bugün
- true'nun çaylak olması18
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet13
- türk soyu ve arap soyu birdir9
- kadir inanır17
- kemalist dünya20
- yapay zeka siyonizm'e karşı2
- hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler3
- ispanya'nın uruguay'ı elemesi2
- evagreen2
- yeni bir kitaba başlama sorunu3
- ona bir şey söyle9
- velvet28
- üniversitelerin gereksiz olması13
- israil6
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- arkadaşlar uyudunuz mu6
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı10
- aile evinde yaşamak13
- 2026 dünya kupası27
- sedat pekmez21
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- sözlüğü bırakmak istemek8
- yazarların iyi olduğu konular9
- salak erkek neden bu kadar çok8
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- futbol21
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü2
- galatasaray lobisi11
- barda şişenin üstüne oturmuş kız görmek5
- seri gizli artı oy veren melek7
- birader yazar olmak13
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- sözlük yazarlarının kombinleri9
- anın görüntüsü17
- memesi güzel olan bir kadını alıp çıkacağım4
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- yeni tanışılan kızdan istemek5
- özlü sözler5
- arapça okuyabilen yazarlar3
- pringles 12 tl oldu kimsenin umrunda değil4
- hızlı para kazanmanın yolları14
- 26 haziran 20266
- türklere devşirme diye laf atan kürt5
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- kürtçülerin algıları5
- kürtçülük5
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim6
- ingiliz aksanı6
- tüm mahlukatın cenneti yaşayacak olması3
dün gece saat iki sularında başlayan ve sabaha kadar devam eden kavgadan sonra, kendi kendime "birbirini deli gibi severek evlenen insanlar nasıl oluyor da bu hale gelebiliyor" diye defalarca sordum. birbirlerine kadar iğrenç şeyler söylediler, hem de bağıra bağıra.. saygılarını o kadar yitirmişler ki, inceldiği yerden kopsun felsefesi yerleşmiş beyinlerine..
komşularımızdan bahsediyorum. komşum diyorum ama kendilerini tanımıyorum, hatta görmedim bile. aslında nerde oturduklarını bile bilmiyorum. ama bağırdıklarında evimden duyabiliyorum seslerini. sadece bu bilgi var elimde. komşum sayılırlar yani.*
sonra deliler gibi aşık olduğum sevgilim geldi aklıma. sevgilim dediysem de ayrıldık kendisiyle dört ay önce. iki buçuk yılın ardından hem de. abartılacak bir zaman dilimi değil belki ama tüketim dünyasında gayet hatırı sayılır bir süre sanırım.
düşündüm uzun uzun. kavgalarımızı, onun karakterini, tavırlarını, bakış açısını en çok da bencilliğini.. çok bencildi be arkadaş. o kadar sinir o kadar kıskançlık nereye kadar devam ettirebilirdi ki bir ilişkiyi. ayrılınca savaştan çıkmış kadar yorgun olmam ve hala kendime gelememem sanırım bu yüzden. o kadar yormuş ki beni handikaplarıyla uğraşmak...
uzun uzadıya anlatmak istemiyorum ama sabahın ilk ışıklarında vermiş olduğum kadar "iyi ki ayrılmışız" oldu. karakterim gereği çok sabırlıyım, çok iyimserim, çok fedakar olduğumdan her türlü olumsuzluğa katlanıyorum ama yetmiyor. bencilliklerine daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyorum. sanırım evlilik için daha farklı unsurların bir araya gelmesi gerekiyor. anlayış gibi, huzur gibi, paylaşmak gibi, sadakat gibi...
şimdiyse bir ömür boyunca evlenmeyecekmişim gibi hissediyorum. sanki hiç sevemeyecekmişim yada kimse beni sevmeyecekmiş gibi geliyor. yine tahmin ediyorum ki psikolojim biraz bozuk olduğundan dolayı böyle şeyler düşünüyorum. illa ki eskisinden de güzel anlar yaşayacağım. yaşarım dimi?
evlilik mi? tüylerim diken diken...
komşularımızdan bahsediyorum. komşum diyorum ama kendilerini tanımıyorum, hatta görmedim bile. aslında nerde oturduklarını bile bilmiyorum. ama bağırdıklarında evimden duyabiliyorum seslerini. sadece bu bilgi var elimde. komşum sayılırlar yani.*
sonra deliler gibi aşık olduğum sevgilim geldi aklıma. sevgilim dediysem de ayrıldık kendisiyle dört ay önce. iki buçuk yılın ardından hem de. abartılacak bir zaman dilimi değil belki ama tüketim dünyasında gayet hatırı sayılır bir süre sanırım.
düşündüm uzun uzun. kavgalarımızı, onun karakterini, tavırlarını, bakış açısını en çok da bencilliğini.. çok bencildi be arkadaş. o kadar sinir o kadar kıskançlık nereye kadar devam ettirebilirdi ki bir ilişkiyi. ayrılınca savaştan çıkmış kadar yorgun olmam ve hala kendime gelememem sanırım bu yüzden. o kadar yormuş ki beni handikaplarıyla uğraşmak...
uzun uzadıya anlatmak istemiyorum ama sabahın ilk ışıklarında vermiş olduğum kadar "iyi ki ayrılmışız" oldu. karakterim gereği çok sabırlıyım, çok iyimserim, çok fedakar olduğumdan her türlü olumsuzluğa katlanıyorum ama yetmiyor. bencilliklerine daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyorum. sanırım evlilik için daha farklı unsurların bir araya gelmesi gerekiyor. anlayış gibi, huzur gibi, paylaşmak gibi, sadakat gibi...
şimdiyse bir ömür boyunca evlenmeyecekmişim gibi hissediyorum. sanki hiç sevemeyecekmişim yada kimse beni sevmeyecekmiş gibi geliyor. yine tahmin ediyorum ki psikolojim biraz bozuk olduğundan dolayı böyle şeyler düşünüyorum. illa ki eskisinden de güzel anlar yaşayacağım. yaşarım dimi?
evlilik mi? tüylerim diken diken...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar