sıfatlar ve yakıştırmalar kullanmış yazar. şimdi öncelikle arkadaşın terminolojisinde nasyonalizm,sosyalizm,faşizm,kemalizm... ne gibi anlamlar ifade ediyor bilemiyorum, eğer evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde şekillendirilmiş bir terminolosiyse muhtemelen bu kavramların işaret ettikleri olgular konusunda bir hemfikirlilik durumu yaşıyor olabiliriz, ama bu kavramları kendi algısının ürünü olan bir olgular dünyasından hareketle biçimlendirip, kendi yaşam pratiklerinin dayandığı paradigmanın nefes alıp vermesini sağlayacak arzu, beklenti ve isteklere uygun bir tutumda şekillendiriyorsa ortak bir hemfikirlilik yaşamamız pekte olası görünmemekte, ki anladığım kadarıyla arkadaşın kendinde barındırdığı mevcut terminoloji ikinci tanıma daha uygun düşmekte.
şimdi böyle bir terminolojiden yola çıkarak, bana dair olarak ''felsefi bir intihar'' sözkonusu demesi distopik bir kavrayış olmuş, bunu kabul etmek gerek. evet jaspers'' felsefe, yolda olmaktır'' diye buyurmuş, ama yola çıkarken heybene doldurduğun kavramlarlardan oluşturduğun terminolojin sağlam olacakki o yolda sana pusula vazifesi görebilsin.
gelelim aptallık konusuna, doğa dediğimiz yaşamsal bütünlükte insan ne aptal olarak nede zeki olarak tasvir edilir, yani doğada salt bir aptallık ya da zekilik durumu yoktur, bu iki kavrada birer sonuçtur, zeki olmak zihinsel ve iradesel özgürlüğün, aptal olmaksa zihinsel ve iradesel özgürlüksüzlüğün sonuçlarıdır. ve bu ikiside birer yöntemdir.
shakespeare hazretlerinin hamlete söylettiği üzere;
.şunlara bak, bu bir çılgınlık...
hamlet: evet, bu bir çılgınlık, ama onların çılgınlıklarının bir yöntemi var...
çılgınlık ve aptallığı aynı kavram olarak bir tavırda bulmaya örnek arıyorsanız aziz nesinin nitelendirmesini iyi tahlil edeceksiniz dostum.
yine schiller amcamızın buyruduğu üzere'' böcek olmayı kabul ediyorsan, o halde ezilmektende şikayet etmeyeceksin''
böcekliği kabul etmek niteliksiz bir yöntemse eğer buradan yola çıkarak böcek olmanın aptallıkla totolojik bir ilişkisi var diye düşünmektende korkmayacaksın ve en son olarakta özdemir asaf ustaya kulak vereceksin dost...
''Ben aptallığı nedense hep kişisel bir durum sanırdım.Bir kadro olarak hiç düşünmemiştim.
Okumamışlık ve bilgisizlik onu bir topluluk yapıp karşımıza çıkardı. Ve onlar da, aralarında iş bölümü, sıra bölümü yapıp karşımıza çıktılar.''
no problema...
sözkonusu entryde duruma dair yapılan aptal nitelendirmesine oldukça alınmış ve aziz nesinden alıntı yapan nihat gençle ilgili olarak ironik sıfatlar ve yakıştırmalar kullanmış yazar. şimdi öncelikle arkadaşın terminolojisinde nasyonalizm,sosyalizm,faşizm,kemalizm... ne gibi anlamlar ifade ediyor bilemiyorum, eğer evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde şekillendirilmiş bir terminolosiyse muhtemelen bu kavramların işaret ettikleri olgular konusunda bir hemfikirlilik durumu yaşıyor olabiliriz, ama bu kavramları kendi algısının ürünü olan bir olgular dünyasından hareketle biçimlendirip, kendi yaşam pratiklerinin dayandığı paradigmanın nefes alıp vermesini sağlayacak arzu, beklenti ve isteklere uygun bir tutumda şekillendiriyorsa ortak bir hemfikirlilik yaşamamız pekte olası görünmemekte, ki anladığım kadarıyla arkadaşın kendinde barındırdığı mevcut terminoloji ikinci tanıma daha uygun düşmekte.
şimdi böyle bir terminolojiden yola çıkarak, bana dair olarak ''felsefi bir intihar'' sözkonusu demesi distopik bir kavrayış olmuş, bunu kabul etmek gerek. evet jaspers'' felsefe, yolda olmaktır'' diye buyurmuş, ama yola çıkarken heybene doldurduğun kavramlarlardan oluşturduğun terminolojin sağlam olacakki o yolda sana pusula vazifesi görebilsin.
gelelim aptallık konusuna, doğa dediğimiz yaşamsal bütünlükte insan ne aptal olarak nede zeki olarak tasvir edilir, yani doğada salt bir aptallık ya da zekilik durumu yoktur, bu iki kavrada birer sonuçtur, zeki olmak zihinsel ve iradesel özgürlüğün, aptal olmaksa zihinsel ve iradesel özgürlüksüzlüğün sonuçlarıdır. ve bu ikiside birer yöntemdir.
shakespeare hazretlerinin hamlete söylettiği üzere;
.şunlara bak, bu bir çılgınlık...
hamlet: evet, bu bir çılgınlık, ama onların çılgınlıklarının bir yöntemi var...
çılgınlık ve aptallığı aynı kavram olarak bir tavırda bulmaya örnek arıyorsanız aziz nesinin nitelendirmesini iyi tahlil edeceksiniz dostum.
yine schiller amcamızın buyruduğu üzere'' böcek olmayı kabul ediyorsan, o halde ezilmektende şikayet etmeyeceksin''
böcekliği kabul etmek niteliksiz bir yöntemse eğer buradan yola çıkarak böcek olmanın aptallıkla totolojik bir ilişkisi var diye düşünmektende korkmayacaksın ve en son olarakta özdemir asaf ustaya kulak vereceksin dost...
''Ben aptallığı nedense hep kişisel bir durum sanırdım.Bir kadro olarak hiç düşünmemiştim.
Okumamışlık ve bilgisizlik onu bir topluluk yapıp karşımıza çıkardı. Ve onlar da, aralarında iş bölümü, sıra bölümü yapıp karşımıza çıktılar.''
no problema...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar