bugün
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması6
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli4
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- gavur izmir den mümin izmir e7
- dönek3
- parcalandim toparlanamiyorum314
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- bir gün herkes ak partili olacak11
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- mezut barzani nin yahudi olması18
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması9
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri6
- cesete hakaret13
- alttan bir şeyin dokunması2
- arkadaşlar şifalandım11
- güzel kadın görünce bokunu yirim diyen erkek2
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi5
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- linç zamanları sansürsüz küfür için ideal2
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci3
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- kadir mısıroğlu fan clup8
- anın görüntüsü29
- huysuz virjin2
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- uçankuş2
- meet joe black5
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- whiskey voice2
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım5
- ak partili ahlakı14
- denize girmek2
- togg4
- okul saldırısı3
- türkiye4
- allah varsa nerede6
- amerikan kuklası halife4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- fondan parayı vuramamak3
- çok sıkıcı lan3
dün gece saat iki sularında başlayan ve sabaha kadar devam eden kavgadan sonra, kendi kendime "birbirini deli gibi severek evlenen insanlar nasıl oluyor da bu hale gelebiliyor" diye defalarca sordum. birbirlerine kadar iğrenç şeyler söylediler, hem de bağıra bağıra.. saygılarını o kadar yitirmişler ki, inceldiği yerden kopsun felsefesi yerleşmiş beyinlerine..
komşularımızdan bahsediyorum. komşum diyorum ama kendilerini tanımıyorum, hatta görmedim bile. aslında nerde oturduklarını bile bilmiyorum. ama bağırdıklarında evimden duyabiliyorum seslerini. sadece bu bilgi var elimde. komşum sayılırlar yani.*
sonra deliler gibi aşık olduğum sevgilim geldi aklıma. sevgilim dediysem de ayrıldık kendisiyle dört ay önce. iki buçuk yılın ardından hem de. abartılacak bir zaman dilimi değil belki ama tüketim dünyasında gayet hatırı sayılır bir süre sanırım.
düşündüm uzun uzun. kavgalarımızı, onun karakterini, tavırlarını, bakış açısını en çok da bencilliğini.. çok bencildi be arkadaş. o kadar sinir o kadar kıskançlık nereye kadar devam ettirebilirdi ki bir ilişkiyi. ayrılınca savaştan çıkmış kadar yorgun olmam ve hala kendime gelememem sanırım bu yüzden. o kadar yormuş ki beni handikaplarıyla uğraşmak...
uzun uzadıya anlatmak istemiyorum ama sabahın ilk ışıklarında vermiş olduğum kadar "iyi ki ayrılmışız" oldu. karakterim gereği çok sabırlıyım, çok iyimserim, çok fedakar olduğumdan her türlü olumsuzluğa katlanıyorum ama yetmiyor. bencilliklerine daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyorum. sanırım evlilik için daha farklı unsurların bir araya gelmesi gerekiyor. anlayış gibi, huzur gibi, paylaşmak gibi, sadakat gibi...
şimdiyse bir ömür boyunca evlenmeyecekmişim gibi hissediyorum. sanki hiç sevemeyecekmişim yada kimse beni sevmeyecekmiş gibi geliyor. yine tahmin ediyorum ki psikolojim biraz bozuk olduğundan dolayı böyle şeyler düşünüyorum. illa ki eskisinden de güzel anlar yaşayacağım. yaşarım dimi?
evlilik mi? tüylerim diken diken...
komşularımızdan bahsediyorum. komşum diyorum ama kendilerini tanımıyorum, hatta görmedim bile. aslında nerde oturduklarını bile bilmiyorum. ama bağırdıklarında evimden duyabiliyorum seslerini. sadece bu bilgi var elimde. komşum sayılırlar yani.*
sonra deliler gibi aşık olduğum sevgilim geldi aklıma. sevgilim dediysem de ayrıldık kendisiyle dört ay önce. iki buçuk yılın ardından hem de. abartılacak bir zaman dilimi değil belki ama tüketim dünyasında gayet hatırı sayılır bir süre sanırım.
düşündüm uzun uzun. kavgalarımızı, onun karakterini, tavırlarını, bakış açısını en çok da bencilliğini.. çok bencildi be arkadaş. o kadar sinir o kadar kıskançlık nereye kadar devam ettirebilirdi ki bir ilişkiyi. ayrılınca savaştan çıkmış kadar yorgun olmam ve hala kendime gelememem sanırım bu yüzden. o kadar yormuş ki beni handikaplarıyla uğraşmak...
uzun uzadıya anlatmak istemiyorum ama sabahın ilk ışıklarında vermiş olduğum kadar "iyi ki ayrılmışız" oldu. karakterim gereği çok sabırlıyım, çok iyimserim, çok fedakar olduğumdan her türlü olumsuzluğa katlanıyorum ama yetmiyor. bencilliklerine daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyorum. sanırım evlilik için daha farklı unsurların bir araya gelmesi gerekiyor. anlayış gibi, huzur gibi, paylaşmak gibi, sadakat gibi...
şimdiyse bir ömür boyunca evlenmeyecekmişim gibi hissediyorum. sanki hiç sevemeyecekmişim yada kimse beni sevmeyecekmiş gibi geliyor. yine tahmin ediyorum ki psikolojim biraz bozuk olduğundan dolayı böyle şeyler düşünüyorum. illa ki eskisinden de güzel anlar yaşayacağım. yaşarım dimi?
evlilik mi? tüylerim diken diken...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar