bugün
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası5
- birader yazar olmak11
- kemalist dünya12
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı28
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- türkiyede açık hava genelevi gibi6
- galatasaray lobisi8
- cemevinde hain kemal sloganları8
- karınızın adını asfalta yazar mısınız2
- sigmund freud'un koltuğu4
- devletin her şeye karışması3
- 26 haziran 20264
- aile evinde yaşamak6
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi7
- dilovası katliamı konuşulurken akp'lilerin gülmesi3
- üniversitelerin gereksiz olması8
- atilla olgaç2
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması6
- macron sabah koşusu yapacak diye park kapatmak6
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- allah6
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı8
- sözlüğü bırakmak istemek3
- arda güler'in 24 yıl sonra dünya kupası golü4
- kemalistler9
- pforzheim şu an 34 derece2
- aylık 312 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- okulların kapanması3
- gönüllü moderatörlük2
- 25 haziran 2026 ekvador almanya maçı3
- 2026 dünya kupası23
- nilsu berfin aktaş3
- futbol18
- bulla dava açmak2
- kayra2
- sistem patlamış2
- gitme diye yalvarmak2
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- arda güler3
- demet evgar10
- nemden nefes alamamak2
- saian dan aforizmalar2
- amerika birleşik devletleri6
- türkiye8
- sarapci koala2
- yazarların imza parfümleri14
- yavşak bir kardeşe sahip olmak2
- 24 haziran 2026 venezuela depremi8
- hızlı para kazanmanın yolları11
evlilik bazen iyi hissettirir, bazense kötü. direk evliliğe yüklenmemelidir bu suç. medeni hal bekar olsaydı, hiç mi kötü hissetmeyecektin?
tabiki hayır!
evlilik bağılıklar silsilesidir. hayatı yeniden farklı formlarda yaşama geçirmenin adıdır evlilik. bu farklılıkları yaşayacak olan bünyenin ne şekilde tepki vereceği önceden kestirilmez kolay kolay. hipersosyal olan kişiler hep zorluklar yaşar yeni formlara uyum sağlamakta. sıkılır ve sıkar beraberindekileri.
tanımak la mümkündür sevgiliyi evlenmeden. perdeler açılır ve maskeler düşer. çekilmezlikler baş gösterir, vurdumduymazlıklar başlar. bu her evlilikte yaşanan anonim davranışlardandır. sonrası önemlidir, evililk itidalli olmayı ve öfke sonrası hasar tespitini gerektirir. esen hırçın rüzgarın açtığı delikler kapanmazsa her rüzgarda büyüyerek genişletir deliği ve sonuç tek celse şiddetli geçimsizlik..
tabiki çocuk varsa daha farklı görünmek gerekir, evladın yanında sahte gülücekler atarken içini sızlatır evet dediğin gün. lanetler okuyup, ağız dolusu küfürleri boşaltırsın içine, kırmak istersin imza atan o eli.
günümüzde boşanma oranları artmakta ve mutluluklar anlarla sınırlı kalmaktadır. bir yastıkta kocamak şöyle dursun, bir günde kocar hale gelmiştir insanlar. yanlış evliliklerle.
toy gençler karakterleri ve kişilkleri oturmamış yavrucaklar, hayatımın aşkı dediği kızı/erkeği tanımaksızın, dış görünüşe vurularak tehlikeli kararlara imza atmaktadırlar. sonundaysa delik deşik olmuş yaralı anılar kalır elde. kırgınlıklar ve hüzün.
peki evliliği doğrusu nasıl olmalıydı?
iyi insanlar ancak iyi insanlarla anlaşır.
herşeyden önce şekli şemali bir kenara bırakıp, (bu olayın süsüdür sadece) kendine fıstık gibi bir kız seçmekten öte doğacak çocuğuna anne seçmek önemlidir. yada kütür kütür bir delikalı yerine çocuğuna baba seçilmelidir.
evlilik iki ay sonra sıradanlaşacak ve normal bir hal alacak. o yapmacık gülücüklerin yerini, gündelik istek ve ihtiyaçlar alacak. bazen tartışılacak bazense gülüp geçilecek. bu evrelerde önemli olan geri adım atılması gereken anı doğru seçmektir. kadın da, erkek de yeri geldiğinde tükürdüğünü yalamalıdır. evlilikte dik duruş bazen geri adım atmayı gerektirir..
ve çocuk doğar, hayatının artık onun için programlandığını hissedersin, ve onun etrafında dönen bir dünya haline gelmişsindir. ikinci planda kalmıştır artık hayatının aşkı. bunu normal karşılar iki tarafta çünkü çocuğuna hakkıyla yapılan babalık veya annelik kenidine yapılan eşliği yüceltmektedir. şu unutulmamalıdır ki sevgi ne kadar yoğun yaşanırsa yaşansın arada saygıyla kurulmuş bir köprü yoksa, iletişim kopar ve sevgi daim kalmaz..
sevgisini, saygılya örülmelidir eşler birbirini incitmeden..
tabiki hayır!
evlilik bağılıklar silsilesidir. hayatı yeniden farklı formlarda yaşama geçirmenin adıdır evlilik. bu farklılıkları yaşayacak olan bünyenin ne şekilde tepki vereceği önceden kestirilmez kolay kolay. hipersosyal olan kişiler hep zorluklar yaşar yeni formlara uyum sağlamakta. sıkılır ve sıkar beraberindekileri.
tanımak la mümkündür sevgiliyi evlenmeden. perdeler açılır ve maskeler düşer. çekilmezlikler baş gösterir, vurdumduymazlıklar başlar. bu her evlilikte yaşanan anonim davranışlardandır. sonrası önemlidir, evililk itidalli olmayı ve öfke sonrası hasar tespitini gerektirir. esen hırçın rüzgarın açtığı delikler kapanmazsa her rüzgarda büyüyerek genişletir deliği ve sonuç tek celse şiddetli geçimsizlik..
tabiki çocuk varsa daha farklı görünmek gerekir, evladın yanında sahte gülücekler atarken içini sızlatır evet dediğin gün. lanetler okuyup, ağız dolusu küfürleri boşaltırsın içine, kırmak istersin imza atan o eli.
günümüzde boşanma oranları artmakta ve mutluluklar anlarla sınırlı kalmaktadır. bir yastıkta kocamak şöyle dursun, bir günde kocar hale gelmiştir insanlar. yanlış evliliklerle.
toy gençler karakterleri ve kişilkleri oturmamış yavrucaklar, hayatımın aşkı dediği kızı/erkeği tanımaksızın, dış görünüşe vurularak tehlikeli kararlara imza atmaktadırlar. sonundaysa delik deşik olmuş yaralı anılar kalır elde. kırgınlıklar ve hüzün.
peki evliliği doğrusu nasıl olmalıydı?
iyi insanlar ancak iyi insanlarla anlaşır.
herşeyden önce şekli şemali bir kenara bırakıp, (bu olayın süsüdür sadece) kendine fıstık gibi bir kız seçmekten öte doğacak çocuğuna anne seçmek önemlidir. yada kütür kütür bir delikalı yerine çocuğuna baba seçilmelidir.
evlilik iki ay sonra sıradanlaşacak ve normal bir hal alacak. o yapmacık gülücüklerin yerini, gündelik istek ve ihtiyaçlar alacak. bazen tartışılacak bazense gülüp geçilecek. bu evrelerde önemli olan geri adım atılması gereken anı doğru seçmektir. kadın da, erkek de yeri geldiğinde tükürdüğünü yalamalıdır. evlilikte dik duruş bazen geri adım atmayı gerektirir..
ve çocuk doğar, hayatının artık onun için programlandığını hissedersin, ve onun etrafında dönen bir dünya haline gelmişsindir. ikinci planda kalmıştır artık hayatının aşkı. bunu normal karşılar iki tarafta çünkü çocuğuna hakkıyla yapılan babalık veya annelik kenidine yapılan eşliği yüceltmektedir. şu unutulmamalıdır ki sevgi ne kadar yoğun yaşanırsa yaşansın arada saygıyla kurulmuş bir köprü yoksa, iletişim kopar ve sevgi daim kalmaz..
sevgisini, saygılya örülmelidir eşler birbirini incitmeden..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar