bugün
- foşik törklörön liginde birinci amedspor22
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok14
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm11
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü28
- alkolsüz pornosuz ve ekmeksiz yaşam3
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği3
- türkler ile moğollar kardeştir11
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- emeviler5
- emre fel2
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- vercenmi3
- istanbul da para harcanacak çok yer olması3
- claudian clouds43
- beşiktaş7
- game of thrones taki kerhaneci17
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- amedspor2
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- ölümden korkuyor musunuz34
- düşün ki o bunu okuyor3
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- nervio15
- başlık açma3
- salah yaylası2
- erkeklerin kadınlardan daha çok dedikodu yapması2
- 20274
- atm de evladım yardımcı olur musun diyen yaşlı2
- ortaçağda kadına yüklenen değer4
- sözlüğün bitmesine seyirci kalmak3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- istanbul u özlemek5
- türkiye selefilere kalsa harabeye dönüşmüştü5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj5
- şeriat ile yönetilmek isteyen kadın4
- okan buruk13
- mekkeli müşrikler5
- ups boobs'un 67 gündür entry girmemesi4
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- şabos goy3
- güne bir alıntı bırak3
- kadınların çok konuşmasının nedenleri2
- akşam trafiği3
- zorunlu eğitim6
- en son ne yediniz3
- dyson5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
body bulding'e başlayıp kaslı vucüdumun göğsümün sağ tarafıma amblemini yaptırmayı düşündüğüm kulüp.
gerçekten çok severim takımımı.
bugüne kadar galatasaray haricinde başka takımlara da sempati duyduğum olmuşur. mesela, italya'da s.s lazio, ispanya'da Atletico Madrid , ingiltere'de Tottenham hotspur, arjantin'de river plate gibi...
ama hiç biri kalbimde galatasaray kadar yer etmedi. edeceğini de sanmıyorum.
lakin, bu aralar takımımda bir sorun var. bir sorun da değil bir kaç sorun!
açıkçası; bu sorunları görüp de bir şey yapmamak ya da bir şey yapamayıp kilim altı etmeye çalışmak zannımca galatasaray'lılığa yakışmaz.
bana göre takıma kim zarar veriyorsa o gönderilir. bu futbolcu olmuş teknik direktör olmuş, yönetim kurulundan olmuş hiç önemli değil! önemli olan takımdır!
Misal hakan şükür'ün futbolculuğu, takıma kazandırdıkları kesinlikle tartışılamaz, yadsınamaz ama zarar veren kanatan oysa o gönderilir ki gönderildi de. bana göre hakan ağabeyimiz inadı; şimdi kendisine yakıştırılan şu tanımın bir sebebidir: bu da hep galatasaraylı yöneticileri eleştiriyor!
* * * * *
bugünlerde futbol dünyamızda hareketlilik var ve bu; galatasaray'da değil. oysa galatasaray'lılık buydu. galatasaray hep yeniyi getirir; avrupai görüntüsüyle içten kıskanılır dıştan tebrik edilirdi.
evet, galatasaray çok zengin bir kulüp değil(di) ama takım ruhu denen şey onu başarıya götürüyordu.
doluyum şimdi hadi nostalji peşinde koşmayalım günümüze gelelim.
bakın; galatasaray'ın kadrosu kağıt üzerinde güzel ama sahada balon! ve bu balon tam ortasından patlıyor! orta sahadan!
galatasaray'a geldiği günden beri kuşkuyla baktığım barış özbek,
30'undan sonra futbolun iki pas ve şuttan fazlası olduğunu öğrenen mustafa sarp,
ve (yorum yapmayacağım ) gaziantep'ten beşiktaş'a sonra da galatasaray'a gelen ayhan! ( tabata da galatasaray'a gelir mi acep?)
şimdi bu üç adamı ben istemiyorum! gördüğüm duyduğum kadarıyla da kimse istemiyor. ha, haklarını yemeyelim
mke ankaragücü'nde, manisaspor'da kayserispor'da falan olsalar hakikaten o kulüpler için iyi adamlar. ama galatasaray için, soru işareti bile değil.
oturun konuşun daha fazla olmuyor deyip teşekkür edin. bu kadar!
yahu futbolcular bayrak adamlığı yaptığı kulüplerinden ayrıldı; sevilmeyen istenmeyen adamları... hatta bırakın subjektif kriterleri; gerçekten de pas yapamadıkları, değişen oyun düzenine uyum sağlayamadıkları , kısır futbolcu oldukları bilinen bir gerçekken neden tutarsınız ki kadroda?
sanki barış özbek'i yolladığınızda rijkard yollamasaydınız diyecek? rijkaard şimdilerde kadrodan birilerinin ayrılmasına karşı; niye, çok mu seviyor bu üçlüyü? gidenlerin yerini dolduracak kimse gelmediği için gitmelerine karşı, adam haklı beyler durumu var şimdi!
Şimdi geleyim transfer mevzusuna, şu futbol dünyasının en dandik kundik takımı bile olsanız gözünüz kapasitenizi zorlayacak adamlarda olur.
yani mersin idman yurdu'nu tutuyorsanız transferde gençlerbirliği'nin futbolcularında olur. bu böyledir, taraftar ister yönetim de illa taraftar istedi diye o istenilenleri transfer etmez. ama yönetimin transfer ettiği taraftarın kalbini kazanmalı ki yönetime sempati duyulsun.
açıkçası haldun üstünel'in bu kadar el üstünde tutulması transfer sihirbazı olarak görülmesiydi ve kendisi işyerinde mobling'e uğruyordu. çünkü kendisi başarılı görülürken diğerleri hiç bir iş yapmazmış gibi geliyordu.
açıkçası bir taraftar özellikle de ben, galatasaray'ın marka bilinirliğini artırmayan çalışan harvard mezunu adamdan çok tıpkı sevgilisine sürpriz sabah kahvaltısı hazırlayan adam gibi sabah uyandığımızda anca televizyonda görebildiğimiz adamları bize getireni isteriz. harvard'lı isterse tez yazsın, ödül alsın bana ne?
konudan sapmadan son sözlerimi söylemek istiyorum, eğer bu galatasaray gaza gelip bir kaç maçını kazansa da takım ruhu geri dönse de (dönmez artık da neyse!) ayhan, barış, sarp benim gözüme giremeyeceklerdir. kendilerini sokakta görsem yanlarına gider imza isterim ama sahada onlar bir çalışan ve işlerini düzgün yapmak zorundalar. eğer yapmıyorlarsa... gönderilir!
edit: oha lan ne yazmışım!
gerçekten çok severim takımımı.
bugüne kadar galatasaray haricinde başka takımlara da sempati duyduğum olmuşur. mesela, italya'da s.s lazio, ispanya'da Atletico Madrid , ingiltere'de Tottenham hotspur, arjantin'de river plate gibi...
ama hiç biri kalbimde galatasaray kadar yer etmedi. edeceğini de sanmıyorum.
lakin, bu aralar takımımda bir sorun var. bir sorun da değil bir kaç sorun!
açıkçası; bu sorunları görüp de bir şey yapmamak ya da bir şey yapamayıp kilim altı etmeye çalışmak zannımca galatasaray'lılığa yakışmaz.
bana göre takıma kim zarar veriyorsa o gönderilir. bu futbolcu olmuş teknik direktör olmuş, yönetim kurulundan olmuş hiç önemli değil! önemli olan takımdır!
Misal hakan şükür'ün futbolculuğu, takıma kazandırdıkları kesinlikle tartışılamaz, yadsınamaz ama zarar veren kanatan oysa o gönderilir ki gönderildi de. bana göre hakan ağabeyimiz inadı; şimdi kendisine yakıştırılan şu tanımın bir sebebidir: bu da hep galatasaraylı yöneticileri eleştiriyor!
* * * * *
bugünlerde futbol dünyamızda hareketlilik var ve bu; galatasaray'da değil. oysa galatasaray'lılık buydu. galatasaray hep yeniyi getirir; avrupai görüntüsüyle içten kıskanılır dıştan tebrik edilirdi.
evet, galatasaray çok zengin bir kulüp değil(di) ama takım ruhu denen şey onu başarıya götürüyordu.
doluyum şimdi hadi nostalji peşinde koşmayalım günümüze gelelim.
bakın; galatasaray'ın kadrosu kağıt üzerinde güzel ama sahada balon! ve bu balon tam ortasından patlıyor! orta sahadan!
galatasaray'a geldiği günden beri kuşkuyla baktığım barış özbek,
30'undan sonra futbolun iki pas ve şuttan fazlası olduğunu öğrenen mustafa sarp,
ve (yorum yapmayacağım ) gaziantep'ten beşiktaş'a sonra da galatasaray'a gelen ayhan! ( tabata da galatasaray'a gelir mi acep?)
şimdi bu üç adamı ben istemiyorum! gördüğüm duyduğum kadarıyla da kimse istemiyor. ha, haklarını yemeyelim
mke ankaragücü'nde, manisaspor'da kayserispor'da falan olsalar hakikaten o kulüpler için iyi adamlar. ama galatasaray için, soru işareti bile değil.
oturun konuşun daha fazla olmuyor deyip teşekkür edin. bu kadar!
yahu futbolcular bayrak adamlığı yaptığı kulüplerinden ayrıldı; sevilmeyen istenmeyen adamları... hatta bırakın subjektif kriterleri; gerçekten de pas yapamadıkları, değişen oyun düzenine uyum sağlayamadıkları , kısır futbolcu oldukları bilinen bir gerçekken neden tutarsınız ki kadroda?
sanki barış özbek'i yolladığınızda rijkard yollamasaydınız diyecek? rijkaard şimdilerde kadrodan birilerinin ayrılmasına karşı; niye, çok mu seviyor bu üçlüyü? gidenlerin yerini dolduracak kimse gelmediği için gitmelerine karşı, adam haklı beyler durumu var şimdi!
Şimdi geleyim transfer mevzusuna, şu futbol dünyasının en dandik kundik takımı bile olsanız gözünüz kapasitenizi zorlayacak adamlarda olur.
yani mersin idman yurdu'nu tutuyorsanız transferde gençlerbirliği'nin futbolcularında olur. bu böyledir, taraftar ister yönetim de illa taraftar istedi diye o istenilenleri transfer etmez. ama yönetimin transfer ettiği taraftarın kalbini kazanmalı ki yönetime sempati duyulsun.
açıkçası haldun üstünel'in bu kadar el üstünde tutulması transfer sihirbazı olarak görülmesiydi ve kendisi işyerinde mobling'e uğruyordu. çünkü kendisi başarılı görülürken diğerleri hiç bir iş yapmazmış gibi geliyordu.
açıkçası bir taraftar özellikle de ben, galatasaray'ın marka bilinirliğini artırmayan çalışan harvard mezunu adamdan çok tıpkı sevgilisine sürpriz sabah kahvaltısı hazırlayan adam gibi sabah uyandığımızda anca televizyonda görebildiğimiz adamları bize getireni isteriz. harvard'lı isterse tez yazsın, ödül alsın bana ne?
konudan sapmadan son sözlerimi söylemek istiyorum, eğer bu galatasaray gaza gelip bir kaç maçını kazansa da takım ruhu geri dönse de (dönmez artık da neyse!) ayhan, barış, sarp benim gözüme giremeyeceklerdir. kendilerini sokakta görsem yanlarına gider imza isterim ama sahada onlar bir çalışan ve işlerini düzgün yapmak zorundalar. eğer yapmıyorlarsa... gönderilir!
edit: oha lan ne yazmışım!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar