bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- kalpteki boşluk hissi4
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- bu kalp seni unutur mu5
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- nöbetteyim sözlük3
- güzelsen koy resmini görelim6
- sözlük kızlarının tantunici7
- izmir tulum4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- filistin37
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- israil'i allah cezalandıracak9
- seksten önce dua etmek10
- gocu'yu özlemek4
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- redbull3
- fıstık vs fındık3
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- tarhana çorbası12
- sözlük kızalarının takosu5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- gilded hoplatması3
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- sözlük erkekleri ne zaman ilgi görecek3
- arkeler2
- özelden şeftalisini atan yazar14
- sapık şarkı sözleri10
- yakışıklı olgun erkekler6
- gece tek başına ışıksız odada dabbeyi izleyen kız3
- gerdekten önce kılınan namaz4
- porno entelektüelliği8
- 19983
- ayağı kesip camdan dışarı atmak2
- pala bıyıklı yazarlar5
sadece izmirlilerin değil, bütün dünyanın tanıması gereken şehir izmir.
yılmaz özdil'in yazısını paylaşmak en iyisi sanırım.
--spoiler--
şansımız varmış... birkaç kıta gezdik.
şunu iddiayla söyleyebilirim...
dünyanın hiçbir yerinde i̇zmir'deki kadar güzel batmaz güneş.
yine öyle bir vakit...
bitmeyen enerji, kavuniçi bir top olmuş, trajik bir yangının küllerinden yeniden doğan şehrin ufuk çizgisinde, körfeze usul usul iniyor.
rakının dibine vurma saati...
takvimler, 1923'ü gösteriyor.
adres, numara 248, kordon...
naim palas... i̇kinci kat...
cumbada oturuyor mustafa kemal.
sevmez fazla yemeği.
leblebi var yine önünde...
garson titriyor. çünkü çocuk, rum.
sesleniyor gazi, şefkatli bir ses tonuyla...
"vre dimitri" diyor, "gel bakayım."
çocuk, "buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesi'yle.
"sizin kosti" diyor...
i̇şgal sırasında i̇zmir'e gelen yunan kralı konstantin'i kastederek...
sizin kosti, geldi mi buraya?
geldi pasam...
oturdu mu bu masaya?
oturdu pasam.
güneş batarken rakı içti mi?
i̇çmedi pasam.
e o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almış i̇zmir'i?
i̇şte böyle batar güneş orada.
nereye götürsem bilmem ki, nereleri gezdirsem, bugün sizi i̇zmir'de...
mustafa kemal bulvarı'na mı götürsem, alsancak'a mı? lozan meydanı'na mı, montrö meydanı'na mı? hasan tahsin'in ilk kurşunu attığı yerde dua mı etsek, zübeyde hanım'ın kabri başında rahmet mi okusak? anacığını emanet etmiş, adam gibi adam bu şehire... kız almış. "denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokan" bu şehirden... evlenmiş. latife hanım'ın köşküne mi götürsem? 26 ağustos kapısından mı girsek fuara, kahramanlar kapısından mı? oradan girmiş süvariler i̇zmir'e... çok şehit vermişiz. i̇simleri meçhul. onun için kısaca kahramanlar demişiz, o semtin adına... i̇lk girdikleri noktada da, şehitler abidesi var... bu vatan için i̇zmir'de ilk düşenler... onların isimlerini biliyoruz... oraya mı gitsek acaba? i̇kinci tümen dördüncü alay'dan konyalı mehmet, akşehirli hakkı, avanoslu ahmet... şehitler abidesi deriz ama, ismi başkadır aslında... "vatan ve namus anıtı..." oraya mı gitsek? başlarında yüzbaşı şerafettin vardı. o caddenin şimdiki adı. oraya mı gitsek? fahrettin altay meydanı'na mı, yoksa cumhuriyet meydanı'na mı? "ordular ilk hedefiniz akdeniz'dir ileri" diyen heykele...
cadde mi gezsek... dumlupınar caddesi, şehitler, gaziler, vatan, i̇stiklal, i̇nönü, akıncılar, şehit fethi caddesi...
yoksa bulvar mı gezsek... gazi, fevzipaşa. mahalle desen... egemenlik mahallesi, kurtuluş, mehmet akif, millet, kubilay, sakarya, ülkü, i̇nönü, 19 mayıs, tınaztepe, kocatepe, duatepe, zafertepe, hürriyet mahallesi...
semt mi gezsek... çankaya da var, bayraklı da... hatay var kardeşim, hatay.
okul mu gezsek... atatürk lisesi, cumhuriyet lisesi, dokuz eylül üniversitesi, hakimiyet-i milliye, misak-ı milli, gazi ilkokulu...
atatürk stadı'nda altay'ı mı seyretsek, alsancak stadı'nda altınordu'yu mu?
sadece şehir değildir orası.
"milli mücadele müzesi" dir.
adım attığın her yerde gördüğün isimlerle.
bahçedir...
kanla sulanan, terle yeşeren.
i̇stanbul'daki gibi birinci ahmet çeşmesi falan yoktur orada... ankara'daki gibi cinnah caddesi, arjantin caddesi de bulamazsın pek...
recep tayyip erdoğan kavşağı'nı teklif etmez hiç kimse...
i̇şgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan... i̇şgali bittiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını bitiren... dünyadaki tek şehirdir.
ve bugün, o gün...
9 eylül.
ne güzeldir bugün i̇zmir'de olmak.
ve ne zordur bugün i̇zmir'de olamamak.
kıymetini bilmek l
--spoiler--
yılmaz özdil'in yazısını paylaşmak en iyisi sanırım.
--spoiler--
şansımız varmış... birkaç kıta gezdik.
şunu iddiayla söyleyebilirim...
dünyanın hiçbir yerinde i̇zmir'deki kadar güzel batmaz güneş.
yine öyle bir vakit...
bitmeyen enerji, kavuniçi bir top olmuş, trajik bir yangının küllerinden yeniden doğan şehrin ufuk çizgisinde, körfeze usul usul iniyor.
rakının dibine vurma saati...
takvimler, 1923'ü gösteriyor.
adres, numara 248, kordon...
naim palas... i̇kinci kat...
cumbada oturuyor mustafa kemal.
sevmez fazla yemeği.
leblebi var yine önünde...
garson titriyor. çünkü çocuk, rum.
sesleniyor gazi, şefkatli bir ses tonuyla...
"vre dimitri" diyor, "gel bakayım."
çocuk, "buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesi'yle.
"sizin kosti" diyor...
i̇şgal sırasında i̇zmir'e gelen yunan kralı konstantin'i kastederek...
sizin kosti, geldi mi buraya?
geldi pasam...
oturdu mu bu masaya?
oturdu pasam.
güneş batarken rakı içti mi?
i̇çmedi pasam.
e o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almış i̇zmir'i?
i̇şte böyle batar güneş orada.
nereye götürsem bilmem ki, nereleri gezdirsem, bugün sizi i̇zmir'de...
mustafa kemal bulvarı'na mı götürsem, alsancak'a mı? lozan meydanı'na mı, montrö meydanı'na mı? hasan tahsin'in ilk kurşunu attığı yerde dua mı etsek, zübeyde hanım'ın kabri başında rahmet mi okusak? anacığını emanet etmiş, adam gibi adam bu şehire... kız almış. "denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokan" bu şehirden... evlenmiş. latife hanım'ın köşküne mi götürsem? 26 ağustos kapısından mı girsek fuara, kahramanlar kapısından mı? oradan girmiş süvariler i̇zmir'e... çok şehit vermişiz. i̇simleri meçhul. onun için kısaca kahramanlar demişiz, o semtin adına... i̇lk girdikleri noktada da, şehitler abidesi var... bu vatan için i̇zmir'de ilk düşenler... onların isimlerini biliyoruz... oraya mı gitsek acaba? i̇kinci tümen dördüncü alay'dan konyalı mehmet, akşehirli hakkı, avanoslu ahmet... şehitler abidesi deriz ama, ismi başkadır aslında... "vatan ve namus anıtı..." oraya mı gitsek? başlarında yüzbaşı şerafettin vardı. o caddenin şimdiki adı. oraya mı gitsek? fahrettin altay meydanı'na mı, yoksa cumhuriyet meydanı'na mı? "ordular ilk hedefiniz akdeniz'dir ileri" diyen heykele...
cadde mi gezsek... dumlupınar caddesi, şehitler, gaziler, vatan, i̇stiklal, i̇nönü, akıncılar, şehit fethi caddesi...
yoksa bulvar mı gezsek... gazi, fevzipaşa. mahalle desen... egemenlik mahallesi, kurtuluş, mehmet akif, millet, kubilay, sakarya, ülkü, i̇nönü, 19 mayıs, tınaztepe, kocatepe, duatepe, zafertepe, hürriyet mahallesi...
semt mi gezsek... çankaya da var, bayraklı da... hatay var kardeşim, hatay.
okul mu gezsek... atatürk lisesi, cumhuriyet lisesi, dokuz eylül üniversitesi, hakimiyet-i milliye, misak-ı milli, gazi ilkokulu...
atatürk stadı'nda altay'ı mı seyretsek, alsancak stadı'nda altınordu'yu mu?
sadece şehir değildir orası.
"milli mücadele müzesi" dir.
adım attığın her yerde gördüğün isimlerle.
bahçedir...
kanla sulanan, terle yeşeren.
i̇stanbul'daki gibi birinci ahmet çeşmesi falan yoktur orada... ankara'daki gibi cinnah caddesi, arjantin caddesi de bulamazsın pek...
recep tayyip erdoğan kavşağı'nı teklif etmez hiç kimse...
i̇şgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan... i̇şgali bittiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını bitiren... dünyadaki tek şehirdir.
ve bugün, o gün...
9 eylül.
ne güzeldir bugün i̇zmir'de olmak.
ve ne zordur bugün i̇zmir'de olamamak.
kıymetini bilmek l
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar