bugün
- iltica18
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- usual emmi gel bakalım buraya6
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat4
- haftanın gammazları listesi3
- sarman kedi beslemek7
- silvermist15
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği5
- 60 yaşında diskoya giden adam6
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- yogartiksen11
- saray3
- kara kedi4
- scottish fold3
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi4
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi2
- sabahları nefret edilen şeyler16
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- ekonomik kriz3
- omuz estetiği2
- ebu hureyre3
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- anın görüntüsü21
- sagopa kajmer3
- açılış saatinde mağaza kapısına dayanan müşteri3
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- tekir kedi2
- hindistan ve çin den futbolcu çıkmaması2
- sevilmeyen insan özellikleri2
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- gocu'ya özgürlük11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- tek başına hastaheneye gitmek4
- apoya statü verilen dönem3
- vinicius junior2
- ideal bira bardağı6
- sözlük hesabını sil perileri7
- dantelli kefen giyen osmanlı çocukları3
- pusette kedi gezdiren kadın3
- gitmek iyileştirir mi4
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- fatma betül sayan kaya49
- röportaj2
- içki2
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- leyla the band2
- gocu11
Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya denen bölgede, tarih boyunca halklar yerleşti. Birçok millet bu bölgeye geldi ve buradan göçüp gitti. Birbirlerine bulutlar gibi karıştı. Bilahare birbirlerinden yeniden ayrıldı. Bu birleşme ve ayrılma uzun müddet sürdü. Mezopotamya gerçekten birçok milletin ve medeniyetin doğduğu, geliştiği ve birbirine karıştığı münbit bir alandır.
Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya'nın en eski şehirlerinden biridir. Harika bir doğa güzelliğine sahip, üzerine kurulduğu dağlardan aşağıya göz alabildiğine uzanan bağ ve bahçelerle bezenmiş, yemyeşil Mezopotamyaca sanki bekçilik etmektedir.
"MÖ.8000 yıllarında 30 ve 40 Kuzey enlemleri arasında bulunan ve Anadolu'dan iran'a doğru uzanan 1500 km. lik bir alanda hem tahıl yetiştiriliyor hem de hayvan sürüleri besleniyordu. Bu alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında çıkan kemiklerden anlaşıldığına göre koyun ve keçi sürülerinin beslenmekte olduğu anlaşılmaktadır." Tarımın başlangıcını, ilk çiftçileri ve çobanları anlatan kitapların ortak sentezi bu olduğuna göre; Mardin de sözü edilen enlemler arasında bulunması itibariyle M.Ö.8000 yıl öncesine kadar giden bir yerleşik geçmişe sahiptir diyebiliriz.
Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. M.Ö.4500'den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin, Su-bari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı dönemine ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.
Geçmişi tek karede dondurmayan, taş sokaklarında dolaşanlara geniş bir tarih yelpazesi sunan büyüleyici bir şehirdir.
Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya'nın en eski şehirlerinden biridir. Harika bir doğa güzelliğine sahip, üzerine kurulduğu dağlardan aşağıya göz alabildiğine uzanan bağ ve bahçelerle bezenmiş, yemyeşil Mezopotamyaca sanki bekçilik etmektedir.
"MÖ.8000 yıllarında 30 ve 40 Kuzey enlemleri arasında bulunan ve Anadolu'dan iran'a doğru uzanan 1500 km. lik bir alanda hem tahıl yetiştiriliyor hem de hayvan sürüleri besleniyordu. Bu alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında çıkan kemiklerden anlaşıldığına göre koyun ve keçi sürülerinin beslenmekte olduğu anlaşılmaktadır." Tarımın başlangıcını, ilk çiftçileri ve çobanları anlatan kitapların ortak sentezi bu olduğuna göre; Mardin de sözü edilen enlemler arasında bulunması itibariyle M.Ö.8000 yıl öncesine kadar giden bir yerleşik geçmişe sahiptir diyebiliriz.
Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. M.Ö.4500'den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin, Su-bari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı dönemine ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.
Geçmişi tek karede dondurmayan, taş sokaklarında dolaşanlara geniş bir tarih yelpazesi sunan büyüleyici bir şehirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar