evlilik uzerine

evlilik bazen iyi hissettirir, bazense kötü. direk evliliğe yüklenmemelidir bu suç. medeni hal bekar olsaydı, hiç mi kötü hissetmeyecektin?
tabiki hayır!
evlilik bağılıklar silsilesidir. hayatı yeniden farklı formlarda yaşama geçirmenin adıdır evlilik. bu farklılıkları yaşayacak olan bünyenin ne şekilde tepki vereceği önceden kestirilmez kolay kolay. hipersosyal olan kişiler hep zorluklar yaşar yeni formlara uyum sağlamakta. sıkılır ve sıkar beraberindekileri.
tanımak la mümkündür sevgiliyi evlenmeden. perdeler açılır ve maskeler düşer. çekilmezlikler baş gösterir, vurdumduymazlıklar başlar. bu her evlilikte yaşanan anonim davranışlardandır. sonrası önemlidir, evililk itidalli olmayı ve öfke sonrası hasar tespitini gerektirir. esen hırçın rüzgarın açtığı delikler kapanmazsa her rüzgarda büyüyerek genişletir deliği ve sonuç tek celse şiddetli geçimsizlik..
tabiki çocuk varsa daha farklı görünmek gerekir, evladın yanında sahte gülücekler atarken içini sızlatır evet dediğin gün. lanetler okuyup, ağız dolusu küfürleri boşaltırsın içine, kırmak istersin imza atan o eli.
günümüzde boşanma oranları artmakta ve mutluluklar anlarla sınırlı kalmaktadır. bir yastıkta kocamak şöyle dursun, bir günde kocar hale gelmiştir insanlar. yanlış evliliklerle.
toy gençler karakterleri ve kişilkleri oturmamış yavrucaklar, hayatımın aşkı dediği kızı/erkeği tanımaksızın, dış görünüşe vurularak tehlikeli kararlara imza atmaktadırlar. sonundaysa delik deşik olmuş yaralı anılar kalır elde. kırgınlıklar ve hüzün.
peki evliliği doğrusu nasıl olmalıydı?
iyi insanlar ancak iyi insanlarla anlaşır.
herşeyden önce şekli şemali bir kenara bırakıp, (bu olayın süsüdür sadece) kendine fıstık gibi bir kız seçmekten öte doğacak çocuğuna anne seçmek önemlidir. yada kütür kütür bir delikalı yerine çocuğuna baba seçilmelidir.
evlilik iki ay sonra sıradanlaşacak ve normal bir hal alacak. o yapmacık gülücüklerin yerini, gündelik istek ve ihtiyaçlar alacak. bazen tartışılacak bazense gülüp geçilecek. bu evrelerde önemli olan geri adım atılması gereken anı doğru seçmektir. kadın da, erkek de yeri geldiğinde tükürdüğünü yalamalıdır. evlilikte dik duruş bazen geri adım atmayı gerektirir..
ve çocuk doğar, hayatının artık onun için programlandığını hissedersin, ve onun etrafında dönen bir dünya haline gelmişsindir. ikinci planda kalmıştır artık hayatının aşkı. bunu normal karşılar iki tarafta çünkü çocuğuna hakkıyla yapılan babalık veya annelik kenidine yapılan eşliği yüceltmektedir. şu unutulmamalıdır ki sevgi ne kadar yoğun yaşanırsa yaşansın arada saygıyla kurulmuş bir köprü yoksa, iletişim kopar ve sevgi daim kalmaz..
sevgisini, saygılya örülmelidir eşler birbirini incitmeden..
© copyright 2005 - 2026